{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/447 <br>KARAR NO: 2025/431<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31.12.2024<br>NUMARASI: 2024/806 E<br>Birleşen İstanbul 6 Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/787 Esas sayılı dava<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit /İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 18/02/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Birleşen davada ... vekili dava dilekçesinde; borçlu şirketin kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 24.10.2024 tarihinde yapılan kontrolde; mühürsüz halde bulunan orta gerilim ölçü hücresinde sayacın \"S\" fazı akım transformatörlerinin \"S1 ve S2\" uçları arasına bakır tel ile şönt yapılarak elektrik enerjisi kullanılmak suretiyle perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tükettiği hususu tespit edilmekle borçlu şirket adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, anılan tesisata ait tüketim bilgilerine ilişkin geriye dönük olarak yapılan inceleme neticesinde bir yıldan uzun bir süredir kaçak enerji kullanıldığının anlaşıldığını, söz konusu tutanak gereğince 24.10.2024 - 26.07. 2024 tarih aralığındaki 90 günlük dönem için hesaplanan 348.712-kWh enerji tüketimi karşılığı 2.222.742,02 TL tutarında kaçak elektrik tüketim faturası ve 26.07.2024 - 25.10.2023 tarihleri ara- sında 275 günlük süre için ise 668.359-kWh enerji tüketimi karşılığı 2.840.146,48 TL tutarında kaçak elektrik ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden borçlu şirket ve yetkilileri olan davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden takibe girişildiğini, borçluların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalı şirket tarafından söz konusu faturalarla ilgili olarak 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/806 Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını ve davanın derdest olduğunu beyanla, Öncelikle davalı/borçluların taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İş bu davanın İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/806 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Davalı/borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosya- sına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hük- molunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edil- mesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sırasında İlk Derece Mahke- mesi'nce 31.12.2024 tarihinde; \"Somut olayda, davacı tarafından ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tuta- nağı ve bu tutanağa dayalı olarak düzenlenen faturalar delil olarak sunulmuştur. Ayrıca dosyaya, kaçak elek- trik kullanımını ispatlamak amacıyla video kaydı da ibraz edilmiştir. Her ne kadar kaçak elektrik tespit tutanağı sunulsa da  inceleme konusu olayda: a) İbraz edilen video kaydına dair herhangi bir tespit veya açıklamanın kaçak elektrik tespit tutanağında yer almadığı, b) Video kaydında görülen sayaç ekranı görüntülerinin teknik açıdan ne anlama geldiği ve kaçak elektrik kullanımını nasıl ispatladığına dair teknik bir değerlendirme veya rapor sunulmadığı,sayaç ekranında görülen L3+T, L3+T1, L3+T2, L3+Ri, L3+R, L3+P gibi değerlerin kaçak kullanım iddiasını nasıl desteklediğine dair teknik açıklamanın yapılmadığı görülmüştür. Yukarıda açıklanan eksiklikler nedeniyle, video kaydının delil niteliği ve ispat gücü değerlen- dirilememiş olup, salt tutanak içeriği de video kaydına ilişkin bir tutanak beyanı bulunmamakla yaklaşık ispat için yeterli görülmemiştir.\" denilerek \"İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE\" karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: Ara karar ... tarafından istinaf edilmiştir. ... vekili istinaf dilekçesinde: Müvekkili şirket ekiplerince yerinde yapılan ince- lemeler neticesinde tutanak tarihi ve saatinde usulüne uygun olarak düzenlenen ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli tutanak ve kaçak kullanımı gösterir video görüntüleri ile yaklaşık ispat şartının fazlasıyla sağlandığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunda aranan şartların tamamının oluştuğunu, alacak kalemleri bir ''kamu alacağı'' niteliği taşımakta olup temin edilme aşamasındaki her türlü olum- suz ilerleyişin kamu zararına sebebiyet verdiğini, emsal olaylarda ihtiyati haciz kararı verildiğini beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava menfi tespit, birleşen dava  itirazın iptali talebine ilişkindir. Takip ve davalara konu borç kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır ve  birleşen davada davacı vekili alacaklarını teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gere- ken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E.,2021/10580 K.;2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, video kaydı, vs delile dayanmaktadır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mah- kemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut olayda; 1.... görevlilerince davalı şirketin kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 24.10.2024 tarihinde yapılan kontrolde; mühürsüz halde bulunan orta gerilim ölçü hücresinde sayacın \"S\" fazı akım transformatörlerinin \"S1 ve S2\" uçları arasına bakır tel ile şönt yapılarak elektrik enerjisi kullanılmak suretiyle perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketildiği tespit edilmekle borçlu şirket adına  ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiği tespit anında borçlu/veya temsilcisinin hazır bulunup bulunmadığına dair açıklamaya yer verilmediği,  ayrıca tespit anının video görüntüsü olarak kaydedildiğine dair bir  bilgi yazılmadığı, 2. Söz konusu tesisatın tüketim bilgilerinde geriye dönük olarak yapılan inceleme neticesinde bir yıldan uzun bir süredir kaçak enerji kullanıldığı gerekçesi ile ve tutanak gereğince 24.10.2024 - 26.07. 2024 tarih aralığındaki 90 günlük dönem için hesaplanan 348.712-kWh enerji tüketimi karşılığı 2.222.742,02 TL tutarında kaçak elektrik tüketim faturası ve 26.07.2024-25.10.2023 tarihleri arasında 275 günlük süre için 668.359 kWh enerji tüketimi karşılığı 2.840.146,48 TL tutarında kaçak elektrik ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiği, 3. Faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden borçlu şirket ve gerçek kişi davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden takibe girişilerek 5.062.888,50 TL asıl alacak + 83.537,66 TL gecikme faizi + 16.707,53 TL KDV'den ibaret toplam 5.163.133,69 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, 4. Borçlular vekili İcra Müdürlüğü'ne ibraz ettiği, 21.11.2024 tarihli dilekçesi ile \"Müvekkiller aleyhine Müdürlüğünüz nezdinde ilamsız takip başlatılmış ve örnek no 7 ödeme emri gönderilmiştir. Ancak müvekkillerin alacaklı görünen kişiye karşı herhangi bir borcu yoktur\" diyerek \"icra takibine, borca, faize, takibin tüm fer’ilerine\"itiraz ettiği,  icra müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, 5. Borçlu şirket vekili 11.12.2024 tarihinde İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkeme- si'nin 2024/806 Esas sayılı menfi tespit  davasında; Müvekkili şirketin 1958 yılında kurulduğunu, büyük gelir hacmine sahip, kurumsal bir firma olduğunu, bugüne kadar hakkında usulsüz elektrikten dolayı hiçbir işlem yapılmadığını, fatu- raların düzenli şekilde ödendiğini, bahse konu sayacın anahtarı yalnızca davalı şirkette bulunan bina içerisinde ve mühür altında olduğunu, davalı ...'ın çalışanları tarafından, müvekkil şirket yetki- lileri veya çalışanları yokken, yalnızca kendilerinde bulunan anahtar ile sayacın bulunduğu kapının açıldığını ve usulsüz tespitler yapıldığını, bu tespitin doğru ve gerçekçi olmadığını, hiçbir güvenilirli- ğinin olmadığını, bu nedenle ...'ın tahakkuk ettirdiği kaçak tüketim faturaları hakkında müvek- kili tarafından 31.10.2024 tarihli \"iade faturaları\" düzenlendiğini beyanla; Öncelikle dava konusu 25.10.2024 tarihli 2.840.146,48-TL ve 2.222.742,02 TL bedelli faturaların ödemesinin ve elektrik kesintisinin tedbiren durdurulmasına, Devamında müvekkilinin usulsüz ve gerçeğe aykırı şekilde düzenlenen 24.10.2024 tarihli ... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tutanağından kaynaklı, 25.10.2024 tarihli 2.840.146,48-TL ve 2.222.742,02 TL bedelli faturalar ve bu faturalar nedeniyle başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu bulunmadığının tespitine, Vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği, 6. Mahkemece 12.12.2024 tarihinde \"İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE, ihtiyati tedbir talebinin ibraz edilen ... (2.840.146,48 TL bedelli) seri numaralı ve ...- ... (2.222.742,02 TL bedelli) seri numaralı faturalar dikkate alındığında, yaklaşık ispat yerine getirildi- ğinden taraflar arasında hüküm ifade etmek üzere faturalar bedelinin (5.062.888,50 TL'nin %15 = 759.433,27 TL) %15 teminatla bahsi geçen faturalara dayanılarak davacının elektrik enerjisinin kesilmemesine ,karar verildiği, tedbire itiraz edilmesi üzerine itirazın duruşmalı olarak incelenmesine ve duruşmanın 13.02. 2025 tarihinde yapılmasına karar verildiği, duruşmada \"Davalı-birleşen davacı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine\" dair ara kararın açıklandığı, 7. Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, 25.12.2024  tarihinde  itirazın iptali davasının açıldığı, ön inceleme duruşmasının 11.09.2025 gününe atılı olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre, tutanak tarihi itibariyle sayaca müdahale suretiyle (şönt yapa- rak) kaçak elektrik kullandığına dair, tutanak,video kaydı, faturalar dosyaya sunulmuştur. Borcun dayanağını oluşturan  tutanakta video kaydı yapıldığı yazılı değildir. Ayrıca borçlu taraf tespit anında hazır olmadığı gibi  tutanak içeriğine itiraz etmekte, iş bu tutanak kapsamında borçlu olmadığından bahisle menfi tespit talebinde bulunmaktadır. ...'ın alacağının varlığı yargılamaya muhtaç olup, yargılamanın bulunduğu aşama  ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispatın sağlanmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; ...'ın  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, ...'tan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/02/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b74078124328d94","SID":"1267687107ae1682"}}