{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">          T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .<br>KARAR NO\t\t: ..<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t:....  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t: .<br>NUMARASI\t\t:.<br>DAVACI\t\t:.<br>VEKİLİ\t\t    : Av. ...<br>DAVALI\t\t\t\t\t.<br>VEKİLİ\t\t\t\t\t.<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satım İlişkisinden Kaynaklı Açık Hesap)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t..<br>YAZIM TARİHİ\t:..<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan dönem dönem bilgisayar ve elektronik eşyalar satın aldığını, yanlar arasında süregelen cari ilişki bulunduğunu, bu bağlamda ürün alacağı zaman davalıya önden avans olarak ödeme yaptığını, davalının da müvekkili şirkete ürünleri gönderdiğini, müvekkilinin ürünü teslim almamasına rağmen davalı şirkete toplamda .. TL para gönderdiğini, daha sonra belirli bir süre geçtikten ve herhangi bir ticari alışverişte olmayınca gönderilen paranın iadesinin talep edildiğini, ancak davalının kısmen iade ettiğini, .. TL bedelli kısmını ise iade etmediğini, müvekkiline zarar ziyan bedeli adı altında bir fatura gönderilmişse de söz konusu faturaya itiraz edilerek iade edildiğini ve kalan bakiyenin de ödenmesi için ayrıca ihtar çekildiğini, bu durum akabinde davalı firma tarafından gerçek dışı iddialar da bulunularak, müvekkili şirkete noter ihtarı gönderilerek aralarında .. USD'lik mal alım satım sözleşmesi kurulduğunu, .. TL bedelin de bu sözleşmenin cayma bedeli olduğunun iddia edilmişse de gerçeği yansıtmadığını beyanla bakiye .. TL bedelin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamını, asgari ..nkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davalıdan dönem dönem bilgisayar ve elektronik eşyalar satın aldığını, yanlar arasında süregelen cari ilişki bulunduğunu, bu bağlamda ürün alacağı zaman davalıya önden avans olarak ödeme yaptığını, davalının da müvekkili şirkete ürünleri gönderdiğini, müvekkilinin ürünü teslim almamasına rağmen davalı şirkete toplamda .. TL para gönderdiğini, daha sonra belirli bir süre geçtikten ve herhangi bir ticari alışverişte olmayınca gönderilen paranın iadesinin talep edildiğini, ancak davalının kısmen iade ettiğini, .. TL bedelli kısmını ise iade etmediğini, müvekkiline zarar ziyan bedeli adı altında bir fatura gönderilmişse de söz konusu faturaya itiraz edilerek iade edildiğini ve kalan bakiyenin de ödenmesi için ayrıca ihtar çekildiğini, bu durum akabinde davalı firma tarafından gerçek dışı iddialar da bulunularak, müvekkili şirkete noter ihtarı gönderilerek aralarında .. USD'lik mal alım satım sözleşmesi kurulduğunu, .. TL bedelin de bu sözleşmenin cayma bedeli olduğunun iddia edilmişse de gerçeği yansıtmadığını beyanla bakiye .. TL bedelin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamını, asgari %. inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAİREMİZ KALDIRMA KARARI: Mahkemece.....Esas, ..arar sayılı kararıyla; davalının savunması vasıflı ikrar niteliğinde olduğundan ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmekle; Dairemizin........tarihli kararıyla; taraflar arasında bilgisayar ve benzeri elektronik eşya satışına ilişkin süre gelen bir ticari münasebet bulunduğu, yanlar arasında avans ödemesi şeklinde süregelen ticari münasebet yürüdüğü, davacının anlaşma kapsamında davalıya .... TL avans ödendiği, davalının ise ticari ilişkinin devam etmemesi üzerine ... TL kısmını iade ettiği, kalanı zararına mahsup ettiği hususları tarafların kabulünde olduğu, eldeki dava da iadesi gerçekleşmeyen bakiye .... TL bedelin tahsili için başlatılan icra takibine dayalı olduğu, davacı ödenen avansın eksik iade edilmesi nedeniyle bakiye kısmının iadesi için takip başlatmış olup, davalı yan ise davacı tarafından alımdan vazgeçilmesi nedeniyle bir takım zarara uğradıklarından avans ödemesinden zararın mahsup ediliğini ve mahsup faturası kesildiğini, bakiye alacağının kalmadığını savunduğu, mahkemenin ise davalının bu savunmalarını vasıflı ikrar kabul ederek ispat külfetinin yer değiştirmediğinden bahisle, ispatlanamayan davanın reddine karar verdiği, oysaki, vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının) ileri sürülenden başka olduğu bildirildiği, örneğin; davalı, davacıdan ... TL aldığını ikrar eder, fakat bu parayı ödünç olarak değil, hibe olarak aldığını bildirmesi halinde olduğu gibi, vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden, davacı iddiasını, yani parayı ödünç olarak verdiğini kanıtlaması gerektiği, somut olayda ise, taraflar arasında süre gelen ticari ilişki  ve türü ihtilafsız olup, davalı yan davacının akdi ilişkiye aykırı ve kusurlu hareketleri ile zarara uğradığını savunduğu, yani aynı hukuksal ilişki ile bağlantılı savunma yaptığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin vasıflı ikrar nitelemesinin hatalı olduğu, somut olayda davalının anlatımları ve savunmaları bağlantılı bileşik ikrar mahiyetinde olup, bağlantılı bileşik ikrarda, ikrar edenin ikrarına eklediği vakıa ile ikrar edilen vakıa arasında doğal bir bağlantı  bulunduğu, ikrara eklenen vakıa, ikrar olunan vakıanın doğal bir sonucu olup, bağlantılı bileşik ikrarda ikrarın bölüneceği, buna göre bağlantılı bileşik ikrarda bulunan taraf, diğer tarafın ileri sürdüğü vakıayı ikrar eder, fakat ikrarına bu vakıadan çıkan hukuki sonucu hükümden düşüren ve bu vakıanın doğumu ile ilgili bulunmayan başka bir vakıa ileri sürerse ikrarın bölünebileceği, dolayısıyla ispat yükünün davalıya düşeceği ...... davalının kendisine gönderilen .... TL havaleyi kabul ettiği gibi. .. TL'sinin .... tarihinde iade edildiğini ikrar ettiği, öte yandan bakiye .... TL'nin ise davacının sözleşmeyi ihlal ederek davacının mal alımından vazgeçmesine bağlı olarak maddi zarara uğradığından bahisle iade edilmediğini, zararın tazmini amacıyla mahsup edildiğini ileri sürdüğü, davalının bağlantılı bileşik ikrar mahiyetindeki bu savunması ile ispat yükünü üzerine aldığı, bu durumda mahkemece sözleşmenin ihlaline bağlı olarak uğranılan zararlara ilişkin ispat külfetinin  davalı yan üzerinde bulunduğu nazara alınarak, davalının cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu zarar kalemleri de açıklattırılarak, bu konuda ispat imkanı sağlanarak davalının siparişlerin davacı tarafından alınmamasına bağlı olarak sözleşmedeki edimlerini yerine getirmek için yapmak zorunda kaldığı bir kısım maddi zararların olup olmadığının tespiti için sunacağı deliller ile davalı defter kayıtları bu yönde incelettirilerek bilirkişiden rapor alınması gerekirken davalı savunmasının vasıflı ikrar olarak değerlendirilerek ispat yükünde yanılgıya düşerek davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilerek eksik inceleme ve araştırma nedeniyle kararı  kaldırılarak dosyanın  kararı veren mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; sözleşmenin ihlaline bağlı olarak uğranılan zararlara ilişkin ispat külfetinin  davalı yan üzerinde bulunduğu nazara alınarak davalının siparişlerin davacı tarafından alınmamasına bağlı olarak sözleşmedeki edimlerini yerine getirmek için yapmak zorunda kaldığı bir kısım maddi zararlarına dair delillerini sunması için davalıya süre verildiği, davalının defter kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, davalının davacı ve üçüncü kişi ile sözleşme yaptığı hususu tespit edilemediği, bilgisayarların özelliklerine dair bir veri bulunamamış ve davalı tarafından sunulan kredi evraklarının taşıt kredisine ilişkin olduğu anlaşıldığından ispat yükü üzerinde bulunan davalının yemin deliline dayanmış olması sebebiyle davalının talebi doğrultusunda davacı şirket yetkililerine yemin yaptırılmış olmakla davacının davasını ispat ettiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalının .... takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkemece dosyadaki ses kayıtları ve whatsap mesajlarının dikkete alınmadığını ve hükümde değerlendirilmediğini, yerel mahkemenin whatsapp mesajlarının kabulü için davacının muvafakatinin aranması gerektiğinin belirtilmesinin günümüz teknolojik koşullarında akla ve mantığa aykırı olduğunu, bu yönüyle kararın bozulması gerektiğini, yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda itirazların değerlendirilmediğini, sunulan gider faturalarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerce whatsap mesajları dikkate alınarak bilgisayarların 3. şahıslardan alınıp alınmadığı incelemesi yapılmadan salt alacağı tespit edemedik şeklindeki beyanlar hatalı olmasına rağmen dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece yemin deliline ilişkin yeminin mahkeme ve taraflar huzurunda yapılması gerektiğine ilişkin teklifimizi de gerekçesiz şekilde reddedildiğini, şirket merkezinin Antep olması nedeniyle şirket müdürünün adresinde değil şirket merkezi adresinde yemin yaptırılması gerekirken talimat ile başka bir mahkemede yemin ettirilmesi adil yargılanmanın ihlali anlamına geldiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ticari satım ilişkisi kapsamında avans ödemesi olarak gönderilen, ancak alım yapılmaması nedeniyle eksik iade edilen bakiye bedelin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Dava konusu alacak mahiyeti gereğince likit ve belirlenebilir nitelikte ise de, hüküm davacı tarafından istinaf edilmediğinden bu yönde kaldırma yapılmamıştır.<br>Davalı vekilince sunulan whatsap kayıtları davacının kabulünde olmadığı, kimler arasında yazışma yapıldığı belli olmadığı gibi sunulan telefon yazışmalarında ödeneceği taahhüt edilen zarar miktarları ile söz konusu satım ilişkisi arasında da uygun illiyet bağı kurulamadığı, sözleşmenin ihlalinden doğan maddi zararlarda gerçek zarar ilkesi esas olup, davacının ürünleri almamasına bağlı olarak davalının mamelekinde ne kadar zarar oluştuğu hususu incelenen kayıt ve belgelere nazaran ispata muhtaç kalmaktadır.<br>Kaldırma ilamımız içeriği doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; sözleşmenin ihlaline bağlı olarak uğranılan zararlara ilişkin ispat külfetinin  davalı yan üzerinde bulunduğu nazara alınarak davalının siparişlerin davacı tarafından alınmamasına bağlı olarak sözleşmedeki edimlerini yerine getirmek için yapmak zorunda kaldığı bir kısım maddi zararlarına dair delillerini sunması için davalıya süre verildiği ve davalının defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmakla davalının davacı ve üçüncü kişi ile sözleşme yaptığı hususu tespit edilemediği, bilgisayarların özelliklerine dair bir veri bulunamadığı ve davalı tarafından sunulan kredi evraklarının taşıt kredisine ilişkin olduğu görülmekle yazılı şekilde itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>HMK'nın 355. maddesi kapsamında davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br> 1-Davalı ....... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 2.354,57 TL istinaf harcından peşin alınan 588,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.765,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,<br>5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. ...<br><br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır <br>. ... <br>Üye ... *<br>  ¸e-imzalıdır <br>    ... <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır <br> <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70f6f0c431e661e3","SID":"7af7d112c6c8bd29"}}