{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/109 - 2025/235<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/109 <br>KARAR NO\t: 2025/235<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/72 E.  -  2022/227 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2022 tarih ve 2022/72 Esas - 2022/227 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Gıda Maddeleri İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, 1992 yılından bu yana süpermarket ve hipermarketlerde perakende ticaret faaliyeti ile iştigal eden, müvekkilinin daha önceden tescilsiz olarak kullandığı \"...\" markasını 01/07/1999 tarihinde 35. sınıfta tescil ettirdiğini, hal böyle iken davalının müvekkili markaları ile büyük benzerlik gösteren 2020/30791 sayılı ve  \"... ...\" ibareli markasının 30 sınıfta tescilini talep ettiğini, müvekkiline ait markaların esaslı ve güçlü unsuru olan “...” ibaresinin \"... ...\" şeklinde markanın başında yer alması, işitsel olarak hafızada belirleyici olan kelime olması, duygu, durum ifade etmesi ve markadaki \"...\" kelimesinin de \"...\" ibaresini kavramsal olarak daha güçlü kılması nedeniyle davalının markasında \"...\" ibaresinin ön planda olup tüketicinin \"...\" ibaresine odaklanmasının sağlanmaya çalışıldığını, üstelik bu ibarenin müvekkiline ait markalardaki gibi aynı karakter ve harflerle yazılı olduğunu, 6769 sayılı SMK 6. maddesi gereğince de işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu anlaşılan markalar arasındaki benzerlik sebebiyle karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin nisbi bir red sebebi niteliğinde olduğunu, ... ibaresinin müvekkilin faaliyet gösterdiği alanlarda ve tüm markalarında kullanıldığını, bu ibarenin özellikle mağazacılık hizmetleri açısından ayırt edici niteliğe sahip bulunduğunu, davalının markayı kullanmasının tüketiciyi ürün/hizmetin aynı iktisadi- idari kaynaktan geldiği yönünde yanılgıya düşüreceği gibi müvekkilinin toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden ve iktisadi kaynaklarından davalının haksız bir yarar elde etmesine neden olacağını, davalı Kurumun kısa süre önce müvekkilinin tescilli markaları ile benzer olduğu gerekçesiyle “......” “markalarına yapılan itirazları haklı görmüşken somut olayda vermiş olduğu kararın çelişki oluşturduğunu ileri sürerek ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun  14/01/2022 tarih ve 2022-M-103 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının sicile tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... Gıda Maddeleri İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait 2010/46486 sayılı \"... ...\", 2011/57602 sayılı \"... ...\", 2011/93850 sayılı \"...\", 2018/99521 sayılı \"Şekil+... ...\", 2012/99242 sayılı \"Şekil+... ...\", 2014/75161 sayılı \"... ...\", 2019/113713 sayılı \"Şekil+... ...\" markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle dava konusu 2020/30791 sayılı \"... ...\" markası kapsamında yer alan emtiaların aynı veya benzer oldukları, \"...\" ibaresinin \"Mutlu\" anlamına gelen ve ticaret hayatında yaygın kullanım alanı bulunan, bu nedenle ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir sözcük olduğu, ancak davacının \"...\" kelimesi çevresinde farklı kelimelerle birlikte seri marka ailesi oluşturduğu, davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı 30.sınıf veya 35.sınıf kapsamında yer alan mal ya da hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, ayırt edici unsurlarının gözü ve kulağında kalan imajı ile hareket eden ortalama tüketicinin, daha sonra davaya konu \"... ...\" markasını davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu emtiaların sıklıkla tüketilen, gündelik ihtiyaçları gideren, toplumun her kesimine hitap eden temel ihtiyaçları gideren, görece ucuz olma özellikleri nedeniyle bu ürünleri satın almak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, davaya konu markayı, davacıya ait markaların serisi niteliğinde bir marka zannedebileceği, davacının oluşturduğu seri markaların genel görünümü dikkate alındığında, dava konusu markada yer alan \"...\" kelimesinin markaları birbirinden uzaklaştırmaya yeter derecede ayırt ediciliğinin bulunduğunun söylenemeyeceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla yukarıda belirtilen markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçeleriyle  davanın KABULÜ ile; 2022-M-103 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/30791 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, davalının markası ile davacının redde mesnet markaları karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davalının markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve işaretleri yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intibanın davacıya ait markaların bıraktığı intiba ile aynı olmayacağını, genel izlenim itibariyle \" ... ... \" olan davalı markası ile davacı markalarının, görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirinden son derece farklı olup, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarının aşikar olduğunu, \"... ...\" ibaresinin tamamen spesifik hale getirilerek ayırt ediciliğinin tamamen sağlandığını, ibarelerin ortalama tüketici nezdinde bütün halde bıraktığı izlenim bakımından farklılaştığını, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların \"mutlu\" anlamına gelen ... ibaresinin ticari yaşamda sıklıkla kullanılan, ayırt edici gücü yüksek bir adlandırma olmaması hususu da dikkate alındığında; başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimalinin ortaya çıkmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı şirket vekili, markalar karşılaştırıldığında açıkça görüleceği üzere ortalama  tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı açık iken mahkemesince tesis edilen iptal kararının açıkça dayanaktan yoksun olduğunu, markanın oluşturuluş şekli ve amacı, hece yapısı, görünüşü, kelime anlamı ve kulakta bıraktığı intiba beraber düşünüldüğünde markaların farklılaştığının aşikar olduğunu, herhangi bir ortalama dikkate sahip ve işaretleri yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intibanın, davacıya ait markaların bıraktığı intiba ile aynı olmayacağını savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin \" ... ...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" esas ibareli itirazına mesnet  markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 30 ve 35 sınıfta yer alan tüm mallar ile 35. Sınıfta  yer alan tüm hizmetler, yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve duysal/fonetik/ işitsel benzerlik oluştuğu  zira dava konusu malların aynı  sınıfta bulunduğu, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın  tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin dava konusu markanın kapsamında yer alan ve az önce belirtilen mal ve hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde  davacının \"...\" asli unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki benzerlik nedeniyle bir yanılgı yaşayabileceği, bu mallar/ hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallar ve hizmetlerde SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, gerekçeleriyle davalı şirket ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ..., ... Gıda Maddeleri İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,5‬0-TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,\t  <br>\t4-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"681910d748c5183b","SID":"8039b5f19d912ca9"}}