{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1852 <br>KARAR NO: 2025/218<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/11/2024<br>NUMARASI: 2024/127 E. <br>DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil nolu markanın tescil belgelerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, dava konusu davalının ...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... numaralı markasından kaynaklanan hakları dava süresinde müvekkile karşı kullanmasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap  dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket 13.05.2022 tarihli ... tescil numaralı 35. ve 43. sınıflarda tescilli \"...\" markasının gerçek ve tescilli hak sahibi olduğunu, davanın konusu önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği nedeniyle markanın hükümsüzlüğü olduğundan ispat yükü davacıda olduğunu, davacı taraf müvekkili Şirketin başvuru tarihi olan 13.05.2022 tarihinden önce markayı kullandığını ispat etmek için TPMK nezdinde yapmış oldukları başvuruya değinmişlerse de kayıtlara bakıldığında başvurunun 19.01.2023 tarihinde yani müvekkili Şirketin başvuru tarihinden daha sonra yapıldığını, davacı taraf gerçek hak sahipliği iddiasını delillendirmek için ayrıca sosyal medya hesaplarını delil olarak gösterdiğini, bilirkişi Raporunda da \"Ancak verilen bilgiler doğrultusunda dosya münderecatından davalı yanın kötü niyetli olduğunun anlaşılamadığı\" belirtilmiş olup davacının beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacı, müvekkili Şirketin \"...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... tescil numaralı markasının devir ve temlikin önlenmesi için TPMK sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını ve markadan kaynaklanan haklarını dava süresince davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu,  10.06.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini, talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin 10/09/2024 tarihli kararıyla; \"Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;  dava konusu deliller, TPMK kayıtları, alınan rapor ve ek rapor içeriğine göre bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin dava konusu ...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... numaralı markadan kaynaklanan hakları dava süresinde davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine\" şeklindeki gerekçeleri ile; Davacı vekilinin ...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... numaralı markadan kaynaklanan hakları dava süresinde davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur. Dairemizin 19/12/2024 tarih 2024/1691 E. 2024/2099 K. Sayılı kararıyla; \"Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine\" şeklinde hüküm kurulmuştur. Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; dava konusu hakkında yaklaşık ispat koşulları oluşmamışken, bu durum Mahkemece de ifade edilmişken dosya kapsamında herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hal böyleyken 10.06.2024 tarihli ara karar ile, \"Davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil nolu markanın tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına,\" karar verilmişse de, süresi içerisinde sunulan hukuki itirazlar göz önünde bulundurularak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20/11/2024 tarihli kararıyla; \"Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen  6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi ile, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında  uygulanacak geçici bir hukuki koruma olup, taraf vekillerince dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde, dava, davalı adına kayıtlı  ... tescil numaralı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, söz konusu hükümsüzlüğü talep edilen markanın davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması, bu cümleden olmak üzere, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmaması amacıyla verildiği,  yerleşmiş istinaf uygulamalarının da (İst. BAM 16. HD., 17/11/2020 tarih, 2020/1877-2020/1919; İstanbul BAM. 16. HD. 07/12/2018 tarih, 2018/3590Esas, 2018/2636 Karar) aynı mahiyette olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin mahkememizce verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin itirazın reddine\" şeklindeki gerekçeleri ile; Davalı vekilinin mahkemece verilmiş 10/06/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil Şirketin \"...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... tescil numaralı markasının devir ve temlikin önlenmesi için TPMK sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını ve markadan kaynaklanan haklarını dava süresince davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, dava konusu hakkında yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını, dosya kapsamında herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtildiği üzere davacı taraf müvekkili Şirketin başvuru tarihi olan 13.05.2022 tarihinden önce markayı kullandığını ispat etmek için TPMK nezdinde yapmış oldukları başvuruya değinildiği ve kayıtlara bakıldığında başvurunun 19.01.2023 tarihinde yani müvekkili Şirketin başvuru tarihinden daha sonra yapıldığı görüldüğünü, sunulan deliller neticesinde Türkiye'de müvekkili Şirket'in tescil başvuru tarihi öncesinde kullanıldığı iddiasını desteklemediğini, iddialar kabul edilecek olsa dahi sosyal medya üzerinden paylaşım yapma etkinliği 35. ve 43. kodlar kapsamında bir markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği de bilirkişi raporunda denildiği ve davacının iddialarının gerçek hak sahipliği yönünde değerlendirilemeyeceği yönünde görüş bildirildirildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka ve yasalara aykırı olduğunu beyan ederek, istinaf taleplerinin kabulüne, Bakırköy 2. Fikri  ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/127 E. Sayılı dosyada 20.11.2024 tarihli tedbire itirazın reddi kararının kaldırılarak, müvekkiline ait marka üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  Davalının marka tescilinin müvekkilin kişilik haklarını ihlal ettiğini, davalının, müvekkilin “...” ibareli tanınmış markası ile iltibas oluşturmak ve haksız kazanç elde etmek maksadı ile ... numaralı  marka tescilini yaptığını, somut olayda, davalı müvekkiline ait “...” ibareli tanınmış markayı, müvekkilinin 43. Sınıfta Türkiye' de kullanımına ve Türkiye' deki ticari faaliyetlerine rağmen birebir aynı şekilde tescil ederek, haksız rekabete sebebiyet verdiğini, tanınmış markadan haksız kazanç ve menfaat temin etmek niyeti ile hareket ettiğini, delil tespiti aşmasında eksik inceleme ile tanzim edilen bilirkişi raporunda ifade edilenin aksine, müvekkili “...”  ibareli markayı gerek Türkiye' den yaptığı sosyal medya yayınları ve gerekse 2021 yılından beri Türkiye' de faaliyet gösterdiği “...” restorant işletmesi ile Türkiye' de kullandığını, müvekkili “...” markası ile yiyecek içecek, restoran ve turizm işletmeciliği sektöründe faaliyet gösterdiğini, ayrıca Türkiye' den, sosyal medya hesapları üzerinden sosyal medya yayınları yaptığını, “...” markası,  yiyecek içecek, restoran ve turizm işletmeciliği sektöründe müvekkili ile özdeş tanınmış bir marka olduğunu, 01.05.2021 tarihli Ortaklık ve Lisans Protokolü, müvekkili ile ... Pet. Ve Pet. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı restorant işletmesi arasında yapılan adi ortaklık sözleşmesi ile, Fatih/İstanbul adresindeki “...” işletmesinde müvekkilinin ortak olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markasını restorant hizmetlerini kapsayan biçimde Türkiye' de kullandığını ortaya koyduğunu, , bilirkişi heyetinin, eksik incelemeye dayanan raporuna istinaden  müvekkilin sadece  internet üzerinden yayın yaptığını, fiziki restorant işletmesi bulunmadığı böylelikle Türkiye' de davalının “...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... numaralı 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden yaptığı marka tescil müracaatı öncesinde Türkiye' de herhangi bir  “...” ibareli markasal kullanımı bulunmadığı yönündeki  iddiasının doğru olmadığını, bu hali ile müvekkilin eskiye dayalı hak sahipliği ve her halükarda kötü niyetli marka tescili sebebi ile olayda SMK 6/3,6/9 ve diğer hükümsüzlük koşulları oluştuğunu, belirterek davalının ihtiyati tedbire itirazın reddi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun reddine, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkeme 10/06/2024 tarihli ara kararı ile teminat karşılığında Davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil nolu markanın tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise,  3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, karar verilmiş olup itiraz üzerine duruşma yapılarak istinafa konu 20/11/2024 tarihli ara kararı ile tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Dava konusunun markanın hükümsüzlüğü davası olduğu  SMK'nın 159. maddesi uyarınca, markanın/tasarımın davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk yaşanması ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması amacıyla teminat karşılığında davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil nolu markanın davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına dair verilen ihtiyati tedbir kararı ve itiraz üzerine verilen 20/11/2024 tarihli karar dosya kapsamına uygun olduğundan davalının istinafı yerinde görülmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih ve 2024/127 E., sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21faa2d41af2413a","SID":"df9d3893c775adac"}}