{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1753 <br>KARAR NO: 2025/128<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/10/2024<br>NUMARASI: 2024/108  Esas  2024/662 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 04/09/2020 tarihinde Komisyon Sözleşmesi (Çalışma Sözleşmesi) akdedildiğini, anılan sözleşmeye göre müvekkili şirketin davalı şirket tarafından üretimi yapılan medikal maskelerin İtalya adresinde mukim ... firmasına pazarlanması işini yürüteceğini, bunun karşılığında müvekkili şirketin sözleşmede belirlenen fiyatın üstünde kalan kısımdan komisyon bedeline hak kazanacağını, sözleşmenin 4.2. maddesine göre ... firmasına yapılacak medikal mavi maske ihracatı için 0.52-TL/CIF Bari-İtalya teslimi fiyatından anlaşma yapıldığını, bu fiyat üzerindeki bedelin müvekkili şirkete ait olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4.3. maddesinde ... Firması'ndan ihracat bedelleri geldikten sonra müvekkili şirketin hak edişi için davalı ... Tekstil'e fatura keseceğini ve ödemeyi ... Tekstil'den alacağını, işbu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin aracılık görevini tam olarak ifa ettiğini, ... firmasına maske ihracatı yapılmasını sağladığını, davalı ... tarafından ... firmasına kesilen 09/09/2020 tarihli, ... numaralı 592.164,72-TL. bedelli fatura ile 29/09/2020 tarihli, ... numaralı 995.829,36-TL. bedelli faturadan ve bu faturalara istinaden davalı hesabına gelen ödemelerin ihracatın yapıldığını ispatladığını,  faturalardan müvekkili şirketin komisyon hakkı kazandığının anlaşıldığını, davalı şirket tarafından İtalya'daki ... firmasına yapılan maske ihracatı neticesinde 21/09/2020 ile 26/10/2020 tarihleri arasında davalı şirketin banka hesabına toplamda 164.596,00 Euro (1.517.236,41-TL Ödeme Tarihlerindeki Kur'a göre) ... firması tarafından ödeme yapıldığını, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca yapılan hesaplamaya göre bunun 527.887,64-TL.'sinin müvekkili davacı şirketin hakkı olduğunu ve müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin komisyon alacağı için davalı şirkete 01/02/2021 tarihli ve ... No.lu  527.887,64-TL.'lik proforma faturayı kestiğini, faturanın noter kanalıyla davalı şirkete tebliğ edildiğini, yapılan sözlü görüşmelere rağmen müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirkete Bakırköy ... Noterliği'nden 26/02/2021 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarname keşide ederek; ihtarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde ödeme yapmalarının, aksi takdirde yasal haklarını kullanacakları hususunun ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin temerrüde düştüğünü belirterek ve dilekçesinde açıklanan diğer nedenlerle; öncelikle davalı şirketin taşınır, taşınmaz ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine dava değeri olan şimdilik 100.000,00-TL. tutarındaki alacakları kadar ihtiyati haciz konulmasına, yapılacak yargılama sonucunda ise fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak davalarının kabulüne, müvekkili şirketin hak kazandığı komisyon bedelinden şimdilik 100.000,00-TL.'lik alacağın davalı şirketin temerrüde düştüğü 13/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili sunmuş olduğu 23/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda komisyon bedeli alacağı talebini 418.715,47 TL artırarak dava değerini 518.715,47 TL'ye çıkartmış, noksan harcı ikmal etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; her ne kadar davacı tarafça, müvekkili davalı şirket ile sözleşme yapıldığı belirtilmiş ise de, davacının dayandığı sözleşmede yer alan Gökmen Kaya’nın müvekkili şirket adına sözleşme yapma ve müvekkili şirketi temsil etme yetkisininin bulunmadığını, yetkisiz kişinin yaptığı sözleşmenin müvekkilini bağlamadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin yerleşim yeri adresinin Merkez/Batman\" olduğunu, dava konusu yapılan proforma fatura alacağına dayalı borç yönünden yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri değil, 6100 sayılı HMK.'nun 6. maddesinde göre genel yetkili mahkeme olan Batman (yani davalı müvekkilinin yereşim yeri olan Batman) Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle yetkiye itiraz ettiklerini, mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Batman Mahkemeleri’ne gönderilmesini, esasa yönelik olarak ise davacı tarafın 04/09/2020 tarihli sözleşmeye dayanarak müvekkili şirketten komisyon alacağı talebinde bulunduğunu, dava konusu olduğu iddia edilen alacak kaleminin zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacı tarafça talep miktarı tam olarak belirtilmediğinden müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Batman Mahkemeleri'ne gönderilmesini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Mahkemece,  \"...Tarafların ticari defterlerini detaylı olarak inceleyen, dava dışı İtalyan firmasınca düzenlenen faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğunu, bu nedenle davacının sözleşme kapsamında yüklendiği edimini ifa ettiğini tespit edip, bu firma tarafından yapılan ödemeler çerçevesinde sözleşmenin 4.2 ve 4.3 maddelerine uygun olarak hesap yapan bilirkişi raporu benimsenerek taleple bağlılık ilkesi uyarınca \" davanın kabulü ile 518.715‬,47 TL'nin temerrüt tarihi olan 13/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Verilen karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 17/01/2024 tarih 2023/2215 E. 2024/86 K. Sayılı ilamı; \"...hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin ... firmasına düzenlenen faturalarla ihracatı gerçekleştirdiği, davacının, davalıdan sözleşmenin 4.2.maddesi gereğince  yapılan hesaplamalara göre, 535.672,47 TL. tutarında sözleşmeden doğan komisyon alacağı bulunduğuna karar verilmiş ise de illiyet bağı yönünden diğer bir ifade ile sözleşmeye konu davalı şirket tarafından üretimi yapılan medikal maskelerin, dava dışı şirkete ihracatın yapılmasında davacı şirketin aracılık faaliyetini yerine getirip getirmediği araştırılmamıştır. Davacı vekili, dosyaya ibraz edilen mail yazışmalarında açıkça tespit edildiği üzere davalı tarafın sözleşmede yer alan yurt dışı şirketlerine yaptığı maske satışında tüm süreci müvekkil şirket yürüttüğünü, ayrıca ... firmasının ihracatının davacı kontrolünde yaptırıldığına dair yazısı da dosyada bulunduğunu, davalı şirketin sözleşmeye konu şirketlerle herhangi bir irtibatı olmadığını, yurt dışında mukim işbu şirketlerle yapılan satışların hepsi komisyon sözleşmesinden sonra olup bu satışların pazarlamasını yapan ve süreci yürüten müvekkil şirket olduğunu iddia etmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; bilirkişi raporunda davacının komisyon alacağının tespitinde esas alınan; davalının, dava dışı ... firmasına yaptığı ihracatlarda davacının aracılık faaliyetini yerine getirip getirmediği konusunda tarafların dayanmış oldukları deliller üzerinde inceleme yaptırılarak denetime ve hüküm kurmaya  elverişli olacak şekilde mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor yada yeni bir heyetten alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiği\" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, \"...Tarafların ticari defterleri ile hem aralarındaki hem de dava dışı ... firması ile olan ilişkilerinin sabit olduğu, sözleşmenin süresiz olarak imzalandığı, davalıya fesih hakkı tanındığı halde davalı yanca fesih hakkının kullanıldığı yönünde bir savunma veya delil getirilmediği, hem taraflar arasındaki hem de dava dışı müşteri tarafından yapılan yazışmalardan davacının aracılık faaliyetini yerine getirdiğinin anlaşıldığı, kaldı ki süresiz olarak imzalanan ve feshedildiğine dair bir iddia bulunmayan sözleşmenin 5. maddesindeki hükümlerin davacının alacak iddiasına akdi dayanak teşkil ettiği, davalının aracılık hizmetini başkasından aldığına yönelik de bir savunmasının veya delilinin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, benimsenen 21/08/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 544.751,66 TL simsarlık ücreti alacağının mevcut olduğu anlaşılmış, taleple bağlılık ilkesi uyarınca\" davanın kabulü ile 518.715‬,47 TL'nin temerrüt tarihi olan 13/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; sözleşmede davalı adına imzası bulunan ...'nın  davalı şirketi temsile yetkisi  ve müdür sıfatı bulunmadığını, davalı şirketi münferiden temsil yetkisinin ...'a ait olduğunu, dolayısıyla yetkisiz kişi tarafından imzalanmış olan sözleşmenin müvekkil şirketi bağlamayacağını, kabul etmemekle birlikte sözleşme kurulduğu kabulü edilse dahi, davacıya komisyoncu olduğu satışlar için ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin davacı taraftan bağımsız olarak yapmış olduğu satışlara yönelik davacı tarafın herhangi bir dahili bulunmadığından davacının aracı olmadığı satışlarda herhangi bir hak edişi mevcut olmadığını bununla birlikte kabul etmemekle birlikte aksi kanaatte dahi yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere fatura düzenlenmemesi halinde alacak miktarı değişecek olup dava konusu olay kapsamında ise davacı yan tarafından herhangi bir fatura düzenlenmediğini, bu nedenle fatura düzenlenmemiş olduğu gözetilerek 453.959,72 TL ve işbu tutardan müvekkil tarafın alacaklı olduğu 16.957,00 TL düşürülerek 437.002,72 TL üzerinden değerlendirme yapılması, kaldı ki fatura düzenlenmesi halinde dahi KDV oranı %20 değil %18  olarak hesaplanması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan  sözleşmeden kaynaklı komisyon bedeli alacağı istemine ilişkindir. Davacı vekili, taraflar arasında 04/09/2020 tarihinde imzalanan sözleşme  gereğince davacı şirketin, davalı şirket tarafından üretimi yapılan medikal maskelerin,  Galatina - İtalya adresinde mukim ... firmasına pazarlanması işini yürüteceği, bunun karşılığında davacı şirketin sözleşmede belirlenen fiyatın üstünde kalan kısımdan komisyon bedeline hak kazanacağı kararlaştırıldığı, işbu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin aracılık görevini tam olarak ifa ettiği, ... firmasına maske ihracatı yapılmasını sağladığı, davalı şirket tarafından ... firmasına kesilen faturalara istinaden davalı hesabına gelen ödemelerin ihracatının yapıldığı ispatladığı, söz konusu faturalardan müvekkili şirketin komisyon hakkı kazandığınından bahisle sözleşmede kararlaştırılan ücret alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ise sözleşmede davalı adına imzası bulunan ...'nın  davalı şirketi temsile yetkisi  ve müdür sıfatı bulunmadığı, davalı şirketi münferiden temsil yetkisinin ...'a ait olduğu, dolayısıyla yetkisiz kişi tarafından imzalanmış olan sözleşmenin müvekkil şirketi bağlamayacağı, kabul etmemekle birlikte sözleşme kurulduğu kabulü edilse dahi, davacıya komisyoncu olduğu satışlar için ödeme yapıldığı, müvekkil şirketin davacı taraftan bağımsız olarak yapmış olduğu satışlara yönelik davacı tarafın herhangi bir dahili bulunmadığından davacının aracı olmadığı satışlarda herhangi bir hak edişi mevcut olmadığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen 04/09/2020 tarihli \"Çalışma Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmenin konusunu,  davacı şirketin, davalı şirket tarafından üretimi yapılan medikal maskelerin,  Galatina - İtalya adresinde mukim ... ve ... firmasına pazarlanması, sözleşmede belirlenen şartlarla davalının ihracat yapması için satımı, teslim edilmesi oluşturduğu ve yapılan satışlara göre komisyon bedeli ödeneceği kararlaştırıldığı, sözleşmenin davalı şirket adına ... tarafından imzalandığı, ancak davalı şirketi münferiden temsil yetkisinin ...'a ait olduğu dolayısıyla  sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı görülmüş ise de önceki kaldırma kararımızda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından akdedilmiş olması salt  sözleşmenin geçersiz olduğunu göstermeyeceği, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarından anlaşıldığı üzere davalı şirketin sözleşme kapsamında ifaya yönelik işlemlerde bulunduğu, sözleşmeye konu dava dışı yabancı şirketlere medikal maskelerin ihracatının gerçekleştirildiği, dolayısıyla  yetkisiz temsil ile yapılan sözleşmeye zımnen icazet verdiği anlaşılmıştır. Bu durumda yetkisiz temsilci ile yapılan sözleşme başlangıçtan itibaren geçerli bir sözleşmenin bütün hüküm ve sonuçlarını doğuracağından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde; sözleşmenin, simsarlık alacağına ilişkin olup TBK 520. Maddesinde simsarlık sözleşmesi “simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. O halde, simsarın ücrete hak kazanabilmesi için sözleşmenin kurulmuş olması ve illiyet bağının bulunması diğer ifade ile asıl sözleşme, simsarın yaptığı faaliyet sonucunda kurulmuş olması gerekir. Dairemizin kaldırma kararı uyarınca mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir ili hukukçu bilirkişisinden alınan 21/08/2024 tarihli raporda özetle; \" Davacının, davalı şirketin, dava dışı ... firmasına yaptığı ihracatlar kapsamında sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca  ihraç edilen 841.200 adet mavi medikal maskeden kaynaklı 183.465,72 TL, 1.390.000 adet beyaz maskeden kaynaklı 270.494,00 TL olmak üzere toplam 453.959,72 TL komisyon alacağı hesaplandığı, davacı\tyanın fatura düzenlemesi durumunda ayrıca %20 oranında KDV dahil edildiğinde 544.751,66 TL  komisyon alacağı bulunduğu, davalının davacıdan olan 16.957,00 TL cari hesap alacağı mahsup edildiğinde davacının davalıdan 527.794,66 alacaklı olduğu, Davacının komisyon alacağının\ttespitinde esas alınan; davalının, dava dışı İtalyan ... firmasına yaptığı ihracatlarda davacının aracılık faaliyetlerini yerine getirip getirmediği konusunda tarafların dayanmış oldukları deliller ile ilgili incelemede; - Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, ihracat yapılacak firmanın (...) belirlendiği, ... firmasından gelen sipariş metninde, adına ... tarafından düzenlenmiş\tmaske\tsiparişlerini ve bu siparişlerin davacı şirketin kontrol ve yetkisinde yapıldığı ifade edildiği, -Davacı şirket tarafından maske ihracatı için ... firması ile yapılmış mail yazışmaları, söz konusu mail yazışmalarında maske adedi, cinsi ve fiyatı, maskeleri taşıyacak lojistik şirketine ilişkin yazışmaları ve maske kolileri üzerinde bulunması istenen yazıları içerdiği, -Davacı şirket ve davalı şirket ile gümrükleme şirketi ve taşıyıcılar arasında maske sevkiyatı, yükleme, maskelerin çıkışı, depoya varışı gibi sevkiyat sürecine dair yazışmalar bulunduğu, -Davacı şirket yetkilisi ...'dan tarafından davalı ... firmasına gönderilen mailler ekinde dava dışı ... firması tarafından davalı ... firmasına yapılan ödemeler listesi mevcut olduğu, -Maske sevkiyatını yapan ... firması tarafından sevkiyat sebebiyle ... firmasından olan alacağına dair ihtar, davacı ... Tekstil tarafından davalı ... firmasına iletildiğine dair mailler, -Dava dışı ... firmasının, sevkiyatı yapılacak maske kolileri üzerinde yazmasını ve bulunmasını istediği koli üstü yazılar ve işaretler hususunda davacının davalıya  gönderdiği mailler ve mail ekinde bulunan örnek koli üstü yazıları, -Davacı tarafından davalı ... firmasına, ... firmasının maske kolilerine ilişkin şikayetlerini ilettiği mail çıktısı bulunduğu \" yönünde tespitte bulunmuş olup alınan rapor denetime açık hüküm kurmaya elverişli görülmüştür. Somut olayda; Taraflar arasında düzenlenen 04/09/2020 tarihli sözleşme kapsamında davalı firmanın, dava dışı ... firmasına yapmış olduğu mavi ve beyaz maske ihracında, raporda ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere davacı firmanın aracılık faaliyetini yerine getirdiği, sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca kararlaştırılan KDV hariç 453.959,72TL komisyon alacağı bulunmaktadır. Davalı vekili,  davacı tarafından herhangi bir fatura düzenlenmediğin KDV'nin dahil edilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürmüş ise de davacının ücret alacağı davalı tarafça ödenmediğinden dolayı faturanın düzenlenmediği, davalının, davacının komisyon alacağından KDV ile birlikte sorumlu olduğu, ödemeden sonra şayet faturanın düzenlememesi durumunda davacının vergisel sorumluluğunu ilgilendirdiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ancak bilirkişi raporunda 07/07/2023 tarih ve 32241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7346 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile \"Mal Ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile \" davaya konu hizmet alımında %18 olan KDV oranı %20 olarak uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle KDV oranı %20 olarak hesaplanmış ise de davanın açıldığı tarih itibariyle %18 olan KDV oranının dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre %18 KDV oranına göre KDV dahil davacının toplam 535.672,47 TL komisyon alacağı bulunduğu, davalının 16.957,00 TL cari hesap alacağı mahsup edildiğinde talep edilebilir alacak miktarı  518.715,47 TL hesaplanmıştır. Mahkemece, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı alacağı hesaplanmış ise de sonuç itibariyle  davacının talebi ile bağlı kalınarak 518.715,47 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 8.858,36 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.242,96 TL'nin davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b38fb529906f540","SID":"8b5b45fc965f6bab"}}