{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/909 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1782<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/11/2020 (Dava) - 29/03/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/687 Esas - 2022/234 Karar <br>DAVA             \t\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarihli 2020/687 Esas ve 2022/234 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ZMM ile Sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, alacağını müvekkiline devreden ...'ya ait ... plakalı araca çarpması ile meydana gelen kazada, kazanın meydana gelmesinde arkadan çarpma fiilini işleyen davalı tarafın sigortalısı olduğu araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait araçtaki hasarın tespiti için yapılan eksper incelemesinde araçta 40.230,00 TL hasar olduğunun tespit edildiğini, alınan rapor üzerine e posta yolu ile davalıya müracaat edildiğini, davalının yanıt vermediğini, bu nedenlerle kusur, hasar durumu yapılacak yargılama ile belirleneceğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 10.000,00 TL maddi ve 10,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 10.010,00 TL maddi tazminatın 22/07/2020 başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ayrı ayrı tahsiline, 712,80 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı ıslah dilekçesinde özetle;  40.230,00 TL hasar bedeli ve 770,00 TL değer kaybı bedeli talebinde bulunmuştur. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; araç sahibinin ... olduğunu, davacı ...'nın aktif  dava ehliyeti olmadığını, açılan hasar dosyasında kazanın kurgu olduğunu, kazanın oluşumunun ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından değerlendirilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davanın KABULÜ ile, 40.230,00 TL hasar bedeli ile 770,00 TL değer kaybı bedeli toplamı 41.000,00 TL maddi tazminatın 04/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK 57 ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında sigortalının alacağını temlik etmesi yasaklanmış olduğundan hasar ödemesinin direkt mağdura yapılması gerektiğini, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, iskontosuz bir şekilde hesaplanma yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, fatura ibraz edilip edilmediği belirsiz olduğundan işçilik tutarı açısından KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, fatura ibraz edilmeden aracın onarılacağı/onarıldığı, başvuru sahibince sunulan fatura bulunmamakta olup, afaki olarak talep edilen parça ve işçilik bedelinin gerek mevzuat hükümlerine gerekse sigorta prensiplerine aykırı olduğunu, davacının ek talebini kanıtlar nitelikte hiçbir belge ibraz etmediğini, işbu durumun sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, halihazırda onarılmış bir araç hakkında talep olunan işbu bakiyenin haksız olduğunu, başvuru sahibi vekilinin müvekkili şirketin tazminat ödemesinin önüne geçmek amacıyla kötü niyetli olarak aracı ekspere göstermekten imtina ederek başvuru yaptığını, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan değer kaybı formülüne göre hesaplanan bilirkişi hesabının hükme esas alınması gerektiğini, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı ekspertiz raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, ekspertiz ücretine ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde; 25.03.2020 tarihli resmi gazete’de yayımlanan ve yayım tarihinde yürürlüğe giren “Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” kapsamında ilgili yönetmeliğe eklenen ekspertiz ücret tarifesinin dikkate alınmasını istediklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigorta hukukunun ana ilkelerinden biri “gerçek zararın ödenmesi” ilkesi olup gerçek zarar belirlenirken de öncelikle başvuranın uğradığı “gerçek zarar” miktarının tespit edilmesi gerektiğini, gerçek zararı ise; sigorta teminatı altına alınan menfaatin, rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki haline getirilmesine ilişkin yapılması gereken tüm giderlerin oluşturduğunu, gerçek zararı ispat etmek zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olup zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunanın davacı olduğunu, davacı sigortalının zarara uğradığını gösterir gerekli belgeleri sunamadığını, sigorta poliçesi teminatı kapsamında karşılanabilecek bir hasar bedeli doğduğuna dair ispat yükünü yerine getiremediğini, müvekkili şirketin -eğer varsa- sorumluluğunun poliçe teminatları ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun doğması için rizikonun poliçe vadesi içinde gerçekleşmiş olması gerektiğini,  poliçeye müstenit sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, hükmedilen tutar fahiş olup sigorta tazminatının zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, bu nedenle poliçe kapsamında ancak sigortalının gerçek zararının ödenebileceğini, gerçek zararı aşan talepler ile dolaylı ve yansıma zararların poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının gerçek zararının tespiti için konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması ve davacının aracındaki gerçek hasar miktarının tespit edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasından kaynaklı zarar nedeni ile hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davacının sunduğu 15/07/2020  tarihli temlik sözleşmesine göre ... plakalı araç maliki olan ...'nın, olay nedeni ile doğmuş ve doğacak  alacaklarını ve ferilerinin ... tarafından ...'e devredildiği, davanın da temlik alan ... tarafından açıldığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa 22/7/2020 tarihinde eklenen ek 6. madde ile \"Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.\" şeklinde düzenleme yapılmış ise de, söz konusu düzenlemenin tarih itibarı ile temlik tarihinden sonraki bir tarihte yürürlüğe girmiş olduğu dolayısı ile davacı temlik alanın aktif dava ehliyetinin bulunduğu; Mahkemece hükme esas alınan ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur tespiti ve tazminat hesabına ilişkin raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu; yerleşik uygulamaya göre gerçek zararın iskontosuz orjinal parçalar üzerinden KDV dahil olarak değerlendirilmesi gerektiği, araç değer kaybı tutarının yerleşik uygulama uyarınca aracın serbest piyasa şartlarına göre aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farkın esas alındığı hesaplama yöntemi ile belirlendiği, davacının ekspertiz giderini talep edebileceği anlaşıldığından; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarihli 2020/687 Esas ve 2022/234 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 2.800,71-TL istinaf karar harcından peşin alınan 700,18-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.100,53-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>\t3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9073d8042c26947","SID":"f1e87ef5f237768d"}}