{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/03/2021<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:20/02/2025<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ...'in yetkilisi ve sahibi olduğu ... Ltd Şti'nin davacı şirketin Antalya ilindeki acentesi olduğunu, diğer davalı ...'ın ...'in kardeşi olduğunu, davalıların birlikte hareket etmek suretiyle bazı kişilerin bireysel emeklilik hesaplarında evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık yaparak usulsüzlük yaptıklarının tespit edildiğini, bu durumla ilgili ceza yargılamasının halen devam ettiğini, davacı şirketin davalıların eylemlerinden dolayı maddi ve manevi zarara uğradıklarını, zarara uğrayan müşterilerin zararlarının davacı şirketçe ödendiğini, toplam 472,657,00 TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin şeref, onur ve mesleki itibarının davalıların eylemleri nedeniyle zarara uğratıldığını, davalıların eylemleri nedeni ile davacı şirketin üçüncü kişilere ödediği 472.657,00 TL'nin ve 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin kusuru, ihmali ve haksız fiili olmaması nedeniyle davayı kabul etmediklerini, haklarında açılan soruşturmadan haberi olmaması nedeniyle davalının yurt dışına çıkmak istediğinde yurt dışı çıkış yasağı olduğunu öğrenerek aynı gün İstanbul'da tutuklanarak Antalya'ya getirildiğini, durumun ciddiyetini emniyette öğrendiğini, eşi olan davalı ...'in beyanlarında da davalı ...'in suçu işlemediğini ve habersiz olduğunu beyan ettiğini, ortaya çıkan durumun davalı ...'ün hukuka aykırı davranışları nedeniyle oluştuğunu, davalı ...'in kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalılar ... ve ... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası, Bireysel Emeklilik formları, banka hesap hareketleri, tanık beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı tarafından karşılanan zararın  307.300,00 TL olduğu anlaşıldığından davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 307.300,00 TL'nin 14/06/2013 tarihinden (davacının müşterilerine ödeme yaptığı tarih) itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, TBK 58 maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilerek davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, davacı şirketin, diğer davalılar ... ve ... hakkında açmış olduğu tazminat davasında; ... hakkında verilen takipsizlik kararı ile  alınan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapmasına göre şirketin %10 hissedarı ve ...'ün eşi ... ile ...'ün kardeşi ...'ın şirket yetkilisi ve % 90 hisse sahibi ...'ün sahtecilik ve mal edinme eylemlerine iştirak ettiklerinin sabit olmadığı kanaatine varılmakla davalı ... ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, yerel mahkemenin 21/06/2019 tarihli bilirkişi raporu ve 13/01/2020 tarihli ek raporunu herhangi bir somut gerekçe göstermeksizin dikkate almadığı, yerel mahkemenin, bilirkişi raporları arasındaki farklılıkları ve 10/12/2020 tarihli ikinci bilirkişi raporuna karşı davacı ve davalı tarafça sunulan itirazları değerlendirmeksizin, yalnızca davalı ...’in itirazlarını dikkate alarak ve ikinci bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu, davalılardan ...'in ortağı eşi veya kız kardeşi olduğundan davalıların zarardan müteselsil sorumlu tutulmaları gerektiğini, acentelik sözleşmesinin 3. maddesi uyarınca, acentenin ortakları davalı ... ve ...’in müteselsil sorumlu tutulmaları gerektiğini, davacının maddi zararı en azından 472.657,00 TL iken yanlış hesaplama sonucu yalnızca 307.300,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının manevi zarara uğratıldığı açık iken davacının manevi tazminat talepleri gerekçesiz biçimde reddedildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.<br>Davalı ...  vasisi ... vekili tarafından süresi içerisinde istinaf dilekçesi verilmiş, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2021 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararıyla \"29.06.2021 günlü muhtıra ile 5.188,65 TL istinaf peşin harcını ve 120,00 TL istinaf giderini yatırması istenilmiş ve muhtıra 04.07.2021 günü tebliğ edilmiş olmasına rağmen HMK. 344. maddesinde öngörülen 1 haftalık süre içerisinde yatırmaması nedeniyle davalı ... vasisi ... tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı ... istinafa cevap dilekçesinde özetle; Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan bilirkişi raporlarında adına atılmış onlarca sahte imzanın ...'ün elinden çıktığının kesin tespit edildiğini, ...'ün sahte imzalarla müşteri ödemelerini önce kız kardeşinin sonra anne-babasının hesabına dolaylı yoldan geçirmiş olduğuna dair kayıtların bulunduğunu, davacının davalı ... ile birlikte kendisinin de hareket ettiğine dair tespitlerinin belge yada kanıtına dair cevap veremediğini, davalı ...'ün yaptığı yolsuzluklarla ilgili olmadığını ve uhdesine tek kuruş geçmediğini, bunun da bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğini, davacının ısrarla kanaat belirtmeden bu şekilde iddialarda bulunmasının hakaret ve iftira niteliğinde olduğunu, yapılan yargılama dosyalarında hesabına tek bir kez para girişi olduğunu ve dekontun üzerinde tazminat ödemesi yazması nedeniyle şüphe çekmeyen, yapılan yolsuzlukla alakasız bir notun olduğunu ve buna rağmen parayı çekip o zamanki şirket temsilcisine teslim ettiğine dair somut kanıtların mevcut olduğunu, davacının asılsız bilgiler vererek kanun dışı eylemleri kendisine yüklemeye çalışması sonucu şeref, onur ve mesleki itibarının zedelendiğini, ceza yargılamasında suçsuz bulunmuş iken ticaret davasında niçin sorumlu ilan edilmesi gerektiğini, davacının davaya hakimlerin değil bilirkişilerin karar vermesini istediğini, bu isteğin hukuka ne kadar uygun olacağının mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, davalı ...'den boşanma kararı alınca iftira ile kendisinin de dosyaya dahil edildiğini ve yargılanmaya başladığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>Diğer davalı ... tarafından istinafa cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kişilik hakları zedelenenler aynı kanunun 58. maddesi gereğince manevi tazminat talep edebilirler.  <br>Davalı ... ve ...'in yetkilisi ve sahibi olduğu şirketin davacı ... A.Ş'nin Antalya ilindeki acentesi olduğunu ve davalıların birlikte hareket etmek suretiyle, davalı ...'in, düzenlediği bireysel emeklilik sigorta poliçesine müşteri isimlerini doğru yazdıktan sonra sigorta poliçelerinin ödeneceği poliçe hesabı kısmına diğer davalıların hesap numaralarını yazdığı, davalı ... tarafından sigorta poliçelerine yazılan poliçe hesabının kendilerine ait olmadığını bilmeleri mümkün olmayan müşterilerin, sigorta poliçesi üzerinde yer alan hesap numaralarının kendi poliçe numaraları olduğunu düşünerek ödemeleri bu hesaba yaptıkları, müşteriler tarafından yapılan bu ödemeler davalılar ... ve ...'ın hesabına düştüğünü, davalılar ... ve ...'nun hesaplarına düşen paraları çektiklerini ve sigorta mevzuatında yer alan bir hak olan cayma hakkını kullanarak davacı şirket açısından bireysel emeklilik başvurularını iptal ettiklerini, böylece sigorta şirketi müşterilerinin emeklilik hesaplarında sahtecilik ve dolandırıcılık yaptıklarını, sigorta şirketinin müşterilerin zararlarını maddi olarak karşıladığını bu nedenle davacı şirketin de maddi ve manevi zarara uğradığını beyanla 472.657,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davalılar ... ve ...aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının ise tümden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E- ... K sayılı dosyasında; sanık ...'in üzerine atılı her iki suçtan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ...  'ın ise nitelikli dolandırıcılık TCK 158/1-h, 43/1, 62 ve 52/2 maddeleri gereğince 5 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, güveni kötüye kullanma suçundan TCK 155/2, 43/1, 62 ve 52/2 maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan TCK 207/1, 43/1 ve 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin istinaf yasa yolu denetiminden geçerek 06/02/2019 tarihli kesinleştiği, davalı ... hakkında Antalya C.Başsavcılığı ... soruşturma nolu evrak üzerinden verdiği Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair 30.05.2013 tarihli karar ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve ceza davası açılmadığı anlaşılmıştır. Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... D.İş sayılı kararı ile kesinleştiği görülmektedir.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). <br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporları ile ceza dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;<br>1-Davacı vekili istinaf itirazında dosya kapsamındaki 21/06/2019 tarihli bilirkişiler ... ve ...'in düzenlemiş olduğu bilirkişi raporu ile 10/12/2020 tarihli bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunu ileri sürerek bu çelişki giderilmeden hüküm verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf itirazında bulunmuş ise de, bilirkişi raporlarının hukuki nitelendirme içeremeyeceği ve hukuki sorumluluk ve değerlendirmenin hakimin görevi olduğu gözetilerek bu anlamda bilirkişi raporları arasında çelişki olmadığı anlaşıldığından üçüncü bir bilirkişi raporu alınması yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>2-Davacı sigorta şirketi ile ...  Ltd Şti arasında düzenlenen \"Hayat Sigortası Branşı İçin Acentelik Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme gereğince sözleşme sorumluluğu dava dışı şirkete ait olup, şirketin ortakları davalılar ... ile ...'in acentelik sözleşmesi gereğince kişisel sorumlulukları olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin, davalı sigorta acentesi olan şirketin sözleşme sorumluluğundan davalıların da sorumlu tutulmaları istemli istinaf itirazları yerinde görülmemiş, bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>3-Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nun 49. maddesi ( 6098 sayılı  kanunun 58. maddesi) uygulanır.<br>TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddesinde (6098 sayılı kanunun 58. maddesinde) belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir.<br>Dosyanın incelenmesinden; dava konusu haksız fiil eyleminin davacının mal varlığına ilişkin olduğu, bu nedenle yukarıda açıklanan esaslar gereğince davacının mal varlığına ilişkin olan bu olay nedeniyle manevi bir zarar görmediği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince de, açıklanan yönler gözetilerek manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bu itibarla manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin istinaf itirazlarının da reddine karar verilmiştir.<br>4-Haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin davalarda fiili ve zararı ispat külfeti davacıya aittir. Bu itibarla mahkemece haksız fiil ve zararın tespitine ilişkin yargılama aşamasında yapılacak olan bilirkişi incelemesinin masrafının davacı tarafından karşılanmasına ilişkin ara kararda isabetsizlik görülmediğinden bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddine karar verilmiştir.<br>5-Davacı davalıların haksız eylemleri nedeniyle sigorta şirketi müşterisi 12 kişiye toplam 472.657,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemeler nedeniyle davalıların sorumluluğu olduğunu ve bu bedelin davalılardan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki  10/12/2020 tarihli bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde ve ceza dosyası ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığı ... için 127.357,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 11.000,00 TL, ... için 45.000,00 TL ve ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 218.357,00 TL'nin davalıların haksız fiillerinin ve hangi usulsüz ve yanlış işlemlerinin sonucu olarak dava dışı bu şahıslara ödendiğinin davacı sigorta şirketi tarafından ispatlanamadığı ve istinaf dilekçesinin 5 numaralı bendi ile ileri sürülen istinaf itirazlarında bu müşterilerin ceza yargılamasında şikayetçi olmadıkları ve ceza dosyasındaki şikayetçi olan kişiler ile tazminat ödemesi yapılan kişilerin farklı olduğu, bu nedenle bu kişilere ödenen zararların da davalılardan tahsili istenmiş ise de, haksız fiili ispat külfetinin davacının üzerinde olması ancak dava dışı bu kişilere ödenen paranın, sigorta şirketi müşterilerine ödenme sebebinin davalıların haksız ve hukuka aykırı işlemleri olduğu ispatlanamadığından bu kişiler yönünden davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu zararın davalılardan tahsiline ilişkin davanın kısmen reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddine karar verilmiştir.<br>6-Davacının acenteliği yapan şirket yetkilisi davalı ..., davacı nezdinde bireysel emeklilik sigortalıları olan ...,..., ..., ..., ..., ... ve ... adına düzenlendiği dilekçeler ile sigorta aktine son vermiş, dilekçelere biriken nemaların iade edileceği hesap numaralarını kendi hesap ve diğer davalıların hesap numaralarını yazarak, davacı sigortacıya nemaların bu hesaplara yatırılmasını sağlamış, bilahare diğer davalıların hesaplarına yatan paralar da davalı ...'ün hesabına havale edilmiştir.<br>Mahkemece 10/12/2020 tarihli bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı sigorta şirketinin uğradığı zarar 307.300,00 TL'lik kısmının davalı ... ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>Yukarıda ayrıntısı açıklandığı üzere davalıların haksız fiil eylemleri nedeniyle yargılandıkları ceza dosyasında davalıların birlikte hareket ettikleri ispatlanamadığından davalılardan ... hakkında üzerine atılı eylem yönünden eylemi işlediği sabit olmadığından beraat kararı verildiği ve davalı ... hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair savcılık kararı birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'ün diğer davalılar ... ve ... ile birlikte hareket ettiği ispatlanamadığından ve haksız fiil nedeniyle haksız fiil faili ve zararı ispat yükü davacı üzerinde olduğundan davalıların müteselsil sorumlulukları olduğuna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak davalı ... ve ...'nun hesaplarına giren davacı sigorta şirketinin ödediği \"... Hayat 01-Tazminat Ödemesi\" açıklamalı paralar nedeniyle, davalılar ... ve ...'nun asıl haksız fiil nedeniyle yarar sağlayan kişiler oldukları, ceza dosyasında hakkında verilmiş kesinleşmiş mahkumiyet kararı ile sabit olan haksız fiil faili ... ile birlikte hesaplarına gelen havale miktarı kadar paradan ... ile birlikte davacı şirkete karşı müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu yönden kabulüne karar verilmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede davalı ...'in diğer davalı ...'nun hesabına giren paralardan, davalı ...'nun da diğer davalı ...'in hesabına giren paralardan davacı sigorta şirketine karşı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Bu itibarla, bilirkişi raporu ile ödeme dekontları birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'ın hesabına, ... (85.017,68 TL), ... 30.230,16 TL), ... (47.483,57 TL), ... (22.278,72 TL) ve... (50.383,60 TL) için toplam 235.393,73 TL girdiği, davalı ...'in hesabına ise, ... ve ... için toplam (73.704,15 TL) girdiği anlaşılmıştır.<br>Davacı sigorta şirketi ise davalı tarafın eyleminden dolayı 14/06/2013 tarihinde sigortalıları olan ...'ye 85.000,00 TL, ...'a 30.000,00 TL, ...'e 47.000,00 TL, ...'ye 22.000,00 TL ve 17.000,00 TL, ...'a 53.300,00 TL ödeme yapmak suretiyle bu sigortalıların zararlarını karşılamıştır.<br>Davacı sigorta şirketi... ve ...'in zararlarına mahsuben bu kişilere ödeme yaptığına dair bir dekont ve belge sunmamıştır. Dava dosyasından anlaşıldığı üzere, dava açılmadan önce ceza soruşturma ve kovuşturması sırasında davalı ... tarafından,... ve ...'in zararına mahsuben bu kişilerin vekiline 18/03/2013 tarihinde 100.000,00 TL para havalesi yapılmıştır.<br>Davacı sigorta şirketi, davalı ... ...'dan kaynaklanan sahtecilik ve dolandırıcılık suretiyle diğer davalılar ... ve ... 'in hesaplarına toplam 309.097,88 TL yatırdığı için, bu parayı davalı taraftan talep edebilir. Yalnız yukarıda açıklandığı üzere sigortalılardan... ve ...'e davacı sigorta şirketi tarafından ikinci kez bir ödeme yapılmamış, bu kişilerin zararı davalı ...'in yaptığı ödeme ile karşılanmıştır. Davacı sigorta şirketi bu kişilerin de zararlarını karşılamakla yükümlü olduğu dikkate alındığında, bu zarar davacı yararına davalılar tarafından karşılandığından artık davacının bu kişiler için davalıların banka hesabına gönderilen paraları geri istemisi mümkün değildir. Davacı,... için davalı ...'ın hesabına 50.383,60 TL, ... için davalı ...'in hesabına 20.000,00 TL gönderdiğinden, bu bedel mahsup edildiğinde davacının davalı taraftan talep edebileceği zarar miktarı da (309.097,88 TL - 70383,60 TL) 238.714,28 TL olmaktadır. Ne var ki davalı ... ... istinaf yasa yoluna başvurmadığından ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen 307.300,00 TL usuli kazanılmış hak haline gelmiştir.<br>Sigortalı...'e ödenen para çıkarıldığında davalı ...'ın banka hesabına gider para miktarı 185.010,13 TL, sigortalı ...'e ödenen para çıkarıldığında davalı ...'in banka hesabına giren para miktarı 53.704,15 TL'dir. Dolayısıyla davalı ... 185.010,13 TL ile sınırlı olmak üzere diğer davalı ... ...'la birlikte zarardan müştereken ve müteselsilen, davalı ... 53.704,15 TL ile sınırlı olmak üzere diğer davalı ... ...'la birlikte zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin davalılar ... ve ...'in sorumluluğuna yönelen istinaf istemlerinin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davacının açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 307.300,00 TL maddi tazminatın; 185.010,13 TL kısmının davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, 53.704,15 TL kısmının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 68.585,72 TL kısmının davalı ... ...'dan 14/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alanırak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin, davalılar ... ve ...'ın sorumluluğuna yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,<br>2-Davacı vekilinin sair yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 30/03/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacının açtığı manevi tazminat davasının REDDİNE,<br>b)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 307.300,00 TL maddi tazminatın; 185.010,13 TL kısmının davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, 53.704,15 TL kısmının davalılar ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 68.585,72 TL kısmının davalı ... ...'dan, 14/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>c)Davacıdan peşin alınan 8.071,79 TL harcın Hazineye gelir kaydına, bakiye 12.919,87 TL karar ve ilam harcının 4.566,25 TL kısmının davalılar ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, 8.353,62 TL kısmının davalı ... ...'dan alınarak Hazine'ye verilmesine,<br>ç)Davacının peşin olarak ödediği 24,30 TL başvurma harcı ile mahsubuna karar verilen 8.071,79 TL peşin harcın davalılardan (davalı ... 3.692,83 TL ile sınırlı olmak üzere diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>d)Manevi tazminat yönünden alınması gerekli ilk derece mahkemesi karar tarihinde geçerli olan 59,30 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 853,91 TL harçtan mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, artan 794,61 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,<br>e)Davacı tarafından yapılan 6.250,00 TL bilirkişi ücreti, 24,30 TL başvuru harç gideri, 890,25 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 7.164,55‬ TL yargılama giderinin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 4.658,06 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı ...'ın sorumluluğunun 2.804,38 TL, davalı ...'in sorumluluğunun 814,00 TL ile sınırlı tutulmasına ), kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>f)Davacı maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 49.168,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (takdir olunan vekalet ücretinden davalı ...'ın 30.000,00 TL, davalı ...'in de 30.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), <br>g)Davalılar ... ... ve ... maddi tazminat davasında kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, ret edilen miktara göre karar tarihindeki AAÜT'nin 13/1-3 maddeleri uyarınca belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, <br>ğ)Davalılar ... ... ve ... manevi tazminat davasında kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/3-4 maddesi gereğince belirlenen 4.080,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>h)Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine <br>5-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>6-Davacının başvuru sırasında sarf ettiği 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 161,70 TL dosya ve posta masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,<br>8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 07/02/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f84a45119459a59e","SID":"7cf95d41457cc3e6"}}