{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2025/84 <br>KARAR NO: 2025/152<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/05/2024<br>ESAS NO: 2023/844<br>KARAR NO: 2024/548<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:12/02/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2024 tarih ve 2023/844 Esas 2024/548 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı hakkında alacaklının alacağını tahsil edememesi sebebiyle icra takibi başlatıldığını,  Iğdır İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçlunun ödeme emrine karşı yetki itirazında bulunduğunu, akabinde yetkili olduğunu belirttiği Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı  dosyası üzerinden  borçluya  yeni ödeme emri çıkarıldığını, bu sefer de böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle  itirazda bulunduğunu, itiraz neticesinde Kayseri İcra Müdürlüğünce alınan kararla takibin durdurulmasına karar verildiği,  davalı tarafından yapılan itirazın haksız olup kaldırılmasının gerektiğini, Kayseri 10. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı  araç satış sözleşmesinde hem galericilik hem de ... yetkili servis işi yapan aracı satan davalının,  müvekkiline 720.000 TL' ye  ... plakalı numaralı araç satıldığını,  aracın aküsünün uzun süre kullanılmamasına bağlı  az da olsa boşaldığı bunun haricinde herhangi bir kusurunun olmadığı  söylenmesine rağmen ilgili tıra ilk yükü yükledikten sonra  çekmede ve çalışmada sorun yaşadığını gördüğünü, başka bir yetkili servise götürdüğünü aracın kusurunun tespit edilemediği, bu serviste de çözümü bulamayan müvekkilinin servis harici  ustaya götürdüğünü aracın beyninin hasarlı olduğunu,  daha öncesinde de  bu bölgede  tamirat yapıldığını öğrendiğini, sorun olması üzerine davalı şirket yetkilileri ile iletişime geçtiğini  yapabilecekleri bir şeyin olmadığını, ... ilanında  servis kontrolünde aracın kusurunun bulunmadığı belirtilmesine  rağmen araçtaki gizli ayıbın bilerek saklandığını, durumu araştıran müvekkilin aracın daha önce de defalarca satılıp  geri alındığını, bu durumun araçtaki ayıbın davalı tarafça bilindiğini,  araçta 73.100 TL 'den fazla masraf yapıldığını, aracın boşta yattığı süre de müvekkiline ayrı bir külfet oluşturduğunu, hileli olarak ve aracın elektronik aksamında uzmanlık gerektiren müdahale sonrasında  ayıp tespit edildiğini, her ne kadar alıcı satım anında  aracı muayene etmekle  ve varsa mevcut ayıplarını tespit ile yükümlü olsa da  araçta yer alan ayıplar gizli ayıp niteliğinde olduğunu, satım anında tespit edilemeyen bu hususları satıcının bilgilendirme yükümlülüğünün bulunduğunu, iş bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı satıcı yüzünden müvekkilinin aracını defalarca  tamir işlemine tabi tutulduğunu, maddi kayba uğradığını, gizli ayıpta davalının sorumluluğunun bulunmasından  dolayı müvekkilinin bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme,  malın ayıpsız misliyle  değiştirilmesi veya ayıp oranında  bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarından, ücretsiz onarım hakkını seçtiğini ve davalıya şifai başvuruda bulunduğunu,  olumsuz yanıt alması sonrasında davalıdan olumlu bir dönüş alamadığını, bu nedenlerle  borçlu hakkında  ilamsız takip yapıldığını,  ve borçlunun , haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini belirterek davalının yapmış olduğu borca , faize ferilerine ilişkin itirazın iptalini ve duran takibin devamını,  davalının  asıl alacak miktarının  %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK  DERECE MAHKEMESİNE  SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Davacı tarafça müvekkili şirketin Kayseri Genel İcra Dairesinin ... İcra dosya numarası ile ilamsız icra konu edildiğini,  müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi hukuk ve yasaya aykırı olması sebebiyle itirazda bulunulduğunu,  davacı tarafın itirazın iptali istemli açılan davanın süresinde açılmadığını  zamanaşımı itirazında bulunduğunu,   ayıbı kabul etmemekle birlikte ayıp ile ilgili ihbar ve başvuru süresi geçtiğini, yine bu nedenle de zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu,  müvekkil şirketin hiçbir şekilde aracın beynine veya motor kısmına etiket yapıştırmadığını ve bu şekilde hiçbir araca uygulaması olmadığı halde  müvekkili tarafından aracın beyninde bir işlem yapılmış gibi etiket yapıştırmak suretiyle müvekkiline kusur yüklenilmeye çalışıldığını, bu nedenle davacı tarafın bu yönde beyanlarını ve müvekkili şirkete ait olmayan etiket vs. aracın motor kısmına yerleştirilen yazı ve kayıtları kabul etmediklerini, araç ile ilgili bütün servis bakımlarında araca yapılan her müdahale ve işlem aracın bağlı bulunduğu aracı üreten ... şirketine ve yetkili servisine kayıt olarak otomatik olarak işlendiğini, bu nedenle araca yapılan her müdahalenin kayıtlarda işli olduğunu, müvekkili şirketi aracı herhangi bir arıza olmadan sattığını,   müvekkili şirkete araç hiçbir şekilde motor beyni arızası veya yakıt pompası nedeniyle getirilmediğini sadece yağ kaçağından dolayı getirildiğini ve bu arızanın  giderildiğini, müvekkili şirketin yaptığı araştırmada davacı tarafın yetkili servis dışında Gaziantep ilinde araca bakım yaptırdığını ve yetkili servis dışında aracın motor kısmına müdahale ettirdiğini haricen öğrendiğini, aracın motor kısmına müvekkile ait olmayan etiket ile servis dışı ve müvekkil şirket ile ilgisi olmayan müdahale sonuçları müvekkili şirkete haksız olarak yüklenildiğini, araçta davacı tarafın kusurundan kaynaklı bir hasar olduğunu,  müvekkil şirkete bu konuda hukuken yüklenecek bir kusurunun bulunmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu,  hasar, hasar miktarı, hasarın nereden ve nasıl kaynaklandığı, hasar ile ilgili kusur ve illiyet bağı konusunda ispat yükünün davacı tarafta olup aleyhe beyan ve kayıt ile belgeleri kabul etmediğini, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre yönünden davanın usulden reddini, izah edilen nedenlerle de davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu'nun  219 ile 231 maddeleri arasında maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. TBK 219. maddesinde satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/1900 E., 2016/7367 K. Sayılı ilamında bu husus ayrıca zikredilmiştir.) Davacı ise aracı 23/11/2022 tarihinde satın almış ve servis kayıtlarına SBGM yazı cevaplarına göre araç, 17/01/2023 tarihinde arıza yapmış ver serviste tamir edildiği ve 20/06/2023 tarihinde davacı araçla kaza yapmış olduğu, davacı tarafça hasar sebebiyle davalı hakkında 30/01/2022 tarihinde ihbar olarak takip yaptığı,  20/04/2023 tarihinde arabulucuk başvurusunda bulunduğu  görülmüştür.6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu 2 ve 8 günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Somut olayımızda dava konusu araç, davacı alıcıya 23/11/2022 tarihinde teslim edilmiştir. Davacı vekilinin ayıp ihbarının ise takip tarihi olan 30/01/2023 tarihinde yapıldığı anlaşılmış olup, açıklanan ilkeler uyarınca ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmediğinden davanın reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkemenin yeterli araştırma ve inceleme yapmadan karar verildiğini, davalı hakkında alacaklının alacağını tahsil edememesi sebebiyle icra takibine başlatıldığını, Iğdır İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçlunun ödeme emrine karşı yetki itirazında bulunduğunu, akabinde yetkili olduğu belirtilen Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden borçluya yeni bir ödeme çıkarıldığını anacak bu seferde böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle itirazda bulunduğunu, itiraz neticesinde Kayseri İcra Müdürlüğü'nün aldığı kararla takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından yapılan itirazın haksız bir itiraz olduğunu, kaldırılması gerektiğini, söz konusu aracı satın alan müvekkiline, aracın aküsünün uzun süre kullanılmamasına bağlı az da olsa boşaldığını, bunun haricinde herhangi bir kusurunun olmadığını söylemesine rağmen ilgili tıra ilk yükü yükledikten sonra çekmede ve çalışmada sorun yaşandığını gördüğünü, ... ilanında hem de servis kontrolünde aracın kusurunun bulunmadığının belirtilmesine rağmen araçtaki gizli ayıbı bilerek sakladıklarını, davalı ... markasının Kayseri yetkili servisi olduğunu, müvekkilinin söz konusu araçta ilgili arızanın olduğunu bilseydi aracı satın almayacağını veya daha ucuza alacağını ancak gösterilmeyerek  daha pahalıya aracın satıldığını, hileli olarak ve aracın elektronik aksamında uzmanlık gerektiren müdeahale sonrasında ayıp tespit edildiğini, müdeahalenin aracın aksanlarında arızalanmaya ve aracın muadillerinden çok daha fazla arızaya neden olmasına yol açtığını, müvekkiline maddi zarar verdiğini, ayıplı mal iddiasında olan tacirin satış sözleşmesi sonucunda ayıplı mal ile karşılaştığında düzenlenen seçimlilik haklarını kullanabilmesi için satıcıya bu ayıbı ihbar etmesi gerektiğini, yapılan bu ihbara ayıp ihbarı deneceğini, malın teslimat sırasında belli olmayan anacak kullanım sonrası ortaya çıkabilecek bir ayıbın söz konusu olması halinde gizli nitelikte olması ve 8 günlük süre içerisindeki incelemelerde tespit edilmemesi gibi durumlarda TBK m 23 hükümlerinin uygulanacağını, buna göre alıcının ayıbın ortaya çıkmasını hemen satıcıya bildirmekle yükümlü olduğunu, ticari satışlarda eğer alıcı ayıp ihbarında bulunacaksa TTK m.18/3 de belirtilen ihbar usulüne uymasına gerek olmadığını, satılandaki ayıbın daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden itibaren 2 yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf talepleri üzerine incelenerek lehlerine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, tacirler arası ayıplı araç satışından kaynaklı uğranılan zarar nedeniyle doğan alacağın davalıdan tahsili için başlatılmış Kayseri Genel icra dairesinin...esas sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davasının reddine karar vermiştir. Davacı vekili iş bu kararı süresinde istinaf etmiştir. <br>Somut uyuşmazlık, dava şirketçe satın alınan davaya konu  araçta  ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Bilindiği üzere çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde,  taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden,  mahkemece bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. (HMK 266)<br>Bu durumda mahkemce 6100 sayılı HMK'nın 266.  madde ve devamında düzenlenen hükümler gözetilerek, davalının sattığı araç üzerinde konusunda uzman ( 1 ) makina mühendisi ve ( 1 ) nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla mümkün olduğu taktirde araç üzerinde keşif yapılmak suretiyle mümkün değilse dosyada mevcut belgeler üzerinden inceleme yaptırılmak suretiyle ; Davaya konu edilen araçta  dava dilekçesinde belirtilen arıza ve ayıpların bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise bu ayıpların ve arızanın niteliği, davalının  sattığı  davaya konu üründe bulunan arızanın gizli ayıp olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği, davalının sattığı üründe ayıp var ise  bu ayıbın   davalı  tarafından hile yada ağır kusurla gizlenip gizlenmediği, davacının dilekçesinde  giderilmesini istediği arızanın kullanıcı kaynaklı olup olmadığı hususları ayrıntılı, bilimsel, tarafların, mahkemelerin denetimine uygun şekilde rapor aldırılarak tespit edilmeli ve değerlendirilmesi ile sonucuna göre (araçta dava dilekçesinde belirtilen şekilde ayıp bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davada 6102 sayılı Kanun'un 23 ve 6098 sayılı Kanun'un 227,231maddelerinde düzenlenen  zamanaşımı ve ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı değerlendirilmek suretiyle) bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle mahkemece yukarıda belirtilen şekilde eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmiş olduğundan davacının istinafının kabulü ile, HMK 353/1-a-6 md. uyarınca kararın kaldırılmasına ve açıklanan yönden işlemleri yapılmak ve eksiklikleri giderilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  istinafa konu edilen 16/05/2024 tarih ve 2023/844E - 2024/548K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 29/01/2025<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e39b0d7fd1cb64a7","SID":"877ef9af346c4813"}}