{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1615 <br>KARAR NO: 2024/1952<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/06/2024<br>NUMARASI: 2024/323 Esas -  2024/371 Karar<br>DAVA: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; ... San. Tic. Ltd. Şti' nin 24/03/20009 tarihinde faaliyete başladığını, 31/12/2009 tarihinde kapattığını, fakat bu zaman zarfında muhasebeci ticaret odasından düşümünün yapmadığını, ticaret odasında halen firmanın gözüktüğünü, babasının emekli maaşı ile geçindiğini, firmadan dolayı maaşının kesildiğini, ticaret odasına gittiğinde ticaret mahkemesine başvuru yapması gerektiğinin söylendiğini, bu konuda firmanın kapatıp mağduriyetinin giderilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; \"Dava dilekçesi incelendi; şirket 2009' da kurulup sicilde hiçbir hareket görmemiş, haklı nedenle fesih talebi yok, tasfiye edilmeden kapatma talep edilmektedir. Davacı, davalı şirketin %95 pay sahibi ve tek başına münferiden yetkilidir. Bu durumda ortaklar kurulu çağrısı yapıp tasfiye kararı alınıp tasfiyesine gitmek mümkün iken, mahkemece kapatma kararı verilmesinde hukuki yararı bulunmadığından talebin usulden reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 30.05.2024 tarihinde aleyhine verilen karara istinaden; Maslak Vergi Dairesi 31.12.2009 tarihinde dava dilekçesine konu olan şirketini re'sen kapattığını, 15 yıl boyunca İstanbul Ticaret Odası'ndan tarafına hiçbir tebligat gelmediğini, dönemde muhasebe işlerini ... isimli bir muhasebecinin yaptığını, aradan uzun süre geçtiği için ne adresine ne de telefonuna ulaşamadığını, daha sonra Maslak Vergi Dairesi'nden vergi borcu geldiğini ve ödediğini, mahkeme kararında tasfiye yapılmadığı için fesih talebinin kabul olmadığının belirtildiğini, kapalı bir firmaya fesih davası açamadığını, şirketle ilgili elinde hiçbir evrak resmi belge vs. bulunmadığını, Sadece 9 ay faaliyette kalan şirket için bunları yapacak ne maddi durumu ne avukat ne de muhasebeci tutacak duru olmadığını, borcu var ise ödemek istediğini ancak bu tasfiye işlerini yapacak maddi ve manevi olarak mümkün olmadığını, Vergi dairesi kapanış tarihi itibariyle şirketin kapatılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, faal olmayan şirketin kapatılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı HMK 114./1-h maddesinde hukuki yarar dava şartları arasında sayılmıştır. Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada ve devam eden süreçte halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. (Pekcanıtez, H./Atalay, O./ Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297) ( Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2018/60E- 2020/3257 K sayılı 30.06.2020 tarihli kararı)  Şirketlerin tüzel kişiliği TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye  kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanması sonucu  sicil kaydı terkin edilerek veya  TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından resen şirketin sicil kaydı terkin edilmek suretiyle sona erer. Davacının, hakkına kavuşmak için mahkeme kararına muhtaç olması gerekir. Somut olayda davacı şirketin feshine yönelik bir dava açmadığını beyan etmesine göre, %95 oranında paydaş ve münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu şirketin genel kurulunu toplayıp tasfiye kararı alarak ya da TTK 'nın 7. Maddesinde belirtilen şartları varsa ticaret sicil müdürlüğüne başvurarak şirket hakkında re'sen terkin işlemleri  yapılması talep edilerek  bu davada elde etmeyi amaçladığı hukuki korumaya sağlayabilecektir. Bu durumda davacının eldeki davayı açmakta HMK 114/h bendi uyarınca davacının hukuki yararı bulunmadığından mahkemece davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e689a08467a3907","SID":"e2506b1f08bb521e"}}