{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi  2024/1019 Esas - 2025/41 Karar<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/1019 <br>KARAR NO\t: 2025/41<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.01.2024<br>NUMARASI\t\t: 2017/777 Esas 2024/54 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20.01.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17.02.2025\t<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 11.10.2016 tarihinde davacı ... şirketi  ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan davalı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsünün trafik kurallarını ağır kusuru ile ihlal ederek ters yönden yola katılmaya çalışması neticesinde ... plakalı araç ile çarpışarak trafik kazasına neden olduğunu, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, ters istikametten kaçak şekilde yola giriş yaparak Şile yönüne dönmeye çalıştığının tespit edildiğini, kazada hasar gören ... plakalı aracın hasarı için kasko sigortacısı ... Sigorta AŞ tarafından davacı şirkete zararın trafik poliçesi üzerinde kalan kısmı için ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminatından rücu talebinde bulunulduğunu ve eksper raporu ile tespit edilen toplam 121.800,00 TL hasar tazminatından sigortalı aracın kusuru nispetinde hesaplanan ve trafik sigortasının limitinin üzerinde kalan 60.350,00 TL tazminatın 22.02.2017 tarihinde ... Sigorta AŞ'ye ödendiğini, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın sigortalıya rücu hakkı başlıklı B.4 maddesine göre trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelen zararlar için sigortalıya rücu edileceği düzenlemesinin mevcut olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla toplam 60.350,00 TL'nin ödeme tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili, davanın haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu sigorta yaptırma amacına aykırı düştüğünü, davalı şirketin primlerini ödeyerek trafik kazalarına ilişkin risklerini davacı şirkete devrettiğini, davacı şirketin risklere karşı ödediği bedelleri davalıdan geri istediğini, meydana gelen olayda davalı şirketin kusurunun olmadığını, davalıya ait araç sürücüsünün kavşağa geldiği esnada ana yola  çıkmadan önce gerekli kuralları uygulayarak ve sol tarafına bakarak araç gelip gelmediğini kontrol ettiğini, ana yolun müsait olduğunu görünce hareket ettiğini, bu sırada Pendik istikametine doğru uzak mesafeden gelmekte olan ..., ...’ın ... plakalı davalıya  ait kamyonla beklemekte olduğumu görmesine rağmen bu kamyona çarptığını, kavşağa doğru gelmesine rağmen gerekli önlemleri almadığını, hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığını, aynı zamanda olay sırasında cep telefonu ile konuştuğu için de dikkatini araç kullanmaya vermediğini, kazanın meydana geldiği kavşağın yapımında ve yerleşiminde  sorun olduğunu, kavşaktan davalı şirkete ait araç sürücüsünün manevrasının haricinde çıkış ve geçiş imkanı olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen faiz oranının ve faiz başlangıç tarihinin de kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında rücuen tazminat talebine ilişkin olduğu, yargılama sırasında davalı şirketin iflas ettiği ve İflas İdare Memurluğuna davacı tarafça başvuruda bulunulduğu, davacının alacak talebinin tam kabul edildiği ve davanın konusuz kaldığı, dava açıldıktan sonra dava konusuz kalmış olması, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı ... şirketi tarafından ödenmiş bulunan 60.350,00 TL hasar tazminatının faiziyle birlikte taraflarına ödenmesi için davalı şirket aleyhine açılan dava devam ederken dava konusu alacak tutarı müflis şirket için açılan iflas masasından tahsil edilerek konusuz kaldığını, mahkemece verilen karar ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, gerekçede davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiğini, davanın açılmasına davalının sebep olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına ilişkin talebinin mahkemece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Davacı vekili, davalı şirkete ait olup davacı ... şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle ödenen tazminatın Genel Şartlar B.4 maddesi uyarınca rücuen tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı şirketin yargılama sırasında iflas ettiği, İflas İdare Memurluğuna davacı tarafça başvuruda bulunulduğu, davacının alacak talebi tam kabul edildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş, gerekçede iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği belirtilmiştir. HMK'nın 297/2.maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. HMK'nın 294/3. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.12.2011 tarih 15-708 E, 737 K sayılı ilamında açıklandığı üzere; gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden  araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usûl Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. <br>Öte yandan 6100 sayılı HMK'nin 331/1. maddesinde \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Somut olayda davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın gerekçesinde, davanın açıldıktan sonra konusuz kaldığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği belirtilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya  verilmesine karar verildiğinin belirtilmesine karşın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde \"Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine\" ve 4 numaralı bendinde \"Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına\" şeklinde hüküm oluşturulduğu, mahkemece vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin olarak oluşturulan hükmün, gerekçe ile çelişkili olduğu anlaşılmıştır. <br>Bu durumda davacı ... şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle rücuen tazminat istemli davada, davalı şirketin yargılama sırasında iflası üzerine davacı vekilinin İflas İdare Memurluğuna müracaatı üzerine talebinin kabul edildiği ve bu şekilde konusuz kaldığı anlaşıldığından  yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirilerek Kanun'un 297/2 ve 298/2. maddesine uygun olarak hüküm ve gerekçe oluşturulması gerekirken gerekçeye çelişkili olarak hüküm kurulmuş olması doğru değildir. <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca  ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fb343aaecd83205","SID":"8b01102e74013184"}}