{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/108 - 2025/234<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/108 <br>KARAR NO\t: 2025/234<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/98 E.  -  2021/51 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  ile İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/02/2021 tarih ve 2020/98 Esas - 2021/51 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili ... Gıda'nın 1961 yılından beri bisküvi, kraker, gofret, pasta, tart, kek ve sair ürünlerin imalatı, ithalatı ihracatı ve ticareti alanında faaliyet göstermekte olup sektörde kalitesi ile haklı bir üne sahip olduğunu, \"...\"  markasını ilk defa 2011 yılında tescil ettiren müvekkilinin yatırımlar yaparak markasını geliştirip yaygınlaştırarak seri marka oluşturmak amacıyla hareket ettiğini, müvekkilinin markası 05, 29, 30 ve 32. sınıflarda tescilli iken davalı ... Gıda'nın \"...\" ibareli markanın 29. ve 30. sınıflarda tescili talebinde bulunduğunu, mal ve hizmet sınıfının aynı olması nedeniyle iltibas ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1’inci maddesinde emtialar arasında benzerlik bulunmasının yeterli görüldüğünü, hal böyle iken davalının tescil başvurusuna yönelik itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2020-M-2044 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa ... ibaresi davalının lider markası olduğundan bu ibarenin benzerlik incelemesinde esas alınamayacağını, bu durumda tescili istenen\" ...\" ibareli marka müvekkili adına tescilli ve ayırt edici niteliği bulunan \"...\" ibaresini doğrudan içerdiğinden iltibas bulunduğunu, davalıya ait markadaki fazladan bulunan N ve G harflerinin ortalama tüketiciler nezdinde bir farklılığa sebebiyet vermediğini, öte yandan tescili istenen markanın ilk dört harfi aynı olduğundan yalnızca görsel değil işitsel benzerliğin de söz konusu olduğunu, mal ve hizmet sınıfı da aynı olduğundan davalı markasının tüketiciler nezdinde müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını,  müvekkiline ait \"...\" markası ile davalıya ait \"...\" markasının aynı satış noktalarında, aynı raflarda ve reyonlarda yan yana ve özellikle aynı ve benzer türden mallar üzerinde kullanılmasının tüketicilerde karışıklığa neden olacağını, bu durumun müvekkilinin tanınmışlığından dolayı davalının haksız kazanç elde edilmesi sonucunu doğuracağını ve davalının bu tanınmışlıktan yararlanmaya çalışmasının da kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 20/02/2020 tarihli ve 2020-M-1044 sayılı kararının iptaline, diğer davalı adına   01/02/2019 tarih ve 2019/10043 sayı ile tescil başvurusu yapılan “...” ibareli markanın tüm sınıflar yönünden  tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, \"...\" olarak tanınmış marka statüsünde markası olan müvekkilinin yeni bir kampanya kapsamında özellikle e-... (elektronik/online oyun) oynayacak olan genç kitleye hitap etmeyi hedeflediğini, e-... terminolojisinde yeri olan ibareleri, tanınmış markası olan ... markası ile birleştirerek tüketici nezdinde bir fark yaratmayı amaçladığını, \"...\" ibaresinin İngilizcede oyun anlamına gelen \"...\" sözcüğünden gelen ve oyun oynamak anlamına gelen  bir sözcük olduğunu, davalıya ait \"...\" ibaresinin ise bir anlamının olmadığını dolayısıyla \"...\" ibaresi davacıya ait markadan esinlenmediğini, e-... oyuncularına yönelik olarak oluşturulan bir ibare olduğunu, her iki ibarenin ilk dört harfi aynı olsa da ... ibaresi söylendiği anda biten tek heceli bir ibare, iken ... ibaresinin söylendiği anda bitmeyip uzaması sonucu bir farklılık yarattığını, müvekkilin markasının bir bütün olarak ... ibaresinden oluştuğunu, dolayısı ile işitsel, görsel  bir benzerlikten söz edilemeyeceği gibi anlamsal bir benzerliğin de bulunmadığını ve \"...\" ibaresi müvekkiline ait tanınmış marka olan \" ...\" ile birlikte kullanılacağı için tüketici nezdinde bir karışıklığın oluşmayacağını, müvekkilinin haksız yarar sağlayıcı bir eyleminden söz edilemeyeceğini ve davacının müvekkilinin kötü niyetine ilişkin somut bir gerekçe de koyamadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı markalarının tek ve esas unsurunu \"...\" ibaresi oluşturmakta iken davalıya ait markanın \"...\" ibaresinden oluştuğu, bu marka içinde yer alan \"...\" ibaresinin davalı şirketin çatı/lider markası olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı şirketin \"...\" ibareli davaya konu emtialar bakımından çok sayıda tescilli markası mevcut olup \"...\" çatı markasının yanına eklenen çeşitli unsurlarla aynı/benzer emtialar bakımından marka ailesi oluşturma politikası güttüğü, somut olaya konu uyşmazlıkta davalı şirketin \"...\" ibareli çatı markasının yanına eklediği \"...\" ibaresi ile birlikte \"...\" esas unsurlu \"...\" lider markalı emtiaları için marka başvurusunda bulunduğu, davalı şirketin markanın tescile konu ettiği emtiaları, ...\" ibareli diğer emtialar ile diğer teşebbüslerin emtialarından ayırma fonksiyonunu icra edecek esas unsurun \"...\" ibaresi üzerinde toplandığı, \"...\" ibaresinin davaya konu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, bu emtiaları çağrıştırmadığı, dolayısıyla somut ayırt edici niteliği haiz bir ibare olduğu, bu hale göre markasal ayırt edicilik etkisi bakımından \"...\" ve \"...\" ibarelerinin karşılaştırılması gerektiği, her iki ibarenin ilk dört harfinin birebir aynı olduğu, aynı hecelerle markaların başladığı, görsel ve işitsel olarak her iki markanın benzer olduğu, anlamsal açıdan İngilizce bilen kimseler nezdinde \"...\" ibaresinin \"Oyun, Kumar\" çağrışımı oluşturduğu, \"...\" ibaresinin Litvanca anlamı ülkemiz tüketicisi açısından bilinemeyeceğinden anlamsız-fantezi bir ibare olarak algılanacağı, \"...\" ibaresinin Türkçe anlamı mevcut İngilizce bir ibare olduğu belirtilse de, 29 ve 30. sınıf emtiaların halk kesimine hitap ettiği, bir kısım halk kesiminin İngilizce diline aşina olduğu kabul edilse bile, 7'den 77'ye toplumun her tabakasına hitap eden emtiaların nihai tüketicisinin bir kısmının İngilizce diline ve İngilizce kelimelerin Türkçe anlamına aşina olmadıklarının da kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla davaya konu emtiaların hitap ettiği bir kısım tüketici kesiminin \"...\" ibaresini anlamsız-fantezi bir ibare olarak algılayacağı, bu hale göre daha önce davacıya ait \"...\" markalarını duymuş, işitmiş, bu markalı emtialardan yararlanmış, davaya konu emtiaların hitap ettiği, makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları her zaman bir arada görme imkanından yoksun, önceki markanın detaylarını hatırlamayan, ancak gözünde, kulağında ve zihninde oluşan imaja göre hareket eden bir kısım ortalama tüketici kitlesinin, davaya konu \"...\" markasını aynı/aynı tür emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu emtialardan yararlanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu marka sahibi davalı şirketle \"...\" markalarının hak sahibi davacı şirket arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, yanılgıya düşme ihtimalinin bulunduğu hallerde dahi markalar arasında iltibas tehlikesinin meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı ve davalı şirketin \"...\" ibareli başkaca marka tescil başvurusunda bulunmuş olmasının da tek başına davalı şirketin iş davaya konu marka başvurusunu yaparken kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile; 2020-M-1044 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/10043 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaları oluşturan işaretlerin markalar üzerindeki fonksiyonları bütün olarak değerlendirildiğinde, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK m. 6/1 anlamında benzerlik bulunmadığından müşteri kitlesi tarafından iki marka arasında bağlantı kurularak markaların karıştırılması ihtimalinin de bulunmadığını, dolayısıyla YİDK’nın kararı hukuka uygun olduğundan davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı Şirket vekili, markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilkenin markayı parçalarına ayırmadan, ancak asli ve ayırt edici unsurları gözeterek, her iki markanın, ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre, “tüm faktörler” bir arada gözetilerek “global bir değerlendirme  yapılması yönünde  olduğunu, çatı marka niteliğinde olan markaların ilk unsurunun marka benzerlik incelemesinde geri planda bırakılması gerektiği iddiasının marka hukukunda kural olarak kabul edilen bir yaklaşım olmakla beraber, somut olayın kendi özellikleri ve global değerlendirme ilkesi göz ardı edilerek çatı marka niteliğinde ibarelerin bulunduğu her durumda doğrudan uygulanamayacağını, çatı markanın yanına gelen ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu hallerde asli unsurun çatı markalar olup benzerliğin bu çatı markalar ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatlarında çatı markalar üzerinden yapılan değerlendirme sonucu markalar arasında benzerlik bulunmadığı yönündeki kararları onadığını, somut olayda taraf markalarını özellikle ambalajlarda daima çatı marka ile birlikte görecek ve ortak ibare olan “...” kelimesini bu çatı markalardan bağımsız olarak algılamayacak ortalama nitelikteki tüketicinin \" ... ...\" ibareli ürünü satın alırken bir yanılgı yaşamasının söz konusu olmayacağını, davaya konu \"...\" ibaresinin herkesin kullanımına açık ve tek bir işletmenin tekeline verilmeyecek genel bir ibare olduğunu, dolayısı ile davacının \"...\" markasına dayalı olarak farklı unsurlarla oluşturulmuş \"...\" markasının tescilini engelleyemeyeceğini, redde mesnet marka sahiplerinin baştan zayıf karakterli olan markalarının, sonradan üçüncü kişiler tarafından bazı değişiklikler yapılmak suretiyle kullanılabileceğini öngörerek buna katlanmaları gerektiğini, ortalama tüketiciler müvekkiline ait markayı Türkçe anlamı ile algılamayacağından markaların kavramsal olarak farklılaştığını “...” ibaresinin hitap ettiği kesimin  bilgisayar oyunları, yabancı dizi, film, müzik, reklam ve diğer medya kanalları ile haşır neşir, basit İngilizce kelimelerin anlamlarına hakim nitelikte bir tüketici olduğunu, İngilizceye hakim olmayan tüketicilerin ... ibaresini anlamsız fantezi bir ibare olarak algılayacağı” yönündeki mahkeme tespitinin yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" ibareli 2011/100274 ve 2018/112853 sayılı markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği gerçekleştiği gibi,  davacının markasını oluşturan ibarenin davalının markasının esaslı unsuru içinde aynen yer aldığı,  başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı, markaların benzerlik düzeyi göz önüne alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç düzeylerinin de iltibas ihtimalini bertaraf etmediği anlaşılmakla, davalı ... ile ... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar ..., ... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d53a0f74bdb2e7ca","SID":"b994a224ea82d326"}}