{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1357 - 2025/133<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ              <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>    <br>ESAS NO\t: 2020/1357 <br>KARAR NO\t: 2025/133<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t:  ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:  27/12/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI :  2018/378 Esas-2019/1002 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t\t     \t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili, müvekkili şirkete davalıya sponsorluk fuar alanı stand ve satışı kapsamında hizmet verdiğini, buna bağlı olarak 25 adet toplam 50.000,00 Euro tutarında fatura düzenlendiğini ancak davalının müvekkili  tarafından düzenlenen 01.09.2016 tarihli, 3.500,00 Sterlin ve 01.09.2016 tarihli, 11.348,00 Euro bedelli faturaların tahsil edilmediğini, davalının 2.120,00 Euro tutarında ödeme yaptığını, müvekkilinin davacıdan 3.500,00 Sterlin ve 9.227,00 Euro bakiye alacağı kaldığını, bu alacağın tahsili için girişilen iki takibe  davalının itirazı sonucunda takiplerin durduğunu ileri sürerek, müvekkil alacağı olan 3.500,00 Sterlin ve 9.227,00 Euro'nun aylık %8  faizi ile aynen tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, davanın ticari dava sayılması için davacının ticaret sicil kaydının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa ödemeler yaptığını, müvekili şirketin davacıdan 1.000,00 Euro alacağı olduğunu, bu bedelin de takas ve mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"Dava, yanlar arasındaki hizmet sözleşmesinin uygulanmasından ve verilen hizmet gereği düzenlenen faturalar nedeniyle bakiye alacağın tahsili isteğine ilişkindir <br> Öncelikle davalı yanın mahkememizin görevine yapmış olduğu itirazın değerlendirilmesi gerekmiştir.<br>Görev hususunda, davacı yanın  VD'nde kaydın bulunmasının tek başına tacir sayılıp sayılmamada kıstas kabul edilemeyeceği, 6102 Sayılı TTK.nun 12.maddesinde \"bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.\" denilmekte ise de, davacının  İletişim Hizmetleri adı altında ticari faaliyetinin bulunduğu ve bu hizmetlere dair faturalar düzenleyip iletişim kaydı ile yine tacir sıfatı ile vergi mükellefi oluşu nedenleriyle davacının tacir niteliğinin bulunduğu ve işletme defteri düzenlediği dikkate alınmış, tarafları tacir olan uyuşmazlığın ticari niteliği itibariyle mahkememizin davayı görmekte görevli bulunduğu kanaatine varılmış, yargılamaya devam edilmiştir.<br>Yanlar arasındaki uyuşmazlığın tarafların varlığı kabulde bulunan ve davacı tarafca onaylı bir örneği dosyaya eklenen 3.Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi ve ona bağlı olarak gerçekleştirilecek ticari eşleştirme programı ile ilgili sözleşmenin uygulanması sonrasında kararlaştırılan ücretin veya düzenlenen faturaların kısmen ödenip ödenmediği, davalı savunması gibi takasa/mahsuba konu miktarın olup olmadığı, var ise mahsup edilip edilemeyeceği, davacının davalıdan varlığını iddia ettiği faturalar kapsamında alacaklı olup olmadığı noktalarında bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda sunmuş oldukları tüm deliller ile ticari kayıt ve defterlerin yerinde incelemesinin yapılması ve sözleşmenin irdelenmesi için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş olup rapor alınmıştır.<br>16/04/2019 günlü bilirkişi raporunda özetle; davacı yanın ticari kayıt defterlerinin incelenmesinden, 01/09/2016 tarihli ve 183004 ile 183005 nolu Euro ve GBP bedelli faturaların 01/09/2016 gününün Euro kuru üzerinden sırasıyla 37.346,27 TL ve 13.545,70 TL olarak gelir hanesine işlendiği, ödemeler kapsamında ise sütun satırının bulunmaması nedeniyle davacı yanın davalıdan alacak miktarının tespit edilemediği, bu durumun aynen rapora tablo olarak yansıtıldığı, davalı yasal defterinde ise, 320 satıcılar hesabının altında gizlenen konumu ile ticari ilişkinin 2016 yılının öncesine dayandığı davacının düzenlediği 23 adet toplamda 126.361,71 TL'lik faturanın tanzim edilip davalının bunun 94.653,96 TL'sini ödediği, davalı yanın davacıya 31.707,75 TL borcunun bulunduğunun kayıtlı olduğu, her ne kadar iddiaya konu faturalar öncesi davalının yasal defterlerine göre davacıdan 184,22 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, fatura tanzim ve ödeme tarihi arasındaki kur farkından bu durumun kaynaklandığı ve bu miktarın takas/mahsup talebine konu edilmediği belirgin olmakla bu miktarın gözardı edildiği, mailler ve diğer tüm ticari belgeler eşliğinde sözleşmenin kabulde olup mahsup talebinin yapılması konusunda mutabık kalındığı, yapılan ödemelerin fatura miktarlarından ödeme tarihleri itibariyle döviz cinsine çevrilip mahsubu halinde dava tarihi itibariyle davacı yanın davalıdan 4.748,40 euro ve 3500 sterlin alacaklı olduğunun hesaplandığı, buna TL karşılığının euro da 22.559,60 TL GBP de 18.720,31 TL hesaplandığı ancak Türk parası kıymetini koruma hakkındaki tebliğe değer verildiğinde dava tarihi itibari ile davacı yanın davadan 41.279,91 TL alacaklı olduğu açıklanmıştır.<br>Tarafların bilirkişi kurul raporuna karşı bildirmiş oldukları beyan ve itirazları ayrıntılı olmakla bilirkişilerden ek rapor düzenlenmesi ve itirazların gerekçeli olarak yanıtlanması istenilmiştir.<br>06/12/2019 tarihli ek raporda kök rapordaki sonuç ve kanaatde herhangi bir değişiklik olmadığı izlenmiştir.<br>Davacı tarafça her ne kadar dava tarihinden evvel birden fazla davalı hakkında takibe girişildiği ve temerrüt kapsamında talebe rağmen anılan miktarların ödenmediği iddiası ile faiz başlangıç tarihlerinin 2016 yılı fatura düzenlendiği tarihler olarak bildirilmiş ise de yanlar arasında tam bir mutabakatın sağlanmamış olması sözleşmede temerrüt yönünde açık bir maddenin bulunmaması ve takas/mahsubu gerektiren miktarların varlığı dikkate alındığında davacı tarafından davalının ödenmediği, kanıtlanan döviz cinsi alacaklarına dava tarihinden itibaren aşağıdaki şekilde talebi aşmamak üzere faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>Mahkememizce toplanan kanıtlar ve beyanlar ile iddia ve savunmaların karşılıklı denetiminden; sözleşmenin tarafların kabulünde bulunduğu, ticari ilişkinin 2016 yılı öncesinden itibaren sürdürüldüğü, düzenlenen faturaların davalı ticari kayıtlarında kayıtlanmış olduğu, taraf ticari kayıtlarının birbirleriyle mutabık olup ancak sözleşme hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir kısım hizmetlerin yapılmaması nedeniyle karşılıklı anlaşmaya varılan bölümün dava tarihi öncesinde tespit edildiği ve esasen davacı yanın da bu miktarın döviz cinsinden düşümü gerektiğinde karşı bir savunma getirmediği, yapılan kısmi TL ödemelerinin o günkü döviz cinsinden genel fatura borçlarından düşümü yapılarak hesaplanmasında bilirkişilerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli raporlarında açıklandığı üzere davacının davalıdan dava tarihi itibari ile bakiye 4.748,40 euro ile 3.500 GBP alacaklı bulunduğu, dövizdeki ani kur artışı yönünden 2018 yılı başlarında çıkartılan KHK nın  bu dava dosyasındaki 2016 yılından gelen döviz borcunu etkileyici bir yönü olmadığı aksine diğer veriler değerlendirilerek yalnızca fatura düzenlenmesinin temerrüt için yeterli koşul olmadığı da dikkate alınıp davacının alacağın tahsiline\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili alacağının 9.227,00 Euro ve 3.500,00 Sterlin olduğunu, bilirkişi raporunun hukuka ve hakkaniyete  aykırı olup eksik hesaplandığını, davalının müvekkiline 1.000,00 Euro  bedelli fatura göndermediğini, döviz mevduatına uygun faiz oranının %8 aylık faiz oranından az olmamak koşuluyla hüküm kurulması gerekirken mahkemece aylık %8 faiz oranını aşmamak üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığını  belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>İstinaf yasa yoluna başvuran davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle: <br>Mahkemece; Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ ile belirlenen düzenlemeye aykırı şekilde karar verildiğini, dövizle yapılan sözleşmelerin Türk Parası'na çevrilmesine ilişkin tebliğe aykırı davranıldığını, mahkemece dövizin Türk Lirası'na çevrilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık;  taraflar arasında akdedilen döviz endeksli sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya verilen hizmet bedelinin tahsili nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve alacağın miktarı  hususlarında toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Dava,  taraflar arasında akdedilen döviz endeksli sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya verilen hizmet bedelinin tahsilinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin döviz cinsinden düzenlenmiş olmasına ve mahkemece de yabancı para üzerinden hükmedilmiş bulunmasında bir isabetsizlik olmamasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/378E., 2019/1002K. sayılı dava dosyasında verdiği 27/12/2019 tarihli kararına yönelik taraf vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ  AYRI AYRI  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince; <br>-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 54,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 561,00 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>-Davalıdan alınması gereken 3.238,65 TL istinaf harcından peşin alınan 810,00 TL'nın mahsubu ile bakiye 2.428,65 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>12/02/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  beş yüz kırk dört bin dört yüz yetmiş  (544.470,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  12/02/2025<br>\t\t\t\t<br>    <br>Başkan<br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b611db4e237459d","SID":"8883729207862c54"}}