{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/140 <br>KARAR NO: 2025/145<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/439 D.İş Esas - 2024/449 D.İş Karar<br>KARAR TARİHİ: 04/12/2024<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden ..., müvekkiline 18/09/2018 düzenlenme 01/05/2020 vade tarihli 350.000 USD 'lik kambiyo senedi ile 26/04/2023 düzenlenme 31/12/2023 vade tarihli 350.000 USD lik kambiyo senedi verdiğini, vadesi gelmesine rağmen alacağını tahsil edemeyen davacı tarafından, 01/05/2020 vade tarihli 350.000 USD lik kambiyo senedine istinaden Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığın, akabinde, borçlunun vefat ettiğinin öğrenilmesi üzerine, icra dosyasına borçlunun mirasçıları, ..., ..., ..., ...'na velayeten annesi ..., ...'na velayeten annesi ... anılan icra takip dosyasına borçlu olarak eklenildiği, icra takibi, yapılan tebligatlar neticesinde kesinleştirilip, davalılar adına kayıtlı \"İSTANBUL ilindeki, BAKIRKÖY ilçesindeki, ... mahalle/köyündeki, ... numarali adadaki, ... numaralı parsel\" ve \"İSTANBUL ilindeki, ZEYTİNBURNU ilçesindeki, ... mahalle/köyündeki, ... numarali adadaki, ... numaralı parsel\"de bulunan taşınmazlara haciz  şerhi işlendiği, bunun üzerine davalılar, icra dairesindeki tebligatların usulüne itiraz ederek, Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/275 E. Sayılı \"Şikayet (İcra Memur Muamelesi)\" konulu davayı ikame etmişlerdir. Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesi kararında, tebligatların usulsüzlüğüne karar verilerek, icra takibinin davalılarca öğrenildiği tarih tebliğ tarihi olarak  kabul edilmesi yönünde karar verildiği, davalıların yaptıkları itiraz neticesinde icra takibi duracak olup, davalılar tarafından icra takibindeki hacizlerin kaldırılması sağlanılarak, davalılar adına kayıtlı taşınmazın satılıp, müvekkilinin alacağına kavuşması engelleneceğinden, davalılar adına kayıtlı taşınmazlara tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  05/12/2024  tarih ve  2024/439 D.İş Esas - 2024/449 D.İş Karar sayılı kararında; \"....Somut olayda davacı vekili; ...'nun davacıya, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden 18/09/2018 düzenlenme 01/05/2020 vade tarihli 350.000 USD 'lik kambiyo senedi ile 26/04/2023 düzenlenme 31/12/2023 vade tarihli 350.000 USD lik kambiyo senedi verdiği, vadesi gelmesine rağmen alacağını tahsil edemeyen davacı tarafından, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının alacağına kavuşmasının engelleneceği sebebiyle, davalılar adına kayıtlı taşınmazlara tedbir şerhi konulmasını talep etmiş ise de,  ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, deliller toplanmamış olması ve dava konusunu oluşturmayan taşınmazlar bakımından tedbir kararı verilemeyeceği, özellikle Yüksek Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 12/02/2009 gün ve 2008/21850-2594 sayılı ilamında da vurgulandığı üzere mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına dair işlemler takip hukukuna ilişkin olup buna yönelik başvuruların icra mahkemesince inlenip sonuçlanması gerekmesi, mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin ihtiyati haciz kararı alınmasını kapsamaması ancak ihtiyati haciz uygulamasını kapsaması da göz önüne alınarak taşınmazlara tedbir konulması taleplerinin reddine, karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur...\"gerekçesi ile, '' Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; \" Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/439 D.İş tarafından verilen karar izah edeceğimiz nedenlerle hukuka aykırı olup, verilen karara karşı istinaf sebeplerimiz aşağıda sunulmuştur. Şöyle ki; İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebimiz kabul edilmemiştir. Ancak, tedbir talebimiz hukuka uygun olup, tedbir kararının verilmesinde herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. İhtiyati tedbir şartları oluşmuş olduğundan, mahkeme kararının kaldırılarak tedbir kararı verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur. Tarafımızca davaya esas olmak üzere, henüz dava hazırlığındayken tedbir talep edilmiş ve dava hazırlığı aşamasında geçen sürede müvekkilin zarara uğramaması adına işbu dava ikame edilmiştir. Bilindiği üzere; Davayı kazanması halinde davacının dava konusuna kavuşmasını, dava devam ederken güvence altına alan geçici hukuki korumalara, ihtiyati tedbirler denilmektedir. İhtiyati tedbir, dava açılmasından önce istenebileceği gibi davanın açılmasından sonra da istenebilmektedir (Bkz. KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/YILMAZ, Ejder; Medenî Usul Hukuk Ders Kitabı, 25. Baskı, Ankara 2014, s. 558). İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Dava konusu olayda izah ettiğimiz üzere, tedbir talebinin reddi müvekkilin alacağını alması imkansız hale geleceğinden, tedbir verilebilmesi için aranan şartlar mevcuttur. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır. Tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır (HMK. m.390/3). İspat ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenecektir. Tarafımızca da dava dosyasına müvekkil alacağına yönelik deliller sunulmuş olmasına rağmen, davamız reddedilmiştir. Davacı ..., müteveffa ... ile bacanaktır. Taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden ..., müvekkile 18/09/2018 düzenlenme 01/05/2020 vade tarihli 350.000 USD 'lik kambiyo senedi ile 26/04/2023 düzenlenme 31/12/2023 vade tarihli 350.000 USD lik kambiyo senedi vermiştir. Alacağın tahsili amacıyla vadesi gelmesine rağmen alacağını tahsil edemeyen davacı tarafından,  01/05/2020  vade tarihli 350.000 USD lik kambiyo senedine istinaden Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Akabinde, borçlunun vefat ettiğinin öğrenilmesi üzerine, icra dosyasına borçlunun mirasçıları, ..., ..., ..., ...'na velayeten annesi ..., ...'na velayeten annesi ..., anılan icra takip dosyasına borçlu olarak eklenmiştir. Devamında ise icra takibi, yapılan tebligatlar neticesinde kesinleştirilip, davalılar adına kayıtlı  İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahalle/Köyü, ... Ada, ... Parsel\" ve İstanbul iİi, Zeytinburnu İlçesi, ... Mahalle/Köyü, ... Ada, ... Parsel'de bulunan  taşınmazlara haciz  şerhi işlenmiştir. Bunun üzerine davalılar, icra dairesindeki tebligatların usulüne itiraz ederek, Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesi  2024/275 E. Sayılı \"Şikayet (İcra Memur Muamelesi)\" konulu davayı ikame etmişlerdir. Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesi kararında, tebligatların usulsüzlüğüne karar verilerek, icra takibinin davalılarca öğrenildiği tarih tebliğ tarihi olarak  kabul edilmesi yönünde karar verilmiştir. Hal böyle iken, davalıların yaptıkları itiraz neticesinde icra takibi duracak olup, davalılar tarafından icra takibindeki hacizlerin kaldırılması sağlanılarak, davalılar adına kayıtlı taşınmaz satılıp, müvekkilin alacağına kavuşması engellenecektir. Müvekkilimiz ... tarafından ilgili icra dairesinde taşınmazlara haciz koyulduğunda davalıların/borçluların her iki taşınmazda da hızlıca satış/devir yapma amacında olduklari görülmüştür. Borçlu ...’nun oglu mirasci Davalı ...’nun uzerine kayıtlı hisseli tapu olması gerekirken hissesini satış ve mal kaçırma amacıyla soy ismi farklı olan davalının dayısı ...’a devir ettikleri tapu takyidatlarında görülmüştür. Ayrıca Davalı ...’da borç yapılandırması adına yeni senetler verecegiz diyerek müvekkili oyalama girisiminde bulunup o esnada taşınmazları hızlıca satıp devir edeceklerini açıkça müvekkile beyan etmiştir. Dolayısıyla davalıların borç dolayısıyla fiili olarak tapu devrine başladıkları belgelendirilmistir. Yukarıda izah edilen nedenlerle, davalıların taşınmazları satması akabinde müvekkil alacağını tahsil edemeyecek olup, büyük maddi olarak zarara uğrayacaktır. Tarafımızca icra takibine konu alacak için dava ikame edilecektir. Ancak bu sürede davalıların taşınmazı satmalarına engel olabilmek adına davayı ikame etme zarureti hasıl olmuştur.\" Şeklinde istinaf sebepleri ileri sürülerek, İlk derece mahkemesi  kararının kaldırılarak  ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, karşı taraf adına kayıtlı İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahalle/Köyü, ... Ada, ... Parsel\" ve İstanbul iİi, Zeytinburnu İlçesi, ... Mahalle/Köyü, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazların 3. Kişilere satışının önlenmesi yönünde  ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. Somut olayda talep eden vekili talep dilekçesi ile; Müvekkili ... ile karşı tarafın murisleri müteveffa ...'nun bacanak olduğunu, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden muris ...'nun, müvekkiline 18/09/2018 düzenlenme 01/05/2020 vade tarihli 350.000 USD 'lik kambiyo senedi ile 26/04/2023 düzenlenme 31/12/2023 vade tarihli 350.000 USD lik kambiyo senedi verdiğini, vadesi gelmesine rağmen alacağını tahsil edemeyen müvekkili tarafından,  alacağın tahsili amacıyla 01/05/2020  vade tarihli 350.000 USD lik kambiyo senedine istinaden Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, akabinde, borçlunun vefat ettiğinin öğrenilmesi üzerine, icra dosyasına borçlunun mirasçıları ..., ..., ..., ...'na velayeten annesi SerpilAğartıoğlu, ...'na velayeten annesi ...'nun anılan icra takip dosyasına borçlu olarak eklendiklerini, devamında ise icra takibi, yapılan tebligatlar neticesinde kesinleştirilip, karşı taraf borçlular adına kayıtlı İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahalle/Köyü, ... Ada, ... Parsel\" ve İstanbul iİi, Zeytinburnu İlçesi, ... Mahalle/Köyü, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazlar üzerine  haciz  şerhi işlendiğini, bunun üzerine karşı taraf borçluların, icra dairesindeki tebligatların usulüne itiraz ederek, Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/275 E. Sayılı dosyası ile; Şikayet (İcra Memur Muamelesi) konulu davayı ikame ettiklerini, Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; tebligatların usulsüzlüğüne karar verilerek, icra takibinin davalılarca öğrenildiği tarihin tebliğ tarihi olarak  kabul edilmesi yönünde karar verildiğini, hal böyle iken, karşı taraf borçluların yaptıkları itiraz neticesinde icra takibi duracak olup, borçlular tarafından icra takibindeki hacizlerin kaldırılması sağlanılarak, borçlular adına kayıtlı taşınmaz satılıp, müvekkilinin alacağına kavuşmasının engelleneceği belirtilerek karşı taraf borçlular adına kayıtlı taşınmazlar  üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. \" Talep eden vekili talep dilekçesi ile, ihtiyati tedbir talep etmiş olup kanun hükmü, tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan icra takibinde, karşı taraf borçlular adına kayıtlı mal varlığı ( menkul ve gayrimenkuller ) üzerine tedbir konulamaz. Yargıtay'ın emsal içtihadı da bu yöndedir. (Yargıtay 19. HD. 2012/16760 E-2013/3136 K.sayılı, 19/02/2013 tarihli kararı). İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz farklı geçici hukuki koruma sağlayan müesseselerdir. İhtiyati tedbir, genelde dava konusunun el değiştirmesine engel olurken, ihtiyati haciz, alacağı teminat altına almaktadır. İhtiyati haciz, HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin özel bir türü olup, talep eden vekili talep dilekçesi ile açıkça ihtiyati tedbir talep etmiş olup bu talebin ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz olarak yorumlanması mümkün değildir. Para alacağı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığından  sonuç itibariyle ilk derece mahkemesince talebin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olup talep eden  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince   ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬ TL harcın talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d1907882404fe02","SID":"25e186974c598b47"}}