{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2024/189 Esas<br>KARAR NO:2025/46<br>DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ: 31/07/2019<br>KARAR TARİHİ: 28/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde davacıya ait ---- plakalı aracın hasara uğradığını, aracın davalı nezdinde ---- sigortalı olduğunu, davalıya başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ------- numaralı hasar dosyasının açıldığını, araç üzerinde haciz olduğu iddiası ile davacıya ödeme yapılmadığını, pert sürecinde davalı ile mutabık kalınamadığını, araç üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına rağmen bu sefer zamanaşımı nedeniyle davalı tarafından ödeme yapılmadığını, dava dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalar kapsamında zamanaşımının henüz başlamadığını, başlasa dahi kesildiğini belirtmiş, davanın kabulüne karar verilmesini; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın daha önceden kesin hükme bağlandığını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, zararın belirsiz alacak davası olarak ileri sürülemeyeceğini, araç üzerindeki haciz nedeniyle davalının mevzuata uygun olarak ödeme yapmaktan kaçındığını, davalının hasar tarihindeki gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini; talep  etmiştir.Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalının zararının tahsili istemine ilişkindir.Davacıya ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ---- tarihinde davacıya ait --- plakalı araçta meydana gelen zararın ne kadar olduğu, davalının bu zarardan dolayı sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir halin bulunup bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan ne kadar alacaklı olduğu noktasında toplanmaktadır.---- gelen --- tarihli yazı cevabı içeriğine göre; ---- plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ----- kayıtlı olduğu, --- tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak ---- numaralı hasar dosyasının açıldığı, davacı tarafından yapılan başvurunun sigorta şirketi kayıtlarına --- tarihinde alındığı, hasar dosyası ve poliçe suretinin gönderildiği görüldü.HMK'nın 115. maddesine göre, “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler” 138. maddesine göre de “Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir”. Dava şartı noksanlığını tespit eden  mahkemece,  işin esası hakkında karar verilemeyeceğine göre, hükümde, talebin usulden mi yoksa esastan mı reddedildiğinin belirtilmemesi sonucu değiştirmeyecek ve bu hususta verilen karar, kesin hüküm oluşturmayacaktır. Somut uyuşmazlıkta; ---- Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın arabulucuya başvuru özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiği anlaşıldığından, daha önceden verilmiş bir kesin hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır.Somut olayın özellikleri dikkate alınarak, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için gerekli şartların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine gelince; davacının davasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca açıkça belirsiz alacak davası olarak açtığı görülmektedir. Eğer talep sonucunun belirlenebilmesi için  tazminat bilirkişisi incelemesi gerekiyorsa, hakimin takdiri söz konusuysa belirsiz alacak davası da açılabilecektir.Kasko sigorta poliçesinde sigorta değeri gösterilmişse de sigortacı gerçek zararla sorumludur. Başka bir söyleyişle sigorta bedeli ile değil sigorta değeri ile sorumludur. Bu durumda, araç hasar tazminatı davaları da belirsiz alacak davası olarak açılabilecektir. -------- Açıklanan nedenlerle davalının bu yöndeki savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir.Davalının zamanaşımın def'i mahkememiz (1) numaralı oturumunda ele alınmış ve karara bağlanmıştır: Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talepleri sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, bu davalar 6102 Sayılı TTK’nın 1420. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu düzenlemenin Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.10. maddesinde de açıkça ve aynen yer aldığı, aynı yasanın 1427. maddede ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili   belgelerin   sigortacıya    verilmesinden   sonra muaccel olacağı belirtildiği, somut olayda kasko sigorta poliçesinin ---- tarihinde düzenlendiği, --- vade tarihli olduğu, trafik kazası tarihi--- olup kazanın vade tarihleri içerisinde meydana geldiği görülmüştür. Dosya içerisindeki hasar dosyası içeriğine göre; ekspertiz rapor tarihi ---- arabuluculuk sürecinin başladığı tarih ise ---Buna göre dava tarihi  itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla işin esasına girilmesine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler------ tarafından müştereken düzenlenen --- tarihli bilirkişi raporuna göre; ---- tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle sigortalı ---- plakalı aracın hasar onarım bedelinin ------ olduğu, dava konusu aracın hasara maruz kalmadan önceki durumuyla değerinin --- olduğu, hasarlı vaziyetteki ederinin ise ----- olabileceği, tam hasarlı olarak değerlendirilen ---- plakalı aracın meydana gelen hasar nedeniyle gerçek zararının ----- olduğu, zararın poliçe kapsamında bulunduğu mütalaa  edilmiştir.Davacı vekilince verilen 16/09/2020 havale tarihli harcı da yatırılan talep artırım dilekçesi içeriğine göre; dava değerinin ---- çıkartıldığı; ıslah dilekçesinin bir suretinin davalıya tebliğ edildiği görüldü.Mahkememizin ----sayılı kararı ile yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekilince karar istinaf edilmiştir.----------Karar sayılı ilamı ile; “O halde mahkemece yapılacak iş, poliçe üzerinde dain-i mürtehin kaydı olduğu da dikkate alınarak, dava dışı rehin hakkı sahibi bankadan rehin hakkının devam edip etmediğinin, rehin hakkının devam etmesi halinde eldeki dava yönünden davacıya kayıtsız ve şartsız olarak muvafakat verilip verilmediğinin sorulması, muvafakat verilmediği takdirde, davacının dava açma hakkının ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı dikkate alınıp, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği anlaşılmakla, bu hususa yönelik araştırma yapılmadan yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de Somut olayda; davalı sigortacıya, rizikonun ------tarihinde ihbar edildiği, buna göre tazminat ödeme borcunun 45 gün sonrası olan --- tarihi itibariyle muaccel olduğu ve davalının temerrüde düştüğü gözetilmeksizin daha önceki bir tarihten faiz işletilmesine karar verilmesi de hatalıdır.” gerekçesi ile mahkememiz kararı ortadan  kaldırılmıştır.Dosya mahkememizin--- kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.--- kararı doğrultusunda ------ müzekkere yazılmış olup banka yazı cevabında; adı geçen şirket hesabının pasif hesap olduğunu ve araç üzerinde bankanın rehninin bulunmadığını belirtmiştir. İşbu cevap doğrultusunda davacının dava ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamındaki delil durumu ve alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; ----tarihinde davacıya ait ------ plakalı aracın hasara uğraması nedeniyle davacının zarara uğradığı, davalı sigorta şirketinin ----- nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, sorumluluğu azaltan muafiyetin bulunmadığı, anılan tutar yönünden davacının haklı ve korunmaya değer hukuki menfaati bulunduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek  gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kabulü ile, <br>------ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 4.440,15 TL karar ve ilam harcından 85,39 TL peşin harç ile 1.025,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.329,76 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı ve 85,39 TL peşin harç ile 1.025,00 TL tamamlama harcı toplamı: 1.154,79‬ TL ile 1.669,55 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,<br>7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, <br>Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1a18b9be4cca390","SID":"6da8307e4c63fdeb"}}