{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1737 <br>KARAR NO:2025/30<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/09/2024<br>NUMARASI:2023/670 Esas -  2024/880 Karar<br>DAVA:Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  davalının şirketin yüzde 50 pay sahibi ve şirket müdürü olduğunu, davalının ...isimli limited şirket kurduğunu, başlangıçta şirketin % 90 hisse sahibinin ... Madencilik olduğunu, şirket müdürünün davalı olduğunu, sonrasında ... hisselerinin davalıya devredildiğini öğrendiklerini, taraflar arasındaki ihtilafın ceza yargılamasına konu edildiğini, Küçükçekmece CBS 2022/33409 soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, davalının ... hisselerini devralmadan önce genel kurul toplantısı yapılmadığını, bu hususta alınan genel kurul kararı bulunmadığını, payların devrine ilişkin diğer ortakların beyanlarının da alınmadığını, davalının şirketle işlem yapma yasağına da bu şekilde aykırı hareket ettiğini belirterek davanın kabulü ile davalının şirket müdürlüğü görevinden azledilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı adına yapılan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...,6102 Sayılı TTK'nın 630. maddesinde de, \"Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.\" hükmünü haizdir. (Yargıtay 11. HD'nin 03/05/2017 tarih ve 2015/15039 Esas, 2017/2589 Karar.) 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmekte olup, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliler ve itibar olunan bilirkişi raporlarına göre davalının müdür olarak eylem ve işlemlerinin dava dışı şirketin çıkarlarını zedeleyecek nitelikte olduğu ve şirketi finansal olarak güç duruma düşürdüğü tespit edilmekle açılan davanın kabulüne,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  kayyım atanması kararını istinaf ettiklerini ve bu istinaf sonucunu beklenmesini talep etmelerine rağmen beklenmeden hukuka aykırı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, dosya kapsamında bulunan kök ve  ek bilirkişi raporunda itirazlarının hiçbirinin incelenmediğini, özensiz, bilimsellikten ve dayanaktan yoksun bilirkişi raporları hükme esas alınarak karar verildiğini, hiçbir belge ve şirket kayıtları incelenmeden soyut düşünceler üzerinden rapor hazırlanmış olduğunu, raporların bilimsel ve objektif özellik arzetmediğini, dava dışı şirketlerin her ikisinin de  faaliyete geçirilebilmesi için ruhsat alım, iş makinaları, personel vs yatırım maliyetlerinin şirket ortakları tarafından karşılanması gerektiğini, davalının  hisse  sahibi olarak  yatırım bedellerinin karşılanması konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, şirket sermaye  borcunu ödediğini, ayrıca  ruhsat alımı, iş makinaları gibi teçhizat bedelleri ve tüm yatırım maliyetlerinin davalı tarafından kendine düşen miktarda şirketlere ödendiğini, şirket kayıtları ve banka hesap hareketleri incelendiğinde bu hususun görüleceğini, davacıların ise ortaklık payından kendisine düşen ödemeleri yapmadığını, davacıların taahhüt ettikleri esas sermaye ve yatırım maliyet  ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediklerini,  bilirkişilerin  işlem yasağına konu ettikleri işlemin 2020 yılında yapıldığını, bu işlemden yıllar sonra yani çok uzun bir zaman sonra dava açılmasının kötüniyeti açıkça gösterdiğini,kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2 maddesine dayalı olarak limited şirket müdürünün haklı nedenle azli istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. TTK 625. ve 626.maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların  ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. Kural olarak şirketler  genel kurul tarafından seçilen yöneticileri tarafından temsil ve ilzam edilmesi gerekir. Şirket  yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekir.  ...Şti.’nin davacı ...ve davalı ... tarafından 27.02.2018 tarihinde Burdur ilinde kurulduğu, hisse devirleri neticesinde sermaye paylarının; %50’sinin ..., %21’inin ..., %15’inin ..., %7’sinin ... ve %7’sinin ...’a ait olduğu,   Şirket müdürünün ... olduğu anlaşılmaktadır. ...Şti. ile ... tarafından 06.07.2018 tarihinde İstanbul ilinde ....Şti. unvanlı bir şirket kurulduğu,  şirketin sermaye paylarının; %90’ının ....Şti.'ne, %10’unun ...’a ait olduğu, Şirket müdürünün ...Şti. olduğu ve tüzel kişi temsilcisinin ... olarak belirlendiği, ....Şti.’nin %50 ortağı ve Şirket müdürü ... tarafından ....Şti.’nin ...Şti.’ndeki paylarının tamamının, İstanbul ...Noterliği’nin 11.09.2020 tarih ve ... sayı ile tasdikli 28.08.2020 tarihli 2020/01  Genel Kurul Kararı ile kendisine (...) devredildiği anlaşılmaktadır.  Dava dosyasında Burdur ilinde faaliyet gösteren ....Şti.’nin ...Şti.’ndeki paylarının ...’a devredilmesine ilişkin bir genel kurul kararı bulunmamaktadır.TTK’nın limited şirketlere ilişkin düzenlemelerinde işlem yasağına ilişkin ayrı ve açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu  hususta Anonim Şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin TTK md. 395 hükmünün kıyasen Limited Şirket müdürüne uygulanması söz konusudur.  TTK md. 395 (1)’e göre yönetim kurulu üyeleri, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamazlar; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir, diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz. Davalı taraf 1.000.000 TL sermayeli ... şirketinin malvarlığının %70 ile iştirak ettiği dava dışı ... şirketine ait hisselerin,  bu şirketin tüzel kişi müdürün temsilcisi olarak kendisine satması işlem yasağının ihlali anlamına geldiği,  ... sahip olunan %90 hisse... Şirketinin %70 oranında mal varlığına tekabül ettiği,  bu satışın şirket malvarlığının toptan satışı anlamına geldiği bu nedenle de ...Limited Şirketinin  genel kurulunda bir karar alınmasını gerektiği ancak böyle bir kararın alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının görevde olduğu sürece gerek dava dışı ... Şirketinin müdürü gerekse ... şirketinin müdürü olan ... Şirketinin temsilcisi sıfatıyla gerçekleştirdiği işlemler ve eylemlerin dava dışı ...Şti. nin  çıkarlarını zedeleyecek nitelikte olduğu, davalının işlem yasağının ihlal ettiği anlaşılmaktadır.Yine davacılar tarafından aynı ortaklığa ilişkin iddialar kapsamında yapılan başvuru üzerine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı hakkında dolandırıcılık suçundan TCK 157/1, 43,4, 53/1 maddelerince cezalandırılması istemli olarak Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesine 2022/33409 soruşturma, 2023/19024 Esas no, ... iddianame numarası ile dava açıldığı da belirlenmiştir. Bu durumda TTK  madde  630 (3) de anılan haklı sebeplerin gerçekleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4741b2228ff1eb59","SID":"cba1ade793bb339f"}}