{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/831 <br>KARAR NO:2025/119<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/11/2021<br>NUMARASI:2021/295 Esas - 2021/1000 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; dava dışı ... ile davacı şirket arasında  Beyoğlu ...Noterliğinin 28.12.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı acentelik sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmenin fesh edildiği 17.12.2010 tarihine kadar dava dışı ...'ün davacı şirketin acenteliğini yaptığını, dava dışı ...'ün davacıya olan borcu nedeni ile acentenin doğmuş doğacak borçları için davalının ipotek verdiğini, davalı hakkında Gaziosmanpaşa ...İcra Dairesi'nin ... Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine % 20 icra inkar  tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, Gaziosmanpaşa mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiye hiçbir zaman dahil olmadığını, davacı ile imzaladığı sözleşmede taraf olmadığını, davacının ipotek konusu borç dışında ...'ten diğer alacaklarının tahsili için kötü niyetli olarak davalının taşınmazı üzerindeki ipoteği baskı unsuru olarak kullandığını, ipotekli borcun ... tarafından ödendiğini, haciz ve satış tehdidi ile davalıdan haksız tahsilat yapmaya çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemenin 13/11/2018 tarihli 2016/292 E. 2018/1077 K. Sayılı ilamıyla ipotek resmi senedinde ipoteğin ... borcu için verildiğine dair ibare bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 02/04/2021 tarihli 2019/536 E. 2021/510 K. sayılı kararıyla; davalı ipotek veren ile davacı arasındaki ipoteğin 20.05.2009 tarihinde tesis edildiği ve sözleşmenin feshedildiği tarihten önce olduğu, takip öncesinde asıl borçlu ile ipotek veren davalıya 26.02.2015 tarihinde Beyoğlu ...Noterliğinin ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile 139.744,80-TL borç bildirimi yapıldığı, bu ihtarnameye asıl borçlu ya da davalı ipotek veren tarafından itiraz edilmediği, ipotek akit tablosunda ipoteğin dava dışı diğer borçlunun doğmuş ve doğacak borçları için verildiğine ilişkin bir beyan bulunmamakta ise de davalının takip dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde ipotek konusu borcun diğer takip borçlusu ... tarafından ödendiğini savunduğu ve bu nedenle davalının ipoteğin ...'ün borcu için konulduğunu zımnen kabul ettiği halde ipotek senedinde ...'ün borçları için verildiğine dair ibare bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmeyerek dava dışı borçlunun borç miktarının tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece; ipotek akit tablosunda ipoteğin dava dışı diğer borçlunun doğmuş ve doğacak borçları için verildiğine ilişkin bir beyan bulunmamakta ise de davalının takip dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde ipotek konusu borcun diğer takip borçlusu ... tarafından ödendiğini savunduğu, davalının ipoteğin ...'ün borcu için konulduğunu zımnen kabul ettiği, davaya konu ipoteğin üst sınır ipoteği olarak kurulması nedeniyle dava dışı borçlunun borç miktarının tespit edildiği, ihtarname tarihi itibariyle acentenin cari hesap borç bakiyesinin 139.744,80-TL olduğu, ...'ün ipotek tesis edilmiş bedel olan 50.000-TL tutar kadar acentenin cari hesabından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin talep gibi üst limit ipoteği tutarı olan 50.000-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan bu miktara avans faizi uygulanmasına,10.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; müvekkilinin borcu kabul etmesinin söz konusu olmadığını, borcun muhatabının müvekkili olmadığını, acentelik ilişkisinin ... ile kurulduğunu,...'ın beyanına göre borcun ödendiğini, icra takibinde açıkça borca itiraz edildiğini, müvekkilinin tacir olmadığını, bu nedenle davacının defterlerinin tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili ile davalı arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, delil sözleşmesinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı şirket tarafından aksi yönde delil sunulmadığını, resmi senetle haklılıklarının ortada olduğunu, resmi senette acentelikle ilgili hiç bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin hiç bir sözleşmede taraf sıfatı ve imzasının bulunmadığını, takip tarihi itibariyle acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, davanın hangi gerekçe ile ticaret mahkemesinde görüldüğünün belli olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu ipotek alacağına ilişkin icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını, dava konusu icra takibi üst sınır ipoteğine ilişkin olup alacağın ferileri, faiz ve vekalet ücretinin de tamamının bu alacağa dahil olduğunu, bu nedenle asıl alacak 50.000-TL üzerinden takibin devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>GEREKÇE:Dava; dava dışı üçüncü kişinin borcu için verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile  yapılan ilamsız icra takibine davalının itirazının iptali talebine ilişkindir.Dairemizin 02/04/2021 tarihli kaldırma kararında işaret edildiği üzere; ipoteğin tesis tarihi, dava dışı borçlu ... ile davacının arasındaki acentelik sözleşmesinin feshinden öncedir. Takip öncesinde asıl borçlu ile ipotek veren davalıya 26.02.2015 tarihinde Beyoğlu ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 139.744,80-TL borç bildirimi yapılmış ve bu ihtarnameye asıl borçlu ya da davalı ipotek veren tarafından itiraz edilmemiştir. İpotek akit tablosunda ipoteğin dava dışı diğer borçlunun doğmuş ve doğacak borçları için verildiğine ilişkin bir beyan bulunmamakta ise de davalının takip dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde ipotek konusu borcun diğer takip borçlusu ... tarafından ödendiğini savunmuştur. Bu durumda davalının, ipoteğin ...'ün borcu için konulduğunu zımnen kabul ettiği sonucuna varıldığından davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece yapılan incelemede mutabakat yazısı da dikkate alınarak dava dışı borçlunun davacıya 31/12/2010 tarihi itibariyle ödenmemiş 147.477,27-TL borcu bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dışı borçlu ve davalıya gönderilen ihtarnamede ise borç miktarı 139.744,80-TL olarak gösterilmiştir. Davalı tarafından davacıya verildiği iddia edilen çeklerden 49.000-TL kısmının tahsil edilip edilmediği anlaşılamamakta ise de ipotek limiti dikkate alındığında her halükarda borcun ipotek limitinin üstünde olacağı açıktır. Bu itibarla mahkemece davalının itirazının 50.000-TL üzerinden iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bunun dışında likit ve belirlenebilir nitelikteki alacak için icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Bununla birlikte; ipotek akit tablosuna göre, takibe konulan ipotek, üst sınır (azami meblağ) ipoteği olarak tesis edilmiş olup, bu tür ipotek ileride vücut bulacak veya vücut bulması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği için, bu belirsizliğin ileride getireceği sorunları önlemek amacıyla taşınmazın, bu belirsiz borca azami ne miktar için teminat teşkil edeceği, ipotek akit tablosunda gösterilecek bir limitle belirlenir. Bu nedenle, ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer fer'ilerin tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşması mümkün değildir. Mahkemece, davalıların itirazlarının iptaline, takibin avans faizi ile birlikte devamına karar verilmekle, tahsil tarihine kadar icra takip giderleri (harç, masraf, vekalet ücreti v.s.) ile işlemiş ve işleyecek temerrüt faizlerinin de limit yanında ayrıca tahsiline karar verilmiş olmaktadır. Bu durumda, takip talebine konu ipotek üst limitinin aşıldığı gözden kaçırılmıştır. Açıklanan nedenlerle; faiz işletilmesi talebi yerinde olmadığından reddi ile icra masrafı ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin icra vekalet ücreti ve takip giderleri de dahil olmak üzere 50.000-TL ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere devamına, 10.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  16/11/2021 Tarih 2021/295 Esas - 2021/1000 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kabulüne; davalının Gaziosmanpaşa 2. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında itirazının iptaline, takibin icra avukatlık ücreti ve takip giderleri de dahil olmak üzere 50.000-TL ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra faiz işletilmesi talebinin reddine,Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.000-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 3.415,50-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine  yatırılan 853,88-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 883,08‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti ve 189-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.189-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 7.300-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 854,7‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 76-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"212c73d26775f95d","SID":"9d179e30762b0c6a"}}