{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/239 <br>KARAR NO:2024/1913<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/11/2023<br>NUMARASI:2023/302 Esas -  2023/855 Karar<br>DAVA:Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı Tasfiye Memuru ... vekili ile ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Müvekkilinin, ... Şirketi, ... Şirketi ve S.G.K Başkanlığını hasım göstererek Düzce 2. İş Mahkemesi nezdinde 2023/69 E. Sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını ancak   ... Şirketi adli şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrenildiğini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Düzce 2. İş Mahkemesince taraflarına, işbu davayı açmak için mehil verildiğini, işbu davada ihyası istenen ... Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ... .... Gaziosmanpaşa/istanbul olduğunu, ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinde resen terkin ediliğinden ötürü husumetin sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltildiğini belirterek ...nün sicilinde kayıtlı  ... Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı .... vekili cevap dilekçesinde,  müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını,  müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili ticaret sicili müdürlüğünün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddiayı ileri sürmediğini, İddia ve talebin, Düzce 2. İş Mahkemesi nezdindeki davanın (Dosya No: 2023/69 E.) sonuçlandırılmasına, taraf teşkilinin sağlanmasına dayandığını, İşbu nedenle müvekkili Müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de geçici madde 7/2'ye aykırı bir durum bulunmadığı gibi müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olduğundan bahsedilemeyeceğini belirterek müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: müvekkilinin dahili dava yoluyla davaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğnuu, müvekkili açısından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu talebin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini belirterek kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu  iddiaların hak düşürücü geçtikten sonra ileri sürülmesi nedeniyle reddine, davacı tarafından haksız, dayanaksız ve gerçek dışı iddia ve taleplerle açılmış işbu davanın ve içeriğindeki tüm taleplerin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: Müvekkilinin davaya dahil edilmesine dair HMK'da bir usul bulunmadığını, bu yönüyle müvekkilinin davaya dahil edilmesi yoluyla husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, İhyası istenilen şirketin merkezinin Bakırköy Adliye çevresinde olup, yetkili Ticaret Mahkemeleri Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek  haksız ve usulsüz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; \"Terkin tarihinden itibaren dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmiş ise de bir önceki paragrafta yazılı istinaf ilamında da belirtildiği üzere, 5 yıllık süre geçmiş olsa da davaya ek tasfiye hükümlerine göre bakılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bir önceki paragrafta yazılı istinaf ilamında, tasfiye memuru atanmaksızın şirketin terkin öncesi temsil durumuna göre temsil edileceği ile ilgili açıklama yapılmış ise de bu hususun ayrıntılı olarak değerlendirildiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01/03/2017 tarih 2017/11-3184 Esas 2021/1107 karar nolu ilamda da belirtildiği üzere, davaya ek tasfiye hükümlerine göre devam edileceğinden şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği kanaatine varılarak, davacının davasının kabulü ile, Düzce 2 İş Mahkemesinin 2023/69 esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, davanın yürütülmesi, kararın tebliği ve kesinleştirme işlemleri ile kesinleşen kararın infaz işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...-... sicil numarası ile kayıtlı ... Şti 'nin ihyasına, İhya edilen şirkete şirketin daha önceki temsilcisi olan ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memurlarının müşterek yetki ile görev yapmalarına\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı Tasfiye Memuru ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinın dahili dava yoluyla davaya dahil edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı açısından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ön inceleme duruşması usule aykırı bir şekilde icra edildiğini, dava konusu talep hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediği halde yerel mahkemece davanın hukuki vasfında hataya düşülürek davanın kabulüne karar verildiğini, sicilden terkin tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 2023 yılında ihya davası açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından yerel mahkemece reddine karar verilmesi gerekirken davanın ek tasfiye hükümlerine göre bakılması gerektiğinden hareketle kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre gğeçmesine karşılık şirketin ihyasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihya davası açılmasında davalının sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca davalı olarak dahi gösterilmediğini sonradan usule aykırı bir şekilde davaya dahil edildiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin   ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş, karara karşı tasfiye memurları ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup  somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan  haller TTK'nın geçici 7 maddesinde  öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde \"silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde\" ibaresi  iptal edilmiştir.23/5/2024 tarih ve 7511 sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine \"....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz\" düzenlemesi eklenmiştir TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine  hasren ihya  edilen   münfesih konumda olan şirketin  ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca  tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu  şirketin 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan \" Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\" Tebliğ'in 5. maddesi  uyarınca  07/07/2014 tarihinde münfesih olmaları nedeniyle TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Davacı tarafından  Sicilden terkin edilen şirket aleyhine açtığı Düzce 2.İş Mahkemesi'nin 2023/69 esas sayılı davasının derdest olduğu görülmüştür.Davacının derdest dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesi verilmesinde ve re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde derdest dosya işlemlerine  hasren ihya  edilen münfesih konumda olan şirketin  ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca  şirket yetkililerinin  tasfiye memuru olarak atanmasında (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2022 tarih 2022/2187 E. 2022/3135 K.) bir  isabetsizlik görülmemiştir. Ancak re'sen sicilden terkin edilen şirketler yönünden şirketin terkini sürecinden herhangi bir sorumluluğu  bulunmayan şirket yetkileri aleyhine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle tasfiye memurlarının vekilerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Tasfiye Memurları vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜNE; 2-Düzce 2. İş Mahkemesinin 2023/69 esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, davanın yürütülmesi, kararın tebliği ve kesinleştirme işlemleri ile kesinleşen kararın infaz işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...-... sicil numarası ile kayıtlı ... Ltd Şti 'nin İHYASINA, 3-İhya edilen şirkete şirketin daha önceki temsilcisi olan ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memurlarının müşterek yetki ile görev yapmalarına,  4-Karar kesinleştiğinde davacı tarafın yazılı talep etmesi halinde masrafları davacı tarafa ait olmak üzere kararın tescil ve ilanı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı yazılmasına, 5-Davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Davalı İTSM yasal hasım konumunda olduğundan davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gerekli 269,85- TL karar harcı ile 269,85- TL başvurma harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına 8-Adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle 356,25 TL suçüstü ödeneğinden karşılanan tebligat ve tezkere giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333. maddesi  ve  Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Tasfiye memurları vekillerince yatırılan istinaf karar harçlarının istem halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine, b-Davalı tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,11-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ce644f12428ef36","SID":"e224d343cbf8b03c"}}