{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1266 - 2025/47<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1266 <br>KARAR NO\t: 2025/47<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/624 Esas - 2023/530 Karar<br><br>DAVACI<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17/01/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 29/05/2015 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpması nedeniyle davacının yaralandığını, Engelli Sağlık Kurulu Raporu alınarak davalıya başvuru yapıldığını, kaza nedeniyle davacının sağ göz lateraline sutur uygulanması nedeniyle burada 5 cm kalıcı olarak kesi kaldığını, davalı sigorta tarafından, müvekkiline 2020 T 9764/1 hasar dosyası kapsamında 22.04.2020 tarihinde 4.112,82-TL ödendiğini, davalının ödemeden önce taraflarından her hangi bir ibraname de almadığını, kaza sebebi ile başta göz yanında kalan kalıcı iz olmak üzere kazadan kaynaklanan maluliyet oranı sebebi ile maddi tazminat hesaplaması yapılmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10 TL maddi tazminatın 22.04.2020 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile (... plakalı araç maliki tacir olduğu için) davalıdan tahsilini istemiştir.<br><br><br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'a 22.04.2020 tarihinde 4.112,82-TL ödeme yapıldığını, yapılan işbu ödeme ile davacının mezkûr kaza sebebi ile uğradığı iddia olunan maddi zararları karşılanmış olduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin de sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanca iddia olunan sürekli iş gücü/gelir kaybının tespiti aşamasında, davacı yanın uğradığı iddia olunan maluliyet oranının dikkate alınması gerektiğini, davacı yanda sürekli bir sakatlık meydana gelmiş ise sürekli sakatlık tazminatı hesaplanması aşamasında, PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı yaya ...'un gündüz vakti olay mahalli yol bölümünde yolun karşısına geçmek için yola girmeden önce yol üzerinde seyir halinde olan araçların hızlarını ve mesafelerini dikkate alarak, geçişi için en uygun zamanı beklemesi gerekirken aksi hareketle kontrolsüz bir şekilde yola girip, koşarak karşıdan karşıya geçmek istediği esnada sağından seyirle gelen aracın ön kısımları ile kendisine çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı yaya ...'un %50 (yüzdeelli) oranında kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 01/06/2022 tarihli rapora göre, kazanın davacıda sürekli veya geçici maluliyete neden olmadığı, davacının sürekli maluliyet tazminatı alacağının bulunmadığı, geçici maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden, geçici iş göremezlik tazminatı alacağının bulunmadığı gerekçesiyle; “Davanın Reddine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; sigortanın davacıya ödeme yaptığını, bu durumda sigortanın kendisinin maluliyeti olduğunu kabul ettiğini, buna rağmen mahkemece maluliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, kaza nedeniyle yüzünde sabit iz kaldığının alınan raporla tespit edildiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. <br><br><br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 29/05/2015 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün davacı yayaya çarpması nedeniyle davacının yaralandığı, mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli ABD’den kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenen rapora göre, kaza nedeniyle davacının yüz bölgesinde “estetik kusur” niteliğinde bir arızası bulunmakta ise de, geçici ve kalıcı maluliyete uğramadığı ve vücut çalışma gücünden kaybetmediği, bu raporun yerleşik içtihatlara uygun olup hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br> <br><br>Üye<br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d603a6d9ff74cb82","SID":"854db2dc4727d2bf"}}