{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1989 <br>KARAR NO: 2025/623<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/12/2022<br>NUMARASI: 2022/378 Esas - 2022/992 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Gazetesinin 22/10/2015 tarihli nüshasında yayınlanan \"...\" başlıklı haberin müvekilleri hakkında  gerçek dışı, dolayısıyla manevi haklarını  ve ticari itibarlarını toplum nezdinde rencide eden, haksız ve kasıtlı olarak kamuoyunu müvekkilleri aleyhine  provoke etmek amacıyla hazırlanmış asılsız bir yayın olduğunu, bu yayın sebebiyle  müvekili ... A.Ş için 75.000,00 TL, ... A.Ş için 75.000,00 TL, ... için ise 100.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizlerle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava konusu yayının hukuka aykırılığının tespiti ve masrafı davalılardan alınmak suretiyle kararın ... Gazetesi'nde ve tirajı en yüksek ulusal iki gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin huzurdaki dava bakımından taraf sıfatının bulunmadığını, bu sebeple  mahkemece esasa girilmeden öncelikle husumet yokluğundan red  kararı verilmesini istediklerini, müvekkilinin milletvekilliği görevinin gereği anayasal denetim fonksiyonunun icra etme yükümlülüğünün mevcut olduğunu, bu itibarla kamuoyunu yakından ilgilendiren olaylara ilişkin açıklamalarda bulunulmasında kamu yararı olduğunu, müvekkilinin Sayıştay raporları ile sabit hale gelen ve doğrudan kamu zararının oluştuğunu belgeleyen devletin resmi kurumlarının verileri ile hareket ettiğini,  davacının kişilik haklarına saldırı amacı ile hareket ettiğinin söylenemeyeceğini, davacı tarafın manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için Türk Borçlar Kanunun 58.maddesinde belirlenen şartların hiçbirinin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"...  Dosyada beyanların tazminatı gerektirmediği ve kişilik haklarına saldırı içermediği kamuoyunu ilgilendirdiği gerekçeleri ile davanın reddine ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkilleri aleyhine ileri sürülen dayanaksız isnatların tamamının, gerçek dışı olduğunu, ilgili suçlamaların ifade ve eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilmesisinin mümkün bolmadığını, davaya konu haberde müvekkillerinin haklarının açıkça ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkindir.Davalının davaya konu edilen yayında kullandığı ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Yayın tarihi itibariyle milletvekili olan davalının yorum niteliğindeki açıklamalarının sert ve ağır eleştiri niteliğinde kabul edileceği, davacı hakkında doğrudan kişilik haklarına saldırı niteliğinde açıklamada bulunulmadığı ve beyanların basın ve ifade  özgürlüğü kapsamında kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf istemini reddine karar vermek gerekmiştir (Aynı doğrultuda Yargıtay 4.HD'nin  2018/2665 E.- 2018/4451 K sayılı ilamı). Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/378 Esas  2022/992  Karar sayılı 06/12/2022 günlü kararına yönelik davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3- Davacılar tarafınca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf0e41179e34a172","SID":"f131c22db0efd1d3"}}