{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1212 Esas<br>KARAR NO:2025/206<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/03/2022<br>NUMARASI:2018/675 E. - 2022/237 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı muhatabının ... Osmaniye Şubesi, keşidecisi ... Şti. Olan ... seri numaralı 78.650,00 TL değerindeki 26/01/2017 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konu ettiğini, çekteki ciro silsilesinde müvekkilinin sözde cirosu olmadığını, davalı şirket tarafından icra takibine konu edilen çekte yer alan müvekkili şirket cirosu müvekkilini imzası ve kaşesi taklit edilerek kullanılan sahte cirosu olduğunu, dava konusu yapılan bu çeklerde yer alan keşideci, lehtar ve cirantalarla müvekkilinin hiçbir ticari bağının da mevcut olmadığını, çekte gerçek bir imzası olmayan müvekkili şirketin bu çekte yer alan hiçbir kişiye şirkete ve bu arada davalı bankaya da bir borcunun bulunmadığını, mezkur icra takibinde ödeme emrinin müvekkili şirketin eski işyeri adresine TK 21 maddesine göre tebliğ edildiğini ve bu tebliğden geç haberdar olduğunu ve itiraz süresini kaçırdığını işbu sebeple davayı açtığını, icra takip dosyası ile takip edilen alacak için borçlu olmadığını, bu surette davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takip dosyasından davacıya ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davacının imzaya ve borca itirazının söz konusu olmadığını ve takibin kesinleştiğini, davacının kötü niyetli olduğunu takipte süre kazanmak çabasında olduğunu, çekin basım tarihi ile keşide tarihi arasındaki dönemler itibari ile davacı ... temsile yetkili kişi ile var ise tayin edilen ticari vekilin tespitini ve imza inlemesi yapılmasını talep ettiğini, dava dilekçesinde davacı şirketin cirolarının imza ve kaşe taklidi ile oluşturulduğu ve sahte olduğu iddia edilmesine karşı bu konuda herhangi bir şikayette bulunulmadığını, eldeki davanın konusu çekten kaynaklı alacağın tahsili için ikame edilirken icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine yönelik olduğunu, ispat yükünün kambiyo senedi ve dolayısıyla sebepten mücerret borç ikrarı niteliğinden olan çeke karşı borçlu olmadığını iddia eden borçluya yani davacıya ait olduğunu, davacının iddialarını ispat eden herhangi bir bilgi ve belge sunmadığını, dava konusu çekte ciro silsilesinde şeklen bir kopukluğun olmadığını, usulüne uygun ciro silsilesi ile müvekkilin bankaya gelen dava konusu çeklerde müvekkilin iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, müvekkilinin silsiledeki imza sahteliğini bilebilecek durumda olmadığını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince\"Mahkemece dosya kapsamında tüm deliller toplanmış olup rapor hazırlanması adına dosyanın ATK fizik ihtisas dairesine tevdii sağlanmıştır. Duruşma esnasında davacı vekilinden alınan imzalı beyan doğrultusunda daha fazla toplanacak delil kalmadığı anlaşılması üzerine dosyanın ATK fizik ihtisas dairesine tevdii sağlanmış ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler incelenmiştir.Davaya konu ... Şb....ait keşidecisi .... Şti. Olan ... seri numaralı 78.650,00 TL bedelli çekte davacının imzasının sahte olduğu ve davacının ciranta sıfatının bulunmadığı ve takibe konu edilen çek nedeni ile borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda çekin konu edildiği ....'nün  ... numaralı takibi kapsamında da davacı borçlu değildir.İzah olunan nedenler ile davacının davasının kabulüne\" şeklindeki gerekçeleri ile;-Davanın KABULÜ  ile; Davacının ... sayılı takibi kapsamında borçlu olmadığının tespitine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davası olduğu ve dava değerinin 78.650,00. TL olduğunu, İlk derece mahkemesi davayı kabul ettiğini, 11.025-TL olması gereken vekalet ücretini her ne kadar nispi olarak belirtmiş se de nispi vekalet ücretinin çok altında 3.400-TL olarak hükmedildiğini, tarafça yapılan hesap hatasının düzeltilmesi sebebi ile verilen kararın tashihi talep edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından yapılmış olan hesap hatasının düzeltilmesini, verilmiş olan gerekçeli kararın düzeltilerek yeniden karar verilmesini beyan ederek, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu icra takip dosyasından davacı/borçluya ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davacının imzaya ve/veya borca itirazı söz konusu olmadığı ve takibin kesinleştiğini, dava konusu çek incelendiğini, ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk da bulunmadığını, usulüne uygun ciro silsilesi ile müvekkili bankaya gelen dava konusu çeklerde müvekkili iyi niyetli/yetkili hamil konumunda olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını iddia ve beyan ettiği kendisinden sonraki ciranta olan ve müvekkiline çeki cirolayan ... ve .... Ltd. Şti firmasına müzekkere yazılarak dava konusu çeklerin kendilerine kim tarafından teslim edildiğinin yine bu çekleri ticari defter ve kayıtlarına işledikleri/teslim aldıkları tarihlerin ve tesellüm belgelerinin istenmesini ve davacı ile aralarında ticari ilişkisi olup olmadığının sorulmasının taraflarınca talep edilmesine rağmen bu hususta hiçbir araştırma yapılmadığını, davacının ticari defter ve kayıtlarına ilgili çekleri işlemekten kaçınmış olabileceğini, söz konusu çek ciro silsilesi sonucu  müvekkili bankaya verildiğini, çeki cirolayan .... Şti... müvekkili bankaya verdiğini, müvekkilinin  üçüncü kişi konumunda olduğunu,  iyi niyetli olarak müşterisinden söz konusu çeki aldığını, Türk Ticaret Kanunu'nda kambiyo senetleri arasında düzenlenen çek, temel ilişkide bir sözleşmenin bulunup bulunmamasından bağımsız olarak, kambiyo hukukuna özgü borç doğuran özel bir havale olduğunu ve müvekkili bankanın mağdur durumda olduğunu, imza örneklerinin toplanmadığını, dosya kapsamında alınan raporun karar vermeye elverişli olmadığını ve davacının daha fazla imza örnekleri gerektiğini, dosya kapsamında  adli tıp raporunun hatalı olduğunu, dava konusu çek incelendiğinde görüleceği üzere ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk da bulunmadığını, ciro silsilesi ile müvekkili bankaya gelen dava konusu çeklerde müvekkili iyi niyetli/yetkili hamil konumunda olduğunu, müvekkilinin silsiledeki imza sahteliğini bilebilecek durumda olmadığından Yerel Mahkemece müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Üniversiteden güzel Sanatlar bölümünden de rapor alınmasını talep ettiklerini  beyan ederek, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.03.2022 tarih ve 2018/675-E. 2022/237-K. sayılı kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından  ... sayılı sayılı dosyasında icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı ileri sürülmektedir.İİK 72/8. fıkraya göre; menfi tespit ve istirdat davaları takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılacağı gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir. ... sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine 17/04/2018 tarihinde  çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu çekin 26/01/2018 keşide tarihli ... çek nolu, 78.650,00 TL bedelli davacının ciranta davalının en son hamil olduğu görülmüştür.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından icra takibine konu çekteki imzanın ve kaşenin kendisine ait olmadığının ileri sürüldüğü mahkemece alınan ATK raporunda mukayese imzaların bir kısmı fotokopi ise de asıl imzalı mukayese örneklerinin de mevcut bulunduğu, yeterli olduğu, imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş  olmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir.Taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı için davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;  Davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, dava konusunun menfi tespit davası olduğu mahkemece   nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü gerekmektedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden aynı hüküm kurulmasına davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, -Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2022 tarih, 2018/675 E., 2022/237 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KABULÜ  ile; Davacının ...s sayılı takibi kapsamında borçlu olmadığının tespitine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.967,01 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.491,76 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 4.475,25 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan:1.532,86 TL harç, 228,25 TL  posta gideri olmak üzere toplam 1.761,11‬ TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 30.000,00  TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.967,01 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.491,75‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 4.475,26‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 137,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 358,2‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a575d3c72e24f17d","SID":"ce9ffcf4e9cff121"}}