{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/294 <br>KARAR NO:2024/1918<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/10/2023<br>NUMARASI:2023/626 Esas -  2023/792 Karar<br>DAVA:Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkili kurumun zararının ihyası istenilen şirketten ve diğer ilgililerden tahsili için İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/122E.sayılı dosyası ile alacak davası açılmış olduğunu, taraflarına bu dosyada ismi geçen şirketin ihyası için davacı olarak süre ve yetki verildiğini, söz konusu şirketi resen terkin edilmiş kaydı sona erdirilmiş ise de ihyası istenilen şirket tarafından var olan ihtilaflar beklenmeden ve müvekkil kurumun alacağı gözetilmeden şirketin kaydının resen terkin edilmesine sebebiyet verilmiş olduğunu, söz konusu ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin  ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve ... Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; \"vergi kaydının terkin edildiği\" ve \"sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı\" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığını,  tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 15/11/2013 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiği anlaşılmış olduğunu, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunu, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı vekilince re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiş olduğunu, dava konusu şirket bakımından üçüncü  kişi konumunda olan davacı tarafça re'sen terkin işleminin usule aykırı olduğu iddiasının ileri sürülmesi de mümkün olmadığını, TTK Geçici 7.Madde Fıkra 2 hükmüne de aykırı bir durum bulunmadığından, nitekim bu yönde bir iddia da ileri sürülmediğinden müvekkil müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluğun bulunmamakta olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; \"İhyası talep edilen şirketin münfesih sayılmasına dair yapılan ihtarat sonucunda TTK Geçici 7.Madde hükmü çerçevesinde terkin edilmesi söz konusu olmuştur. 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7. maddesi gereği silinmiş olan bu şirketin ticaret sicilinden re’sen kaydının silinmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün evvela Geçici 7. maddenin 4/a ve 4/b fıkralarında gösterilen hususları yerine getirilmesi  zorunludur. Oysaki yukarıda açıklandığı üzere dava dosyasında Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarının bulunduğu, Geçici 7. maddenin 4/a fıkrasında gösterildiği gibi öncelikle ilgililere ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı ise sabittir. Oysaki resen terkin işlemi yapılan şirketin temsil ve ilzam ile yetkilendirilmiş yöneticilerine ihtar gönderilmediği, şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği anlaşılmakla TTK’nın Geçici 7. hükmüne uygun şekilde ve belirtilen hükümlere uygun bir terkin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı ... Sicil Müdürlüğü her ne kadar yasal hasım olsa da re’sen terkin işleminin usulüne uygun yapılmadığı, dava açılmasına neden olunduğundan davalı ... Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği sonuca varılmıştır.şirketin ihya olunmasına dair talep yönünden sicil müdürlüğü aleyhine açmış olduğu davasının kabulüne, ...nün ...-... ticaret sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi yeniden ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023 yılı uygulaması gereği tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı Müdürlüğün dava konusu işleminin hukuka uygun olduğu halde davalı müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, tebligatların eksiksiz ve mevuat gereğince yapıldığını, TTK geçici m 7/2 'ye aykırı bir durumun bulunmadığını, sicil kayıtlarına bu hususta intikal eden bildirimin bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup  somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan  haller TTK'nın geçici 7 maddesinde  öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde \"silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde\" ibaresi  iptal edilmiştir.23/5/2024 tarih ve 7511 sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine \"....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz\" düzenlemesi eklenmiştir.TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca  yapılan terkin işlemine  karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7 'nci maddesi gereğince terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir. Terkin edilen şirketin ihya edilmesi halinde münfesih olma hali devam edeceğinden şirketin faaliyetlerine devam etmek amacıyla ihya kararı verilemez. Şirket ihyası, eksik tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla yapılabilir. Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine hasren ihya  edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir.Somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu şirketin 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan \" Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in 5. maddesi bendi uyarınca 15/11/2013 tarihinde münfesih olmaları nedeniyle TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirketin, terkinden önce başlattığı  İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/112 Esas sayılı dosyası derdest iken  şirketin terkin edildiği  görülmüştür.Davacının derdest dava nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak re'sen sicilden terkin edilmiş şirket yönünden davacının derdest dosya işlemleri ne yönelik şirketin ihyasının talep etmesine göre mahkemece talep edilen  işlemlere hasren şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için ihyasına karar verilmesi ve  ihya edilen münfesih konumda olan şirketin  ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2022 tarih 2022/2187 E. 2022/3135 K.) ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği   gözetilmeden  yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle,  HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8da4b31e6945ad1","SID":"fa9a334ff231abea"}}