{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/461 <br>KARAR NO: 2025/416<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  24/12/2024<br>NUMARASI: 2024/565 E - 2024/565 K<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 18/02/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati Tedbir isteyen vekili tarafından verilen  21/11/2024 tarihli dilekçe özetle; Müvekkilİ ...'ın ... Mah. ... Sk. ... Cad. ...  Esenyurt/İSTANBUL adresinde \"... İstanbul\"  adı altında,  kiracılık sıfatıyla cafe işletmeciliği yapmakta olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin  ... tesisat nolu, ... sözleşme hesap nolu abonesi olduğunu ve \"ticarethane\" tarifesi uygulanmakta olduğunu,  yıllardır aylık elektrik fatura bedellerini düzenli olarak ödediğini, karşı taraf nezdindeki kurum görevlileri tarafından işletmenin bulunduğu parkın dışında işletme ile arasında yaklaşık olarak 500 metre uzaklıkta yer alan çitlerle ve kilitlenmiş vaziyette müvekkilinin hakimiyet alanı dışında-sayaç işletme sınırları içerisinde değildir- muhafaza edilen ... seri numaralı sayaç  değiştirilmek amacıyla sökülüp alınarak yerine yeni sayaç takıldığını, fiziki müdahale yapıldığından bahisle, kaçak kullanım olduğu iddia edilerek ... ile ... seri nolu ve tarihli 2 adet fatura tanzim edildiğini, tutanakta müvekkilinin imzasının olmadığını ve kendisine tutanağın verilmediğini, müvekkili hakkında yüksek kademeden  hesaplama neticesinde,  toplam tutarı, 309.407,13-TL olan 2 adet fatura tahakkuk ettirildiğini, itirazda bulunulduğunu, müvekkile herhangi bir cevap verilmediğini, 19.11.2024 tarihinde sayacın bulunduğu mahale gelinerek elektriğin kesildiğini, müvekkilinin  mağdur edildiğini, tahakkuk ettirilen borcun kabulünün  mümkün olmadığını,   sayacın bulunduğu ve muhafaza edildiği mahal dikkate alındığında müvekkilin fiziki müdahalede bulunmasının imkansız olduğunu, 2 adet faturaya konu borçla ilgili olarak  yasal süre içerisinde bilahare arabuluculuğa başvuru yapılacak ve  anlaşamama halinde de menfi tespit davası açılacağını,  müvekkilin elektiriğinin kesilmesi telefisi imkansız zararlar doğuracağını, işletmenin halihazırda içeçek ve yiyecek barındırılan soğutucu dolaplar bulunmakta olduğunu, söz konusu içecek ve yiyeceklerinin bir kısmının bozulma ihtimali olduğunu, elektriğin müvekkilinin işyerini işletmesinin zorunlu bir unsuru olduğunu, söz konusu faturalar nedeniyle, müvekkili aleyhine herhangi bir icra takibi yapılmadığını belirterek ihtiyati tedbir taleplerine konu ... hizmet noktalı, ... hesap numaralı, ... seri numaralı 23.537,62-TL bedelli ve ... hizmet noktalı, ... hesap numaralı, ... seri numaralı 285.869,51-TL bedelli faturalardan dolayı, devam edecek abonelik sözleşmesinden sonraya ilişkin kullanımdan ötürü düzenlenecek fatura ve ödemeler ayrı tutularak,  Müvekkilinin ticari faaliyetine devam edebilmesi için anılan faturalara dayalı olarak yapılan elektriği kesme işleminin öncelikle teminatsız, mümkün olmadığı takdirde fatura tutarının %15'i oranında teminat karşılığında tedbiren durdurularak/kaldırılarak tekrar enerji verilmesine,  İşbu dosyanın tarafları ile tedbire konu faturalarla sınırlı kalmak kaydıyla; tedbir konusu faturalar hakkında müvekkil aleyhine icra takibi başlatılmadığından; İİK'nin 72/2 maddesi gereği, tedbir talebine konu faturaların icra takibine konu yapılmasının tedbiren durdurulmasına   karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 21/11/2024  tarihli ara karar ile; İhtiyati tedbir talebinin faturalar bedeli toplamı 390.407,13 TL'nin  % 20'si oranında nakdi  teminat (78.081,42 TL) veya muteber banka teminat mektubu sunulması  karşılığında KABULÜNE; teminat yatırılması halinde davaya konu  ... hizmet noktalı, ... hesap numaralı, ... seri numaralı 23.537,62-TL bedelli ve ... hizmet noktalı, ... hesap numaralı, ... seri numaralı 285.869,51-TL bedelli faturalar ile  sınırlı olmak kaydıyla davacının elektriğin kesilmesinin önlenmesine, kesilmiş olması halinde elektrik enerjisinin yeniden tesisine,  karar verilmiştir. Mahkemece \"309.407,13 TL' nin %20'si oranında nakdi teminat (61.881,42 TL) \"ibaresinin eklenerek hükmün tashihine karar verilmiştir. Sözkonusu ihtiyati tedbire kararına ... A.Ş, tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 24/12/2024 tarihli ara karar ile ;Dosya kapsamından, işin niteliği gereği elektriğin talep edenin işletmesi için olmazsa olmaz koşulu olduğu gözetildiğinde, kesintinin talep edenin ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olabileceği, bu haliyle talep edenin ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin talep eden aleyhine ağır zararlar doğuracağı, talep edenin işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği anlaşıldığından,  elektriğin kesilmesinin önlenmesine ve  kesilmiş olması halinde elektrik enerjisinin yeniden tesisine ilişkin talebin  tedbir konusu yer ve faturalarla sınırlı olacak şekilde ve takdiren %15 teminat karşılığı elektrik kesintisinin önlenmesine dair verilen kararın yerinde olduğu  gerekçesiyle  İtirazın Reddine  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, karşı taraf ...  vekili istinaf etmiştir. Karşı taraf ... vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tespit içeren tutanağın , aksi sabit oluncaya kadar geçerli, resmi belge hükmünde olduğu, tutanakta yer alan bilgilerin doğru olduğu karinesinin mevcut olduğu,bu itibarla müvekkili şirket tarafından tutulan tutanağı, tek taraflı bir delil olarak değil kesin delil olarak değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, tedbiren elektrik enerjisi verilmesi yönünde tedbir kararı verilebilmesi için Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yön. md. 47/3 gereğince, itiraz edilen fatura bedeli kadar teminat alınması gerektiği, özel düzenleme niteliğindeki bu hüküm göz ardı edilerek %20 teminat ile tedbir kararının kurulmasında hukuka uyar yön bulunmadığı, ayrıca mahalde tesisata zarar verilmesi olasılığının devam ettiği fark edilmiş ve tesisatın kaçak kullanımın tekrarı yönünde risk taşıdığı, ancak ve ancak tespit edilen risklerin giderilmesi ve yeniden enerjilendirilebilir hale getirilmesi akabinde gerekli işlemler tesis edilebileceğinin  ifade edildiği, müvekkili  şirket tarafından anılan adresteki incelemeler devam ederken eldeki davanın ikamesinde hukuki yarar bulunmadığı,taraflarınca  a sunulan ve mahkemece toplanan deliller neticesinde davacının haksız olduğunun  anlaşılacağı, itirazın reddine ilişkin    kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca yapılan  inceleme  sonucunda;  Talep eden vekilince verilen  09/01/2025 tarihli dilekçe ile \" Değişik iş numarasını belirtmiş olduğumuz dosya kapsamında tarafımızca ödenen 1.881,42 TL tutarındaki nakdi teminat karşılığında verilen elektriğin kesilmesinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin gereğinin yapılmasını talep etmemize müteakip 2 haftalık yasal süre içerisinde esas hakkındaki davamızı açmadığımızdan kendiliğinden hükümsüz hale gelen ihtiyati tedbir kararı ile ilgili gereğini arz eder, yatırılan teminat ile gider avansından kullanılmayan kısmın ve karar gereğince peşin alınan harcın aşağıda belirtmiş olduğumuz İBAN numarasına iadesini vekil sıfatı ile talep ederiz.\" şeklindeki dilekçe ile yasal süre içerisinde esas  hakkındaki davanın açılmadığının bildirildiği görülmüştür. HMK'nun \"ihtiyati Tedbiri Tamamlayan İşlemler\" başlıklı 397.maddesinde;  \"(1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar \"şeklinde düzenleme içermektedir. Somut olayda ,talep eden tarafça  HMK'nun 397.maddesi uyarınca  iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmadığı beyan edildiğinden ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, karşı tarafın  istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden, \" 21/11/2024 tarihli  tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına\" karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Karşı tarafın  istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 md gereğince, yeniden; Karşı tarafın itirazının kabulüne ,Mahkemece verilen  21/11/2024 tarihli  tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"785a4131e5a3df9a","SID":"d027eb417d71dfab"}}