{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/03/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHi: 19/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 19/02/2025<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin (... A.Ş.) davalıya ait ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu, .... tarihinde bu aracın tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm ve yaralanma vuku bulduğu için müvekkili sigorta şirketinin kaza nedeniyle hak sahibi kişilere 181.386,57 TL tazminat ödemesi yaptığı, kaza sırasında araç sürücüsü ...'nin sürücü belgesi olmadığı gibi alkollü olduğunun ve kazaya tam kusuruyla sebebiyet verdiğinin ceza mahkemesi kararı ile belirlendiği, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu hakkının doğduğu, üçüncü kişilere ödenen tazminatın davalıdan tahsili için Denizli 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibine başlanıldı ise de icra takibinin davalı borçlunun haksız itirazı üzerine durduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin devamına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç kiralama işletmesi bulunduğu, müvekkilinin ... plaka sayılı aracını en az bir yıl süre ile ... isimli kişiye yazılı sözleşme ile kiraladığı ve aracı kiracısına teslim ettiği, bahsi geçen trafik kazasının bu sözleşmeden iki gün sonra gerçekleştiği, müvekkilinin gerek KTK ve gerek Sigorta Genel Şartları hükümlerine göre işletenlik sıfatının kalmadığı için müvekkiline rücu edilemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dava dosyası, Ankara 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, Denizli 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası kayıtları, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası, işletenlik sıfatına yönelik bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı ... ile dava dışı ... arasındaki kira ilişkisinin uzun süreli olmadığı, dolayısıyla davalının kaza tarihinde araç işleteni olduğu, davacı tarafın sigorta sözleşmesinin asıl tarafı ve aracın kaza tarihindeki işleteni olan araç işletenine müracaat hakkının olduğu göz önüne alınarak, davacının davaya konu kaza sebebiyle üçüncü kişilere ödediği tazminat miktarını davalıdan talep edebileceği, mahkemece yapılan inceleme sonucu takip dosyasındaki adi kanuni faizin ödeme tarihinden takip tarihine kadar hesaplandığı ve hesaplama yönteminin doğru olduğu, faiz talebinin yerinde olduğu, yine davanın takip talebindeki davalıdan talep ettiği miktarın likit ve belirli olması sebebiyle icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 181.386,57 TL asıl alacak, 5.456,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 186.843,08 TL üzerinden devamına, 181.386,57 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç kiralama işi ile iştigal eden müvekkilinin kazaya karışan aracını uzun süreli kira sözleşmesi ile üçüncü bir kişiye kiraladığı, işletenlik sıfatının bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, müvekkiline rücu edilebilecek miktarın sigorta şirketinin ödediği değil, gerçek zarar miktarı olduğu, ilk derece mahkemesince bu konuda bilirkişi raporu almadığı, davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığına dair bir belge sunmadığı, alacak likit olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından zarar gören 3. kişilere bulunduğu ödemeler nedeniyle sigorta poliçesi sözleşmesi tarafı ile aracın işleteni konumunda olan davalıdan tazminat talebinde bulunulması hususunda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik sigortacısının üçüncü kişiye ödediği tazminatı sigortalısına rücu isteğine ilişkindir.<br>Davacı sigorta şirketi, trafik sigortası ile sigortaladığı araç sürücüsünün sürücü belgesiz ve alkollü olarak araç kullanması nedeniyle sebebiyet verdiği trafi kazası sonucu zarar gören üçüncü kişilere ödediği tazminatı rücu için davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuş, davacı alacaklı itirazı hükümden düşürmek için eldeki itirazın iptali davasını açmış, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Trafik sicilinde davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç, sürücü belgesiz ve alkollü dava dışı ...'nin sevk ve idaresinde iken, sürücünün sebebiyet tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan ... yaşımını yitirmiş ve ... ve ... yaralanmıştır. Bilinçli taksir altında meydana gelen ölümlü ve yaralama trafik kazası nedeniyle ceza kovuşturması yapılmış, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2013 gün ve... esas, ... sayılı kararı ile ...'nin TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62 maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ceza mahkemesi kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesinin temyiz yasa yolu denetiminden geçerek 26/06/2014 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Trafik kazasında yaralanan... tam malûl kalmasından dolayı davacı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) aleyhine maluliyet tazminatı ve bakıcı gideri tazminatının tahsili için dava açmıştır. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2015 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile kusur, müterafik kusur, hatır taşıması indirimi yapılması ve davadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş haliyle...'ın sürekli iş görmezlik zararının 229.890,00 TL olduğu, poliçe limiti 200.000,00 TL'den sigorta şirketi tarafından 86.110,00 TL ödeme mahsup edildiğinde sigorta şirketinin bakiye ödemesi gereken sürekli iş görmezlik tazminatının 113.890,00 TL olduğu, davacının bakıcı gideri zararının 458.895,14 TL olduğu, poliçe limitinin ise 200.000,00 TL olduğu gözetildiğinde, sürekli iş görmezlik tazminatı için açılan asıl davada 113.890,00 TL maddi tazminatı (30/07/2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte), 1.573,30 TL yargılama gideri ve 11.511,20 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden tahsiline, bakıcı gideri için açılan birleşen davada 200.000,00 TL bakıcı gideri tazminatını (21/04/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte), 54,20 TL yargılama gideri ve 17.400,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı sigorta şirketi temyiz yasa yoluna başvurmuşsa da, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08/05/2017 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararı onanmıştır.<br>İlam alacaklısı... vekili tarafından asıl kararla hükmedilen sürekli iş görmezlik tazminatı ve fer'ilerinin tahsili amacıyla 23/12/2015 tarihinde Ankara 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile sigorta şirketi aleyhine ilamlı icra takibine başlanılmıştır. Takip alacaklısı bu takipte 113.890,00 TL asıl alacak, 34.850,34 TL takip tarihine kadar işlemiş faizi, 1.573,30 TL yargılama gideri, 17,07 TL işlemiş faizi, 11.511,20 TL ilam vekalet ücreti ve 124,89 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 161.966,80 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Takip borçlusu sigorta şirketi tarafından icra dosyasına 31/12/2015 tarihinde 181.386,57 TL ödemede bulunmuştur.<br>Davacı sigorta şirketi, ilam alacaklısı...'a ödediği 181.386,57 TL tazminatı davalıdan rücü için 01/05/2016 tarihinde ilamsız icra takibine başlamış, icra takibinde 181.386,57 TL asıl alacak ve 5.456,51 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 186.843,08 TL alacak talep edilmiş, Denizli 3. İcra Dairesinin ... (Denizli İcra Dairesinin .... esasına devredilen) esas sayılı takip dosyasında devam eden takipte ödeme emri 24/10/2016 tarihinde davalı borçluya tebliğ edimiş, davalı borçlunun 26/10/2016 tarihinde süresinde yaptığı itiraz üzerine icra takibi durmuştur.<br>Davalı, kendisinin araç kiralama işi ile iştigal edip, aracı kaza tarihi itibariyle uzun süreli kira sözleşmesi kiraladığını, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını ve kendisine rücu edilemeyeceğini savunmuştur.<br>Zarara sebebiyet veren araç kaza tarihi itibariyle kayden davalıya ait olup, davalı bu aracı 12/05/2011-12/05/2012 tarihleri arasında ... nolu poliçe ile davacı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalattırmıştır. Olay anı itibariyle aracı kullanan ...'nin geçerli bir sürücü belgesi bulunmadığı gibi, aynı zamanda alkollüdür.<br>Zorunlu mali mesuliyet sigortalarında sigortacının sahip olduğu rücu hakkı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde genel olarak düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu düzenlemeye göre, anılan maddenin ilk fıkrasında belirtilen ve sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller, sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır.<br>Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4 Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı başlıklı maddesinin c alt bendine göre tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş olması halinde sigortacının sigorta ettirene rücu hakkının bulunduğu açıklanmıştır.<br>Yine takip tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı maddesinin b alt bendine göre tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş olması halinde sigortacının sigorta ettirene rücu hakkının bulunduğu belirtilmiştir.<br>Poliçede yer alan bu şart, esasen KTK'nun 95. maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür.<br>Davalıya ait aracın kiralandığı kişi, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre aracın işleteni olmuş olsa dahi, ancak Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava zorunlu malu mesuliyet sigorta şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir.<br>Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, davalıya işleten olarak değil, sigortalı olarak rücu ettiği, davalının aracı kendi adına sigorta ettirdiği, KTK'nın 94. maddesine göre aracın kiralanmak suretiyle işletenin değiştiğini sigortacıya ihbar etmediği, dolayısıyla davacı sigortacının akidinin davalı olduğu ve aracı geçerli bir sürücü belgesi olmadan kullanan kişinin sebebiyet verdiği zararı karşılayan sigorta şirketinin kendi sigortalısı olan davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır (benzer Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18/02/2019 gün ve 2016/6811 esas, 2019/1637 karar sayılı, 14/09/2017gün ve 2016/15239 esas, 2017/7750 karar sayılı, 29/12/2016 gün ve 2016/10940 esas, 201/12133 karar sayılı, 20/03/2017 gün ve 2016/8583 esas, 2017/2888 karar sayılı, 23/10/2014 gün ve 2014/17435 esas, 2014/13985 karar sayılı ilamları).<br>Alacağın dayanağı olan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2015 gün ve ... esas, ... sayılı kararına konu yargılamada davalı ...'e dava ihbar edildiği için davalı, kaza nedeniyle yaralanan...'ın maluliyet durumuna, kusur oranlarına, gelirine ve zararına vakıftır. O davada davalının yanında yer alarak gerçek zararın ne olduğunu belirlenmesini sağlama imkanı da bulunmaktadır. Bu nedenle eldeki davada...'ın gerçek sürekli iş görmezlik zararının yeniden tespitine gerek yoktur.<br>Zarar gören... ilama dayalı alacağının kesinleşmesini beklemeden ilamı takibe koymuş, davacı ilam borçlusu da tazminat kararı kesinleşmeden ilam borcunu ödemiştir. Karar kesinleşmeden önce alacaklının icra yoluna başvurması yasanın ona sağladığı bir hak olduğuna göre davacının bunu önlemediğinden söz etmek olanaksızdır. Öte  yandan aleyhine verilen karardan ötürü davacının temyiz yoluna başvurması da bir hakkın kullanılması niteliğinde bulunduğundan bu başvurmanın sonucunu bekleyerek hükmün kesinleşmesi üzerine alacaklıya ödeme yapabileceğini düşünmesi de olağandır. O halde hükmün kesinleşmesine kadar davacının borcunu ödememesi şeklinde beliren davranışında  kusurlu bulunduğu kabul edilemez. Bu bakımdan davacı, hükmün kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sonraki süreye ilişkin faizi dahi davalıdan isteyebilir.<br>Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2015 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile 113.890,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı (30/07/2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte), 1.573,30 TL yargılama gideri ve 11.511,20 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Takip alacaklısı bu takipte 113.890,00 TL asıl alacak, 34.850,34 TL takip tarihine kadar işlemiş faizi, 1.573,30 TL yargılama gideri, 17,07 TL işlemiş faizi, 11.511,20 TL ilam vekalet ücreti ve 124,89 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 161.966,80 TL alacak talep etmiştir. İlamla hükmedilen alacak kalemlerine takip tarihine kadar takip talebinde istenilen kadar yasa faizler işlemiştir.<br> 113.890,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 1.573,30 TL yargılama gideri ve 11.511,20 TL vekalet ücretine 23/12/2015 takip tarihinden 31/12/2015 ödeme tarihine kadar 250,47 TL faiz işlemiştir. İcra takibi nedeniyle 48,90 TL masraf yapılmıştır. Takip çıkışı üzerinden alınması gereken tahsil harcı miktarı (%4,55) 7.369,40 TL, icra vekalet ücreti ise 15.668,01 TL (dosyaya 11.751,00 TL olarak ödenmiş)'dir. 31/12/2015 ödeme tarihi itibariyle davacı sigorta şirketinin borcu (161.966,80 TL + 250,47 TL + 48,90 TL + 7.369,40 TL + 11.751,00 TL) 181.386,57 TL'dir. Davacı sigorta şirketi de bu miktarı Ankara 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına ödemiş olup, bu paranın tamamını davalı sigortalıya rücu edecektir.<br>Davacı sigorta şirketi, Denizli 3. İcra Dairesinin ... (Denizli İcra Dairesinin .... esasına devredilen) esas sayılı takip dosyasında 181.386,57 TL asıl alacak ve 5.456,51 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 186.843,08 TL alacak talep etmiştir. Rücu talebinde ihtara gerek olmadan ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğinden 31/12/2015 ödeme tarihi ile 01/05/2016 takip tarihine kadar 5.456,51 TL faiz işlemiştir. Bu durumda davacı sigorta şirketinin davalıdan rücu talebinde fazladan bir talebi bulunmadığından, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itiraz haksızdır.<br>Yukarıda da açıklandığı üzere davalı sigortalı alacağın kaynağı olan Ankara 3. Asliye ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında ihbar edilen sıfatı ile yer aldığından zarara ve mahkemece hükmedilen tazminata, yargılama giderine ve vekalet ücretine vakıftır. Takip dosyasında Ankara 23. İcra Dairesi tarafından düzenlenen hesap tablosu ve sigorta şirketinin ödeme dekontu mevcuttur. Yıllık yasal faiz oranı belirli olup, alacaklara işleyen faiz miktarı basit bir muhakeme ile hesaplanabilecektir. Bu durumda, davalının itirazının haksız olduğu ve alacağın belirlenebilin nitelikte olduğu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.<br>Hal böyle olunca, açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (59,30 TL + 2.568,00 TL) 2.627,30 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 10.135,95 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, <br>3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 19/02/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4949cd941fad5828","SID":"fabeb4a121ca9f76"}}