{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/62 <br>KARAR NO\t: 2025/271  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/11/2024<br>NUMARASI: 2022/253 E. 2024/1018 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 06/02/2025\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/11/2024 tarih ve 2022/253 E - 2024/1018  K kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve  davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olmadığını davalılardan ...'ın arsa sahibi olduğunu, diğer davalı ...'ın ise arsa sahibi olmaması ve kooperatifle ilişkisi bulunmamasına rağmen yaklaşık 20 dairenin 1/2'sinin bu kişi adına gözüktüğünü, kooperatifçe KKİS gereğince diğer davalılara devri gereken daireleri devrettiğini, dava konusu dairenin kooperatife devredilmesi gerektiğini, dava konusu dairenin 10/02/2017 tarihli YK kararı ile müvekkiline teslim edildiğini, davacının davalı kooperatife 156.750 TL ödeme yaptığını, davacının en yüksek aidat ödemesi yapan kişilerden olduğunu, eşitlik ilkesi kapsamında davacıya daire tescili gerektiğini,...numaralı ..., ... numaralı üye..., ... numaralı üye..., ... numaralı üye ...ve ... numaralı üye ...'nun ödemesinin daha az olmasına rağmen bunlara tapu devri yapıldığını, kooperatifçe eşit işlem yapılması gerektiğini, davalılardan ...'ın kooperatif ile dava dışı yüklenici arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiğini, diğer malik görünen ...'ın ise hiç hakkı olmamasına rağmen dava konusu daire üzerinde 1/2 hissesi bulunduğunu belirterek Kayseri ili ... ilçesi ...Mah., ... ada ... parsel ... kat ... numaralı bağımsız bölümün tapularının davacı adına tesciline karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir. Davacı vekili daha sonra sunduğu 23.02.2022 tarihli beyan dilekçesi ile Kayseri ili ... ilçesi ...Mah., ... ada ...parsel ... kat ... bağımsız bölümün davacı adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Kayseri ili ... ilçesi ...Mah., ... ada ... parsel  ... kat... bağımsız bölümün bölümle ilgili talep olduğunu, davalı ... ile müvekkilinin bu daire üzerinde 1/2 hissesinin olduğunu, dava dilekçesinde ...ile ilgili bir cümlelik iddia olduğunu, iddiaların ağırlıklı olarak kooperatifle ilgili olduğunu, davacının davalı ile ilgili yolsuz tescil iddiasında bulunduğunu ancak herhangi bir açıklama yapmadığını, ...'in dava konusu taşınması edinmesinin sebebinin Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/84 esas sayılı dosyasındaki uyuşmazlık konusu olay olduğunu, ...'in müteahhit ...ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine göre taşınmazı edindiğini, davalının arsa sahibi olmadığını müteahhit ...ile yapılan sözleşme kapsamındaki daireyi edindiğini, müvekkili ile davacının bir ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Kayseri ili ... ilçesi ...Mah., ... ada ... parsel  ... kat ... bağımsız bölümünün tescilini talep ettiğini, dava konusu Kayseri İli ... İlçesi ...Mahallesi ... Ada ... Parsel ... Kat ... numaralı bağımsız bölümün de bulunduğu taşınmazı içeren Arsa Karşılığı Daire ve Satış Vaadi Sözleşmesi, 21/12/2006 tarihinde, müvekkil ... ile ... - ... İnşaat arasında akdedildiğini, öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, kooperatifle KKİS kapsamında muaccel alacaklarına binaen kanuna dayalı hakkını kullanmak suretiyle daireyi elinde bulundurduğunu, kooperatifin müteahhidi ...'nun ödemesi gereken ceza-ı şart ve kira borçları için Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/160 E sayılı dosyasında talepleri olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davanın sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesi de mümkün değildir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamı) Davacı Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan taşınmazın bedelinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu husus da mahkememizce kabul görmemiştir. Davanın reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekili ve  davalı ... vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/253 Esas ve 2024/1018 sayılı Kararının 6 Nolu hükmünde;\"Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine 30.000,00-TL vekalet ücreti takdirine\" şeklinde karar verilmiş olup kararın gerekçesi olarak ise \"A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca 'Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.\" denildiğini, bu kararın kanuna aykırı olup kaldırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin Keşif ve 08/11/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu ile belirlenmesine rağmen, davacı davasının reddedileceğine kanaat getirdiğinden tamamlama harcını yatırmadığını, davacının bu tutumunun kötüniyetli ve hukuk düzeni kötüniyeti korumadığını ileri sürerek istinaf başvurularının  kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/253 Esas ve 2024/1018 sayılı Kararının 6 nolu hükmünün kaldırılmasına ve reddedilen dava nedeniyle tarafları lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, davalı ...Yapı Kooperatifinin üyesi olup kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı tarafınca yapılan araştırmada davalı ...' ın arsa sahibi olduğu tespit edilmiş olup, kendisine düşen tüm daireleri teslim aldığının tespit edildiğini,  Kooperatif ile dava dışı kooperatif yüklenicisi arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiği kanaatine ulaşıldığını, diğer malik görünen ...'ın ise hiç bir hakkı olmamasına rağmen dava konusu daire üzerinde %50 hissesi bulunduğunu, dava konusu dairenin Kayseri 7. Noterliği'nin ... tarih, ... numaralı kura zaptı ile müvekkiline isabet etmiş olup, ilgili dairenin yıllar önce müvekkiline tahsis edildiğini, ancak müvekkilinin tescil talebinin davalı kooperatifçe yerine getirilmediğini, müvekkilinin davalı kooperatife olan ödemesinin hesap ekstresi  fatura ve muavin dökümünden  görüleceği üzere dava konusu dairi  için 156.750,00 TL ödeme yaptığını, davalı arsa sahibince dava konusu daire her ne kadar üzerinde olsa da mülkiyet hakkını ileri sürmediklerini ancak daba dışı şirketçe Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada da söz konusu dairenin talep edildiğini bu nedenle kendisinin ileride hukuki muarazalara taraf olmamak için şu aşamada daire tapu devrini yapmadığını belirttiğini, taraflarınca üyenin hak etmiş olduğu daire arsa sahibinin kayden mülkiyetinde olup kooperatifin üzerinde kayıtlı olmadığını, İflas idaresinin vermiş olduğu yazı cevabında da açıkça kooperatifin herhangi bir malı bulunmadığını bildirdiğini ve zimmen de olsa bir hakkı ileri sürmediğini, hatta Ticaret Mahkemesinden iflasın kapanmasını talep ettiğini, tasfiye işlemlerinin tadil edilmiş iflas idaresince dava konusu daire üzerinde bir hak iddia edilmemişken mahkemece  yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin2022/253 E. 2024/1018  K . Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını davanın kabülüne karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava Kayseri İli ... İlçesi ...Mah....Ada ... Parsel  ... Kat... bağımsız bölüm numaralı  dairenin  davacı adına tescil istemine ilişkindir.<br>Davaya konu edilen Kayseri İli ... İlçesi ...Mah.... Ada ... Parsel  ...Kat ... bağımsız bölüm numaralı  dairenin 14.10.2011 tarihli  ... ve ... adına tescil edildiği tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır.<br>Kooperatifçe bir konutun ortağa tahsisi ortağa şahsi hak sağlar.  Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. Bu hak ortağa ayni hak bahşetmez. <br>Öte yandan İİK'nın 198. maddesi, \"Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur.\" hükmünü içermektedir.<br>Dava konusu bağımsız bölümün davacı ortağa tahsisinin davalı kooperatiften tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacı ortağa şahsi hak bahşettiği, ancak davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, taahhüdün aynen ifasının yani tapu kaydının devrinin tasfiye durumuna göre iflas idaresinin takdirinde olduğu, davacı ortağın borçlu olmadığının tespiti halinde İİK'nın 198. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği ancak artık para  alacağına dönüşen alacağının kayıt ve kabul isteminde bulunabileceği uyuşmazlığın  kayıt ve kabul istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Bu açıklama doğrultusunda davacının alacağını masaya kaydettiremeyeceği, kooperatif ortağının taşınmaz bedelinin tahsili talebi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı , iflas masasına kaydı mümkün alacak olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacının talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Davacı dava dilekçesinde  tapu iptal tescil talep etmiş olup harca esas  dava değerini 30.000 TL olarak göstermiştir. Mahkemece davacıya 11.06.2024 tarihli oturumda  Davaya konu taşınmazın değeri olan 850.000 tl üzerinden hesaplanan 14.515,87 TL nispi harcı tamamlaması için  gelecek celseye  kadar kesin süre verildiği, davacı tarafça 19.11.2024 tarihli  oturuma kadar eksik harcın yatırılmadığı mahkemece  İİK 198 Maddesindeki düzenleme uyarınca harcın ikmaline ilişkin ara karadan dönüldüğü görülmüştür. <br> Bu durumda dava değeri 30.000 TL olup mahkemece davalılar lehine red edilen  30.000 TL üzerinden hesaplanan  30.000 TL  vekalet ücreti hükm edilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.<br>Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre  yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından tarafların  istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br> (Aynı mahiyette Dairemizin  2024/1915 Esas  2024/2036 Karar sayılı ilamı) <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 19/11/2024 tarih ve 2022/253 E - 2024/1018  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 615,40 TL  istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 187,80 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-Alınması gerekli olan 615,40 TL  istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 187,80 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.06/02/2025<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69dd49f16fa64bd6","SID":"b4790ee87c7acc0a"}}