{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1677 Esas  - 2024/1531 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1677 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1531<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 28/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/295 Esas 2022/179 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI <br><br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 06/03/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 24/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın davalı ... Sendikası yönünden HMK'nun 114/1-d, 115/1-2 maddeleri uyarınca taraf ehliyeti (pasif husumet) yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sendikası ile ... adına ... arasında 20/09/2017 tarihinde toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bahsi geçen 17. Dönem İş Sözleşmesinin Kantinler ve Tüketim Koop. Başlıklı 119 maddesi kapsamında  müvekkiline işletme devir sözleşmesi ile verilen alanda işletmecilik yapma şartlarının sözleşme ile kararlaştırıldığını, sözkonusu işletme devir sözleşmesinin S.S ... Koop. (Kısa adı ...) ile müvekkilinin 13.07.2017 tarihinde imzaladığını, devredilen işletme süresinin 13/07/2017 tarihinden itibaren 3 yıl belirlendiğini, sözleşmenin 3.5 maddesinde işletme için her hangi bir kira ödenmeyeceği, işletmenin boşaltılmasını gerekli kılan bir durum ortaya çıkması halinde ise ... tarafından müvekkile işletme için uygun şartlarda yer tahsis edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 3.6 maddesinde ise iş bu sözleşmenin ancak karşılıklı fesih edilebileceği, tek taraflı fesih durumunda, karşı tarafın bu fesihten doğan zararları ödemek zorunda olduğunun hüküm altına alındığını, müvekkilinin söz konusu alanda 19 seneden beri hazır giyim ve gıda dükkanı işlettiğini, 28/09/2018 tarihinde Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü, toplu iş sözleşmesi ile kullanma izni verdiği dava konusu alanı, müvekkiline hiç bir tebligat ve bildirimde bulunmadan elektriği ve suyunu keserek tahliye etmesini istediğini, dükkanın faaliyette bulunmaması için önüne beton bloklarla kapattığını, 01.10.2018 tarihinde de müvekkilinin eşyaları ile tahliye ediliğini, tahliye ediliği iş yerinin ... adresi olduğunu, müvekkilinin taşınmazın tahliyesini engellemek için Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin  2018/1844 Esas sayılı dosyası ile zilyet olunan taşınmaza el atmanın önlenmesi davası açıldığını, müvekkiline ... tarafından  taşınmazın boşaltılması için tebligat yapılmadığını, müvekkilinin taşınmazı kullanma hakkını ... ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden ve ... sendikasının kurduğu ve yetki verdiği ... ile imzaladığı işletme devir sözleşmesinden aldığını, tüm evraklarının yasal olduğunu, gelinen noktada ...'nun  müvekkiline karşı yaptığı haksız fesih ile ne kullanması için yeni bir yer tahsis ettiğini, ne de verdiği zararları karşıladığını, müvekkilinin İşletme hakkı devir sözleşmesine aykırı olarak tahliye ediliğini ve zarar uğradığını, bu nedenle İşletme Devir Hakkı sözleşmenin 3.6 maddesine dayanarak sözleşmeye aykırılıkdan kaynaklanan ve mahrum kalınan karın müştereken ve müteselsilen davalılardan talep ettiklerini, işletme devir sözleşmesinin, 13.07.2017 tarihinde müvekkili tarafından “işletme borçlar listesinde geçen”  işletmenin borçlarının müvekkili tarafından ödenmesi karşılığında devrediliğini, müvekkilininde bu borçların büyük bir kısmını ödediğini, demirbaş listesinde gösterilen 15 adet demirbaşta teslim akabinde devredenlerce satıldığıunı, müvekkili tarafından ödenen borçlara ilişkin kayıtlarında sunulduğunu, borç kalemlerin 46.688.000 TL olup, müvekkili tarafından 43.398.00 TL sinin ödendiğini, ayrıca elektrik su bedellerinin ... tarafından karşılanacağı belirtilmiş iken müvekkiline ödetildiğini, müvekkilinin işletmeyi tahliye etmesi üzerine malları taşımak için nakliye tuttuğunu, 400,00 TL masraf yaptığını ve malzemeleri koymak için yeni bir yer kiraladığını, bir kısım mallarını da firmalara zararına iade etmek zorunda kaldığını ve sözleşme süresince elde edeceği kardan da mahrum kaldığını, davalı ...'nun sözleşmesini tek taraflı feshetmesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 20.000,00 TL müspet zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı vekili, 19/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 31.533,76 TL'ye artırılmış, harcı ikmal edilmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılara usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; ... ile ... adına ... arasında 20/09/2017 tarihinde toplu iş sözleşmesi imzalandığı, bahsi geçen 17. Dönem toplu iş sözleşmesinin Kantinler ve Tüketim Kooperatifleri başlıklı 119. maddesi kapsamında, S.S. ... Sendikası ... (kısa adı ...) ile davacı ... arasında 13/07/2017 tarihinde hazır giyim ve gıda maddeleri satışı için davaya konu İşletme Devir Sözleşmesi ile yer tahsisi yapıldığı, sözleşme süresinin üç (3) yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 3.5 maddesinde işletme için kira ödenmeyeceği, işletmenin herhangi bir şekilde boşaltılmasını gerekli kılan bir durumun ortaya çıkması halinde, ... tarafından işletme için uygun şartlarda yeni yer tahsis edileceği, 3.6 maddesinde ise iş bu sözleşmenin ancak karşılıklı fesih edilebileceği, tek taraflı fesih durumunda, karşı tarafın bu fesihten kaynaklanan zararları ödemek zorunda olduğunun hüküm altına alındığı bu kapsamda davacının maruz kaldığı tek taraflı fesih ve bilhassa kararlaştırılan kira süresinin bitiminden önce tahliyeye zorlanması ve devraldığı işletmesini işletemez hale getirilmesi hususlarının sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi nedeniyle uğradığı zarar ve masrafların sözleşme akidi, ... tarafından karşılanmasının gerekeceği, diğer davalının sözleşmeye taraf olmadığı dikkate alınmakla zarar ve masraflardan sorumlu tutulmaması gerektiğinin sabit olduğu, davalı ...'nun sözleşmeye aykırılıktan dolayı sorumlu olduğu miktarın, davalı ...'nun İşletme Devir sözleşmesinin 3.4. maddesi uyarınca ödemesi gerekirken davacının ödediği su bedeli, sözleşmenin 3.2. maddesi uyarınca konulan ödeme şartı nedeniyle yaptığı ancak erken tahliyesi nedeniyle fazladan ödediği bedel ve sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle davacının katlanmak zorunda kaldığı tahliyesi nedeniyle yapmış olduğu giderler toplamından ibaret olduğu, bu hususların bilirkişi raporları ile de doğrulandığı anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile tespit edilen ve davacının İşletme Devir Sözleşmesinin süresinden önce davalı ... tarafından haksız feshi nedeniyle zarara uğradığı gerekçeleriyle davanın davalı ... yönünden kabulü ile 31.533,76 TL'den ibaret alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Kooperatifinden tahsili ile davacıya ödenmesine, davanın davalı ... Sendikası yönünden HMK'nun 114/1-d, 115/1-2 maddeleri uyarınca taraf ehliyeti (pasif husumet) yokluğu nedeniyle usulden reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle değil sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili lehine 4.730,06 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu yönde bir hüküm kurulmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; taraflar arasındaki işletme devir sözleşmesine aykırlığa istinaden müspet zararının tahsili istemine ilişkidir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t... ile davacı arasında imzalanan 13/07/2017 tarihli işletme devir sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları, yapılan ödemelere ilişkin belgeler, SGK kayıtları  ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. \t<br>\t13/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...'in 2017 takvim yılında İşletme Hesabı Defteri tutuğu, İşletme Hesabı Defterinin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, 2018 ve 2019 takvim yılı ticari defterlerinin ise lehine delil olarak kullanılabileceği sonucuna varıldığı, her iki davalıya husumet yöneltilmesine engel teşkil edebilecek bir itiraz ve sebebe dosya içerisinde rastlanılmadığı, en nihayetinde takdirin mahkemeye ait olduğu, davalıların sözleşmeye aykırılık neticesinde hakim tarafından karşılanmasına karar verilecek alacak kalemleri üzerinden davacıya karşı tazmin borcu yükümlülüğü altında kalacağı, en nihayetinde takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı ...'in işyerini tahliye etmesi ve yeni bir adrese nakletmesi nedeniyle bir kar kaybına uğramadığı, Davacı tarafından ödenen 3.200,40TL su bedelinin davacıya iadesi gerektiği, iş yerinin sözleşme bitim tarihinden önce tahliyesi nedeniyle yüklenilen 8.712,50TL giderin davacıya ödenmesi gerektiği, İşletme Devir Sözleşmesi'nin 3.2. maddesinde belirtilen ...'ya ait olan ve ... tarafından fazladan yapılan 19.620,86TL borç ödemesinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği  bildirilmiştir. <br>\t12/04/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; kök raporda yapılan hesaplamada herhangi bir değişikliğe gidilmesi yönünde bir kanaat oluşmadığı  bildirilmiştir.<br>\tDosya kapsamından, ... ile ... adına ... arasında 20/09/2017 tarihinde toplu iş sözleşmesi imzalandığı, bahsi geçen 17. Dönem toplu iş sözleşmesinin ...Kooperatifleri başlıklı 119. Maddesi kapsamında, S.S. ... Sendikası ... kooperatifi (kısa adı ...) ile davacı ... arasında 13/07/2017 tarihinde hazır giyim ve gıda maddeleri satışı için davaya konu İşletme Devir Sözleşmesi ile yer tahsisi yapıldığı, sözleşme süresinin üç (3) yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 3.5 maddesinde işletme için kira ödenmeyeceği, işletmenin herhangi bir şekilde boşaltılmasını gerekli kılan bir durumun ortaya çıkması halinde, ... tarafından işletme için uygun şartlarda yeni yer tahsis edileceği, 3.6 maddesinde ise iş bu sözleşmenin ancak karşılıklı fesih edilebileceği, tek taraflı fesih durumunda, karşı tarafın bu fesihten kaynaklanan zararları ödemek zorunda olduğunun hüküm altına alındığı belirtilmiştir. Davalı ...nın sözleşmede taraf olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tAncak, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş olması ve anılan davalının yargılama sırasında vekil ile temsil edilmiş olması karşısında davalı ... lehine ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte davalı ... vekilince istinaf dilekçesinde açıkça müvekkili lehine 4.730,06 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olmakla davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile talebi dikkate alınarak davalı ... yararına 4.730,06 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü  ilk derece mahkemesinin kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜ ile,<br>\tAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2022 tarih ve 2019/295 Esas 2022/179 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca davalı  ...  hakkında dava ve vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davalı ... hakkında açılan davada   karar istinafa taşınmadığından kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, <br>\t4-Davalı ... kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre  hesap edilip takdir edilen 4.730,06 TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalı ...'na verilmesine,<br>\t5-HMK'nun 333 ve GAT'nin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tB)1-Davalı ... tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davalı ...'na iadesine, <br>\t2-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin  98,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 318,70 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 24/12/2024<br><br><br><br>Başkan- ...             Üye -               Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33f074caa8fc5b05","SID":"516941a702c0d8b1"}}