{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/464 <br>KARAR NO\t: 2025/53<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/12/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/504 Esas,  2022/764 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası sonucu araç içinde yolcu konumundaki müvekkilinin kemik kırıkları oluştuğunu ve kalıcı sakatlandığını, olay nedeniyle ...Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin yaralanması nedeniyle tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, müvekkillinin ev hanımı olduğunu, iş gücü kaybından dolayı sigorta şirketine müracaat ettiklerini ancak sonuç alamadıklarını, bunun üzerine arabuluculuğa gittiklerini oradan da görüşmelerin olumsuz olduğunu, müvekkilinin yaralanması sebebiyle oluşan geçici ve daimi iş göremezlik nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket sigortalısının dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, kaza ile iddia edilen maluliyet arasında nedensellik bağı bulunmadığından haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; \"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğ'ine göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Kaza tespit tutanağı incelendiğinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'nın bu nedenle kazanın oluşumuna %100 kusurla sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporu kaza tespit tutanağı ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak, davanın kabulü ile; 7.316,08-TL geçici iş göremezlik, 45.804,07-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 53.120,15-TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketine başvuru tarihi esas alınarak) 23/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş\" gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.316,08-TL geçici iş göremezlik, 45.804,07-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 53.120,15-TL maddi tazminatın 23/07/2020  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ancak miktarın düşük belirlendiğini, maluliyetin düşük tespit edildiğini, bilirkişi hesaplanmasının hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, kararın 15/12/2022 tarihinde verildiğini, asgari ücrette değişim yaşanacağı kesin olup yeni asgari ücretin belirlenmesi ve yeni asgari ücret üzerinden hesaplama yapılıp hüküm kurulması gerekirken bahse konu şekilde karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ile 1.8 teknik faiz oranı esas alınması gerekirken başkaca teknik hesaplama yöntemiyle rapor tanzim edilen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bağımsız ekspere yaptırılan hesaplama sonucuyla mahkemece alınan rapor arasında fahiş farklar bulunduğunu, bilirkişi raporunda hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılmadan hesaplama yapıldığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ve tedavi masrafları bakımından müvekkili şirketin her hangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davacı taraf ev hanımı olduğundan mahkemece bu hususta yapılan incelemenin hatalı olduğunu, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişinin aktüer siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kusur tespitine ilişkin rapor alınmadan davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı tespit edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kusur oranının fahiş olduğunu, nitekim davacının kaza anında emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusuru bulunduğunu, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapılan ödemelerin zarar hesabından mahsup edilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; 13.03.2019 tarihinde sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazasında araç içerisinde yolcu olan davacının yaralandığı, aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin 25/01/2022 tarihli raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 25.08.2021 tarihli raporu uyarınca; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının kalıcı iş göremezliğinin %9 oranında, geçici iş göremezlik süresinin ise 120 gün olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, TRH 2010 yaşam tablosu, asgari ücret verileri dikkate alınarak davacının zararının tespit edildiği, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ve davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan doğru yönetmelik hükümleri uyarınca belirlendiği, 1.8 teknik faiz uygulanmadan TRH 2010 yaşam tablosu ve asgari ücret verileri dikkate alınarak davacının zararının belirlenmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, dosya kapsamı itibariyle davacının müterafik kusurunun ispatlanamadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde hatır taşıması defini ileri sürmediği, kaldı ki davacı ve sürücü kardeş olup yakın akrabalar arasında hatır taşımacılığından bahsedilemeyeceği, SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 3.628,63-TL karar harcından peşin alınan 907,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.721,47-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ...tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12573f7b354fcdd6","SID":"67d69b34a90ff515"}}