{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1217 <br>KARAR NO: 2025/184<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/03/2022<br>NUMARASI: 2021/750 E.-2022/227 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:   Davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borcu olmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, bu itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının davalı borçluya ... A.Ş. Ye ait banka dekontu ile şahsa verilen borç açıklaması ile 32.000,00 TL borç para verdiğini ,davalı borçlunun ise almış olduğu bu borcu kendisi ile yapılan görüşmelere rağmen ödemediğini , bu nedenlerle de alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine icra takibi başlatmak zorunda kalındığını , başlatılan icra takibinde borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlunun süresi geçtikten sonra takibe itiraz ettiğini ve takibin kesinleşmesi nedeniyle borçlunun araçları ve taşınmazları üzerine haciz konulduğunu ,haciz konuları araçlarından 3 tanesini satarak borcunu ödeyeceğini, ancak hacizler olduğu için satışını yağamadığını, borcunu ödeyebilmesi için hacizleri kaldırmalarını talep ettiğini ,borçlunun iyiniyetine güvenilerek diğer araçlar üzerindeki hacizlerin baki kalması şartıyla 3 adet araç üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını ,ancak davalı borçlunun kötüniyetli davranarak borcunu ödemediğini, banka dekontu ile borcunun sabit olduğunu haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından mahkememize gönderilen cevap dilekçesinde özetle ;Davacının maddi olaya ilişkin anlatımlarını kabul etmediklerini, davacının borç para verdiği iddiasının doğru olmadığını ,tarafların ticari taksi kiralamak üzere ortak iş yapma kararı aldığını, ticari taksi kiralayan bir oto galeri ile bir ticari taksi üzerinde anlaştığını, üçüncü şahsa hem kendisi için hem davalı için olan ödemeyi yaptığını, davacının kendi hissesine düşen payı  davalı hesabına gönderdiğini , banka dekontunda açıklama olarak yazan \"şahsa verilen borç\" ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında ticari iş ilişkisi bulunduğundan davacının bu hususu kötüye kullanacağını düşünmediğini bu nedenlerle alacağın %20'snden aşağı olmamak üzere icra kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep ettiği görülmüştür.     <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın KABULÜ ile; Davalının  İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın  iptali ile takibin 32.500,00- TL asıl alacak  üzerinden ve takipte belirtilen faiz türünden aynen devamına, Asıl alacak tutarının %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu ödemenin müvekkiline hangi amaçla yapıldığının ispatı amacıyla tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması taleplerinin mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, taraflar tacir olduğundan tüm ödemeleri ticari defterlerinde göstermek zorunda olduklarını, davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisi dışında bir ilişki bulunmadığını, borç para verme işi kanunlarla belli finans kurumlarına verildiğini, davacının karşılığında senet almadan veya bir sözleşmeye bağlamadan müvekkiline 32.500 TL para vermesi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, delillerinin arasında yemin delili de yer almasına rağmen mahkeme karar vermeden önce yemin deliline başvurup başvurmayacaklarını hatırlatmadığını, tanık dinletme taleplerinin mahkemece reddedilmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; borç para verme işleminin davacı müvekkilinin ticari işletmesiyle ilgili olmadığını açık olarak davalıya belirtilmiş olduğunu ve somut olayın özelliklerinin işin ticari sayılmasına elverişli olmadığının açıkça belli olduğunu ve davalının borcunu ödediğine, borcun ertelendiğine ve/veya ortadan kalktığına dair herhangi bir savunmada bulunulmadığından davalı vekilinin, tamamen kötüniyetli ve davayı uzatmak maksadıyla ileri sürdüğü istinaf talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalıya banka kanalıyla gönderilen şahsi borca ilişkin alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptalin istemine ilişkindir. Davanın İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk mahkemesinin 2019/788 Esas sayılı esasına kayıt edildiği, görevsizlik kararı üzerine yukarıdaki esası aldığı   anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; 07/05/2019 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının ...  borçlusunun ... olduğu; takibin 32.500,00-TL nin 27.07.2017 tarihli  banka dekontuna  dayalı  alacağının tahsiline yönelik olduğu, süresinde  borca ve fer'ilerine  itiraz  üzerine takibin durduğu,  davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalının banka hesabına  ... bankası aracılığıyla 27/07/2017 tarihinde ''şahsa verilen borç'' açıklamasıyla banka havalesi yoluyla 32.500,00-TL gönderdiği, takibin bu havale dekontuna dayalı olarak başlatıldığı, banka dekontundaki açıklamaya yapılan havalenin davalıya borç verilmesi olduğu , bu yazılı delilin aksinin aynı kuvvette bir delil ile ispatlanamadığı, İİK'nun 67.maddesi gereğince ilamsız  icra takibine vaki itirazın  iptali davasında alacağın varlığını ispat yükü davacı takip alacaklısı üzerinde ise de, davalının  borç para verildiği iddiasının doğru olmadığını, taraflar arasında ticari taksi kiralamak üzere ortak iş yapma kararı alındığını, davalının üçüncü şahsa hem kendisi için hem davacı için olan ödemeyi yaptığından davacının kendi payına düşen ödemeyi davalıya gönderdiğini, davalının dekontta yazılı açıklamayı fark etmediğini savunduğu, paranın gönderildiği ancak sebebinin borç değil daha önce kendisince  davacı adına yapılan ödemenin geri verilmesi olduğu yönündeki  bu  savunması ile ispat yükü altına giren davalının delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmekle, mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, savunmasını ispat olanağı tanınmadan  eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2022 tarih ve 2021/750 E., 2022/227 K. sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e22217fcf03358ea","SID":"3dd8ec909d396e30"}}