{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1189 <br>KARAR NO:2025/203<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/06/2022<br>NUMARASI:2021/996 E. - 2022/545 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf dava dışı... firması cari hesap borcundan mahsup edilmek üzere, müvekkili ...'ya ait 7 adet senet olduğunu, bu senetlerin toplamda 70.000 TL bedelli olduğunu ve bu senetlerin hala elinde olduğunu beyan ettiği, bu sebeple, ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile müvekkiline takip yapıldığı ve ödeme emri gönderildiği, davalı tarafından sadece 30.06.2020 vade tarihli ve 31.07.2020 vade tarihli senetlere ilişkin kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, müvekkilinin, davalıyla kendisi arasında kambiyo ilişkisi kuran bu senetlere istinaden 70.000 TL'lik zincir bonoların toplam tutarının 50.000 TL'sini (5 adet) kendisine ait banka hesabı yoluyla ödediğini, kalan 20 000 TL'sini (2 adet) elden ödediğini, müvekkili elden ödediği 31.01.2020 vade tarihli 10.000 TL tutarlı ve 30.04.2020 vade tarihli 10.000 TL tutarlı toplam 20.000 TL senet asıllarını kendisinde olduğunu, Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/266 Esas dosyasına teslim ettiğini, diğer 5 adet 29.02.2020, 31.03.2020, 30.05.2020, 30.06.2020, 31.07.2020 vade tarihlerine ait olan toplam 50.000 TL tutarlı bonoları, davalı  Pandemi mazeret gösterilerek bono asıllarını müvekkiline teslim edilmediğini, banka yolu ile ödenmiş asılları müvekkiline teslim edilmediği bonolardan olan 30.06.2020 ve 31.07.2020 vadeli toplam 20.000 TL'lik  senetler icraya konularak tekrar müvekkilinden talep edildiği, müvekkili banka yolu ile ödenen 5 adet bonoya ait banka ödeme dekontlarını ve kalan diğer 2 adet senet aslını icra dairesine sunduğu, davalı taraf ise, icra dairesini yanıltmak amacıyla daha önce elinde bulunan 7 adet bono fotokopilerini ve ticari defter kayıtlarını icra dairesine asılları kendisindeymiş gibi beyan ettiği ve icra dairesini yanılttığını, aslı müvekkiline teslim edilmediği 50.000 TL'lik zincir senetlerin aslını sunmadığını, toplam 7 adet bononun fotokopisini ve ticari defter kaydını sunduğunu, karşı tarafça iddia edilen borcun icra dosyasında ileri sürülen senetlerin toplam tutarını teşkil eden 20.000 TL olduğunu, bunu da ödediğine ilişkin dekontları ilgili İcra Hukuk mahkemesine sunduğunu beyan ederek icra dosyası itiraz dilekçesi içeriğinde belirtilen sebeplerle öncelikle takibin durdurulmasına, kambiyo senedine dayanan ödeme emrinin ve takibin iptaline, haksiz takip nedeniyle, takip alacaklısı (karşı taraf) aleyhine kambiyo senetlerindeki toplam tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından aleyhinde 30.06.2020 ve 31.07.2020 tarihli bonolardan kaynaklı olarak ... Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını  takibe konu bonoların kendisi tarafından elden ödendiğini ve 29.02.2020, 31.03.2020, 30.05.2020, 30.06.2020 ve 30.07.2020 vade tarihli her biri 10.000 TL bedelli bonoları da ödediğini ve bu bonolar sebebiyle toplamda 50.000 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin durdurulmasını ödeme emrinin iptalini talep ettiği, dava dışı göl ayakkabı firması ile müvekkili arasında ki cari ilişkiye istinaden dava dışı göl ayakkabı firması, keşidecisi davacı ... olan 7 adet her biri 10.000 TL olan toplam 70.000 TL bedelli senetleri müvekkiline verdiği, söz konusu senetlere istinaden davacı tarafından 50.500 TL ödeme yapıldığı senetler davacı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafça sunulan 09.07.2020 tarihli 5000 TL'lik ödeme davacı ...'nın yetkilisi olduğu kardeşler deri firmasının carisine istinaden yapılan ödeme olup icra takibine konu olan senetler ile herhangi bir ilgisi bulunduğu, davacı taraf 20.000 TL elden ödediğini iddia etse de bu husus gerçek dışı olduğunu, müvekkiline herhangi bir elden ödeme yapılmadığı, davacı taraf bu iddiasını yazlı delil ile ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davacının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle İİK 72/4 uyarınca takibe konu alacağın %20 oranında tazminatına hükmedilmesine, müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince \"Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklı tarafta olacağı, ancak ödeme iddiasına dayanan menfi tespit davasında ispat yükünün ödeme iddiasında bulunan davacı borçlu tarafta olacağı, ödemenin şahsi defi olduğu, dosya kapsamında sunulan dekontlardan açıklama bulunmayan ödemenin karine olarak mevcut borcun ödemesi olarak değerlendirileceği, davalı tarafın bu ödemenin senetler ile ilgili olmadığı başka bir ticari ilişkiye yönelik olduğunu belirttiği, diğer ödemelerde senede ilişkin belirtmenin olduğu, senede ilişkin açıklama olan ödemeler toplamının, davalının cevap dilekçesinin 2. Sayfasında dökümünü yaptığı ödeme miktarları da dikkate alındığında 50.500TL olduğu, davacı tarafında açıklamasında 50.000 TL ödemenin banka kanalıyla yapıldığını belirttiği, bu hususunun ihtilaf konusu olmadığı, davacı tarafın 20.000TL elden ödeme iddiasında bulunduğu, davalı tarafın elden ödeme iddiasını kabul etmediği, davacının bu ödemeyi senetle ispat etmesi gerektiği, bu hususta yazılı belge sunulmadığı, bu nedenle davacının bu husustaki iddiasının yerinde görülmediği, icra takibine konu ödemenin ..., ...ayakkabı tarafından ödenerek dosyanın infaz edildiği, taraflar arasındaki 7 adet senetten iki adedinin ( 31.01.2020 ve 30.04.2020) davacı tarafta olduğu, davaya konu beş adet senedin  (29.02.2020, 31.03.2020, 31.05.2020, 30.06.2020 ve 31.07.2020) iki adedinin icra takibine konu olduğu, üç adedine ilişkin davalı tarafın ödeme nedeniyle davacı tarafa iade edildiğinin savunulduğu, davacı tarafında ödeme yapılmasına rağmen icra takibine konu olmayan üç adet senedin kendisine iade edilmediğini savunduğu, kural olarak aynı anda ifa uyarınca ödeme ile birlikte senetlerinde iadesinin gerektiği, senetlerin davalı elinde bulunmasının borcun devam ettiği anlamına geleceği, ancak davalının ödeme ile birlikte senetleri de davacıya teslim ettiğini savunduğu, davalının savunmasının aynı anda ifa karinesi ile uyumlu olduğu, davacının bu savunmanın aksini iddia ettiği, bu durumu ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davalı tarafın bu üç senet yönünden borç bulunmadığına ilişkin gerek İcra Hukuk Mahkemesi gerekse Mahkememiz dosyasındaki cevap dilekçesindeki  beyanı da dikkate alındığında  menfi tespit davası açılması için hukuki yararın bulunması gerektiği, bu üç senet yönünden taraflar ile sınırlı olarak hukuki yararın olmadığının değerlendirildiği, diğer iki senede ilişkin ise her ne kadar icra dosyasında dava dışı kişiler tarafından ödeme yapılmış ve davalının bu senetlerden dolayı yapılan bu ödeme ile borcu kalmamış ise de davacının iddiasının 20.000TL'lik elden ödeme yaptığı ve bu ödeme nedeniyle kendi borcunun olmadığına yönelik olduğu elden ödemenin davalı tarafça kabul edilmediği, Mahkememizce kabul edilen 50.500 TL ödeme sonucunda yedi adet 10'ar bin TL'lik senetlerden dolayı icra takibine konu 19.500TL bedelli bakiye borç kaldığından davacının iddiasını ispat edemediği, dosya kapsamında 5 adet senetten üç adetine ilişkin icra takibi olmadığı, 2 adet senedinde diğer borçlu tarafça ödendiğinden İİK 72 şartları oluşmadığından taraflar ile sınırlı kalarak hüküm kurulduğu\" gerekçesi ile,-Açılan menfi tespit davasının; Keşidecisi davacı ... A.Ş  09.08.2019 tanzim tarihli 29.02.2020 vade tarihli 10.000 TL bedelli bono,Keşidecisi davacı ... A.Ş  09.08.2019 tanzim tarihli 31.03.2020 vade tarihli 10.000 TL bedelli bono Keşidecisi davacı ... Lehtarı ... A.Ş  09.08.2019 tanzim tarihli 31.05.2020 vade tarihli 10.000 TL bedelli bono yönünden hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,- Açılan menfi tespit davasının;Keşidecisi davacı ... A.Ş  09.08.2019 tanzim tarihli 30.06.2020 vade tarihli 10.000 TL bedelli bono,Keşidecisi davacı ... A.Ş  09.08.2019 tanzim tarihli 31.07.2020 vade tarihli 10.000 TL bedelli bono yönünden ispat edilemediğinden reddine,-İİK 72/4 ve İİK 72/ 5 madde şartları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkili ... ile davalı ... arasında 7 adet senedin olduğunu, davacı müvekkilinin 7 adet senetten iki adedini (31.01.2020 ve 30.04.2020) elden ödediğini ve bunların davacı müvekkilinde olduğun belirttiklerini, ancak davaya konu beş adet  (29.02.2020, 31.03.2020, 31.05.2020, 30.06.2020 ve 31.07.2020 vade tarihli) senetlerinde sunulan banka dekontu açıklamasında senet ödemesi diye belirtilmiş şekilde ödemesi banka yoluyla yapıldığını, banka dekontunda senet ödemesi diye belirtilen bir ödemenin nasıl başka bir ticari ilişkiye ait olabileceğini, davalı tarafın bunu ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde bu 5 senedin ödemesinden kabul edilmesi gerektiğini, davalı tarafın ısrarla mahkemeyi yanıltarak elden ödemeyi kabul etmediklerini öne sürdüğünü, müvekkili ...'nın da tüm senetlerin borcunu ödediğine ilişkin Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/266 E. Sayılı dosyasına sıralı senetler olduğu için alamadığı senetlerin toplamda 50.000 TL tutarlı banka dekontlarını ve elden ödeme ile teslim aldığı 30.01.2020 vade tarihli senedi 10 bin TL bedelli senedi  30.04.2020  vade tarihli senedi sunduğunu, dava dışı icra takibinde diğer borçlu  ...,... ayakkabı ödediği ve müvekkile rücu ettiğini, elden ödenen 20.000 TL ye ilişkin senetlerin müvekkilinde olduğunu, ancak banka yoluyla ödenen ancak tarafa teslim edilmeyen toplamda 50.000 TL tutarlı senetler açısından menfi tespit davası açıldığını beyan ederek, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/996 E-2022/545 K. Sayılı 15.06.2022 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından aleyhinde 30.06.2020 ve 31.07.2020 tarihli bonolardan kaynaklı olarak .... Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahcuz haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu ve davacı-borçlunun Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/266 E. Sayılı dosyası ile icra takibine itiraz davası açmış ve dosyaya konu borcu ödendiğini iddia ettiğini, davacı taraf Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/996 E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin durdurulmasını talep ettiğini,  davacı taraf müvekkil ile arasında mahkeme dosyası kapsamına bakıldığında sadece 7 adet senet olduğunu, toplam 7 adet senetten iki adedini 31.01.2020 ve 30.04.2020 elden olarak ödediğini ve bahse konu senetlerin davalı müvekkilde olduğunu, 29.02.2020, 31.03.2020, 31.05.2020, 30.06.2020 ve 31.07.2020 vade tarihleri senetleri banka yoluyla banka dekontu açıklamasına senet ödemesi şeklinde belirttiğini iddia ettiğini, müvekkilin dava dışı ... firmasının cari hesap ilişkisine mahsuben almış olduğu söz konusu 7 adet senede istinaden davacı tarafından toplamda 50.500 TL ödeme yapılmış senetler davacı tarafından teslim alındığı ancak 30.06.2020 ve 31.07.2020 vade tarihli senetlerden kaynaklanan bakiye 19.500 TL ise ödenmediğini, davacı taraf elden ödediğini iddia ettiği bahse konu 31.01.2020 ve 30.04.2020 vade tarihli senetlerin müvekkilinde olduğunu iddia ettiğini fakat  iddiaların gerçek olmadığını, müvekkilinin icra takibine konu ettiği senetler davacının elden ödediğini iddia ettiği senetler de olmadığını,  ... Sayılı dosyası incelendiğinde müvekkil alacağının ödenmeyen 19.500 TL'lik alacak için 30.06.2020 ve 31.07.2020 tarihli senetlerden kaynaklandığını, söz konusu bonolar ödenmiş ve davacı tarafa teslim edildiğini, davacı taraf 29.02.2020, 31.03.2020, 30.05.2020, 30.06.2020 ve 30.07.2020 vade tarihli her biri 10.000 TL bedelli bonolar sebebiyle toplamda 50.000 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği ve 20.000 TL'yi elden ödediğini iddia ettiğini, davalı tarafın istinaf dilekçesine karşı cevaplarının kabulüne davalı tarafın usul ve yasaya aykırı istinaf itirazlarının reddine usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkeme kararının tasdikine müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.... sayılı dosyasında alacaklı davalı tarafından borçlular aleyhine 2 adet bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu bonolar 09/08/2019 keşide tarihli 30/06/2020 vade tarihli 10.00,00 TL, 31/07/2020 vade tarihli 9.500,00 TL bedelli bonolara ilişkindir.Davacı taraf dava dilekçesi ile,  10.000,00 TL bedelli senet düzenlendiğini bunlardan 31/01/2020 ve 30/04/2020 vade tarihli bonoları elden ödediğini senetlerin kendisinde olduğunu ve ... sayılı dosyaya ibraz ettiğini diğer senetlerin 29/02/2020, 31/03/2020,31/05/2020, 30/06/2020, 31/07/2020, vade tarihli senetlerden iki tanesinin icra takibine konu edildiğini( HED 50.000,00 TL ) ödenen senetlerin ödenmesine rağmen kendisine iade edilmediğini belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde, davacının 7 adet senede istinaden toplamda 50.500 TL ödeme yaptığını, senetlerin davacı tarafından teslim alındığını, ancak 30/06/2020 ve 31/07/2020 tarihli senetlerden kaynaklanan bakiye 19.500 TL bedelin ödenmediğini, ödenmeyen bakiye alacak sebebiyle ... sayılı dosyası ile davacı ve diğer ciranta borçlular  aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra dosyasının, borçlu ... tarafından ödenerek infaz edildiğini belirtmiştir. Bakırköy 7 İcra mahkemesinin 2021/266 E. 2021/440 K. sayılı kararında, ödeme iddiası İİK 169. Maddede yer alan delillerle ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece  dosya kapsamında dava konusu  5 adet senetten üç adetine ilişkin icra takibi olmadığı, 2 adet senedinde diğer borçlu tarafça ödendiğinden İİK 72 şartları oluşmadığı gerekçesi ile üç adet bono yönünden hukuki yarar yokluğundan iki adet bono yönünden dava ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından 29/02/2020, 31/03/2020,31/05/2020, 30/06/2020, 31/07/2020, vade tarihli senetlerden iki tanesinin icra takibine konu edildiğini( HED 50.000,00 TL ) ödenen senetlerin ödenmesine rağmen kendisine iade edilmediğini belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiş ise de, Dava dilekçesi ekinde mevcut 2 adet  dekontta, davacı tarafından 29/12/2020 tarihinde 15.000,00 TL, 22/03/2021 tarihinde 5.000,00 TL ... şahsi senede istinaden açıklaması ile  ödeme yapıldığı dava konusu senetlerin vade ve keşide tarihlerine ilişkin bir açıklama bulunmadığı davalı tarafından da bu ödemelerin dava konusu senetlere ilişkin olmadığı ileri sürüldüğünden mahkemece red kararı verilmesi dosya kapsamına uygundur.Mahkeme üç adet senet yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verildiği davalı tarafından cevap dilekçesinde ödenen senetlerin iade edildiği ödenmeyen iki adet senet yönünden takip başlattıklarını belirtmeleri sebebi ile bu gerekçede yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2022 tarih ve 2021/996 E., 2022/545 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0cb7e3ea4da6b66d","SID":"bc49c926c3074056"}}