{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1424 Esas  - 2025/36 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1424 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/36<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA\t4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t<br>KARAR TARİHİ\t: 21/04/2022<br>NUMARASI\t: 2021/643 Esas  2022/339   Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kasko poliçesine dayalı)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 30/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/02/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın  kabulüne yönelik olarak verilen karar karşı, davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>Davacı; ... plakalı, 2018 model ... ticari nitelikli çekicinin, 295136762 numaralı, 30/05/2019 - 30/05/2020 vadeli  kasko poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş, (Eski ... Sigorta A.Ş.) tarafından sigortalandığını, poliçe vadesi içinde ve 20/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu çekicinin hasarlandığını, davalının, talebine karşın tazminat ödememesi üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu, 2020/12515 Esas sayılı dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; kaza neticesinde ... plakalı çekicide meydana gelen toplam zararın KDV dahil 161.907-TL olduğunun, davalı sigortanın 27/01/2020 tarihinde temerrüde düştüğünün, bu tarihten itibaren avans faiziyle sorumlu olduğunun tespit edildiğini, 2020/54872 sayılı karar ile taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek 37.894-TL tazminata hükmedildiğini, hakem kararına karşı davalı sigorta tarafından itiraz edilmesi ile bu itirazın, STK İtiraz Hakem Heyeti tarafından 2020/İHK-26427 sayılı karar ile reddedildiğini, davalının, İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı da temyiz kanun yoluna başvurduğunu, yapılan temyiz incelemesi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 15/06/2021 tarihli, 2021/3240 E. ve 2021/3033 K. Sayılı ilamıyla, sigorta şirketinin temyiz başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi ile 124.013-TL tutarlı bakiye tazminatın davalı sigortadan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/8501 E. Sayılı takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takibe konu asıl alacak ve faizin kesinleşen bir yargı kararına dayanarak likit olması gözetilerek davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.\t<br>                        İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan bakiye araç hasar tazminatı için başlatılan icra takibine yapılan  itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, söz konusu kaza nedeniyle başvurulan Sigorta Hakem Heyeti'nin, 2020/12515-54872 E.,K. sayılı kararında, bilirkişi raporlarına göre araçta kaza nedeniyle KDV dahil 161.907-TL hasar oluştuğu, başvuru sahibinin 37.894-TL hasar tazminatı isteminde bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi uyarınca 37.894-TL tazminat istemiyle 2.006-TL ekspertiz ücreti yönünden kabul kararı verildiği, karara karşı Sigorta Şirketinin itirazlarının, STK İtiraz Hakem Heyeti tarafından 2020/İHK-26427 sayılı karar ile reddedildiği, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 15/06/2021 tarihli, 2021/3240 E., 2021/3033 K. sayılı ilamıyla, sigorta şirketinin temyiz başvurusunun da reddine karar verildiği, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketinin, trafik kazası tarihi itibariyle kasko sigortacısı olduğu ... plakalı çekicinin kaza yaparak hasara uğraması nedeniyle bakiye hasar bedelini ödemekle yükümlü olduğu, alınan 06/04/2022 tarihli bilirkişi raporunun da denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile alacak likit olmakla icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerektiği gerekçesiyle; \"1-Davanın kabulü ile; davalının dava konusu Ankara 12.İcra Müdürlüğü’nün 2021/8501 E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının iptaline, takibin takibe konu 124.013,00-TL bakiye hasar bedeli, 10.357,63 TL (01/01/2021-02/07/2021) arası işlemiş faiz,  15.883,86 TL (27/01/2020-01/01/2021) arası işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.254,49 TL alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, 2-Hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında belirlenen 24.802,6 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; 20/09/2019 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili 02/08/2021 tarihinde, davacı tarafa 39.000-TL tazminat ödendiğini, yapılan bu ödeme ile hiçbir sorumluluğu kalmadığını, mahkemece bu ödemenin dikkate alınmayarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hükmolunan tutarın çok fahiş olduğunu, araçtaki hasar onarım bedelinin, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının \"Tazminatın Hesabı ve Ödenmesi\" başlıklı 3.3.2. Maddesinde sayılan esaslar dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, kazanın oluş şekli, aracın pert olup olmadığı incelenerek pert durumu varsa rayiç bedelinin tespiti ile sovtaj bedelinin düşülmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen yedek parça fiyatlarının fahiş olduğunu, bunun ve tazminat tutarının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatlarına göre belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden ve yasal faizle sorumlu olabileceğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan bakiye araç hasar bedeli alacağı için başlatılan icra takibine yapılan  itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Somut dosya kapsamında toplanan delillerden; 20/09/2019 tarihinde ve poliçe vadesinde meydana gelen kaza nedeniyle sigortalı  ... plakalı, 2018 model, ... ticari nitelikli çekicinin hasarlandığı, davalı sigortanın ödeme yapmaması ile kaza nedeniyle başvurulan Sigorta Hakem Heyeti'nin, 2020/12515-54872 E.,K. sayılı kararında, bilirkişi raporlarına göre araçta kaza nedeniyle KDV dahil 161.907-TL hasar oluştuğunu, başvuru sahibinin ise, 37.894-TL hasar tazminatı isteminde bulunduğunu belirterek taleple bağlılık ilkesi uyarınca 37.894-TL tazminat istemiyle 2.006-TL ekspertiz ücreti yönünden kabul kararı verdiği, verilen bu karara karşı, davalı sigorta şirketinin itirazlarının, STK İtiraz Hakem Heyeti tarafından, 2020/İHK-26427 sayılı karar ile yerinde bulunmayarak reddedildiği, bu karara karşı da davalı sigorta tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin, 15/06/2021 tarihli, 2021/3240 E., 2021/3033 K. sayılı ilamıyla, sigorta şirketinin temyiz başvurusunun reddine karar verilerek nihayetinde kararın kesinleştiği,  söz konusu kesinleşen bu kararın ve Tahkim dosyası kapsamının, elde ki bakiye tazminat istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali davası yönünden, güçlü delil olduğunun kabulü gerekir.<br>Yukarıda ki tespitler doğrultusunda, Davacı; 20/09/2019 tarihinde ve poliçe vadesinde meydana gelen trafik kazası ile sigortalı ... plakalı, 2018 model, ... ticari nitelikli çekicinin hasarlandığını, davalı sigortanın talebine karşın ödeme yapmaması üzerine, başvurusu ile kesinleşen Tahkim dosyası kapsamında hükme esas alınan raporla 161.907-TL olarak hesaplanan ve fazlaya ilişkin hakları sıkı tutulmak suretiyle talebiyle bağlı olarak 37.894-TL olarak takdir edilen tazminatın, davalı sigortadan tahsili sonrası, bu kez kesinleşen hakem kararı gereğince saklı tutulan bakiye tazminat tutarı olan 124.013-TL yönünden, işlemiş faiziyle tahsili istemiyle başlatılan takibe, davalının süresinde itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamı, icra inkar tazminatı tahsili istemli elde ki davayı açmış, Davalı; kesinleşen hakem kararı gereği takdir edilen hasar tutarı olan 37.894-TL'nin ödenerek başkaca sorumluluğu bulunmadığı savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece;  kesinleşen hakem kararı uyarınca hesaplanan tüm tazminat tutarından, taleple bağlı kalınarak takdir edilen tutarın mahsubu sonrası bakiye tutarın talep edilebileceği ve bakiye tutarın belirlenebilir olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle vaki itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı takdirine karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/8501 sayılı icra dosyasında; alacaklı davacı tarafından, 124.013-TL bakiye hasar bedeli, 10.357,63-TL (01/01/2021-02/07/2021 arası) işlemiş faiz, 15.883,86-TL (27/01/2020-01/01/2021 arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.254,49-TL alacak istemiyle, borçlu davalı sigorta aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresinde itirazı ile takibin durduğu,  elde ki davanın, İİK’nın 67. maddesine göre 1 yıllık yasal hak düşürücü süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Dosyada mevcut davacıya ait sigortalı ... plakalı ticari çekiciye ait kasko sigorta poliçesi incelendiğinde; kasko sigortacısının dosya davalısı şirket, sigortalısının davacı Semayi Ülger olduğu, 30/05/2019- 30/05/2020 tarihleri arasında dava konusu trafik kazasını da kapsar şekilde kasko sigorta poliçesi düzenlendiği ihtilaf konusu değildir.<br>\tDavalı sigortanın, kusura yönelik istinafı bulunmayıp hasar miktarının fahiş olduğuna yönelik itirazları bulunmakla birlikte; mahkemece, hükme esas alınan 06/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; kaza ile ilgili daha önce 4 ayrı eksper tarafından düzenlenen raporlar incelenerek değerlendirilmiş, davacının aldığı rapora itibar edilmemiştir. Davalı sigorta şirketinin düzenlettiği eksper raporunda ise, hasarın kdv'li ve iskontosuz 167.785,76-TL olduğu, kesinleşen Tahkim dosyasında hükme esas alınan raporda ise 161.907-TL olarak hesaplandığı, her iki rapordaki hasara yönelik tespitlerin paralel olduğu, aradaki farkın da sübjektif kriterlere göre tolere edilebilir olduğuna işaret edilerek kesinleşen Tahkim dosyasındaki daha az olan tazminat tutarı olan 161.907-TL benimsenmiş, sigorta tarafından yapılan ödeme 37.894-TL'nin mahsubu sonrası bakiye 124.013-TL alacak olduğu belirlenerek Tahkim de belirlenen temerrüt tarihi 27/01/2021 den geçerli %13,75 avans faizi olan 26.241,49-TL faiziyle toplam tutar 150.254,49-TL olarak belirlenmiş, mahkemece hükme esas alınmıştır. Raporun bu haliyle hükme elverişli olduğu, kesinleşen karar kapsamını dikkate aldığı, rapora yönelik itirazların ve istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Tahkim yargılamasında, davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik kaydıyla 37.894-TL hasar tazminatı ve ekspertiz ücreti, manevi tazminat istemiş, manevi tazminat reddolarak taleple bağlı kalındığına işaret edilerek talep edilen hasar tazminatı ile eksper ücretine hükmedilerek bu tutarlar kesinleşmiştir. Kesinleşen tahkim yargılamasında, davalının, bilirkişi raporlarına itiraz ettiği, bu itirazların reddolduğu görülmektedir. Bu durumda bedel arttırımı ve ıslah talep hakkı kullandırılmayan davacının, iş bu dava kapsamında kesinleşen ve güçlü delil niteliğinde bulunan hakem kararına ve kesinleşen tazminata göre bakiye talep hakkını kullanabilmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Hakem yargılamasında da bedel arttırım/ ıslah hakkı kullandırılmayan davacının talebiyle bağlı kalınarak karar verildiğine açıkça işaret edilmiştir. Alacaklı olduğunu iddia eden davacının, mevcut yasal düzenlemeler karşısında, dava açmaktan başka bir yolla bakiye alacağına kavuşma imkanı olmayıp bir mahkeme kararına ihtiyacı vardır. Aksinin kabulü  mülkiyet hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlali olacaktır. Bu nedenlerle, davalı sigortanın, bakiye tutardan sorumlu  olmadığına, başkaca ödeme yapmasına gerek bulunmadığına ilişkin istinaf sebepleri yerinde olmayıp reddi gerekir.<br> Davacı tahkime başvurusunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kendi aldığı eksper raporundaki tutarı(244.670,04-TL) sigortadan talep ettiğini açıklayarak şimdilik kaydıyla 37.894-TL hasar tazminatı istemiştir. Davanın bu haliyle kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda tahkim yargılamasında taleple bağlı kalınarak verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğine göre, davacının, tahkime başvuru dilekçesi kapsamından davasını, kısmi dava olarak açması da göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece, davanın, bakiye alacak yönünden, az yukarıda yapılan açıklamalar gereği kabulüne karar verilmesi isabetli olup usul ve yasaya uygundur. Elde ki davada bakiye alacağa, kesinleşen karar kapsamı da gözetilerek temmerrüt tarihinden (27/01/2020) geçerli ve işin niteliğine göre avans faizi işletilmesi de isabetli olup buna ilişkin istinaf istemleri de yerinde değildir.<br>Kesinleşen karar gereği bakiye tazminat miktarı takipte istenmiş olup kesinleşen Tahkim kararı uyarınca bakiye alacak ve temerrüt tarihi belirlenebilir olmakla artık alacağın likit olmadığından söz edilemez. Mahkemece, alacak likit  ( bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan, İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince %20'dan aşağı olmamak üzere davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olup buna ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesinin davanın kabulü ile vaki itirazın iptaliyle takibin devamına, icra inkar tazminatı takdirine yönelik kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 10.263,89 TL harçtan peşin alınan 2.990,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.273,89‬ TL harcın, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin, üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025<br><br><br>   Başkan-                Üye -                  Üye -                   Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b526f33176e8fbe7","SID":"3942d13b3dad3a57"}}