{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/736 <br>KARAR NO:2025/163<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/07/2020<br>NUMARASI:2016/815 Esas - 2020/310 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; ... AŞ ve... AŞ tarafından inşaası gerçekleştirilen ... inşaatının müvekkili şirket nezdinde 01.06.2012-31.05.2016 tarihleri arasında inşaat ... sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 21.06.2015 tarihinde santral binası gerisinde bulunan iletim tüneline bağlı ulaşım tüneli çıkışında yoğun su girişi olduğu, santral binasındaki türbinlere su gelmediği ve enerji üretiminin devre dışı kaldığını, bu duruma ise davalı tarafından üretimi yapılan/tedarik edilen/montajı yapılan basınç kırıcı vana arızasının sebep olduğunu, meydana gelen hasar için müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı sonucu müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesinde, tüneldeki hasarın oluşumuna basınç kırıcı vananın anlık bir arızasının sebebiyet verdiği ve tünelde oluşan hasarların doğal afet sonucu değil, tamamen basınç kırıcı vananın kusurundan kaynaklandığının tespit edildiğini, ayrıca hazırlanan teknik raporda 2 defa acil duruş senaryosundaki ...'nin açması maddesi oluşmadığından iletim tüneli içerisinde yüksek basınç oluşması nedeni ile tünelin zarar gördüğü tespitlerinde bulunulduğunu, dolayısıyla hasarın meydana gelmesine sebebiyet veren vana davalı tarafından tedarik edilip, montajı yapıldığından ve ayrıca davalı 13.04.2012 tarihli sözleşme gereğince davalının davaya konu hasarın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, hazırlanan ekspertiz raporunda belirlenen 266.751,28-TL tutarındaki hasar tazminatının sigortalıya 06.04.2016 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini ve müvekkili şirketin TTK'nın 1472. maddesi gereği sigortalının haklarına halef olduğunu, ayrıca sigortalı tarafından davaya konu hasara ilişkin tüm hakların müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini, davalıya yapılan müracaatlardan bir sonuç alınamadığını belirterek, 266.751-TL tazminatın 06.04.2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; davacının hasarın basınç kırıcı vanadan kaynaklandığını, bu vanayı tedarik edip monte edenin müvekkili olduğunu, ödediği zararın gerçek zarar olduğunu ve teminat kapsamında bulunduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin basınç kırıcı vananın üreticisi, tedarikçisi montaj yapanı olmadığını, dosyaya sunulan 13.11.2015 tarihli kati ekspertiz raporunda, santral binasında türbinler üzerinde bulunan vanaların kendiliğinden kapanarak devre dışı kalmasının, teknik arızadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının santral tesisinin ekipman ve montajından sorumlu Çin menşeli ...Teknik elemanlarınca araştırıldığının, yine herhangi bir makinenin yapısal kusurlarından arızalanması veya performans eksikliği hallerinde o makineyi kim tedarik ettiyse onun sorumlu olacağının belirtildiğini, 29.03.2016 tarihli ekspertiz ek raporunda, söz konusu ekipmanın montajından sorumlu alt yüklenici ... Teknik firmasının sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiğini, bu haliyle davacı şirketçe alınan ekspertiz raporlarına göre basınç kırıcı vananın dava dışı Çin orijinli ... şirketince temin edilerek montajının da aynı şirkete yapıldığının açıkça ortaya konulduğunu, her iki raporda da müvekkilinin sorumluluğuna ilişkin bir tespit veya beyan bulunmadığını, davacının dayandığı ekspertiz raporunda hasarın gerçek nedeninin tespit edilemediğinin belirtildiğini, davacının sigortalısına ödediği tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ..., ... ve ... şirketleri arasında imzalanan sözleşmenin 3.8 maddesinde, ... ve ...'in müşterek faaliyet ve işbirliği ile gerek kendilerinin tedarik ettikleri, gerekse ... tarafından tedarik edilen makine ve ekipmanları kullanarak teknik şartnameye uygun bir tesis meydana getirecekleri ve tesisin devreye alınması ve sorunsuz bir şekilde çalıştırılarak ...'ye teslim edilmesinin, ... ve ... firmalarının ortak sorumluluğunda olduğunun kararlaştırıldığı, dosyada mevcut bilirkişi raporlarından, zararın doğmasına neden olan  kazanın sebebi olan basınç tahliye otomasyon sisteminin tasarım, montaj, test ve devreye alınan kısmının ... firmasının üretimi ve kontrolü altında gerçekleşmiş olduğu, davacı tarafından dava dışı sigortalısına 06/04/2016 tarihinde ödenmiş olan 266.751-TL tazminat bedelinin sigorta poliçe teminatı kapsamında olduğu ve TTK 1402.maddesi gereği sigortacının ödemiş olduğu tazminat bedelini kusuru ile rizikonun gerçekleşmesine neden olan davalıdan rücuen talep hakkına sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 266.751-TL tazminatın ödeme tarihi olan 06/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili; hükme esas alınan 21.11.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 06.02.2019 tarihli teknik uzman görüşünde birbirinin tamamen zıddı tespitler bulunduğunu, mahkemece bu çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu olayın meydana gelmesine basınç tahliye otomasyon sistemindeki kusurun sebebiyet verdiği, işin otomasyon bölümünü kuran, test eden ve devreye alan firma olması itibariyle müvekkilinin olayda %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmekte iken, uzman görüşünde ise dava konusu olayın iletim tüneli içindeki basıncın düşürülmesine yarayan ...’nin açılmaması ve buna bağlı olarak da tünel içindeki basıncın yükselmesiyle gerçekleştiğinin, sözleşmenin ve eki ... ve... arasındaki sorumluluk paylaşım tablosunun 1, 2 ve 16. maddeleri gereğince ... ve ...’nin temin, tedarik ve tesis edilmesi hususlarında edim yükümlülüğünün ve sorumluluğun açıkça ...’e yüklenmesi nedeniyl,e davada husumetin ...’e yöneltilebileceğinin belirtildiğini, mahkemece ise uzman görüşü ve buna dayalı itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile olay sonrasında keşif yapılarak düzenlenen teknik raporlar ve ekspertiz raporları arasında da çelişkiler bulunduğunu, gerçekleştirilen yerinde incelemeler ile dava konusu hasarın ...’den kaynaklandığının belirlendiğini, santral işletmecisi ... tarafından düzenlenen 29.02.2016 tarihli teknik raporda kazanın nedeninin ...’lerdeki bozukluk olarak belirlendiğini, 13.11.2015 tarihli ekspertiz raporunda hasarın yakın nedeninin, kelebek vananın kendisini herhangi bir nedenden ötürü kapatarak suyun geri tepmesine sebebiyet vermesi olarak belirlendiğini, 29.03.2016 tarihli ekspertiz ek raporunda, ekspertiz çalışmasında tüneldeki hasarın oluşumuna basınç kırıcı vananın (...) anlık bir arızasının sebebiyet verdiği hususunda mutabık kalındığının,...’nin açılmamasının teknik nedenlerden kaynaklandığının belirlendiğini, bu tespitlerin dosyaya sundukları uzman görüşündeki tespitlerle de örtüştüğünü, bu tespitlere rağmen dosya üzerinden yapılan inceleme ile oluşturulan ve hasarın basınç tahliye otomasyon sisteminden kaynakladığı belirtilen raporun esas alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece hasar nedeninin doğru şekilde tespit edilemediğini, davaya konu hasarın asıl nedeninin, davacının dilekçelerinde ikrar ettiği üzere tünelin içindeki basıncı düşürmeye yarayan ...'nin açılmamış olması olduğunu, olayın sistemdeki basıncın tahliye edilememesi ve basınç tahliye otomasyon sistemindeki kusurlar sonucunda değil, iletim tüneli içindeki basıncın düşürülmesine yarayan ...’nin açılmaması nedeniyle oluştuğunu, davacının da dava dilekçesinde dava konusu zararın basınç kırıcı vana (...) arızasından kaynaklandığını ikrar ettiğini, ...’in bakım ve onarım çalışmalarını sadece ... ve türevi parçaları üzerinde gerçekleştirmesinin, ... tarafından hasar ile ilgili olarak müvekkili şirketten sinyalizasyon ve otomatik kontrol sistemi yazılımı ile donanımı üzerinde tadilat yapılması yönünde hiçbir talepte bulunulmamasının, dahası bu parçalarda bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirildikten sonra santralin tekrar çalışmaya başlamasının, sinyalizasyon ve otomasyon sistemleri ile ilgili olarak düzeltilmesi gereken hiç bir sorun olmadığını, ortaya çıkan arızanın bilgisayar donanımı ve yazılımını içeren kontrol sisteminde değil, ... cihazında olduğunu gösterdiğini, hasara neden olan ...'yi temin ve tesis eden müvekkili olmayıp, ... ve ... arasındaki Sorumluluk Paylaşım Tablosu kapsamında hasara neden olan ... ve diğer sızdırmazlık elemanlarının ... tarafından temin ve tesis edildiğini, bu nedenle davanın ... şirketine yöneltilmesi gerektiğini, Türkerler ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin ve eki sorumluluk paylaşım tablosunun ... ve müvekkilinin yükümlülüklerini düzenleyen hükümlerinde, ...’nin ve sinyalizasyonu ile ilgili her türlü malzeme, ekipman, montaj ve işçiliğin temin, tedarik ve tesisi hususundaki sorumluluğun ...’e ait olduğunun belirtildiğini, ...’in sorumluluğunda olan ...’nin açılmamasının nedeninin, müvekkili şirketin sorumlu olduğu kontrol ve sinyalizasyon sisteminde meydana gelen bir arıza olmadığını, hasarın tesisin geçici kabulü ve işletmecisine tesliminden sonra meydana geldiğini, ..., ... ve ... arasında imzalanan sözleşmenin 3.8. maddesinde bahsedilen sorumluluğun söz konusu tesisin devreye alınması ve sorunsuz şekilde teslimi ile ilgili olup, sözleşmede sayılan mükellefiyetler tam ve eksiksiz şekilde yerine getirilerek tesisin teslim edildiğini, bu durumda tesisin geçici kabulü dikkate alınmadan müvekkiline kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davanın konusu tesisin devreye alınması ve sorunsuz teslimi ile ilgili olmayıp, teslimden sonra yaşanan hasara ilişkin olduğundan, işbu davada sözleşmenin tesisin devreye alınarak teslimine ilişkin 3.8. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, kabul edilmemekle birlikte sözleşmenin 3.8. maddesinin uygulanması halinde de sözleşme maddesinde ortak yani müşterek sorumluluktan bahsedilmekte olduğundan, müşterek sorumlu müvekkilinin dava konusu tazminatın tamamından sorumlu tutulamayacağını, mahkemece hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, ayrıca tazminata davacının ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı sigorta şirketince inşaat all risk sigorta poliçesiyle sigortalanmış olan sigortalı ... AŞ'ye ait ...'e ait iletim tünelinde meydana gelen hasar neticesinde davacı tarafından yaptırılan ekspertiz çalışmasında, hasarın oluşumuna basınç kırıcı vananın (...) anlık bir arıza nedeniyle açılmamasının neden olduğunun, 402.716,28-TL hasar bedelinden 50.000-USD muafiyet tutarının indirilmesi sonucunda hasar bedelinin 266.751,28-TL olarak belirlendiği, bu tutarın davacı tarafından sigortalıya 06.04.2016 tarihinde ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır.Sunulan sözleşmelerden; ... AŞ'ye ait ... inşaat işlerinin 04.05.2011 tarihli sözleşme ile yüklenici ... İnşaat tarafından üstlenildiği, yüklenici Türkerler ile davalı ...şirketi arasında düzenlenen 09.06.2014 tarihli taşeron sözleşmesi ile inşaatın elektromekanik ekipman montaj, test, kontrol ve devreye alma işinin davalı tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığı, davalının üstlenmiş olduğu elektromekanik ekipman işine ilişkin olarak ..., ... ve Çin orijinli ... firması arasında akdedilmiş olan sözleşmenin eki niteliğindeki 2014 tarihli ve davalının da tarafı olarak yer aldığı zeyilname ile, yükümlülüklerini yerine getirmeyen ... firmasının sözleşmesinin feshi ile bu firmanın üstlenmiş olduğu işlerin davalı ... firmasınca yerine getirilmesinin kararlaştırıldığı, zeyilnamenin 3.1 maddesinde ...'in temin edeceği tüm malzeme ve ekipmanın ... tarafından temin edileceğinin belirtildiği, 3.8 maddesinde, ... ve ...'in kendilerinin veya ...'nin tedarik ettiği ekipmanı kullanarak tesisi meydana getireceklerinin, tesisin devreye alınması ve çalıştırılarak teslim edilmesinin ... ve ... firmalarının ortak sorumluluğu olduğunun, herhangi bir makinenin yapısal kusur nedeniyle arızalanması hallerinde makineyi tedarik edenin garanti ve tamirinden sorumlu olduğunun belirtildiği, yine ... projelerine ilişkin ... ve davalı ... firmaları arasında düzenlenen sorumluluk paylaşım tablosunun 1. maddesine göre somut olayda hasara neden olan ... cihazının tedarikinin ... firmasının sorumluluğunda olduğunun, 2. maddesine göre ...'nin de dahil olduğu arayüz ekipmanlarının bir kısmının ..., bir kısmının ise davalı... tarafından temin edileceğinin, 3. maddesine göre her bir firmanın kendi tedarik ettiği ekipmanın testlerini yapacağının, 5. maddesine göre ....'in kendi ekipmanlarının montaj, test ve devreye alma işlerini yapacağının, ...'in ise...'in ve kendisinin tedarik ettiği ekipmanların montaj, test ve devreye alma işlerini yerine getireceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.Hasar ihbarı üzerine düzenlenen kök ve ek ekspertiz raporunda; tüneldeki hasara basınç kırıcı vananın anlık arızasının sebebiyet verdiği, ...'nin açmamasının teknik nedenlerden kaynaklandığı, arıza nedeniyle oluşan hasar bedeli 402.716,28-TL olup poliçe gereği 50.000-USD (135.965-TL) muafiyet tenzili sonrasında 266.751,28-TL olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece alınan 27.03.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu hasarın oluştuğu iletim tüneli içindeki basınç kırıcı vananın (...) imalatında yapılan bir imalat hatası sonucu arızalanarak kapanması ve suyun geçişini durdurarak geriye tepmesine neden olduğu, oluşan yüksek basınçlı su nedeniyle tünelin zarar gördüğünün  anlaşıldığı, bu nedenle olayın bir işletme hatasından değil vanaların hatalı imalatından kaynaklandığı, bu hatalı imalatta, vananın teminini ve montajını yapan davalı şirketin %100 oranında kusurlu olduğu, tünelde oluşan hasar bedelinin ise KDV hariç 402.716,28-TL olup muafiyet indirimi sonucunda 266,751,28-TL olduğu bildirilmiştir. Tarafların itirazları üzerine alınan 21.11.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise; hasara basınç tahliye otomasyon sistemindeki kusurun sebep olduğu, tahliye son noktasındaki final eleman olan kelebek vanaya kurulan otomasyon sisteminin ihtiyaç doğrultusunda doğru kumanda edemediği ve basınç tahliyesinin bu nedenle gerçekleşememiş olduğu, işin otomasyon bölümünü kuran, test eden ve devreye alan firma olması itibari ile davalı ... firmasının olayda %100 oranında kusurlu olduğu, 266.751-TL hasar bedelinin eksper raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere muafiyet dahil yansıtılmak sureti ile hesaplanmasında herhangi bir hatanın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.Davalı tarafça dosyaya sunulan uzman görüşünde; hasarın iletim tünelindeki basıncın düşürülmesine yarayan ...'nin açılmamasından kaynaklandığı, bu ekipmanın ... firmasınca tedarik edildiği, sunulan sorumluluk paylaşım tablosuna göre göre ...'nin sinyalizasyonu ile ilgili her türlü sorumluluğun ... firmasına ait olduğu belirtilmiştir.Ekspertiz raporları ile mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri ve davalının sunduğu uzman görüşü hasarın nedeni konusunda birbirini doğrulamakta olup, hasarın iletim tünelindeki basıncı düşürmeye yarayan ...'nin açılmaması nedeniyle oluştuğu tespit edilmiştir. Mahkemece alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda da bu tespit yer almakla birlikte, ...'nin açılmamasının nedeni de sorgulanarak bunun nedeninin ise basınç tahliye otomasyon sistemindeki uygunsuzluk nedeniyle ...'nin doğru kumanda edilemediği ve açılamadığı tespiti yapılmıştır. Bu itibarla tüm ekspertiz raporları ve bilirkişi raporları, hasarı oluşma nedeni bakımından birbirini doğrular nitelikte olup, çelişkiden söz etmek mümkün değildir.Hasar miktarı bakımından da gerek ekspertiz raporunda, gerekse ikinci bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı teknik analiz ve değerlendirme yapılmış olmakla, birbirini doğrulayan tespitler doğrultusunda hasar bedeli miktarının tayini bakımından da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Oluşan hasardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağının tespiti bakımından ise yukarıda özetlenen sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davalının ... inşaatının elektromekanik ekipman montaj, test,kontrol ve devreye alma işini üstlendiği, bu işin yapılması kapsamında ... ve Çin orijinli ... firması ile davalının akdetmiş olduğu zeyilname ile, davalının daha önce sözleşmede yer alan ... firmasının edimlerini yüklendiği, zeyilnamenin 3.8 maddesi ile ... ve davalı ...'in kendilerinin veya ...'nin tedarik ettiği ekipmanı kullanarak tesisin devreye alınması ve çalıştırılarak teslimini taahhüt ettikleri, herhangi bir makine kusurunda makineyi tedarik edenin garanti ve tamirinden sorumlu olacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Yine bu kapsamda ... ve davalı ... firmaları arasında düzenlenen sorumluluk paylaşım tablosuna göre, hasara neden olan ... cihazının tedarikinin ... firmasınca üstlenildiği, ...'nin de dahil olduğu arayüz ekipmanlarının kısmen ..., kısmen de davalı ... tarafından temin edildiği, her bir firma kendi tedarik ettiği ekipmanın montaj, test ve devreye alma işlerini yapacak olmakla birlikte, davalının ...'in tedarik ettiği ekipmanların montaj, test ve devreye alma işlerini de ... denetiminde yerine getirmeyi üstlendiği anlaşılmaktadır. ... elektromekanik otomasyon sisteminin bir parçası olup, inşaatın elektromekanik ekipman montaj, test, kontrol ve devreye alma işi davalı tarafından üstlenilmiştir. Bu durumda davalı ile dava dışı ... arasındaki sorumluluk paylaşım tablosunda yer alan herhangi bir hükmün davalının sorumluluğunu ortadan kaldırması mümkün değildir. Sorumluluk paylaşım tablosu hükümlerine göre ... tedariki dava dışı ...'in sorumluluğunda olmakla birlikte, ...'nin de dahil olduğu tüm sistemin montaj, test ve devreye alma sorumluluğu davalı tarafından yüklenilmiştir. Bu nedenle söz konusu vananın dava dışı ... tarafından tedarik edilmiş olması, davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Bu doğrultuda mahkemece davalının sorumluluğuna hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Diğer yandan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre, kanuni halefiyet hakkına dayanılarak açılan rücu davasında faiz başlangıç tarihi, sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olup, bu doğrultuda mahkemece hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi yerindedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 18.221,76-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.636,14‬-TL harcın mahsubu ile kalan 13.585,62‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b5e1aab870451cb","SID":"0bd012cdfa7ec48f"}}