{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/981 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1885<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/12/2019 (Dava) -  15/02/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/558 Esas - 2022/149 Karar<br>DAVA\t\t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarihli 2019/558 Esas ve 2022/149 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/09/2019 tarihinde dava dışı ...'a ait ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın davacıya ait yine davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra olay yerine gelen emniyet görevlilerinin davacının ve araç içindeki yolcuları dinlemeden itirazlarını dikkate almadığını ve kazanın oluş şekline aykırı bir şekilde çarpma noktası belirleyerek kaza tespit tutanağı tuttuklarını, tutanakta yer alan ve kazadan sonra ki araçların konumlarına ve hasarlı bölgeleri ile çelişen tutanak tespitlerinin mümkün olmadığını, KTK Md. 52/a hükmüne göre sürücülerin kavşaklara girerken hızlarını azaltmak zorunda olduklarını, yine aynı kanunun 84/h hükmüne göre kavşaklarda geçiş önceliğine uyumamanın trafikte asli kusur sayıldığını, buna göre sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, karşı taraf aracın davalı ... şirketinde 31/08/2019-31/08/2020 tarihleri arasında geçerli ... no'lu ZMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı ... şirketinin maddi zararlardan teminatları dahilinde sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve dava şartının yerine getirildiğini, davacıya ait Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya'da bulunan ... ... Servis Merkezi tarafından düzenlenen 24/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil tamir maliyetinin 10.899,899 Euro olarak belirlendiğini, davacının aracının rayiç değerinin 3.800,00 Euro, hurda değerinin 255,00 Euro olarak tespit edildiğini, aracın pert-total kabul edilerek gerçek zararının 3.545,00 Euro olduğunu, davacının zararının Euro üzerinden hesaplanması gerektiğini ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini, davalı ... şirketine davacı adına 04/11/2019 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak ihbarın süresi içinde yanıtlanmadığını, ihbarı izleyen 8 iş günü sonu olan 15/11/2019 tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile 3.545,00 Euro maddi tazminatın davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü tarih olan 15/11/2019 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Satış Kuru karşılığı TL olarak tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı ... şirketine başvuru üzerine dava konusu kaza nedeniyle ...-... no'lu hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme neticesinde sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda kusursuz olduğunun tespit edildiğini ve davacının başvurusunun olumsuz değerlendirildiğini, meydana gelen olayda davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddinin istendiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''... 03/09/20219 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta hasar oluştuğu iddiası ile kazaya karışan karşı taraf araç ZMS Sigortacısı davalı şirketten tazminat istemi ile iş bu davanın açıldığı görülmüştür.  Öncelikli olarak meydana gelen kazada araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti gerektiği anlaşılmış, Mahkememizce bu yönde rapor düzenlenmek üzere uzman bilirkişiler nezdinde inceleme yaptırıldığı anlaşılmıştır. Gerek İstanbul Adli Tıp Kurumu nezdinde düzenlenen rapor gerek Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde Karayolları Fen Heyeti tarafından düzenlenen rapor ve gerekse Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/83 Talimat no'lu dosyası nezdinde düzenlenen rapor dikkate alındığında davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile tali yoldan ana yola çıktığı sırada anayoldan gelen ve davalı şirket tarafından ZMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araca geçiş hakkı vermediği ve bu araca çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, bu nedenle asli kusurlu sayılması gerektiği, davalı şirket tarafından ZMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün  kusurunun tespit edilemediği, bu yönde düzenlenen tüm raporların birbirini doğrular şekilde olduğu, davacı tarafça her ne kadar kazada davacıya ait aracın döner kavşağın içinde olduğu ve ışıklarda beklemekte olduğu yönünde beyanlarda bulunulmuş ise de, gerek mahallinde yapılan keşif ve bu keşifte hazır bulunan bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve gerekse alınan beyanlara göre düzenlenen raporların içeriğine göre davacı sürücünün kusurlu olduğu kabul edildiği, yapılan incelemeye göre dosya içeriğinden bilirkişi raporlarında açıklanan hususların aksini gösterir bir durumun tespit edilemediği, bu nedenle davacının dava konusu kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Tespit edilen bu duruma göre, davacıya ait araçta oluşan hasarın TBK ve TTK hükümlerine göre, davalıdan tahsili istemine ilişkin hakkın doğduğunu gösterir bir hususun bulunmadığı, kişinin kendi kusuruna dayalı olarak oluşan hasarın karşı taraftan tahsili talebinin Mahkememizce dinlenmesinin mümkün olmadığı...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza sonrası görevlilerce çekilen fotoğraflar incelendiğinde, kaza tespit tutanağında çarpma noktasının yanlış işaretlendiğinin görüldüğünü, hükme esas alınan raporlar, hatalı bir şekilde tanzim edilen kaza tespit tutanağına dayalı olduğundan kabulünün mümkün olmadığını,  hükme esas alınan raporlarda müvekkilinin kavşak içerisinde yol kontrolü yapmak için duraklama yaptığı sırada kazanın meydana geldiği hususunun dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesince, kazanın oluş şekline ilişkin görgüye dayalı bilgisi olan tanık ifadeleri dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, doğru kusur oranı tespiti yapılabilmesi için tanık beyanları ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, emsal Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, yasal hız sınırlarının üzerinde seyrederek kavşağa giren sigortalı araç sürücüsünün, davaya konu kazaya sebebiyet verdiğini belirterek İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  15.02.2022 tarihli ve 2019/558 E. 2022/149 K. sayılı kararının kaldırılarak, HMK 353/1 (a) maddesi gereği davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise HMK 353/1 (b) 2 maddesi gereği, dosyanın yeni bilirkişiye tevdi edilerek kararın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, 03/09/20219 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen hasar nedeni ile hasar bedelinin kazaya karışan karşı taraf araç ZMMS  sigortacısı davalı şirketten tahsili istemi ile açılan tazminat davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; dosya kapsamında, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 21/01/2021 tarihli raporda; üç kişilik bilirkişiden oluşan Karayolları Fen Heyeti tarafından düzenlenen 16/04/2021 tarihli raporda ve mahallinde Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan keşifte kaza mahallinde inceleme yapan trafik bilirkişisi  tarafından düzenlenen 29/10/2021  tarihli raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün asli %100 tam kusurlu olduğu, davalı sigortacı tarafından sigortalanan aracı kullanan dava dışı sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği;  bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında da davacı sürücünün olayda kusurlu olduğu, karşı taraf sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı yönünde tespit yapıldığı; anlaşıldığı üzere dosya kapsamında alınan tüm raporların birbiri ile uyumlu olması yanında kaza tutanağı ile de uyumlu olduğu; bu durumda ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zarardan poliçe limiti ile sorumlu tutulabilecek davalının meydana gelen zarardan dolayı sorumlu olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarihli 2019/558 Esas ve 2022/149 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0c3531d750e62f5","SID":"3519ed26e737c5e7"}}