{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1609 <br>KARAR NO: 2024/1935<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/06/2024<br>NUMARASI: 2023/938 Esas -  2024/623 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ihyası talep edilen ... A.Ş.'nin ...ne kayıtlı olduğunu, ilgili şirketin ... tarafından 31/07/2013 tarihinde resen terkin edildiğini, şirketin hakim ortağı ve yöneticisi olan ...'nun bu şirketi kendi soyadı adına kurduğunu, ...'nun Silifke Sulh Hukuk Mahkemesi 10/03/2022 tarihli ilamında mirasçı olarak müvekkili ile ...'ın kaldığını, müvekkilinin terkin edilen şirkette 15 hisse sahibi olduğunu, terkin edilen şirketin hala tapuda şirket adına kayıtlı ... mevkinde taşınmazlarının bulunduğunu, bu taşınmazların tasfiye edilerek bedellerinin şirket ortakları arasında adil dağıtılması için söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle ilgili şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kurumun TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; \"..., davacı yan erkin edilen şirketin hala tapuda şirket adına kayıtlı ... mevkinde taşınmazlarının bulunduğunu beyan etmiş ise de tapu  müdürlüğünden gelen müzekkere cevabına göre şirket adına kayıtlı taşınmaz kaydına rastlanmamış olup  kendisine yapılan Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevaplarına göre tapu kayıtlarının malik bilgilerinin, ada parsel bilgilerinin ve şirket adına kayıtlı olduğu bildirilen taşınmazların hangileri olduğu hususlarında beyanda bulunması için yapılan ihtarata rağmen kesin süresinde beyanda bulunmadığı gibi  13/06/2024 tarihli mahkememiz celsesinde de sunulmayacağını ayrıca beyan etmiş olup davacının bu aşamada terkin edilen şirketin ihyasını istemesinde hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de beyan edildiği üzere davacının muris bırakanın yönetici ve ortak olduğu şirket adına kayıtlı taşınmazlar olduğunu iddia ederek şirketin ihyasını talep etmiş, tapi sicil müdürlüğünden celp edilen kayıtlarında incelenmesinde SArıyer ... pafta, ... ada, ...nolu parsellerin şirket sermayesine katıldığına ilişkin dilekçe ve karar kurulduğu İstanbul 1. ATM'nin 18/12/1971 tarihinde parsellerin ayni sermaye olarak kabul edildiği ve kuruluşun onandığı bilahare Sarıyer Sulh Hukuk mahkemesinin 1977/170 e sayılı dava dosyasında tapu kaydındaki şerhlerin silindiği böylelikle şirket adına bir tapu kaydının bulunamadığı anlaşılmış olup, her ne kadar şirket adına kayıtlı bir tapu kaydı yok ise de var olan şerhlerin mahkeme kararlarıyla tapulardan silindiği bu kararlara karşı şirketin haberinin olmadığı açık olmakla bu tapu kayıtlarının varlığı ve yokluğu konusunda şirketin ihyasına karar verilmesinde davacının hukuki yararı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. İhyası talep edilen ... Sitesi A.Ş'nin 31/07/2013 tarihinde münfesih olmaları nedeniyle davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Somut olayda davacı vekilinin de kabulünde olduğu üzere dava dilekçesinde bildirilen şirkete ayni  sermaye olarak konulmasına karar verilen taşınmazlardaki şerhin kaldırıldığı ve şirket adına kayıtlı bulanmadığı ihtilafsızdır. Mahkemece davacı vekiline varsa  şirket adına kayıtlı bulunan taşınmazları bildirmek üzere süre verildiği halde ayrıca bir bildirimde de bulunulmamış, şirket adına veya aleyhine açılan bir davaya da icra takibi de bildirilmemiştir. Davacının mahkeme kararı ile yapılan  terkin nedeniyle şirket adına kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığının tespiti  bakımından şirketin ihyasının talep edilmesinde hukuki yararın bulunduğu da ispat edilebilmiş değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihya davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd0fdd5da1b2f391","SID":"8803cbf4d181628c"}}