{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/2017 <br>KARAR NO:2024/2006<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/09/2024<br>NUMARASI:2024/472 Esas - 2024/624 Karar<br>DAVA:Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/12/2024<br>Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili, Hindistan vatandaşı olup Dubai'de ikamet ettiğini, davalının ise Hindistan vatandaşı olup Türkiye'de mukim bir yabancı olduğunu, bununla beraber davalının Dubai'de davanın tarafı olmayan ve merkezi BA Emirliklerinde olan ...'in de yetkilisi ve müdürü olduğunu, davacı müvekkilinin, davalı ile 05/05/2021 tarihinde hayvan yemi ve saman ticareti yapmak için bir anlaşma yaptıklarını, çek verildiğini, karşılıksız çıkan çek bedelini davalının ödemesinin gerektiğini, çeki bankaya ödeme için ibraz ettiğinde, bankanın çeke \"karşılıksızdır\" işlemi yaptığını, bunun üzerine ... karşılıksız çıkan çek için suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan şikayet neticesinde Acman Polis Amirliği, çekin gerçek olduğu, çekin davalının yetkilisi/müdürü olduğu şirkete ait olduğu ve imzanın davalıya ait olduğunu, bununla beraber davalının, yetkilisi/müdürü olduğu şirketin karşılıksız çıkan çekin bağlı bulunduğu hesabın 16.03.2022 tarihinde kapatıldığının söylendiğini, davalının karşılıksız çıkan çek bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, işbu sözleşmenin  karakteristliğinin en bağlı hukuk olan BAE hukukuna göre davanın davacı müvekkilinin lehine sonuçlandığını,Dubai Mahkemesinin kararına göre, davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şirket hesabından şahsi hesabına para aktardığını, karşılıksız çekten den hem çekin sahibi hem de çekin keşidecesinin sorumlu olduğunu, son olarak davalının, çekin bulunduğu hesabı, çekin karşılıksız çıktığı tarihten bir ay sonra kapatması ve davacı müvekkilin hesabına ne davalıdan ne de  davalının yetkilisi/ müdürü olduğu şirketten bir para girişi olmadığı  gerekçesiyle davalının çekin bedelini ödemesi gerektiğini, müvekkilinin davalıdan 500.000-AED 16.03.2022 tarihinden itibaren %5 faiziyle tahsilini, dava sonuna kadar davalının sahibi olduğu taşınmazları ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanmaması, kambiyo evrakının değil alacak miktarının konu olması, esasen yine tarafların birinci sınıf tacir olduğunun iddia ve ispat dahi edilmemesi karşısında ve başkaca özel bir görevli mahkemenin dahi görevli olduğu anlaşılamadığından asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, ihtiyati hacizde hangi mahkemenin görevli olduğu hususunda açıklık bulunmadığından HMK’nın göreve ilişkin hükümleri uygulanacağını, görevsizlik sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,davanın fer'isi niteliğindeki ihtiyati haciz talebinin dahi mahkemenin görevsizliği nedeni ile reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; TTK kapsamında, çekin, senet metninde “çek” kelimesini ve eğer senet Türkçe’den baska bir dille yazılmış ise o dilde “çek” karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, ödeyecek kisinin, “muhatabın” ticaret unvanını, ödeme yerini, düzenlenme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını, banka tarafından verilen seri numarası ve karekod içermesi gerektiğini, TTK' ya göre bir çekin unsurları tahdidi olarak sayılmış olup müvekkilinin, davalının yetkilisi olduğu şirketten aldığı çek, TTK' nın aradığı unsurları taşıdığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, keşideci şirketin Birleşik Arap Emirliklerinde(BAE) kurulu bir şirket olduğunu, çekten kaynaklanan uyuşmazlıklarda BAE hukukunun uygulanması gerektiğini,  BAE hukukuna göre karşılıksız çıkan çekten hem çek hesabının sahibi hem de çeki keşide eden gerçek kişi müteselsilen sorumlu olduğunu, ülkede tanınıp tenfizi mümkün olmayan mahkeme kararının bu iddiayı doğruladığını, ülkemizde BAE'de verilen mahkeme kararları yani ilamları tenfizi yapılmadığını, çekten kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava olduğunu,  ileri sürerek kararın kaldırılmasını, ek olarak sunduğu istinaf dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinin de görev nedeniyle reddine ilişkinkararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı  verilmesini  talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, davalının temsilcisi olduğu şirket tarafından davacı lehine düzenlenen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedeli olan 500.000-AED'nin 16/03/2022 tarihinden itibaren %5 faiziyle birlikte tahsil edilmesine ilişkin alacak davasıdır.Dava dilekçesinde BAE'nde davalının yetkilisi bulunan şirket adına düzenlenen davalı tarafından keşide edilen çekin karşılığının ödenmediği  ,ticaret hususunda anlaştıklarını BAE hukukuna göre çek borçlusu ile çeki keşide edenin müteselsil sorumlu olduğunu ,davalının Türkiye'de ikamet ettiğini ,çek borçlusu şirket ve yetkilisi davalı hakkında Dubai mahkemesinde ilam aldığını ancak kararın Türkiye'de tanınıp tenfizi mümkün olmadığından davalı hakkında yeniden dava açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek karşılıksız çek bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Çekin düzenleme ,ödeme yeri ,lehdarı ve keşidecisi yabancı uyruklu olup,uyuşmazlık  yabancı unsurludur. Yabancılık unsuru taşıyan bir çeke bağlı uyuşmazlıklar hakkındaki davada, Türk hâkimince, öncelikle, bu senedin, kambiyo senedinin ve kıymetli evrakın, kıymetli evrakın genel niteliklerini taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir. Bu inceleme, milletlerarası özel hukukta vasıflandırma sorunu olarak adlandırılmakta olup, vasıflandırma, hâkimin hukuku olan Türk hukukuna göre, dolayısıyla,6102 sayılı 6102 sayılı TTK nde yer alan ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır. Çeklere ilişkin kanunlar ihtilafı kuralları TTK nın 819,823 maddelerinde düzenlenmiştir. Yine TTK nın 818-ş maddesinde \"Ehliyete ,poliçe ve bonolara ilişkin hakların  korunması ile başvuru  hakkının  kullanılması için gerekli işlemlere ilişkin kanun ihtilaflarına dair 766,768 ve 769 maddelerin  çeklere de uygulanacağı\" düzenlenmiştir MÖHUK'un 2. maddesi \"Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re'sen uygular.\" hükmünü içermektedir.Davacı; davalı ile aralarında bir ticari ilişkiye değil,çek keşide eden şirket  yetkilisi davalının çekin düzenlendiği yer olan  BAE Hukukuna göre müteselsil sorumlu olduğunu ileri sürmektedir.Davacı ,davalıya  karşı talebini  ilk derece  mahkemesinin kabulünün aksine karşılıksız çıkan bir adet çeke dayandırdığı ; Dubai Mahkemesince, davalının çek bedelinden çek keşidecisi şirket  ile birlikte müteselsil sorumlu olduğuna hükmedildiğini ,Türkiyede tenfizi mümkün olmayan mahkeme kararında ki tesbitlere belge olarak dayanmıştır.Dava ve sorumluluğa  dayanak gösterilen belgenin öncelikle vasıflandırmasının TTK na göre  yapılması gerektiği, TTK nda düzenlenen hususlardan kaynaklanan davalar tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava olduğu dikkate alınmadan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle ;davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduğundan  istinaf başvurusunun kabulüne, ihtiyati haciz talebinin görev nedeniyle red edildiği, görevsizliğe ilişkin karar kaldırıldığından,ihtiyati hacize ilişkin esasa ilişkin inceleme yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılarak kararın kaldırılmasına ,dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2024 Tarih 2024/472 Esas - 2024/624 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;\"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\"Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7be38a247e5007c6","SID":"a4a6976d48f8b4d1"}}