{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/93 <br>KARAR NO\t: 2025/126<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 14/11/2024<br>NUMARASI\t: .......... Esas - ............ Karar<br><br>DAVACI\t\t\t\t\t\t  : <br>VEKİLLERİ                         : <br>DAVALI\t\t\t\t\t\t  : <br>VEKİLLERİ                         : <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden            \tKaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/03/2024<br>KARAR TARİHİ \t: 12/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP;<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinde endüstriyel paket sigorta poliçesi ile sigortalı ...............'ye ait ..........'de bulunan gıda üretim tesisinde 19/02/2021 tarihinde yangın meydana geldiğini, itfaiyenin yangın raporunda deaktive maya-sprey dryer ve baca sisteminde teknik arızadan dolayı yangın çıktığı, kurutma ve döner filtrenin kullanılamaz durumda olduğu, yangının çıkış nedeninin teknik arızadan dolayı belirlenemediğinin belirtildiğini, sigorta şirketinin ...........'de sigortalısına .............TL hasar bedeli ödemiş ve bu nedenle TTK gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu hasar bedelini zarara sebep olanlardan rücuen talep hakkına sahip olduğunu, yapılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu belirterek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalının kendi kusuru sebebiyle meydana gelen olaydan sorumlu olmadıklarını, söz konusu baca fanının, yanma gerçekleşen filtrenin sonrasında yer aldığını ve akışın filtreye değil bacaya doğru olduğunu, bu nedenle baca fanının yanmaya etki edecek bir rolünün bulunmadığını, temiz hava fanının yangına sebep olduğu iddiasının asılsız olduğunu, dava konusu makinelerin kurutma makineleri olduğunu, makinelerin tasarımı ve üretiminin ilgili makine emniyet yönetmeliklerine uygun şekilde gerekli tüm güvenlik önlemleri alınarak üretildiğini, sistemde yapılan değişimin bakım kullanım kılavuzlarına uygun yapılıp yapılmadığı ile ehliyetli personelce gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin bilinmediğini, gerekliliklerin bakım kullanım kılavuzunda<br> belirtildiğini, üretilen ürünün reçetesinde bir değişiklik yapılması halinde davalı şirketin bu değişikliklerden sorumlu tutulamayacak olup değişikliklerin tamamının son kullanıcının sorumluluğunda olduğunu, sözleşme ve kılavuzlarla kendisine uyarılar yapılmasına rağmen bu uyarıları dikkate almayan sigortalı işletmenin, sistemin zarara uğramasında kendi kusuru bulunduğunu, kusurun davalıya yüklenemeyeceğini, poliçenin geçerliliği ve içeriğinin incelenmesi gerektiğini,  sigorta ettirenin, zararın meydana gelmesini önlemek için gerekli önemleri alması gerektiğini, önlemleri almadığı takdirde kişisel olarak müterafik kusuru bulunduğundan sigorta şirketinin de ödeme miktarından buna göre indirim yapması gerektiğini belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.<br>B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına 452.252,79 TL ödeme yaptığı ve yaptığı bu ödemeyi davalılardan tahsil amacıyla icra takibi yaptığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davalının yangın olayının meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olması ve kusur oranına göre davalının 339.190,34 TL'den sorumlu olduğu olmakla, davacının asıl alacak tutarı yönünden davasını ispatladığından davanın asıl alacak tutarı yönünden kısmen kabulüne, icra takibi öncesi temerrüde düşürüldüğü dosya kapsamından anlaşılamadığından faiz yönünden istemin reddi ile  davanın kısmen kabulü ile ......... İcra Müdürlüğü'nün ........... E. sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile icra takibinin 339.190,34-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görülmüştür.<br>C-) İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; <br>Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde; 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun olayı tüm yönleriyle incelemeyip, cevap dilekçesindeki hususları değerlendirmediğini, bu rapora karşı itirazını ve proses ve kimya mühendisliği alanında uzman ehil bilirkişilerin yer aldığı heyetten ek rapor alınması talebini mahkemeye sunduklarını, ancak Mahkemenin itirazlarını dikkate almaksızın itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer vererek sonuca gitmesinin hukuka aykırı olduğunu, garanti süresinde filtre bakımlarının ve prosese uygun çalışmanın yapılmamasının sonucu oluşan arıza ve aksaklıkların garanti dışı olduğunu, üreticinin ürettiği ''yanıcı madde'' olan ürünün uygulanan reçeteye bağlı olarak değiştiğini, üretilen maya sütünün içeriğinin davalı şirketçe bilinmesinin hukuken mümkün olmadığından genel önlemler tesis edildiğini, ürünün sözleşme koşullarına uygunluğunun üretici sorumluluğunda olduğundan davalıya kusur yüklenemeyeceğini, sigortalının ürünün yanıcı olduğunu hiçbir şekilde davalı ile paylaşmadığını, standart üretim şartlarına uygun olarak ekipman istenmdiğini, davalı bilgilendirilmediği için oluşan zarardan sigortalının sorumlu olduğunu, riskli ürün kullanımıyla ilgili iş sağlığı ve güvenliği sorumluluğu ile gerekli önlemlerin alınmasının sigortalıya ait olduğunu, sözleşme gereği davalı şirketin sadece kendisinden istenilen ekipmanların teminini yaptığını, olay günü yangın sonrası geri kalan ürünlerin toplanması esnasında ürünlerin konduğu poşetin kendiliğinden alev alması nedeniyle yangının sebebinin ürün reçetesinden kaynaklandığını gösterdiğini, tesisin sigortalının verdiği ihale şartlarına uygun olarak hazırlandığını, ihale şartlarını davalının belirlemediğini, ihale şartlarının incelenmeden karar verildiğini, yangının işçilik ve imalat hatası sebebiyle değil, sigortalının proje kapsamında yaptığı hatalar sebebiyle olduğunu, depolama yerinin davalının üretimi yaptığı ekipmanın yanında olmasının da oluşacak zararın büyümesine yol açtığını, sigortalının kusurunun<br> araştırılmadığını, davalının üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen Sigortalının üretim aşamasında ürün reçetesini değiştirmesi ve gerekli İSG önlemlerini almaması nedeniyle teslim edilen sistemin garanti sorumluluğunun sigortalı işletmeye ait olduğunu, sözleşmenin teknik şartnamesinde \"Kötü işletme koşullarından kaynaklanan aksaklık ve arızalar garanti kapsamı dışındadır.'' denildiğini, sistemi kontrol ederek raporlama ve çalışmaları yapmanın Sigortalının yükümlülüğünde olduğunu,  bilirkişi heyetinde otomasyon ve proses, kimya alanında uzman bilirkişi bulunmadığını, veri değerlendirme analizi yapılmadığını, yine  heyette tarafların arasındaki sözleşme uyarınca tarafların sorumluluklarını belirleyebilecek nitelikte sözleşmeler hukukunda uzman bilirkişisi bulunmadığını, dosyanın makina gıda otomasyon, proses ve kimya mühendisi, eser sözleşmesinde uzman ehil bilirkişilerin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetiyle keşif yapılarak yeni rapor alınması gerektiğini, yapılan itirazlar değerlendirilerek yeniden rapor alınması talep edilmesi halinde, rapora itirazları karşılar mahiyette inceleme yapılmaksızın, itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer verilerek sonuca gidilmesinin isabetli olmadığını, bilirkişi raporunda davalının %75 kusurlu olduğuna dair bir somut gerekçe sunmayıp, sadece genel değerlendirmeler yaptığını, kararda davalı lehine olan tanık beyanları incelenmeden, değerlendirilmeden ve eksik inceleme sonucu tek taraflı alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, gerekçeli kararın eksiklik içerdiğini belirterek, kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>D-)DELİLLER; ........... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... E. ........... K. Sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;<br>              Dava, yangın nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın halefiyet ilkesine göre rücuen tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.<br> Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacı şirketin, davacı vekilinin ve davalı  şirketin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı şirket nezdinde 31/12/2019 başlangıç-01/07/2021 bitiş tarihli endüstriyel paket sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ............'ye ait ..........'de bulunan fabrikanın 19/02/2021 günü gece saatlerinde deaktive maya bölümünde yangın çıktığı, sigortalı şirketçe sigortalısına 01/122021 tarihinde 452.253,79 TL ödeme yapıldığı, sigorta şirketince ........... İcra Müdürlüğü'nün .............. E. sayılı takibi ile 339.190,34 TL asıl alacak ve işlemiş faiz ile toplam 356.008,15 TL bedelli icra takibine girişildiği, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı,<br> Mahkemece sigorta hasar uzmanı, makine mühendisi iş güvenliği uzmanı, itfaiyeci bilirkişiden oluşan 3 kişilik heyetten alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin %75, sigortalıya ise %25 kusur yüklendiği, mahkemece raporun hükme esas alındığı, takibin sadece asıl alacak yönünden devamına karar verildiği, hükmün davalı vekilince istinafa getirildiği anlaşılmıştır. <br>Davalı vekili istinafında esas olarak bilirkişi heyet raporunun eksik incelemeye dayandığı, itirazlarının dikkate alınmadığını, sigortalı şirketçe ürün içeriği ile ilgili bilgi verilmediğinden ürününün yanıcı olduğunu bilmediklerinden sadece genel güvenlik tedbirlerinin alındığını, bu nedenle otomasyon-proses-makine müh.- kimya müh. -sözleşme uzmanının da heyete eklendiği bir heyetten rapor alınması gerektiğini, lehe tanık beyanlarının hükümde değerlendirilmeyip gerekçesinin de belirtilmediğini ileri sürmüştür. <br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tesisin 2020 sonrası faaliyete geçen deaktif maya bölümünde oluştuğu, bu bölümün kurulumunun davalı şirketçe gerçekleştirildiği, yangının prosesin son aşaması olan filtrasyon ve sonrasında temiz hava tahliyesinin yapıldığı hat üzerinde oluştuğu, alevli yanma ve basınçla oluşan toz patlaması sebebiyle gerçekleştiği, ve asılı halde toz olması gerekir. Dosyada verilmiş olan bilgiler ışığında işyerinde üretilen ürün ve işlenme usulü gereği sistemin patlama tehlikesi barındırdığı, prosesin genel karakteristiği gereği toz patlamalarının. oluşması için gerekli bütün olguların ve risklerin mevcut olduğu, davalı şirketçe kurulan bölümde imalattan kaynaklı bazı teknik hatalar bulunduğu belirtilerek %75 kusurlu olduğu, sigortalı şirketin risklerin tamamını barındıran bir risk değerlendirmesi ile ekipmanın patlayıcı ortamlarda kullanılacak ekipman normlarına uygun olduğu hususunda bir çalışması bulunmadığı risk dokümantasyonu ve aksiyon planı tespit edilemediğinden %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.<br>Bu bilirkişi raporunun davalı vekiline 02/10/2024'de tebliğ edildiği, davalı vekilince 14/10/2024 tarihinde ayrıntılı, gerekçeli ve teknik hususları da içeren itiraz ve dilekçesinin yasal sürede sunulduğu, Mahkemece 14/11/2024 tarihli celsede \"davalı vekilinin yeniden rapor alınması talebinin dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve daha önceki müzekkere cevapları dikkate alınarak reddine\" denilip itirazın reddine karar verilerek dosyanın karara çıkartıldığı anlaşılmıştır.  <br>Bu açıklamalara göre; davalı şirket vekilince alınan bilirkişi raporuna yasal sürede  gerekçeli, somut hususlar ileri sürülerek teknik açıklamalarla itiraz edilmiş iken, itiraz edilen hususları karşılar şekilde yeniden rapor yada ek rapor alınmadan karar verilmesi adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğundan davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.  <br>Davacı vekili dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına gerekçeli kararda yer verilmediği gibi beyanlarının hükme esas alınıp alınmaması ile ilgili de değerlendirme yapılmadığını istinafa getirmiştir. Gerçekten de duruşmada dinlenen iki davalı tanığının beyanına gerekçeli kararda hiç yer verilmemiş, beyanlarının hükümde nasıl bir  değerlendirmeye tabi tutulduğu hususunda da hiçbir açıklamaya yer verilmemiştir. HMK'nın \"Hükmün kapsamı\" başlıklı 297.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde \"Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.\" hükmü mevcut olup, açıklanan bu eksiklik, adil yargılanma ve gerekçeli kararda tarafların iddia ve savunmalarının karşılanması ilkelerine aykırı bulunup, davacı vekilinin bu yönlü istinafı da yerinde bulunmuştur. <br>Bu itibarla Mahkemece yapılacak iş, masrafı talep eden davalı tarafça karşılanmak üzere daha önceki üç kişilik bilirkişi heyetindekilerden farklı kişilerden ama aynı niteliklere sahip üç kişilik heyete ilaveten; bir kimya mühendisi ile mümkünse gıda proses sistemleri/gıda otomasyon sistemleri konusunda uzman bir mühendis (makine mühendisi, mekatronik mühendisi yada elektronik mühendisi de olabilir) oluşturulacak 5 kişilik bilirkişi heyetinden, yangındaki tarafların kusurlu davranışları ve oranları konusunda; dosyadaki davalı şirket ile sigortalı şirket arasındaki sözleşme, davalı itirazları, yangın itfaiye raporu, taraflarca sunulmuş deliller ve itirazlar irdelenecek şekilde rapor almaktır. Yukarıda belirtilen gerekçeli karardaki eksiklik ise karar yazımında giderilmelidir. <br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davalının ........... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas - ........... Karar sayılı; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>a-............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2024 tarihli ........... Esas ......... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için, ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-)İstinafa gelirken peşin alınan istinaf karar harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-)İstinaf eden tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4). maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-)Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/02/2025<br>Başkan<br>E-imzalı <br><br><br>Üye<br>E-imzalı <br><br><br>Üye<br>E-imzalı <br><br><br>Katip<br>E-imzalı <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ed1e93d3fc36dbe","SID":"a989c5fe68f41d40"}}