{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/488 Esas  - 2024/1520 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/488 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1520<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/907  Esas 2021/347 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR \t<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 07/12/2018<br>KARAR TARİHİ\t:  24/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  24/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptaline  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından dava dışı  asıl borçlu ... Mak. Beton Sant. İm. Mad. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden çek taahhüt kredisi, nakdi kredi, taksitli ticari krediler kullandırıldığını, davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, dava dışı borçlu lehine tesis edilerek kullandırılan kredilerin ödeme süresi içinde ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davalı kefillere ihtarname gönderildiğini, asıl borçlunun konkordato talep etmesi nedeniyle hakkında takip yapılamadığını, keşide edilen ihtarnameye rağmen, borcun yine ödenmemesi üzerine Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11372 E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak davalı borçluların söz konusu icra takibine itiraz ettiğini ve bu sebeple takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, iddia ederek davalılar tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve  %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t\t<br>\tCEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; asıl borçlu firma hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/587 Esas sayılı dosyasında kesin mühlet verildiğini, davacı bankanın da geçici mühlet kararından sonra haksız olarak hesabı kat ettiğini ve haksız olarak icra takibi başlattığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalıların itirazının kısmen haksız olduğu, bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile; Ankara 26.  İcra Müdürlüğü'nün 2018/11372 Esas sayılı dosyasında; davalıların  369.086,69 TL asıl alacak, 5.105,36 TL işlemiş  faiz, 255,26 TL BSMV, 934,31 TL ihtarname gideri, 11.650,87 TL kat öncesi işlemiş faiz, 582,84 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 386.680,79 TL nakdi alacağa ve depo talep edilen 14.400,00 TL gayri nakdi alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin devamına (icra takip tarihinden itibaren nakdi asıl alacağın 169.086,69 TL'lik kısmına %31,44 oranında, 200.000,00 TL'lik kısmına %50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına), fazlaya ilişkin istemin reddine, (asıl borçlu hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/587 Esas sayılı dosyasında  verilen tasdik kararının uygulanması halinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) kredi borcunun son ödeme tarihinde ödenmemesi, ihtarname keşide edilerek buna göre icra takibi yapılmasına rağmen davalıların likit olan borca haksız olarak itirazda bulundukları belirlenmekle İ.İ.K.'nun 67/2. maddesi gereğince alacağın %20'si oranında 77.336,15 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tMahkemece, 18/11/2021 tarihli ek karar ile davacının tavzih talebinin kabulü ile 22/04/2021 tarihli gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1.paragrafındaki nakdi alacak toplamı olarak gösterilen 386.680,79 TL rakamının çıkartılarak yerine 387.615,33 TL rakamının eklenmesine, harca ilişkin ikinci bendinin çıkartılarak yerine alınması gereken 27.461,65 TL harçtan, peşin alınan 4.875,59 TL harcın mahsubu ile eksik 22.586,06 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, davacı vekili lehine hesaplanan vekalet ücretine ilişkin yedinci bendinin çıkartılarak, yerine davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 36.591,05 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı lehine hesaplanan vekalet ücretine ilişkin hükmün sekizinci bendinin çıkartılarak yerine davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.676,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, işbu tavzih kararının 22/04/2021 tarihli gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükmedilen kalemlerin toplamı her ne kadar 386.680,79 TL nakdi alacak olarak belirtilmiş ise de söz konusu kalemlerin toplamının 387.615,33  TL olduğunu, davanın 403.691,53  TL üzerinden ikame edilmiş olup, hükmedilen kalemler toplandığında mahkemece 402.015,33 TL üzerinden davanın kabul edildiğini, reddedilen kısmın 1.676,20 TL olduğunu, buna rağmen mahkemece davalılar yararına 5.995,21 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takipte talep edilen faiz oranlarının sözleşme hükümlerine uygun olup, mahkemece %31,44  temerrüt faizi uygulanmasının hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalılar asıl borçlu şirket hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/587 Esas sayılı dosyasında 10/09/2018 tarihinde geçici mühlet kararı ve 07/12/2018 tarihinde kesin mühlet kararı verildiğini, 06/12/2019 tarihli duruşmada kesin mühlet kararının 6 aylığına uzatıldığını, İİK'nun 296.maddesi gereğince geçici mühlet kararından sonra tek taraflı olarak haksız ve hukuka aykırı şekilde kat edilerek icra takibi başlatılmasının kanuna aykırı olduğunu, mahkemece konkordato hükümleri açısından herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, konkordato projesinin kanunda sayılı çoğunluğu sağlayarak alacaklılar tarafından kabul edildiğini, konkordato tasdik edildiğinde anlaşmaya olumsuz oy kullanması halinde dahi davacının da uymak zorunda olduğunu ve tahsilde tekerrürün söz konusu olacağını, davacının asıl borçlu şirketin adi alacaklılarından olup rehin alacaklılarından olmadığından dava konusu krediden kaynaklı borca faiz işletilemeyeceğini, mühlet tarihi olan 10/09/2018 tarihinden itibaren İİK'nun 294/3.maddesi gereği herhangi bir faiz işlemesinin söz konusu olamayacağını, buna rağmen hükme esas alınan raporda yapılan faiz hesaplamalarının kabul edilemeyeceğini, kefilin borçluya ait def'i ve itirazları ileri sürebileceğini, asıl borçludan daha fazla yükümlülük altına sokulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak asıl borçluya kullandırılan kredilerden ve çek garanti bedellerinden kaynaklanan alacağa istinaden yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, 18/09/2018 tarihli, 03/02/2020 tarihli ve 25/03/2021 tarihli bilirkişi raporları, icra dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tAnkara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11372 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklının ... Bank, borçluların ..., ... olduğu, alacaklının genel kredi sözleşmesine dayanarak kullandırılan kredilerden kaynaklanan 369.086,69 TL alacak, 5.561,58 TL işlemiş %50 temerrüt faizi, 278,08 TL BSMV, 934,31 TL ihtarname gideri, 12.791,31 TL kat öncesi işlemiş faiz, 639,56 TL kat öncesi işlemiş BSMV, 14.400,00 TL depo talep edilen gayri nakit alacak olmak üzere toplam 403.691,53 TL alacağın, işleyecek %50 temerrüt faizi ile birlikte tahsili yönünde ilamsız takip yaptığı, davalı borçlulara usulüne uygun olarak ödeme emrinin tebliğ edildiği, takibin  borçlular vekilinin süresinde verdiği itiraz dilekçesi üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\t25/03/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;  davalıların  icra takip tarihi itibariyle 369.086,69 TL asıl alacak, 5.105,36 TL işlemiş  faiz, 255,26 TL BSMV, 934,31 TL ihtarname gideri, 11.650,87 TL kat öncesi işlemiş faiz, 582,84 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 386.680,79 TL nakdi ve depo talep edilen 14.400,00 TL gayri nakdi borçlarının bulunduğu, icra takip tarihinden itibaren nakdi asıl alacağın taksitli ticari krediden kaynaklanan 169.086,69 TL'lik kısmına %31,44 oranında, rotatif krediden kaynaklanan 200.000,00 TL'lik kısmına %50 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği belirtilmiştir.<br>\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/587 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı asıl borçlu ... Makine Beton Santralleri İmalat Madencilik İnş. Taah. San.Tic. Ltd. Şti.'nin konkordato başvurusuna ilişkin dava açıldığı, davalı kefiller ... ve ...'ın davada taraf olmadığı, dava kapsamında ... Makine'ye 10.09.2018 tarihinde geçici mühlet, 07.12.2018 tarihinde ise kesin mühlet verildiği, 06.12.2019 tarihinde ise kesin mühlet kararı süresinin 6 ay daha uzatıldığı, 13.12.2019 tarihli Konkordato Komiserler Kurulu Raporuna göre ... Bank'ın alacaklılar toplantısına katılmamış olduğu, anılan raporda davacı banka alacağının 369.086,69 TL olarak belirlendiği, ... Bank vekili tarafından 2018/587 E. sayılı dosyasının 06.12.2019 tarihinde yapılan duruşmasında vade başlangıç tarihi belli olmadığından ve 48 ay vade bankaca uygun<br>görülmediğinden sürenin uzatılmasına muvafakat etmediklerinin belirtildiği, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/587 E. sayılı dosya üzerinden vermiş olduğu, 16.06.2020 tarihli ve 2020/213 sayılı kararda konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne karar verildiği, davacı banka alacağının 369.086,69 TL olarak belirlendiği görülmüştür. <br>\tDosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Mak. Beton Sant. İm. Mad. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti arasında  14/02/2017 tarihli, 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeyi davalılar ... ve ...’ın 2.000.000,00 TL limit dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmeye istinaden asıl borçluya taksitli ticari kredi ve rotatif kedi kullandırıldığı, çek karnesi verildiği, davalı ... yönünden eş muvafakatının alındığı, davalı ...’in ise TBK’nun 584/3. maddesi gereğince asıl borçlu şirketin sözleşmenin imzalanması sırasında ortağı olduğundan eş rızasının gerekmediği, böylelikle kefaletlerin geçerli olduğu,  asıl borçlunun  borcunu zamanında ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillere Kahramanmaraş 2. Noterliği’nin 21/09/2018 tarih ve 29170 yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin usulüne uygun olarak asıl borçlu ve davalılara 25/09/2018 tarihinde  tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 24 saatlik süre dikkate alındığında davalıların 27/09/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, kat ihtarnamesine rağmen borç ödenmediğinden TBK’nun 586/1.maddesi gereğince davalı kefiller hakkında icra takibi yapılabilmesinin koşulları oluştuğu, tebliğ edilen ihtarname sonrasında da borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11372 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiği, ancak davalı kefillerin borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, davacı bankanın ise eldeki dava ile, borçluların itirazının iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır.<br>\tHer ne kadar davalılar vekili asıl borçlunun geçici mühlet kararı almasından sonra hesabın kat edildiğini iddia etmişse de; asıl borçlunun konkordatoya başvurması ve geçici mühlet kararı verilmesinden önce, kullandırılan kredilerin ödenmemiş taksitlerinin bulunduğu ve hesabın kat edilmesinin şartlarının oluştuğu anlaşılmakta olup, asıl borçlunun konkordatoya başvurmuş olması, davacı bankanın konkordato toplantısına katılım sağlamamış ve projeye olumlu oy kullanmamış olması karşısında alacaklının kefiller yönünden takip yapmasına da engel teşkil etmeyeceğinden davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\tMahkemece,  üç adet bilirkişi raporu alınmış olup, bir ve ikinci bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan 25/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davalıların taksitli ticari kredi ve rotatif krediden kaynaklanan 369.086,69 TL asıl alacak, 5.105,36 TL işlemiş  faiz, 255,26 TL BSMV, 934,31 TL ihtarname gideri, 11.650,87 TL kat öncesi işlemiş faiz, 582,84 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 386.680,79 TL nakdi borçlarının bulunduğu, ayrıca sözleşmenin 23.maddesinde açıkça bankanın kefillerden depo talebinde bulunabileceği belirtildiğinden davacı bankanın iade edilmeyen çeklere ilişkin ödenebilecek yasal yükümlülük bedeli olan 14.400,00 TL’nin depo edilmesi talebinde bulunabileceği, icra takip tarihinden itibaren nakdi asıl alacağın taksitli ticari krediden kaynaklanan 169.086,69 TL'lik kısmına %31,44 oranında, rotatif krediden kaynaklanan 200.000,00 TL'lik kısmına %50 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, davacı yanca dava konusu kredilere fiilen uygulanan faiz oranının bilirkişi raporunda belirlenen oranlardan daha yüksek olduğuna dair gerek yargılama sırasında gerekse de istinaf aşamasında herhangi bir belge sunulmadığı gibi bilirkişiler tarafından takip konusu krediye fiilen uygulanan faiz oranının %31,44 olarak belirlendiği ve dava konusu alacağın likit (bilinebilir, belirlenebilir) olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, her ne kadar davacı vekilince gerekçeli kararın hüküm kısmında maddi alacak toplamının hatalı olduğu ve davalılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğine ilişkin istinaf itirazları ileri sürülmüş ise de, mahkemece 18/11/2021 tarihli ek karar ile,  davacının tavzih talebinin kabulü ile 22/04/2021 tarihli gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1.paragrafındaki nakdi alacak toplamı olarak gösterilen 386.680,79 TL rakamının çıkartılarak yerine 387.615,33 TL rakamının eklenmesine, davalı lehine hesaplanan vekalet ücretine ilişkin hükmün sekizinci bendinin çıkartılarak yerine davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.676,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verildiği, ek kararın gerekçeli karar ile birlikte davalılar vekiline 22/11/2021 tarihinde, davacı vekiline 18/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve istinafa taşınmadığı anlaşılmakla davacının anılan istinaf sebebi ek kararla karşılandığından  bu yöne ilişkin istinaf sebebinde hukuki yarar kalmamıştır.  <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalılardan alınması gerekli olan 855,20 TL harçtan peşin alınan 118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 736,60 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2024<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br>...              ...                ...       ...<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15ccb1dd21fd34b1","SID":"55c7b032e17a6b40"}}