{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t          T.C.<br>\t            KAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR   <br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - <br>\t  Av. ... - [15728-27964-78400] UETS<br>DAVALI \t: ... -  ***<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [16686-86680-82490] UETS<br><br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2008 yılından beri davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatif yönetim kurulunun 07/08/2021 tarih ve ... sayılı kararı ile alınan ortaklıktan çıkarma kararında, 20.686,00-TL borcun zamanında ödenmediği, iki ihtarnamede verilen süreler içerisinde de ödenmediği, bu nedenle davacının ortaklıktan çıkarıldığının belirtildiğini, işbu ortaklıktan çıkarma kararının davacıya tebliğ edildiğini, davacının ortaklıktan çıkarma kararının yapılacak ilk genel kurulda görüşülmesi talebi ile karara itiraz edildiğini, Dalaman Noterliği’nin 02/09/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek davacının talebinin davalı kooperatifin yönetim kuruluna gönderildiğini, bu ihtarnamenin 11/09/2021 tarihin de kooperatife tebliğ edildiğini, davalı kooperatifin 26/12/2021 tarihinde olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, bu toplantıda 12 numaralı gündem maddesinde ortaklıktan çıkarma kararlarının görüşüldüğünü, bu madde kapsamında sadece ... ve ...'ın ortaklıktan çıkarma kararları oylandığını, fakat davacının ortaklıktan çıkarılma kararının görüşülmediğini, bu nedenle davacı hakkında alınan ortaklıktan çıkarma kararının hukuka aykırı olup,  davalı kooperatif yönetim kurulunca kötü niyetli olarak yapılan ilk genel kurul toplantısında gündeme alınmadığını ve görüşülmediğini, davacı dışında yönetim kuruluna itiraz süresi içerisinde noter aracılığıyla itiraz eden ve ihraç kararları gündeme alınmayan birçok kooperatif ortağının bulunduğunu, kooperatif yönetim kuruluna otaklıktan çıkarma kararlarına itirazları içeren ve 10 kooperatif ortağı adına vekâleten ayrı ayrı gönderilen ihtarnameler olmasına ve bu ihtarnamelerin tebliğ edilmiş olmasına rağmen bu kooperatif ortaklarından sadece 2 kişinin ortaklıktan çıkarılması kararının gündeme alındığını, bu durumun hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacı adına vekâleten noter aracılığıyla yapılan itirazların dikkate alınarak genel kurul toplantısında ilgili gündem maddesinde görüşülmesinin kanuni bir zorunluluk olduğunu, davalı kooperatif yönetim kurulunca davacının ihraç kararının gündeme alınmamasının kötü niyetli davranıldığının göstergesi olduğunu, davacının haklarını kullanmasını da engellemeye yönelik olduğunu, bu nedenle davacı hakkında alınan ortaklıktan çıkarma kararının iptali için işbu davanın açıldığını, davacının emekli asker olduğunu ve kooperatife üye olduğu 2008 yılından beri kooperatife ilişkin ödemelerini düzenli bir şekilde yaptığını, davacıya hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli olarak yüksek miktarlarda borçlar çıkarıldığını ve kooperatif ortaklarının maddi ve manevi olarak yıkıma sürüklendiğini, davacının 14 yıldır nereye harcandığını dahi bilmediği ödemelerini düzenli ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen çıkarılan maliyetler karşısında maddi ve manevi olarak yıkıldığını, davacının kooperatif ortaklığına girdikten sonra bütün ödemelerini yaptığını, bu ödemeler karşılığında da evini teslim alacağı davalı tarafından davacıya taahhüt edilmiş olmasına rağmen davacının kararlaştırılan tarihlerde evini teslim alamadığını, davalı kooperatifin davacıya daha sonra ek maliyet çıkarıldığını, davacının kendisine çıkarılan bu ek maliyeti de ödediğini, daha sonraki yıllarda kooperatif yönetimi tarafından maliyet hesaplamalarında yanlışlık olmuş denilerek davacı ve diğer kooperatif ortaklarından yeni bir ek maliyet alındığını, en son 2021 yılında nasıl hesaplandığı bilinmeyen yeni bir ek maliyet çıkarıldığını ve kooperatif ortaklarından bu borçların ödenmesinin istendiğini, davacı ve diğer kooperatif ortaklarının bu ek maliyet çıkarılmadan önce sırf kooperatifteki inşaat faaliyetlerinin tamamlanabilmesi ve evlerini teslim alabilmeleri için iyi niyetli olarak ödemelerinin tamamını yapmış olmalarına rağmen davalı kooperatifin inşaat faaliyetlerini yapmayarak ve kooperatif ortaklarına evlerini teslim etmeyerek davacı ve diğer kooperatif ortaklarının güvenini zedelediğini, kooperatifin inşaat faaliyetlerinin halen devam ettiğini, davacının kur'a ile belirlenen dairesinin bulunduğu binanın inşaatının da 15 yıldır devam ettiğini, davacı ve diğer kooperatif ortaklarından inşaatı devam eden binaların uzun zamandır tamamlanmadığı için artık tamamlanıp sahiplerine teslim edilemeden çürümeye başladığını, davalı kooperatif yönetim kurulunun basiretsiz, özensiz ve kusurlu davranışları ile kooperatif ortaklarının dairelerine kötü niyetli olarak el koyduklarını, davalı tarafından kooperatif ortaklarına eşit davranılmadığını, örneğin konutu erken teslim edilen üyelerden alınması kararlaştırılan kira bedellerinin tahsil edilmediğini belirterek davacı hakkında alınan ortaklıktan çıkarma kararının iptali ile davacının kooperatif ortaklığının devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı aleyhinde verilen ihraç kararı nedeni ile davacının genel kurula itiraz ettiğini, genel kurula itiraz edildiği takdirde genel kurulda karar alınmadığı sürece kooperatife ve yönetim kuruluna karşı dava açılamayacağını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, yönetim kurulu kararı ile ihraç edilen davacının yapılacak ilk genel kurula itiraz edeceğini noter kanalı ile yönetim kuruluna bildirdiğini, bu bildirimi müteakip davalı kooperatifin 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısına bu hususun gündem maddesi olarak aldığını ancak davacı ile birlikte yönetim kurulu kararı ile ihraç edilmiş üyelerin itirazlarının görüşüleceği 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantısının ilgili gündem maddesinin görüşülmesine başlanması ile birlikte davacının durumundaki üyelerle birlikte onlara destek amaçlı bazı üyelerin divan başkanlığı önüne yığılmalarına karşın, kooperatife karşı edimlerini tam olarak yerine getirmiş üyelerin de karşı görüş bildirmeleri üzerine divan önünde oluşan gerginlikler nedeni ile meydana gelen kargaşada yalnızca iki üyenin ihraç işleminin onaylandığını, davacı ve aynı durumdaki diğer üyeler hakkında karar alınamadığının genel kurul sona erdiğinde anlaşıldığını, dolayısı ile davacının itirazı hakkında genel kurulda karar alınamaması nedeni ile davacının üyeliğinin devam ettiğini, genel kurula itiraz edildiği takdirde yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamayacağını, genel kurulca verilecek gerekçeli karar davacıya tebliğ edilmeden davacının ihraç kararının iptali davası açma süresinin başlamayacağını, davacının dava açmasında hukuki yararının olmadığını, davacının ihracına gerekçe yapılan geçerli bir genel kurul kararına dayalı borcu bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, davacıdan talep edilen ödemelerin kooperatifin kesinleşmiş genel kurul kararlarına dayalı alacak talebinden ibaret olduğunu, kooperatif genel kurulunda alınan kararın iptal edilmediği sürece geçerli olduğunu ve davacıyı bağlayacağını, 26/07/2015 tarihinden önceki kooperatif eski yönetim kurulunca aynen davacı yan beyanlarında belirtildiği şekilde genel kurul kararı olmaksızın ortaya çıkartılan 30/09/2014 tarihli farazi konut kesin maliyet hesaplarının ana sözleşmeye ve kooperatifin fiili durumuna aykırı olarak yanlış ve eksik hesaplandığını ve toplanan paraların da gerektiği gibi inşaatların yapımına aktarılmadığının tespiti ile birlikte şimdiki yöneticilerin organizasyonu sayesinde kooperatif denetçileri tarafından kooperatif genel kurulunun olağanüstü toplanarak 2005 yılından beridir aralıksız olarak son 10 yıldır görev yapan yöneticilerin görevlerine 26/07/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında son verildiğini, 26/07/2015 tarihinde davalı kooperatifin yeni seçilen şimdiki yöneticileri tarafından kooperatif defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde önceki yöneticiler tarafından herhangi bir genel kurulda yetki alınmaksızın ortaya çıkarılmış olan 30.09.2014 tarihli maliyet hesaplarının kooperatif değişen ana sözleşmesinin özellikle 61. maddesine aykırı olduğu, kooperatifin bankalara olan kredi borçlarının, SGK ve Vergi Dairesi’ne borçlarının, özellikle taşeronlara verilen usulsüz avansların, ayrılan ortaklara yapılacak ödemeler vb gider kalemlerinin de kooperatifin gerçek durumunu yansıtacak şekilde hesaplara dâhil edilmediğinin tespit edildiğini, devamında bu durumun görüşülmesi için davacının da içinde yer aldığı 308 ortağa çağrı yapılarak,  308 ortağa ait konut inşaatları ile arsa sahiplerine ait 138 konut inşaatı ve 33 adet dükkan inşaatlarının tamamlanabilmesi için öncelikle 30.09.2014 tarihi baz alınmak sureti ile eski yöneticilerin çıkarttığı hesapların yeniden yapılması için bu konu kooperatifin 18/06/2017 tarihli olağan genel kurulunun 11. gündem maddesinde görüşülerek 308 ortak için eski yöneticiler tarafından çıkarılan 2014 tarihli kesin maliyet hesaplarının yeniden yapılarak ortaklara tebliğ edilmesine ve tebliğden sonra çıkan farkın 4 eşit taksit ile ödenmesine karar verildiğini, davacının söz konusu toplantıya katılmadığını, toplantıda alınan kararlar aleyhinde dava açılmadığını ve kararların kesinleştiğini, söz konusu hesapların davacı dahil tüm ortaklara tebliğ edildiğini, ne davacı ne de başka üyelerin itirazı olmadığını ve ana sözleme gereği hesapların kesinleştiğini, davacının yeniden yapılan hesaplar nedeni ile kendisine çıkarılan borcu ödemediğini, akabinde bir kısım ortağın ödeme yapmamaları, bu süreçte azımsanamayacak sayıda ortağın istifası ve ihraçları nedeniyle bunlara yapılan geri ödemelerin ortaya çıkması, ödeme dengesinin bozulması sonucunda devam eden yıllar içerisinde kooperatifin kredi borçlarının, SGK borçlarının ve vergi borçlarının süresinde ödenememesinden kaynaklı ilaveten ortaya çıkan finansman, faiz ve gecikme zammı giderleri ile genel yönetim giderlerinin oluşması ve özellikle önceki yöneticiler tarafından taşeronlara verilen yüklü tutarlardaki avansların karşılıksız çıkması ve imalata dönüşmemesi nedeni ile inşaatların tamamlanamayacağının görülmesi üzerine değişen koşullara uyum sağlamak üzere söz konusu 30/09/2014 tarihi baz alınmak sureti ile yapılmış hesapların güncellenmesi zaruretinin ortaya çıktığını, kooperatif genel kurulu tarafından kabul edilmiş bir kesin hesap maliyeti olsa dahi değişen durumlar ve geçen zaman içerisinde yeni bir kesin maliyet hesabının belirlenmesinin mümkün olduğunu, her ne kadar önceki maliyet hesaplarına kesin hesap denilse de ortakların kabulü ile yapılan bu hesapların inşaatlar tamamlanana kadar geçici - ara maliyet hesapları olarak kabul edilmesi gerektiğini, ortaya çıkan sayılan olumsuzlukların yine davacının da davet edildiği davalı kooperatifin 14/04/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 13. gündem maddesinde ortakların bilgisine sunulduğunu ve yapılan görüşmeler neticesinde \"30/09/2014 tarihli konut kesin maliyet bedeli hesaplarında yer alan maliyet bedelleri dışında, 30/09/2014 tarihinden 31/12/2018 tarihine kadar inşaat maliyet bedellerinin artışına neden olan fiilen gerçekleşmiş her türlü gider ile birlikte gerçekleşmiş olan genel yönetim giderlerini karşılamak üzere tüm ortakların 15/05/2019 tarihine kadar 5.000,00 (beş bin lira) TL ödeme yapmaları, söz konusu giderlerle ilgili yönetim kurulu tarafından güncellenmiş hesapların taahhütlü mektup ile ortakların bilgilendirilmesinden 1(bir) ay sonra başlamak üzere ve 10 (on) ay eşit taksitler ile ortakların kalan ödemeleri yapmaları\"nın oy birliği ile kabul edildiğini, alınan kararların iptali yönünde herhangi bir dava açılmadığını ve alınan kararların kesinleştiğini, davacının daha önce kendisine çıkarılan konut kesin maliyet bedelini ödemediği için ihraç olması nedeni ile toplantıya katılmadığını, devamında kooperatife başvurup borcunu ödediği için tekrar üyeliğe döndüğünü, alınan karar çerçevesinde kooperatifin değişen ana sözleşmesinin 61. maddesinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde hazırlanan güncellenmiş konut kesin maliyet bedeli hesapları uyarınca, davacıya ait maliyet bedeli hesabının tüm ortaklarla birlikte davacıya PTT taahhütlü mektup marifeti ile 26/06/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu genel kurul kararı uyarınca güncellenen hesaplar nedeni ile davacı kendisine çıkartılan 60.233,38-TL tutarlı ödemeye karşılık, davacının kooperatife yaptığı ödemelere ilişkin cari hesap ekstresine göre davacının borcunun 28.500,00-TL kısmını ödemiş olup, dava tarihi itibarı ile davalıya 31.733,38-TL tutarında borcu bulunduğunu, ayrıca 6.486,26-TL gecikme cezası borcu nbulunduğunu, kooperatif üyelerinin kooperatif sona erene kadar kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmekle yükümlü olduklarını, büyük bir çoğunluktaki üyelerin güncellenmiş maliyet hesabı bedellerini eksiksiz ödedikleri halde davacının da içinde yer aldığı bir grup ortağın üzerlerine düşen ödemeleri hiç ya da kısmen ısrarla yapmamalarından kaynaklı olarak tüm kooperatif üyelerine ve arsa sahiplerine ait konut ve dükkan inşaatlarının tamamlanamaması nedeniyle hem yükümlülüklerini tam olarak yerine getiren hem de getirmeyen ortakların gerek inşaat maliyetlerinin artmasından kaynaklı olarak, gerekse arsa sahiplerine gecikmelerden kaynaklı olarak ödenecek tazminatlar nedeni ile telafisi güç mağduriyetlerle karılaşacak olmalarının özellikle yükümlülüklerini zamanında yerine getirmiş olan üyeler açısından hakkaniyete aykırı bir durum oluşturacağını, davacı ile aynı durumda olan üyelere karşı alacak davalarının açıldığını, davaların Kayseri 1. ve 2. Asliye Ticaret Mahkemelerinde derdest olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/4 Esas sayılı dosyasının işbu dosyada bekletici mesele yapılması yönündeki davacı talebinin işbu dava yönünden hukuki dayanağı bulunmadığını, genel kurulda davacı hakkında bir karar alınmadığı için davacının üyeliğinin devam ettiğini kabul ettiğini fakat davalı kooperatifin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.<br>Davacı tarafça davalı kooperatif tarafından gönderilen 18/05/2021 tarihli taahhütlü mektup ile gönderilen ilk ihtarnameye, 15/06/2021 tarihli taahhütlü mektup ile gönderilen ikinci  ihtarnameye, kooperatif yönetim kurulunun 07/08/2021 tarihli ve ... sayılı kararına, Kayseri 8. Noterliği'nin 13/08/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine, 26/12/2021 tarihli kooperatif olağan genel kurul toplantı tutanağına, davacının yaptığı ödemelere ilişkin belgelere,  kooperatif defter ve kayıtlarına, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/4 Esas sayılı dava dosyasına, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/72687 soruşturma sayılı dosyasına, keşif,  bilirkişi incelemesi ve isticvaba delil olarak dayanılmıştır. <br>Davalı tarafça kooperatif ana sözleşmesine, kooperatifin olağan ve olağanüstü tüm genel kurul kararlarına, kooperatife ait ticari defter ve belgelere, kesin maliyet hesaplarına, tebligatlara ve eklerine, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. <br><br>Kayseri Valiliği Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı  S.S. Asya Kent Konut Yapı Kooperatifi'nin en son tarihe kadar (26/12/2021 tarihi de dahil olmak üzere) yaptığı tüm genel kurul toplantı tutanaklarından ve her bir genel kurul toplantısına ait hazirun cetvellerinden ve  tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin eksiksiz ve okunaklı birer suretlerinin gönderilmesinin, ayrıca davalı kooperatifin güncel kayıtlı adresi sorulmuştur. 17/01/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. <br>Davalı kooperatife müzekkere yazılarak; a) Davacının üyelik dosya örneğinin istenilmesine, <br>b) Davacının peşin bedelli, sabit fiyatlı üye olup olmadığının sorularak böyle bir uygulama varsa buna ilişkin genel kurulu veya yönetim kurulu kararlarının, kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, c)Davacının üyelik nedeniyle borç ve ödemelerini gösterir hesap dökümlerinin gönderilmesi, d)Davacıya gönderilen ihtarların ve buna ilişkin tebliğ evraklar ile Dalaman Noterliğinin 02/09/2021 tarih 8434 yevmiye sayılı ihtarnamesinin muhatap davacıya tebliğ şerhli örneği ile tebligat mazbatası örneğinin gönderilmesi, e)Davacı kooperatifin ana sözleşmesi, genel kurul kararları, 26/12/2021 tarihli genel kurul kararından ve buna ait hazirun cetvelinin sıralı bir şekilde sunulması, f)Bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekmesi halinde kooperatifi kayıt ve defterlerinin bilirkişi incelemesine, hazır bulundurulacağı açık adresin ve bu adreste defter ve kayıtları bilirkişiye sunacak görevli kişinin adı soyadı ve telefon numarasının bildirilmesinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize 18/02/2022 havale tarihli dilekçe ile cevap verilmiştir.<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/4 Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıt örneği istenilmiştir. Bu müzekkeremize 17/01/2022 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.<br>Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belgeler, dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.<br> 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.<br>Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 07/04/2022 tarihli, 2022/36 Esas ve  2022/273 Karar sayılı gerekçeli karar ile davacının ihraç kararının görüşülmesi için kooperatif genel kuruluna itiraz ettiği, itirazın genel kurulda görüşülemediği bu durumda davacının üyeliğinin askıda ve devam ettiği anlaşıldığından dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br> Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından icra edilen istinaf incelemesi sonunda 11/10/2022 tarihli, 2022/1550 Esas ve 2022/1788 Karar sayılı karar ilamı ile mahkememizce verilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin anılan karar ilamı davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce icra edilen temyiz incelemesi sonunda 04/12/20223 tarihli 2023/4975 Esas ve 20234067 Karar sayılı ilam ile \"1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/4. maddesi uyarınca, yönetim kurulunun alacağı ihraç kararı üzerine ortak, genel kurula itiraz edebileceği gibi, mahkemeye iptal davası da açabilir. Anılan Kanun'un 16/3-4 maddelerinde \"Ortak çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Tebliğ edilen karar yönetim kurulunca verilmiş ise ortak üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma  kararları  kesinleşir.\" hükmüne yer verilmiştir. Her ne kadar yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurul nezdinde itiraz edilmişşe , bu itirazın sonucu beklenmeden iptal davası açılamaz ve açılmışsa da erken açıldığından  davanın reddi gerekir ise de, elde ki davada, dava devam ederken kooperatifin 27/03/2022 tarihli genel kurulunda, davacının itirazı reddedilip ihraç kararı onaylandığından usulü eksiklik sonuca etkili değildir. Bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki yararı vardır. Bu durumda Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.<br>\" nedenleriyle mahkememizin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2022 tarihli, 2022/1550 Esas ve 2022/1788 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına ve mahkememizin  07/04/2022 tarihli, 2022/36 Esas ve  2022/273 Karar sayılı gerekçeli kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>İade edilen dava dosyası mahkememizin 2024/126 Esas sırasına kaydedilmiştir.<br>Yapılan duruşmada usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2023  tarihli, 2022/4975 Esas ve 2023/4067 Karar sayılı bozma ilamına  uyulmasına karar verilmiştir.<br> Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2015/8774 Esas 2016/2290 Karar sayılı emsal ilamında belirtiği üzere ''.... şayet yargılama aşamasında bu itiraz genel kurula intikal ettirilmiş ise genel kurul kararı sonucu beklenilerek bu karar ortak aleyhine çıktığı takdirde davaya genel kurul kararının iptali olarak devam edilmesi...'' gerektiği belirtildiğinden işbu dosyada davanın 27/03/2022 tarihli genel kurul kararının iptali davası olarak görülmesi gerektiğinden 5235 sayılı Kanunun 5/3. maddesi gereğince genel kurul kararı iptali davasının  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti tarafından yürütülmesi gerekeceğinden bahisle dava dosyası mahkememiz heyetine tevdi edilmiştir. Bu aşamadan sonra yargılama mahkememiz heyeti tarafından yapılmıştır.<br>Davacının istemi, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/4. maddesi uyarınca, yönetim kurulunun alacağı ihraç kararı üzerine ortak, genel kurula itiraz edebileceği gibi, mahkemeye iptal davası da açabilir. Anılan Kanun'un 16/3-4 maddelerinde \"Ortak çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Tebliğ edilen karar yönetim kurulunca verilmiş ise ortak üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma  kararları  kesinleşir.\" hükmüne yer verilmiştir. Her ne kadar yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurul nezdinde itiraz edilmişşe, bu itirazın sonucu beklenmeden iptal davası açılamaz ve açılmışsa da erken açıldığından  davanın reddi gerekir ise de, elde ki davada, dava devam ederken kooperatifin 27/03/2022 tarihli genel kurulunda, davacının itirazı reddedilip ihraç kararı onaylandığından usulü eksiklik sonuca etkili değildir. Bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki yararı vardır. Bu nedenle mahkememiz heyetince yargılama yapılıp, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekmiştir.<br>Davalı kooperatif tarafından davacıya tebliğ edilen 1. ihtarnamede \"... Kooperatifimize ödemeniz gereken 26.686,00-TL tutarındaki ana para borcunuzu ana sözleşmenin 14. maddesine göre ödenmesi gereken günden itibaren 1 ay süre geçmesine rağmen bugüne kadar ödemediğiniz tespit olunmuştur. İşbu yazının tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 gün içerinde ana para ve gecikme cezası borcunuzun tamamını ödemenizi, aksi halde Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ile kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesi hükümleri uyarınca kooperatif ortaklığından çıkarılacağınızı ihtaren bildiririz.\" yazdığı, davalı kooperatif tarafından davacıya tebliğ edilen 2. ihtarnamede \"... Tarafınıza gönderdiğimiz 18/05/2021 tarihli birinci ihtarnamemizde dökümü yapılan toplam 26.686,00-TL ana para borcunuzu birinci ihtarnamemizin tarafınıza tebliğ edildiği 21/05/2021 tarihinden ana sözleşmenin 14. maddesine göre ödenmesi gereken günden itibaren 1 ay süre geçmesine rağmen bugüne kadar ödemediğiniz tespit olunmuştur. İşbu yazının tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 günlük süre içerisinde sadece 6.000,00-TL ödediğiniz, kalan 20.686,00-TL'yi ise ödemediğiniz anlaşılmıştır. İşbu ikinci ihtarnamemizin tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içerinde yukarıda belirtilen borcunuzu tamamen ödemenizi, aksi halde Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ile kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesi hükümleri uyarınca kooperatif ortaklığından çıkarılacağınızı ihtaren bildiririz.\" yazdığı, Kayseri 8. Noterliği'nin 13/08/2021 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 07/08/2021 tarihli ve ... sayılı kararı ile kooperatife olan birinci ve ikinci ihtarnamelerde verilen süreye rağmen borcunu zamanında ödemediği için Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ile kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesi hükümleri uyarınca kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğinin davacıya bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafından keşide edilen Dalaman Noterliği'nin 02/09/2021 tarihli ve 8434 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kooperatif yönetim kurulu tarafından ortaklıktan ihracına ilişkin verilen karara itiraz ettiğini ve itirazın genel kurulda görüşülüp karara bağlanmasını istediğini davalı kooperatife bildirmiştir. Eldeki dava devam ederken davalı kooperatifin 27/03/2022 tarihli genel kurulunda, davacının itirazı reddedilip ihraç kararı onaylanmıştır. Davalı kooperatif tarafından sunulan 15/01/2022 tarihli ortak cari hesap ekstresinin incelenmesinde konut kesin maliyeti nedeniyle davacının ödenmeyen 41.507,71-TL borcu olduğu, bundan 9.774,33-TL şerefiye mahsubu yapıldığı, bu tarih itibarı ile gecikme cezası olan 6.486,26-TL'nin de eklenmesi suretiyle davacının toplam borcunun 38.219,64-TL olarak kaydedildiği görülmüştür. Yine davalı tarafından 18/02/20222 havale tarihli dilekçe ekinde kesin konut maliyet hesabı ve tebligat evrakları genel kurul toplantı tutanaklarını ve hazirun cetveli örneklerini, davalının kooperatife yaptığı ödemelere ilişkin cari hesap ekstresini sunduğu görülmüştür.<br>Bu aşamada taraflar arasında uyuşmazlık; davacının akçalı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalı kooperatifçe keşide edilen 1. ve 2. ihtarnamelerde yazılı borç  miktarının doğru olup olmadığı, davacının davalı kooperatife ihtarnamelerde yazdığı miktar kadar borcunun bulunup bulunmadığı, ihtarların kanuna, anasözleşmeye ve usule uygun olup olmadığı, davacının üyelikten ihracına ilişkin davalı kooperatifin 24/06/2023 tarihli genel kurulunun gündemin 12. maddesinde alınan kararın kanuna ve  anasözleşmeye uygun olup olmadığı, bu kararın iptal sebeplerinin bulunup bulunmadığı, kooperatif üyelerinin akçeli yükümlülüklerinin yerine getirmeleri konusunda Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi gereği eşitlik ilkesi uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir.<br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesine ve davalı kooperatif ana sözleşmesi'nin 14. maddesine göre parasal yükümlüklerini yerine getirmeyen ortak hakkında çıkarma kararı verilebilmesi için gerçek borç durumunu yansıtan iki ihtar tebliğ edilmeli, kanun ve anasözleşmede yazılı süreler için ortak tarafından borç ödenmemelidir. <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun, \"ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz\" başlıklı 16. maddesinde; \"Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.<br>Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.<br>Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.<br>Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.<br>Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.\" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Kooperatif üyeleri hak ve vecibelerde eşit konumda olduğu kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi amir  hükmüdür.  Bu eşitlik  mutlak eşitlik olmayıp nisbi eşitliktir. Kooperatif yönetiminin üyeler arasında eşit davranmaması kanunen kendilerine tanınan yetkilerini kötüye kullanmaları manasına gelip ancak sorumluluklarını gerektirir. Üyelerin akçalı edimlerini yerine getirmemesi üzerine kanunen gerekli işlemlerin yapılması eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmez Çünkü yöneticiler diğer üyeler hakkında her zaman aynı işlemi yapabilir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/3950 Esas ve 2022/4040 Karar sayılı emsal ilamı).<br>Kooperatif ortağının, parasal yükümlülüklere uymadığı gerekçesi ile ihracı 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, borcu olan ortağa ihraç ihtarını da içerir iki ihtar gönderilmesi verilen sürelerde  borcun ödenmemesi ve ihtarlarda istenilen borcun muaccel olması gereklidir. <br>Davalı Kooperatif ana sözleşmesinin ''Ortaklıktan Çıkarma '' başlıklı 14. maddesinde de;  parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılacağı, ikinci ihtarı takip eden bir ay içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin hakkında ihraç kararı verilebileceği düzenlenmiş olup ortakların bu maddede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağı belirtilmiştir. <br>Yargıtay kararları ile yerleşik hale geldiği üzere ortağın, kooperatif ortaklığından usulüne uygun bir şekilde ihraç edildiğini ispat yükü davalı kooperatiftedir. <br>Kooperatifin ortağı usulüne uygun ihraç etmesi için ana sözleşmeye ve Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine uygun bir şekilde, bir silsile halinde; ilk önce ortak aleyhinde ihtarname keşide edip, ödeme için ihtarnamenin tebliğinden itibaren ortağa 10 gün süre verilmeli, 10. günün sonunda borcun ödenmemesi halinde bu kez ikinci ihtarnameyi keşide edip, ödeme için ihtarnamenin tebliğinden itibaren ortağa 1 ay süre verilmeli, bu sürenin sonunda da borcun ödenmemesi halinde yönetim kurulu tarafından ortak aleyhinde ihraç kararı verilmeli ve ihraç kararı ortağa tebliğ edilmelidir. İhtarnamelerde borcun kaynağı, ana para mı faiz borcu mu olduğu, borç aidattan kaynaklanıyor ise temerrüte konu aidat borcunun hangi aylardan doğduğu, borcun kaynağı başka bir sebepten doğuyor ise (geçici maliyet bedeli, kesin maliyet bedeli, ara ödeme, ek ödeme vs) borcun kaynağının ne olduğu, ilk ihtarnamede talep edilen alacak aidat alacağı ise aidat alacağı için bir aylık gecikme (temerrüt) süresinin dolup dolmadığı gibi borca ilişkin denetime elverişli ayrıntılı açıklama yapılmalı, birinci ve ikinci ihtarnamede talep edilen alacak tutarı aynı olmalı ve borcun ödenmemesi halinde yaptırımının ne olduğu yani ortak aleyhinde ortaklıktan ihraç prosedürünün işletileceği hususu açıkça belirtilmelidir. Bahsedilen tüm aşamaların yerine getirilip getirilmediği Mahkemece re'sen araştırılmalıdır. Şayet Mahkemece yapılacak şekli incelemede ihtarnamelerin şeklen usulüne uygun olduğu anlaşılırsa, bu kez Mahkemece ihtarnamede istenen alacağın gerçeğe yansıtıp yansıtmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmalı; ancak yapılacak şekli incelemede kooperatifin şeklen ihraç prosedürünü usulüne uygun yerine getirmediği anlaşılırsa, usul ekonomisi gözetilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın kooperatif ortağı aleyhinde verilen ihraç kararının iptaline karar verilmelidir. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2015/5552 Esas ve 2015/6998 Karar sayılı emsal ilamı bu yöndedir.<br> Yukarıda yazılı davalı kayıt ve belgelerinin içeriğine göre davalı kooperatifin davacıdan olan alacağı davalı kooperatif genel kurulu kararı uyarınca oluşturulan komisyon tarafından yapılan kesin maliyet hesabından kaynaklanan alacağa ilişkindir.<br>Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.<br>Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre “kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.<br>Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.<br>Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.<br>Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak tüm konutların yapımı tamamlanmadan  önce kur'a neticesinde kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ortaklıktan ayrılmak istemesi halinde, tamamlanmış ve tahsis edilmiş konutların kesin maliyet bedeli belirlenerek tapusunun verilebileceği, bu şekilde konutunu teslim almak isteyen ortaklardan ileride çıkabilecek ve tüm ortaklara yansıtılması gereken müşterek giderler ile erken konut teslimi ile sağlanan faydanın karşılığı olarak konutun teslim tarihindeki kesin maliyet bedelinin %10'nun ayrıca alınacağı ve bu şartlarda fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir.<br>Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanunu'nda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir.<br> Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.<br>Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır.<br> Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunulabilecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarihli, 2021/6310 Esas ve 2022/185 Karar  sayılı emsal ilamı). Davalının cevap dilekçesinden ve davalı kooperatifin dosyaya sunulan hesap ekstresinden, davalı kooperatifin 1. ve 2. ihtar ile davacıdan talep ettiği konut kesin maliyet bedeli olduğu tereddütsüzdür. Bu durumda davalı kooperatifin 1. ve 2. ihtar ile davacıdan talep ettiği konut kesin maliyet bedelinin, kooperatifin inşaatlarının henüz bitmediği dikkate alındığında üyelerden talep edilmesinin kabulü mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep edilmesi ve ödenmediğinden bahisle davacının kooperatif ortaklığından çıkarılması mümkün değildir. Bu nedenle ancak kooperatifin, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedelin bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunulabilecek olması karşısında mahkememizce, ihtarlara konu edilen konut kesin maliyet borcunun henüz kesin hesap borcu niteliğinde ve erken istenilmiş olduğundan usul ve yasaya uygun olmadığından buna dayanılarak alınan ihraç kararının da hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/897 Esas ve 2022/4651 Karar sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/518 Esas ve 2023/1303 Karar sayılı,Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin  2022/2230 Esas ve 2023/2242 Karar sayılı emsal ilamları). Yargılama sonunda kooperatifin keşide ettiği 1. ve 2. ihtarlarda istenilen borcun hukuka uygun olmadığından buna dayanılarak alınan ihraç kararı da hukuka aykırıdır. Anılan gerekçe ile davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın KABULÜ ile davalı kooperatifin 27/03/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 11. maddesi ile davacının kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin alınan kararın İPTALİNE, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 58,00-TL e-tebligat gideri, 162,60-TL posta ve müzekkere gideri, 0,60-TL KEP gideri olmak üzere toplam 221,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın mahiyeti gereği karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2024<br><br>Başkan ...<br>E-imzalıdır <br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br>Üye ...<br>E-imzalıdır <br>Katip ...<br>E-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"985576cb29af7089","SID":"c46e66d515c9f182"}}