{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/924 <br>KARAR NO: 2025/87<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2021<br>NUMARASI: 2018/614 Esas, 2021/141 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 23/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkileri ile davalı arasında yapım sözleşmesi yapıldığını, davalının yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, müvekkilerinin ise davalıya 229.131,00 TL ödeme yaptığını belirterek davalının yapmadığı işlerden kaynaklanan müvekkilerinin davalıdan oluşan alacağı 159.000 TL nin davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, işin tamamlanması için radyatör ve pompaların davacı tarafça temin edilerek kendilerine teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini, bu nedenle radyatör ve pompaların montajının gerçekleştirilemediğini, bu işin bedelinin davacıdan alınmadığını, bunun dışında kalan ve yükümlülüklerinde olan tüm işlerin yapıldığını, davacı tarafça kendilerine 219.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeden fazla iş yaptıklarını, davacı şirketin kendilerine işin yarım kaldığı veya fazla ödeme yapıldığına ilişkin davadan önce bir ihtarname ya da yazı göndermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre,  dava konusu eksik yapılan iş nedeni ile fazla ödemenin iadesinin talep edilebileceği, eksik iş nedeni ile iade taleplerine ayıp hükümleri uygulanamayacağından bu konuda süresinde ihbarda bulunulması veya bulunulmamasının sonucu değiştirmeyeceği, davalı tarafça davacıya düzenlenen faturanın VUK'nun 231/5 maddesi uyarınca öngörülen yasal sürede düzenlenmediğinden usulsüz olduğu, faturanın davacı defterlerinde de kayıtlı bulunmadığı, yine faturanın davacıya tebliğ edildiğinin de ispatlamadığı, dolayısıyla taraf beyanları ile  söz konusu 10.000 TL'lik çekin davalı yanca karşılıksız çıktığının ileri sürülmesi karşısında karşılıksız çıkmayarak bedelinin ödendiğini ispat külfetinin davacıya ait olmasına rağmen bu husunun ispatlanamaması nedeni ile 10.000 TL'nin de düşülmesi ile davacının davalıya davalıya 219.000,00 TL ödeme yapıldığının kabulü gerektiği, yapılan ve eksik yapılan işin tutarı konusunda sözleşmede geçen \"teklif\" hususunda yazılı bir belge bulunmadığından tanık anlatımları ve teknik bilirkişi raporundaki tespitlere göre değerlendirme yapılmasının gerektiği, bu doğrultuda davalının davacıdan aldığı 219.000,00 TL bedelden yapılan toplam iş karşılığı yapılması gereken 181.130,00 TL ödemenin düşülmesi neticesinde davacının davalıya 37.870,00 TL fazla ödeme yaptığı ve fazla ödemeyi davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının tahminen %70 oranında iş yaptığını ancak 219.131 TL ödeme aldığını, davalı tarafından düzenlenen faturanın davacıya tebliğ edilmediğini, sözleşmenin 2014 tarihli olmasına rağmen faturanın 2018 tarihli olduğunu, mahkemenin davalının düzenlediği faturayı davacıya tebliğ ettiğine ve aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğine dair gerekçesinin hatalı olduğunu, davalının 229.131 TL ödeme almasına rağmen yalnızca 70.000 TL’lik iş yaptığını ve bu nedenle mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, tespit edilen 37.870 TL alacağın yapılan işin bedeline ilişkin KDV tutarı olduğunu, ancak davalı tarafından kesilen faturanın mahkemece geçerli kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, sözleşme bedelinin KDV hariç 295.000 TL olduğu ve 219.000 TL ödeme konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, KDV dahil 212.990 TL’lik fatura kestiklerini ancak mahkemece faturanın değerlendirme dışı bırakıldığını, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, yapılan iş bedeline KDV eklenmediğinden haksız şekilde KDV tutarı kadar borçlu sayıldıklarını, işin 2014 yılında tamamlandığının ve faturanın zamanında kesilmediğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, işin tamamlanabilmesi için davacının temin etmesi gereken malzemeler bulunduğunu ve somut olayda işin 20.08.2018 tarihinde tamamlanarak faturanın bu tarihte kesildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca davalı tarafın işi eksiksiz teslim edip etmediği, eksik yapılan iş varsa nelerin olduğu ve bu kapsamda davacı tarafça davalıya yapılan ödemenin fazla olup olmadığı ve iadesinin gerekip gerekmediği ve gerekiyorsa miktarına ilişkindir. Taraflar arasında yazılı, götürü bedelli \"konut inşaat mekanik tesisatı yapım sözleşmesi\" olduğu ihtilafsızdır. Davacı yapılan işe göre fazla ödemesi bulunduğunu iddia ederek ödediği bedelin iadesini istemiştir. Davalı ise i̇şin tamamlanması için gereken malzemenin davacı tarafça temin edilmediğini, bu nedenle montajını gerçekleştirilemediğini ancak diğer işlerin tamamlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6098 sy. TBK'nın 480. maddesi uyarınca götürü bedel esasına dayalı eser sözleşmesi hükümleridir. Bu türden sözleşmelerde, yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı işin bedelinin hesaplanmasında \"Fiziki Oran Yöntemi\" uygulanır. Bu yöntem gereğince, sözleşmede yapımı kararlaştırılan işin tamamına göre eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle gerçekleştirilen imalâtın \"İşin Fiziki Gerçekleşme Oranı\" tespit edilip, bu oranın götürü bedele uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanma yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 15. H.D. 2016/1472 E - 2016/3158 K). Somut olayda, her ne kadar mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen üçüncü seçenek hükme esas alınarak karar verilmiş ise de, bilirkişinin kabulü ve hesap yöntemi yukarıda yazılı hesap yönetemine, sözleşmeye ve dosya kapsamına uygun değildir. Bu nedenle gerekirse yerinde keşif yapılarak, öncelikle tanıklar da dahil tüm deliller değerlendirilip, sözleşme kapsamında yapılan işlerin belirlenmesi, işin fiziki gerçekleşme oranının tespit edilmesi, bu oranın sözleşme bedeline uygulanması ve varsa ödeme bedellerinin düşülerek sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı bulunmuş, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/02/2021 tarih, 2018/614 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea3be8a8ede162c9","SID":"258e8f061ce91605"}}