{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/181 <br>KARAR NO: 2025/331<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/10/2024<br>ESAS NO: 2023/516 <br>KARAR NO: 2024/949<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 14/02/2025<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 31/10/2024 tarih ve 2023/516 E - 2024/949  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket ile bir takım malların mal mukabili karşılığında Irak'a taşınması için anlaştıklarını, Irak'a taşınmazı gereken malların 30/12/2022 tarihli faturaya göre 57.222,13 USD tutarında olduğunu, bu mallardan 27.711,83 USD tutarındaki malların..., ... plakalı araca, diğer malların ise ... ve ... plakalı araca yüklendiğini,  ...plakalı çekici ile buna bağlı ... plakalı yarı römorku ile ... karayolu üzerinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araca yüklenmiş eşyaların tamamen zayi olduğunu, taşıyıcı aracı trafik kurallarına uygun kullanma yükümlülüğü yanında taşınmanın devamı süresince eşyaya gelebilecek zararları engelleme yükümlülüğü hükmü altında olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı taşıyıcı firmanın gönderici müvekkili şirketten çeki belgesinde görüldüğü üzere teslim aldığı malların taşınması sırasında tek taraflı trafik kazası sonucu malların tamamen zayi olduğunu, bu sebeple mal mukabili gönderilen malların bedelinin de alıcı tarafından ödendiğini, müvekkili firmanın mal bedelini alamadığını, bunun yanı sıra gönderilen malların tamamen zayi olması nedeniyle uğramış olduğu şimdilik 1.000,00 USD (fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla) tutarındaki zararın fiilin gerçekleşmiş olduğu kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi üzerinden davalının tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacıya ait dava konusu eşyaların tamamının zayi olmadığını, Habur Gümrük Müdürlüğünün yazısına göre taşınan eşyanın bir kısmının hasar gördüğünü, müvekkili şirketin davacıya ait bir kısım eşyaları kendisine ait 4 adet çekici ile taşımayı üstlendiğini, taşıma sırasında bir tane aracın tek taraflı trafik kazası  geçirdiğini,  bu araçta hasar gören bir kısım eşyaları kendisine ait başka bir araçla davacı şirkete geri getirdiğini ve ona teslim ettiğini, çok az sayıda eşyanın zarar gördüğü için davacı taraf müvekkiline \"Bu durumu çok sorun etmeyelim, hasar gören eşyaları tamir eder , sonra da satarım, varsa da bir zararım , ödenmeyen diğer üç aracın navlun bedelinden mahsup ederim \"dediğini, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, trafik kazasının esas nedeninin taşınan eşyaların yanlış yüklemesinden kaynaklandığını, yanlış yüklemenin sorumluluğunun müvekkili firmaya ait olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderlerinin <br>davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Davacı vekili tarafından 10/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 USD olan dava değerini 26.711,83 USD arttırarak 27.711,83 USD'ye çıkardığı, ıslah harcını yatırdığı anlaşılmıştır. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, eşyanın taşınmasından kaynaklı zarara ilişkin olarak benimsenen bilirkişi raporu çerçevesinde davacının talebinin yerinde olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesinden kaynaklı aracın devrilmesi sonucu meydana geldiği kanun ve sözleşme kapsamında sorumluluğun CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde davalı taşıyıcının sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KABÜLÜ İLE; 27.711,83 USD maddi tazminatın 02/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/A maddesindeki faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu eksik inceleme ile hazırlanmıştır. raporda gerçeğe aykırı tespitler ve çelişkiler söz konusu olduğunu, gerekçeli kararda da görüldüğü üzere yerel mahkeme sadece bilirkişi raporuna istinaden karar verdiğini, bilirkişi raporu incelendiğinde  habur gümrük müdürlüğünce hazırlanan tutanak ve yazı içeriklerini yanlış anlamlandırıldığını, sovtaj değerinin tespit edilmediğini, sadece davacının dava dilekçesinin dikkate alındığını, davacının gerçek zararının ne kadar olduğunun  tespit edilmediğini, Habur Gümrük Müdürlüğünce tutulan tutanak ve yazı içeriği yanlış anlamlandırıldığını, tutanak ve yazıda  \"bir kısım malların zarar gördüğü\" açıkça yazıldığı halde bilirkişi raporunda söz konusu yazı ile ilgili  \"taşınan malların tamamının hasara uğradığ belirtilmiştir\" demesini, mahkemenin de bu çelişkiyi dikkate almadan karar vermesini açıkça anlamadıklarını, bilirkişi ya tutanak ve yazıyı yeterince okumamıştır, ya da sadece davacı beyanlarını esas alarak rapor hazırladığını, kaldı ki Habur Gümrük memurları, dava konusu mobilyaların başka bir araca yüklendiğini de tutanak altına aldıklarını, eşyalar başka bir araca yüklenince memurlar hasar gören ve görmeyen tüm malları yerinde gördüklerini, gözlemlediklerini, bu tutanağın mahkemece dikkate alınmaması açıkça hukuka aykırı olduğunu, Kayseri gümrük memurlarınca tutulan tutanakta müvekkile ait aracın sürücüsünün imzası olmadığı halde, bilirkişi raporunda imza atılmış gibi değerlendirme yapıldığını, Kayseri Gümrük memurlarınca tutulan ... tarihli tutanakta ...'ın imzası yoktur.  Anlaşılıyor ki bilirkişi  tutanak içeriğini görmeden , sadece davacı vekilinin beyanlarını esas alarak rapor hazırlamıştır. Eğer bilirkişi dosyayı ve  tutanak içeriklerini incelemiş olsaydı , bu kadar gerçeğe aykırı, çelişkili tespitlerde bulunmadığını, müvekkil sadece gerçek zarardan sorumludur. sovtaj tespiti ve tamir edilecek mobilya tespit edilmeden  gerçek zarar tespit edilemeyeceğini, müvekkil, varsa davacının uğradığı gerçek zararından sorumlu olduğunu, gerçek zararın tespiti ancak zarar gören malların incelenmesi ile mümkün olduğunu, tam zarar kısmı zararın  tespiti yapılmadan  ve  sovtaj  bedeli belirlenmeden gerçek zarar ortaya konulamayacağını, bunun için de bilirkişi incelemesi mutlaka dava konusu mobilyalar üzerinde yapılması gerektiğini, taşınan yükün mobilya cinsi eşyalar oldruğunu, meydana gelen zarar aracın yan devrilmesi sonucunda gerçekleştiğini, yan devrilen bir araçta tüm mobilyaların zarar görmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mobilya cinsi eşyaların - suyla temas etmesi haricinde - % 100 zarar görmesi, yok olması ve tamamen  işlevsiz  hale gelmesi mümkün olmadığını, mobilya cinsi eşyalar  zarar görse bile mutlaka tamir edilecek durumda olduğunu, tamir edilemeyen bir mobilyayı herhalde düşünemediklerini, Gümrük müdürlüğü zarar gören eşyaların tamir edilip edilmeyeceğini, işlevsiz halde olup olmadığını belirtmediğini, davacı tarafın, kendisine teslim edilen mobilyaları ne yaptı, bu mobilyalar tamir edilecek durumda mıydı, ne kadarını tamir etti gibi sorulara cevap vermesi gerektiğini, zarar gören mobilyalar ortaya konulmadan , herhangi bir zarardan bahsetmemiz de mümkün olmadığını, zarar gören mobilyaların, suda veya yangında zarar görmediği dikkate alındığında, mutlaka ekonomik bir değeri olduğunu, davacının talep ettiği maddi zarar, zarar gören eşyaların fatura bedeli toplamı olduğunu, şayet müvekkil şirket, mobilyaların fatura bedelini  ödeyecek ise, bedelini ödeyeceği  tüm mobilyaların davacı tarafından müvekkile iade edilmesi zorunlu olduğunu, bilirkişi raporunda yukarıda anılan hususlara  cevap  verilmediğini, raporda tam zarar - kısmi zarar ayırımı yapılmadığını, davacıya ait mobilyalar tamamen yok olmadığını, bu mobilyalar kısmi  hasarlı hali ile davacıya teslim edildiğini, bilirkişi incelemesi mutlaka hasarlı mobilyaların üzerinde yapılması gerektiğini, tam zarar kısmi zarar tespit edilmeden  gerçek zarar ortaya konulamayacağını, gerçek zararın ispatı davacı üzerinde olduğunu, bu nedenle davacı taraf, kendisine teslim edilen mobilyaları bilirkişi incelemesine hazır hale getirmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesi mobilyalar üzerinde inceleme yapılmadan hazırlandığını, zarar gören malların sovtaj bedeli tespit edilmeden gerçek zarar ortaya konulamayacağını, yukarıda da belirttiği gibi zarar gören malların sovtaj bedeli tespit edilmeden karar verildiğini, bu durum açıkça bozma nedeni olduğunu, Yargıtay da benzer davalarda aynı görüşü benimsediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/2600 E - 2019/105 K sayılı ilamının bu yönde olduğunu, zarar gören malların ikinci el değeri belirlenmeden gerçek zarar ortaya konulamayacağını, varsa zarar gören malların ikinci değeri tespit edilmeden gerçek zarar ortaya konulamaz. Yargıtay da aynı görüşte olduğunu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2010/4831 E - 2011/4512 K sayılı ilamının bu yönde olduğunu, bilirkişi raporu çok özensiz hazırlandığını, bilirkişi raporu incelendiğinde, çok özensiz hazırlandığını, tamamen dava dilekçesinde iddia edilen hususların dikkate alındığını, denetime elverişli olmadığını, o kadar ki dava alacak davası olduğu halde, davanın \"itirazın iptali\" olduğu belirtildiğini, bu da gösteriyor ki bilirkişiler dosyayı incelemeden, okumadan rapor hazırladıklarını, en azından yerel mahkemeden dava konusu mobilyaları istemeleri gerektiğini, davacıya teslim edilen dava konusu malların görüntülerine ilişkin  video ve fotoğraflar yerel mahkemece dikkate alınmadığını, gerek dava dilekçesinde , gerekse de gümrük tutanaklarında dava konusu mobilyaların , müvekkile ait başka bir araçla davacıya teslim edildiği belirtildiğini, bu husus tarafların kabulünde olduğunu, davacı taraf, meydana geldiğini iddia ettiği gerçek zararı talep ettiğine göre, kendisine teslim edilen dava konusu malları da mahkemeye sunması gerektiğini, ancak yargılama süresince bunu mahkemeye sunmadığını, gerçek zararın tespiti için davacının , kendisine teslim edilen mobilyaları mahkemeye sunması gerektiğini, yukarıda da belirttiği gibi davacı taraf, kendisine teslim edilen dava konusu mobilyaları mahkemeye sunması gerektiğini, mobilyaların çoğunun zarar görmediği, çok azının zarar gördüğü, zarar gören mobilyaların da tamir edilebilecek durumda olduğunu, video görüntüleri ve fotoğraflar ile Habur Gümrük Müdürlüğünce tutulan tutanak bunu doğruladığını, davacının bunları mahkemeye sunmamasının asıl nedeni de bu olduğunu, davacı tarafın isticvap edilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin dosyaya sunulan video görüntüleri ve fotoğrafları dikkate alarak, gerçek zararın tespiti için, kendisine teslim edilen mobilyaların akıbetinin ne olduğu konusunda davacı tarafı isticvap etmesi gerektiğini, bu eksikliğin giderilmemiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına, usul ve esas yönden yasalara aykırı kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle;  yerinde olmayan istinaf talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı eşyanın taşıma sırasında ziyaa uğraması nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararın davalı taşıyıcıdan tazmini istemine ilişkindir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında temin edilen ve hükme essa alınan bilirkişi raporuna yönelik davalı itirazları değerlendirilmeksizin ve bu kapsamda sovtaj bedeli indirimi yönünden  de görüş alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla belirtilen hususlarda bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle  HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 31/10/2024 tarih ve 2023/516 E - 2024/949 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,  <br>4-Davalı tarafından yatırılan 9.451,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.   13/02/2025<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a396ee24931b715","SID":"70b9456fb18b3f45"}}