{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/942 <br>KARAR NO: 2025/83<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/01/2021<br>NUMARASI: 2018/198 Esas, 2021/74 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 23/01/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 10/09/2017 tarihinde akdedilen tente sistemi satış ve montajına ilişkin sözleşme gereğince, müvekkili tarafından sözleşmeye konu tente sisteminin 13-14 Ekim 2017 tarihlerinde davalıya ait işyerine kurulup teslim edildiğini, ancak davalının, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gerekli izinlerin alınmadığı gerekçesiyle tentenin sökülmesini talep ettiğini, müvekkili tarafından 20/10/2017 tarihinde tente sisteminin sökülerek davalıya bırakıldığını, sonrasında davalının belediyeden izin alındığını bildirerek tentenin yeniden kurulumunu talep ettiğini, müvekkilinin ek ücret mukabilinde bu işlemi gerçekleştirdiğini, ancak iki gün sonra belediyenin aynı gerekçeyle tentenin yeniden sökülmesini talep ettiğini, müvekkili tarafından tente sisteminin ikinci kez sökülerek davalıya teslim edildiğini, buna rağmen davalının yaşananları dikkate almaksızın ve müvekkilinin sorumluluklarını tam ve gereği gibi yerine getirdiğini göz ardı ederek, sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ve Beşiktaş ... Noterliğinin 17/01/2018 tarihli ihtarnamesi ile müvekkiline fesih bildiriminde bulunduğunu, müvekkilinin bu feshi kabul etmeyerek Üsküdar ... Noterliğinin 25/01/2018 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme bedelinin talep edildiğini, sözleşme gereği gerekli izinlerin alınmasının davalının sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, bu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, takip konusu alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davacı tarafın edimlerini sözleşmede belirtilen süre içinde yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü ve bu sebeple müvekkili tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirlenen 25 iş günlük teslim süresinin dolmasına ve müvekkili tarafından 15/09/2017 tarihinde 30.000,00 TL kapora ödenmesine rağmen işin süresi içinde tamamlanmadığını, sözleşmenin tente ve camların montajını kapsadığı halde davacı tarafından yalnızca tente alüminyumlarının monte edildiğini, sonrasında da sökülerek teslim alındığını ve bir daha herhangi bir montaj işleminin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından yapılan fesih işleminin sözleşmeye uygun ve haklı olduğunu ileri sürerek, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde açmış olduğu davanın reddine, müvekkili aleyhine açılan davanın kötü niyetle ikame edildiğinin tespitiyle %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10/09/2017 tarihli tente sistemi satış ve montajına ilişkin sözleşme kapsamında, belediye izinlerini almak davalının yükümlülüğünde olduğu halde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle tente sisteminin davacı tarafından birkaç kez sökülüp tekrar monte edilmek zorunda kalındığını, sözleşmenin ilgili maddeleri gereği gerekli izinlerin alınmasının davalının sorumluluğunda olduğunu ve bu süreçte davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bilirkişi raporu ve tanık beyanları doğrultusunda cam imalatı hariç olmak üzere davacı tarafından işin eksiksiz tamamlandığını, taraflarca belirlenen toplam sözleşme bedelinin 120.000,00 TL olduğunu ancak yapılmayan cam işlerinin bedelinin 40.000,00 TL ve tente sisteminin iki kez sökülüp takılmasının 12.000,00 TL olarak değerlendirilmesi sonucu iş bedelinin 82.000,00 TL olarak hesaplandığını, davalının daha önce yaptığı 30.000,00 TL ödemenin düşülmesiyle davacının bakiye 50.000,00 TL asıl alacağı bulunduğunu, ayrıca 1.146,57 TL işlemiş faiz ve 209,86 TL ihtar gideriyle birlikte toplamda 63.356,43 TL alacak talep edebileceğini, davacının icra takip dosyasında KDV talep etmediği hususunu da dikkate alarak davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 63.356,43 TL üzerinden iptaline ve takip tarihinden itibaren 50.000,00 TL asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz uygulanarak icra takibinin devamına karar vermiştir.Davalı vekili, istinaf başvurusunda, davacının takibe konu alacak miktarına ilişkin faturayı ibraz etmediğini, tacir sıfatıyla borçlarını ticari defterlerine kaydetmesi gerektiği halde mahkemeye ticari defterlerini sunmadığını ve yazılı delillerle alacağını ispatlayamadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici yazılı sözleşmeye dayalı olarak bakiye iş bedeli alacağı talep etmiş, davalı ise herhangi bir borcu bulunmadığını ve haklı fesih yaptıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, istinaf yoluna sadece davalı tarafça başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf talep dilekçesinde özetle, davacının alacağını ispatlayanmadığını ileri sürmüştür. Davalının istinaf sebeplerine göre yapılan inceleme sonucunda, sözleşme bedeli, yapılan ödeme, yapılmayan iş bedeli düşülerek verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğundan davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/01/2021 tarih ve 2018/198 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.327,87 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan (nispi+maktu harç toplamı) 1.141,3‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.186,57‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d267351260c1c35","SID":"72b540cc2b541172"}}