{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/177 Esas<br>KARAR NO: 2025/193 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 26/11/2024<br>NUMARASI: 2024/538 Esas<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:06/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; dava ile ilgili faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini, davalının faturalara karşı itiraz etmediğini, böylece faturaların içeriğini kabul ettiğini ve alacağın likit olduğunu, davalının fatura konusu malların teslim edilmediği yönünden savunmasının haksız olduğunu, talep konusu parasal alacağın varlığı ve miktarı hususunda somut delillerin dosyaya sunulduğunu, davalıya ait 2024 yılı BA formu uyarınca davalının müvekkilinden KDV hariç 4.099.432,93 TL bedelinde mal almış olduğu da ispat edildiğini belirterek 128.085,34 USD alacak yönünden davalının borca yeter menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  26/11/2024 tarih, 2024/538 esas sayılı  ara kararında; \"İhtiyati haciz talep eden davacı talebini, faturalara dayandırmaktadır. İİK' nın 257. maddesinde, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta bulunan taşınır ve taşınmaz mallarının  haczini isteyebileceğini düzenlemiştir. İİK' nın 257. maddesinin içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş bir para borcunun bulunması gerekmektedir. İhtiyati haciz talebinin dayanağı olan faturalar borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığından, tek başına alacağın varlığını ispatlar nitelikte değildir. Faturalarda yazılı bedelin  ödenmediği, davacının edimini yerine getirdiği iddiaları ise yargılamayı gerektirir. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK.nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ...\"gerekçesi ile, ''Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;\"İİK' md. 257'ye göre; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir  \"para borcunun\" alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" Bu durumda; ihtiyati haciz talep edebilmek için rehinle teminat altına alınmamış bir para borcunun olması ve bu borcun vadesinin gelmiş olması yani borcun muaccel olması gerekmektedir.Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin alım-satım sözleşmesi olduğu ve davalının bir \"para\" borcunun olduğu izahtan varestetir. Yani, borçlu alım-satım sözleşmesi ile bir semen borcu altına girmiştir. Bu durumda, öncelikle davalının satışa konu malı teslim alıp almadığının tespiti, malı teslim almış ise; mal mukabilinde ortaya çıkan semen borcunun ne zaman  muaccel olacağının tespiti gerekmektedir. 25 Eylül 2024 Tarihli ve 32673 Sayılı Resmî Gazete’de  yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ne göre (Sıra No: 565); Türkiye'de faaliyet gösteren kurumlar vergisi mükellefi işletmeler ile gerçek usuldeki gelir vergisi mükellefleri B/A (Mal/Hizmet Alımı) ve B/S (Mal/Hizmet Satışı) formlarını karşılıklı olarak düzenlemek ve bu formları Vergi Dairelerine sunmak zorundadırlar. B/A ve B/S formlarının vergi dairelerine sunulması ile gerçeğe aykırı evrak düzenlemek suretiyle yapılacak vergi usulsüzlüklerinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Dosyada mübrez, T.C Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Defterdarlığı Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 18.09.2024 tarihli, ... sayılı ve ... Konu'lu müzekkere cevabı ekinde temin edilen ... VKN mükellefi ...'ne ait 2024 yılı BA formu uyarınca davalı/borçlunun alacaklı/davacıdan KDV hariç 4.099.432,93 TL bedelinde mal aldığı beyan edilmiştir. Diğer bir deyişle, davalı şirket kendi beyanıyla, davaya konu eşyayı davacıdan satın ve teslim aldığını resmi kurum önünde ikrar etmiştir. Davalının, davaya konu satış sözleşmesi ile sözleşme kapsamındaki malı teslim aldığını beyan ve ikrar ettiğine göre; semen borcunun muaccel olması ile davaya konu alacak için İİK md. 257'ye göre davacının ihtiyati haciz talep hakkının varlığı tespit edilebilir. TBK 207. Maddesinin 2. Fıkrasında; aksine bir durum kararlaştırılmadığı müddetçe, satıcı ve alıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu durumda, satıcının satışa konu malın mülkiyetini ve zilyetliğini alıcıya devrettiği anda, alıcının üzerine düşen edimini yerine getirmesi yani para borcunu ödemesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle; alıcının satın aldığı malın mülkiyetini ve zilyetliğini elde ettiği anda, alıcının semen borcu muaccel olur. Somut olayda, davalının malı teslim aldığı yönünde beyanı bulunması sebebiyle, davalının borcu muaccel olmuştur. Davalı, TTK md. 21/2 kapsamında ticari faturalara itiraz etmemiştir. Yargıtay kararlarıyla; yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen ticari faturalar üzerinde belirlenen vade tarihi veya faiz oranı gibi fatura esasına girmeyen hususların geçerli olmayacağı yönünde içtihat oluşmuştur. Ancak; bir an için dosyada mübrez faturalar üzerindeki vade tarihinin geçerli olduğu düşünülse dahi, davalı bu vade tarihinden uzunca bir süre geçmesine karşın davaya konu borcunu ödememiştir.TBK md. 117'ye göre; muaccel olan borcun borçlusuna ihtarname gönderilmesiyle borçlunun temerrüde düşeceğinden bahsedilmektedir. Borçlu/Davalıya, Beyoğlu ... Noterliği marifetiyle 9.5.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname çekilmiştir. Davalı, bahse konu ihtara rağmen borcunu ödemeyerek, muaccel olan borcu için temerrüde düşmüştür. Sayın Mahkeme, talebimizi reddettiğine ilişkin mahkeme kararında, sunduğumuz delillerden sadece faturaya atıfta bulunarak, borç ikrarını içeren bir belge olmadığını belirtmiştir. Ancak; dilekçemiz ekinde sunduğumuz ve borçlunun ikrarını haiz BA formundan bahsedilmemiştir. Bu haliyle; Sayın Mahkeme eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde, haksız ve hukuka aykırı bir karar vermiştir. Neticeten anlaşılmaktadır ki; davaya konu olayda, İİK md. 257'de öngörülen rehinle teminat altına alınmamış bir para borcu olduğu, bahse konu borcun vadesinin gelmiş olduğu ispat edilmiş olmakla, İİK md. 258 uyarınca Sayın Mahkeme'de kanaat oluşturacak  deliller dosyaya mübrez olduğundan, davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına engel bir hal yoktur. \" demiştir. İlk derece mahkemesinin 26.11.2024 tarihli ve ... sayılı ara kararının kaldırılmasına, 128.085,34 USD alacağın taht-ı emniyete alınması yönünden davalının/borçlunun borca yeter menkul, gayrımenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davacı tarafından davalıya satılarak teslim edildiği iddia edilen faturalara konu ürünlerin bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talepli davada, alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece 26/11/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacı tarafından davalıya satılarak teslim edildiği iddia edilen faturalara konu ürünlerin bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, bu sebeple alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ve dava dilekçesi ekinde, sipariş formlarını, e-irsaliye faturalarını, faturaları, cari hesap ekstresini sunmuş ve Mahkemece celbedilen ba formlarına dayanmıştır. Davacı tarafından sunulan söz konusu belgeler bu aşamada alacaklı olduğu, miktarı ve alacağının muaccel olduğu hususunu yaklaşık olarak ispat edilmesine yeter nitelikte olmadığından Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 -TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a9bba411d60f255","SID":"b96b73de373bdca0"}}