{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1292 Esas 2024/1601 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1292 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1601<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/527 Esas 2022/314 Karar<br>DAVACI \t<br>VEKİLİ<br>DAVALILAR <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/11/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/01/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan temlik aldığı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılara dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı asıl borçlu ... ... Kağıt ve Ambalaj Ürünleri ile temlik eden ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği,17/05/2017 tarihinde 130,000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduğu, kefalet türünü el yazısı ile “müteselsil” olarak belirtildiği, kefalet tarihini ve kefalet tutarının da el yazısı ile yazıldığı, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalı asıl borçlu ... ...'dan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, davalı ...’ın 24/02/1997 tarihinden itibaren evli olduğu,  temlik eden ... A.Ş ile davalı asıl borçlu ... ... Kağıt ve Ambalaj <br>Ürünleri firması arasında akdedilen 17/06/2016 tarihli 130.000,00 TL limitli genel kredi <br>sözleşmesine müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı şeklen tespit edilen davalının, asıl borçlu firmanın ortağı olmadığı, sözleşmenin akdedildiği tarihte evli olduğu görülen davalının kefaletine ilişkin eş <br>muvafakati bulunmadığı, varsa sunulamadığı tespitleriyle davalı ...’ın kefaletinin <br>yasanın aradığı koşulları taşımadığı, kefaletinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kefil yönünden reddine, davalı ... ... yönünden kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, taksitli kredi muhtelif alacaklar yönünden 28.939,33 TL asıl alacak, 2.596,46 TL işlemiş faiz, 129,83 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere 31.665,62 TL üzerinden, kredi kartından ve ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacak yönünden 19.924,82 TL asıl alacak, 2.520,27 TL işlemiş faiz, 109,58 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere takibin toplam 22.554,67 TL üzerinden ve ayrıca 540,30 TL ihtarname bedeli ile birlikte takibin toplam 54.760,59 TL üzerinden devamına, 28.939,33 TL'lik asıl alacak yönünden %50 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi, 19.924,82 TL'lik asıl alacak yönünden ise TCMB tebliğine uygun dönemsel olarak değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi işletilmesine, bakiye talepler yönünden reddine, 4061, 4062 ve 4063 nolu çeklerin yasal yükümlülük tutarı olan toplam 6.090,00 TL banka sorumluluk tutarının davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen hesapta deposunu teminen davalıdan tahsiline, %20 icra inkar tazminatının kabulüne, 10.844,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurunun icra takip dosyasında kefil ...'ın sorumlu bulunmadığına ilişkin olduğunu, bu karar usul ve yasaya aykırı olup, eksik araştırma neticesinde verildiğini, dosya kapsamında tüm delillerinin toplanmadığını, özellikle borçlu firma ... ... - ... Kağıt Ve Ambalaj Ürünleri'nin vergi dairesinden gelen müzekkere cevabına göre tacir olduğu tespit edilmiş ancak ticaret sicil evraklarına bir türlü ulaşılamadığını, mahkemece eksik araştırma yapıldığını, ticaret sicil müdürlüğüne tekrar müzekkere yazılmasına karar verilmiş ise de mahkemece 11/04/2022 tarihli ara karar ile ticaret sicil müdürlüğüne tekrar müzekkere yazılmasına yönelik ara karardan dönüldüğünü, davalı ... ...'ın tacir olduğu belli olup, davalı tacir için ticaret sicil müdürlüğünden terkin işlemleri yapılmış ise de ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlarının olması gerektiğini, mahkemece bu hususun hiçbir şekilde araştırılmadığını, davalı ... yönünden kararın kaldırılması gerektiğini, davalı ...'ın kefaletinin yasanın aradığı koşulları taşıdığını, müteselsil kefil sıfatı ile davalı ...'ın imza attığını, davalı ... tarafından da kefalete dair mahkeme dosyasına herhangi bir itiraz mevcut olmadığını, bu nedenle genel kredi sözleşmesindeki kefaletin geçerli olduğunu, Kanun'un aradığı tüm şekil şartlarının yerine getirildiğini, ticaret sicilde davalı asıl borçlu ... ... - ... Kağıt Ve Ambalaj Ürünleri firmasının kaydı terkin edildiğinden dolayı müzekkere cevabının olumsuz geldiğini, davalı kefil ...'ın nüfus kayıt örneği incelendiğinde evlenmeden önceki soy isminin ''...'' olduğu ve ...'ın ve ... ...'ın anne baba isimlerinin aynı olup kardeş olduklarının sabit olduğunu, davalı asıl borçlu ... ... - ... Kağıt Ve Ambalaj Ürünleri firmasının şirket ortağı, işletme sahibi ve/veya yöneticisi olduğunun kuvvetle muhtemel bulunduğunu, ticaret sicilden de asıl borçlu firma terkin edildiği için ... ... - ... Kağıt Ve Ambalaj Ürünleri firmasının ortaklık yapısına ilişkin evrak temin edilemediğinden dolayı dava dilekçesiyle bildirdikleri yemin deliline başvurduklarını, ancak tarafınca yemin deliline başvurmuş iseler de mahkemece yemin delilinin kabul edilmediğini, mahkemece yemin teklifinin maddi olay ve vakıalara ilişkin verilebileceği nedeni ile kabul edilmediğini, davalı ...'a ileri sürecekleri yemin teklifinin de davalı ...'ın davalı ... ... firmasının ortağı, işletme sahibi ve/veya yöneticisi olup olmadığına yönelik olduğunu, bu nedenle mahkemece taraflarından yemin metni istenip, davalı ...'a tebliğ edilerek yemine davet edilmesi gerektiğini, davalı ...'a davalı asıl borçlu ... ... - ... Kağıt ve Ambalaj firmasında ortak, yönetici ve/veya işletme sahibi olup olmadığının sorulması için yemin teklifinin kabul edilmesi gerektiğini, davalı kefil ...'ın temlik eden banka tarafından davalı asıl borçluya açtığı kredilerden dolayı sözleşmede yer alan tüm hususlardan asıl borçlu gibi bankaya karşı sorumlu ve yükümlü olduğunun taraflarca kararlaştırıldığını, bu nedenle dava ve takip konusu gayrinakdi alacaklardan da davalı kefil ...'ın sorumluluğunun kabul edilmesi gerektiğini, mahkeme kararındaki aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, müvekkilinin hak kaybına neden olmamak adına ve de karşı taraf yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmamak açısından mahkeme kararındaki aleyhe mevcut ve gelecekteki aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/4331 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarları, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 06/07/2021 tarihli kök, 04/02/2022 tarihli ek rapor, şirket kredi kartı başvuru formu, kredi ödeme planı, kredi kullanım talimatları, kredi taksitinin geri ödenmesine ilişkin kmh talimatı, hesap ekstreleri, kmh müşteri talimatı, alacak temlik sözleşmesi, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası müzekkere cevapları, davalı ... nüfus kayıt örneği dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/4331 sayılı icra takip dosyası ile, davacının alacağı temlik aldığı ... A.Ş. tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 55.060,23 TL nakit alacağın tahsili, 6.090,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 02/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 09/04/2019 tarihinde borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 02/11/2020 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacının alacağı temlik aldığı ... A.Ş. ile davalı ... ... Kağıt ve Ambalaj <br>Ürünleri firması arasında 17/06/2016 tarihli 20.000,00 TL limitli, 17/05/2017 tarihli 130.000,00 TL limitli, 14/12/2016 tarihli 20.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalının sadece 17/05/2017 tarihli sözleşmede 130.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, diğer sözleşmelerde ise davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığı görülmüştür. <br>\tDavacının alacağı temlik aldığı ... A.Ş. tarafından davalılara gönderilen 06/03/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile toplam 36.007,75 TL nakdi borcun 2 iş günü içinde ödenmesi, 6.090,00 TL gayri nakit alacağın 2 iş günü içinde depo edilmesi ihtar edilmiş, 08/03/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile ise, 17.002,51 TL kredi kartı borcunun 7 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiş olup, anılan ihtarname 13/03/2019 tarihinde davalılara tebliğ edilmiştir. <br>\tDava konusu icra takip dosyasında alacaklı olan ... A.Ş. tarafından takibe konu nakit ve gayri nakit alacak 25/06/2020 tarihli alacak temlik sözleşmesi ile davacıya temlik edilmiştir. <br>\tTrabzon Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkereye verilen 08/01/2022 ve 08/04/2022 tarihli cevabi yazılarda, ... ... Kağıt ve Ambalaj <br>Ürünleri firmasına ilişkin müdürlük nezdinde bir kayda rastlanmadığı bildirilmiştir. <br>\tDavalı ...'ın nüfus kayıt örneğinden, anılan davalının 24/02/1997 tarihinden itibaren evli olduğu görülmüştür. <br>\tDavacı vekili 11/02/2022 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile davalı ...'ın diğer davalı asıl borçlu şirketin ortağı, işletme sahibi ve/veya yöneticisi olduğunun kuvvetle muhtemel bulunduğunu belirterek bu hususta anılan davalıya yemin teklif ettiği bildirilmiştir. <br>\tAnılan talep üzerine mahkemece 10/05/2022 tarihli ara karar ile yemin teklifinin maddi olay ve vakıalara ilişkin teklif edilebileceği gerekçesiyle talebin reddine hükmedilmiştir.<br>\tYargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi kök raporunda, davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan taksitli kredi nedeniyle 28.939,33 TL asıl alacak, 2.596,46 TL işlemiş faiz, 129,83 TL BSMV olmak üzere toplam 31.665,62 TL, kredi kartı ve ticari Kmh nedeniyle 19.924,82 TL asıl alacak, 2.520,27 TL işlemiş faiz, 109,58 TL BSMV olmak üzere toplam 22.554,67 TL, 540,30 TL ihtarname bedeli olmak üzere toplam 54.760,59 TL nakit alacağı bulunduğu, kredi için %50, Kmh ve kredi kartı için TCMB tebliğine uygun dönemsel olarak değişen oranlarda azami gecikme faizi uygulanabileceği, çekten kaynaklanan 6.090,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.<br>\tİtiraz üzerine alınan ek raporda, davalı asıl borçlunun Trabzon Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, davalı kefilin nüfus kaydından 24/02/1997 tarihinden itibaren evli olduğunun anlaşıldığı, davalı asıl borçlunun ticaret sicilde kaydı bulunmadığından davalı kefilin davalı asıl borçlu firmanın ortağı olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, davalı kefil ...'ın eş muvafakatinin bulunmadığı, eş muvafakati var ise sunulmadığı, davalı ...'ın 17/06/2016 tarihli şirket kredi kartı sözleşmesinde kefalet imzasının bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı temlik alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davacının alacağı temlik aldığı ... A.Ş. ile gerçek kişi şahıs firması olan davalı ... ... Kağıt ve Ambalaj <br>Ürünleri firması arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalının imzalanan sözleşmelerden sadece 17/05/2017 tarihli sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine temlik eden bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, davalı ...'ın 17/05/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde yer alan kefaletinin yasanın aradığı şekil koşullarına uygun olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde istinaf kanun yoluna başvurusunun takip dosyasında kefil ...'ın sorumlu bulunmadığına ilişkin olduğunu, anılan davalı hakkındaki kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu belirtmiş ise de, dilekçesinin devamında kararda aleyhe hususları kabul etmediklerini bildirdiğinden davacı vekilinin istinaf itirazının her iki davalıya yönelik kurulan hükme ilişkin olduğu kabul edilerek bu kabul çerçevesinde Dairemizce istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi kök raporu ile davacının davalı ... ...'tan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak miktarı tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik açık bir istinaf itirazı da bulunmadığı gibi, anılan davalı hakkında kurulan hükme yönelik açık bir istinaf itirazı da bulunmamaktadır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davalı ... ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı kefil ... hakkında açılan davanın kefaletinin geçersiz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.<br>\tYukarıda açıklandığı üzere, davalı kefil ...'ın temlik eden banka ile asıl borçlu ... ... Kağıt ve Ambalaj <br>Ürünleri firması arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri ve kredi kartı sözleşmesinden sadece 17/05/2017 tarihli 130.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde aynı tarih ve limit ile müteselsil kefil olarak imzası yer almaktadır. <br>\tAnılan kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 maddesi uyarınca kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefilin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir. Davalı ...'ın kefalet sözleşmesinde el yazısı ile kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu yazılıdır. Anılan davalının sözleşmede yer alan el yazılarına ve imzasına yönelik bir inkarı da bulunmamaktadır. <br>\tÖte yandan, TBK'nun 584/1. maddesi uyarınca eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.  <br>\tTBK'nun 584/3. maddesinde ise, anılan hükmün istisnası düzenlenmiş olup, bu istisnalardan biri de ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmadığı hükme bağlanmıştır. <br>\tDavalı kefil ...'ın kefalet tarihinde evli olduğu dosyada yer alan nüfus kaydıyla sabittir. Davacı tarafından anılan davalı kefilin eş rızasının alındığına ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmemiştir. <br>\tYargılama aşamasında gerçek kişi şahıs firması olan asıl borçlu ... ... Kağıt ve Ambalaj <br>Ürünleri firmasının ticaret sicilinde kaydı bulunmadığı Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası müzekkere cevabından anlaşılmıştır. <br>\tDavacı vekili tarafından davalı kefil ...'a davalı asıl borçluya ait gerçek kişi şahıs firmasının ortağı, işletme sahibi ve/veya yöneticisi olduğuna ilişkin yemin teklifinde bulunulmuş ise de, mahkemece yemin teklifini maddi olay ve vakıalara ilişkin teklif edilebileceği gerekçesiyle talep reddedilmiştir. <br>\tAsıl borçlu davalı ... ...'a ait gerçek kişi şahıs firmasının nitelik itibarıyla ortağı, yöneticisi bulunması mümkün olmadığı gibi, HMK'nun 226/1.b maddesi uyarınca bir işlemin geçerliliği için kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği haller yemine konu olamayacağından kefaletin geçerliliğinin yeminle ispatlanması da mümkün değildir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece davalı kefil ...'ın temlik eden banka ile diğer davalı arasında akdedilen 17/05/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde yer alan kefaletinin eş rızasının bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğu, kefaletin geçerliliği için kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hallerin yemine konu olamayacağı, kefaletin geçerliliğinin yeminle ispatlanmasının mümkün olmadığı, anılan davalının borçtan sorumlu tutulamayacağı gözetilerek davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkında davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>\t2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 27/12/2024<br><br>Başkan - ...              Üye - ...                      Üye - ...              Zabıt Katibi - ...<br>...          ...       ...        ...<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e86ab68a6b9eec5c","SID":"9d8b17365a587b80"}}