{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/197 Esas<br>KARAR NO: 2025/194 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ:  20/11/2024 <br>NUMARASI: 2024/859 Esas- 2024/927 Karar<br>TALEP: İhityati tedbir<br>KARAR TARİHİ:06/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı yan tarafından iş bu boşanma süreci içerisinde adına kayıtlı taşınmazların satışının yaptığı mal rejimine iliskin Istanbul Anadolu 24. Aile Mahkemesi 2024/920 E. Sayili dosyasindan anlasilmistir. Davali yan adina kayitli tum tasinmazlari satmistir. şirket hisselerinin ve şirket mal varlıklarınin da ortak mal varlığı olduğu göz önünde bulundurularak ve davalı yanın mal kacırma ıradesı ve saıkıyle esınden habersız ve ızınsız tasınmazları sattıgı goz onunde bulundurularak; şirket hisselerine ve şirket mal varlıklarına tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.TTK'nın 630/2. maddesinde; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu maddede geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince değerlendirme yapılması gerekmektedir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  20/11/2024 tarih,  2024/859 esas sayılı  ara kararında; \"TTK'nın 630/2. maddesinde; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu maddede geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince değerlendirme yapılması gerekmektedir. HMK'nın 389. maddesi, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"şeklinde olup; aynı Yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Mahkemelerce zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların  ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Geçici korumaya karar verilebilmesi için, somut bir tehlikenin varlığı zorunlu olup böyle bir tehlike bulunmadan ihtiyati tedbir kararı verilemez. Şirketin yönetim organından yoksun kalması gibi bir durum söz konusu değildir. Şirketin yönetiminin esas olarak genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması gerekir ve  zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır.  Davacı tarafça ileri sürülen iddialar bakımından, davanın bulunduğu aşamada dosyada, şirketin ne şekilde zarara uğratıldığının belirli olmadığı,  davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, henüz delillerin toplanmadığı, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi bulunduğuna dair  dosyaya sunulan  belge ve delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı  anlaşıldığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki karar  verilmiştir....\" gerekçesi ile; \"1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"Müvekkilim şirkette %80 hisse sahibidir.Davalının boşanma davası devam eden aycan uğur'un ilk boşanma davası devam ederken hırs ve öfkeleri ile genel kurul kararı ile müdür olarak atanan müvekkil ...'un müdürlük ve yönetim yetkisini yoklukla malul olan tek imzalı yönetim kurulu kararı ile kaldırmıştır. ...'un kötü niyetli olduğu, mal kaçırma kastı ve saikiyle hareket ettiği evli olduğu eşinden habersiz ve gizlice adına kayıtlı evleri satması sebebiyle izahtan varestedir. tarafımızca yaklaşık ispat değil kuvvetli ispat şartları sağlanmıştır. Ayrıca ...'un müvekkilime göndermiş olduğu mesajlarla da açıkça ispatlanmıştır.Şirketin yönetim yetkisinin kısıtlanması değil müvekkilimin %80 pay sahibi olduğu şirketin salahiyeti ve devamı için tedbir uygulanması elzemdir.Davalı yanın dava dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz tüm ticaret sicil gazetesi ilanlarından öfke ile yoklukla malul olan kararı aldığı açık olup müvekkilimin tüm iş ve işlemleri kendisinin yaptığı göz önünde bulundurulduğunda tedbire karar verilmemiş olması şirketin yönetimini ve şirketin devamlılığını sekteye uğratacaktır.İşbu nedenlerle; Öncelikle önlenemez ve geri alınamaz zararlara sebebiyet vermemek adına şirket hisselerine ve mal varlıklarına tedbir konulmasına karar verilmesini, Müvekkilin şirketin hissedarı olduğu ve şirket iş ve işleyişini müvekkilik yurttugu ve yönetim kurulu kararının yoklukla malul oldugu göz önünde bulundurularak şirketi tek basina temsil yetkisi verilmesine, Mahkeme aksi kanaat ise şirketin işlerinin devamlılığı için malvarliklarinin kacirilmasinin onune gecilebilmesi amaciyla şirkete kayyum atanmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise mal varlıklarına tedbir konulmasına karar verilmesini Mahkeme aksi kanaatte ise ticaret sicil gazetesi’ne bildirilerek hali hazırda %80 hisse sahibi olduğu şirket için çift imza yetkisi ile işlem yapılmasına yönelik tedbir kararının uygulanmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise diğer Yönetim kurulu üyesi oğul ...'la birlikte işlem yapılması için çift imza ile işlem yapılmasına yönelik tedbir uygulanmasına yönelik karar verilmesini \" talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davacıya ilişkin müdürlük görevinin değiştirilmesinin kabulünü içeren 22.01.2024  tarihli  yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talepli davada, şirket hisselerine ve mal varlıklarına tedbir konulmasına karar verilmesini, davacıya şirketi tek basina temsil yetkisi verilmesine, mahkeme aksi kanaat ise şirketin işlerinin devamlılığı için malvarliklarinin kacirilmasinin onune gecilebilmesi amaciyla şirkete kayyum atanmasına, mahkeme aksi kanaatte ise mal varlıklarına tedbir konulmasına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ticaret sicil gazetesi’ne bildirilerek hali hazırda %80 hisse sahibi olduğu şirket için çift imza yetkisi ile işlem yapılmasına yönelik tedbir kararının uygulanmasına, mahkeme aksi kanaatte ise diğer yönetim kurulu üyesi oğul orkun uğur'la birlikte işlem yapılması için çift imza ile işlem yapılmasına yönelik tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.Mahkemece  20/11/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda  bulunulmuştur. Davacı vekili tarafından 20/11/2024 tarihli ara karara karşı 20/11/2024 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduktan sonra dosya henüz istinaf incelemesi için dairemize tevzii edilmeden önde Mahkemece 27/11/2024 tarihli karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesi tarafından, yargılama sonlandırılarak esas hakkında karar verildiği, bu haliyle davacının ilk derece yargılamasında ileri sürdüğü tedbir isteminin ve bu istemin reddine ilişkin istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin 20/11/2024 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararına yönelik konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/02/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-f  maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"96a0a382770c5827","SID":"0ce5f09d9aaf0888"}}