{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/102 <br>KARAR NO\t: 2025/119<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/603 E. 2022/531 K.  <br><br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: TAZMİNAT <br>İSTİNAFA TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: TARAF VEKİLLERİ <br>KARAR TARİHİ\t: 04/02/2025<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t\t: 11/02/2025<br>\t<br>\tMahkemece verilen karara karşı  taraf vekillerince  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>\tTALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirket ile davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. firması arasında iş ortaklığı kurulduğunu, ihale yoluyla alınan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlük Binası, YDYO binası ve olimpik atletizm pistli futbol sahası ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatının yapım işlemlerinin üstlenildiğini, işin belirli bir seviyeye gelmesinden sonra  taraflar arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle davacı şirketin fiili ve hukuki sorumluluğunu davalı şirkete devrederek ortaklıktan fiilen ayrıldığını, taraflar arasında 28/04/2014 tarihli sözleşme düzenlendiğini, davalıların sözleşmede düzenlenen hükümlere riayet etmediklerini, iş ortaklığından doğan SGK ve vergi borçlarının olduğunun tespit edildiğini, davalıların  borçlarını keşide edilmemesi gereken ortaklık çeklerini keşide ederek ödeme yaptığını, TOKİ Başkanlığında yapılan incelemede sözleşmenin tanzim tarihinden sonra iş ortaklığı aleyhine açılan birden fazla icra dosyasının mevcut olduğu ve istihkak alacakları üzerine haciz  konulduğunun tespit edildiğini, iş ortaklığından alacağı olduğunu iddia eden dava dışı şirket tarafından aleyhe alacak davası açıldığını, dava sonunda karara dayalı olarak başlatılan icra takibi dosyasına müşterek müteselsil sorumluluk gereğince alacak bedelinin davacı şirketçe yatırıldığını, iş ortaklığı gereğince şantiyede çalıştırılan dava dışı işçilerin açmış olduğu davalar sonucunda verilen kararlar gereğince işçi alacaklarının davacı şirketin başka bir işinden dolayı Erzurum Valiliği nezdinde tahakkuk eden istihkak alacaklarından tahsiline gidildiğini, yine işçilerin prim borçlarının davacı şirket tarafından ödendiğini, TOKİ tarafından Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi işinin feshedilerek tasfiye edildiğini, bu sebeple davacı şirketin kamu ihalelerinden yasaklı hale geldiğini, davacı şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, şu anda sadece SGK kurumuna ödenen paralar ile işçi alacakları ve icra yolu ile yapılan kesintilerin bedeli için dava açıldığını belirterek, 303.557,23 TL’nin ödeme tarihlerinden, kabul görmediği takdirde dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle  birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, sunmuş olduğu ıslah dilekçesiyle talebini  495.422,73 TL'ye yükseltmiştir. \t<br>\t\t\t\t\t\t\tCEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde,  zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı şirket ile davalı şirket arasında adi ortaklık kurulduğunu, birden fazla ortak girişim niteliğinde yürüttükleri inşaat faaliyetleri bulunduğunu, şirketlerin birlikte aldıkları ortak girişim kapsamındaki işlerin tamamında davacı şirketin pilot firma konumunda olduğunu, ilgili sözleşme ile taraf şirketlerin karşılıklı borç ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, birden fazla ortak girişim niteliğinde yürütülen inşaat faaliyetlerine ilişkin davacı şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, yapılacak işler dolayısıyla davalı şirketler ... ve ... Ltd. Şti. tarafından verilen teminat mektuplarının iadesinin davacı şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle iadesinin yapılmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğunu, davanın TBK kapsamında buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, öncelikle adi ortaklığın feshine, tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini, daha sonra hak ve alacak ile ilgili dava açılması gerektiğini, yine davaya konu Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlük Binası Yabancı Diller Yüksek Okulu Binası İnşaat işi ile ilgili 28/04/2014 sözleşme tarihine kadar işi fiilen üstlenen ve pilot firma konumundaki davacı şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, çalıştırılan işçilerin işçilik alacaklarının ödenmediğini,  tüm işçi alacaklarının ... Ltd.Şti. tarafından ödendiğini, davacı şirketin davalı ... İnş. Ltd. Şti.' ne sözleşme anında eksik ve yanıltıcı bilgi vermiş olduğundan sözleşme tarihi itibari ile bu ortak girişimin kâr ettiği bilgisinin sözleşmeye girdiğini, oysa ki zarar edildiğini, sözleşme tarihinden önce davacı şirketin sorumluluk ve yükümlülüğünde olan ödemelere ilişkin davalı iş ortağı şirketten her hangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, buna rağmen kâr etmişcesine ödenmeyen SGK ve işçilik alacaklarının davalı şirketlerden haksız olarak tahsil edildiğini, rücuan alacak ve tazminat talebinde bulunamayacaklarını, ayrıca diğer davalıların sözleşmede belirtilen hususlara aykırı hukuksal eylem ve işlemleri bulunmadığını, müteselsil sorumluluk şartlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>\tMAHKEME KARARI : Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 310.688,23 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. \t\t\t<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davada reddedilen 184.000,00 TL teminatın icra dosyasına yatırıldığının tartışmasız olduğunu, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalılar vekili ise istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesini aynen tekrar ettiklerini, deliller toplanmadan karar verildiğini, davacının dava dilekçesi ve daha sonra sunmuş olduğu dilekçeler arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, yargılama aşamasında dosyaya kazandırılan ve birbirinden tamamen farklı raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, yeniden rapor alınması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan, adi ortaklığın ortakları arasında imzalanan ortaklığın sonlandırılması ve tasfiyesine ilişkin sözleşme hükümleri nedeni ile  alacak istemine ilişkindir. <br>\tAdi ortaklık ilişkisi, 6098 sayılı TBK'nun 639. maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesiyle birlikte adi ortaklığın tasfiyesi gündeme gelmektedir.<br>\tTasfiye usulünü düzenleyen aynı yasanın 644. maddesine göre; \"Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür. Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.''<br>\tYasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları uyarınca adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin iki yöntem bulunmaktadır. Bunlardan ilki ortakların aralarında anlaşarak tasfiyeyi gerçekleştirmeleri, bir diğeri ise ortakların tasfiye konusunda anlaşamamaları halinde tasfiyenin mahkemece yapılmasıdır.<br>\tSomut olayda, taraflar arasında imzalanan 28/04/2014 tarihli sözleşmenin içeriği itibariyle adi ortaklığın sonlandırılması ve tasfiyesi hükümlerini içerdiği, bu sebeple tasfiye sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği dosya kapsamı ile sabittir.<br>\tUyuşmazlık;  anılan tasfiye sözleşmesi gereğince davalıların sorumluluğunda olduğu ileri sürülen ortaklık borçlarının, davacı tarafından ödenmesi nedeniyle davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>\tTaraflar arasında imzalanan 28.04.2014 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde \"Davacı ortağın bu işin hukuki ve fiili tüm sorumluluğunu  davalılardan ... İnş.'a devretmek suretiyle ortaklıktan fiilen ayrıldığı, aynı sözleşmenin 8. maddesinde ise; “Ancak işveren idare ile yapılan sözleşmenin bozulmaması için TOKİ nezdinde mevcut olan iş ortaklığı yapısı zarureten işin bitimine kadar devam edecektir. Yukarıda olduğu gibi bu işin sonuçlanarak idareye teslimi ve kati kabulü yapılıncaya kadar varsa ödenmeyen vergi ve SGK borçları, iş ortaklığı adına mal ve hizmet alımı yapılan kamu ve kuruluşları ile özel hukuka tabi gerçek ve tüzel kişilerin devamı sırasında çalışan tüm işçi, taşeron ve büro personeli ile mimar, mühendis ve benzeri tüm teknik personelin sözleşmeden ve iş hukukundan ve fikir ve sanat eserleri yasasından kaynaklanan her türlü maddi ve manevi alacakları ...'a aittir. ...'in her ne sebeple olursa olsun bu işlerden kaynaklanan hiçbir borçtan dolayı hiçbir sorumluluğu bulunmayacaktır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>\tBu çerçevede yargılama aşamasında dosyaya kazandırılan ve mahkemece  hükme esas alınan 19/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; \"Davacı şirketin, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlük Binası, YDYO binası ve olimpik atletizm pistli futbol sahası ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işinde dava dışı işçilerin  10.02.2014-18.04.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin ücret, hafta tatili ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarına ilişkin açmış oldukları davalar sonucunda icra dosyalarına toplam 96.422,56 TL ödeme yaptığı; davacı şirketin, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlük Binası, YDYO binası ve olimpik atletizm pistli futbol sahası ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı işine ilişkin 2015 Haziran-2016 Haziran dönemi için tahakkuk eden SGK prim borçları için SGK'ya toplam 216.555,99 TL ödeme yaptığı; davacı şirket tarafından yapılan toplam ödeme miktarının 312.978,55 TL olduğu; davacı şirketin dava ve ıslah dilekçesinde bu iki alacak kalemi yönünden talebinin 310.688,23 TL ile sınırlı olduğu; davacı şirketin Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1132 E. sayılı dosyasında verilen 2014/1132 E. 2017/239 K. sayılı kararın konu edildiği Ankara 8. İcra Müd. 2017/9282 E. sayılı dosyasında başlatılan takipte ... Şb. 29.05.2018 gün ve 3950TM895 numaralı 184.000,00 TL bedelli teminat mektubu ile 653,21 TL nakdi teminat olmak üzere toplam 184.653,21 TL teminatının bulunduğu, söz konusu teminat mektubunun nakde çevrildiğine ve teminatın alacaklıya ödendiğine ilişkin dosya kapsamında kayıt bulunmadığı; Bu itibarla Ankara 8. İcra Müd. 2017/9282 E. sayılı dosyasında mevcut teminat bedelinin de davacı şirket tarafından ödendiğinin kabulü halinde toplam ödeme miktarının 495.341,44 TL olduğu\" tespit edilmiştir. \t<br>\tRaporun, hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 303,577,23 TL alacağın tahsilini talep etmiş, bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasının ardından 495.341,44 TL alacak tutarı üzerinden tamamlama harcı yatırılmıştır.<br>\tAncak; mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1132 E.sayılı dosyasına sunulan 184.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun paraya çevrildiğine ve alacaklısına ödendiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesiyle  davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak kurulan hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tBelirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkeme kabulü ve bu doğrultuda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hükme esas alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin  HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 21.223,11 TL harçtan peşin alınan 5.306,00  TL'nın mahsubu ile geriye kalan 15.917,11 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>3-Eksik alınan 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, <br>5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nun 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 04/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t\t\t\t<br> <br>Başkan ...<br> e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br> <br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af6e2761199216d1","SID":"0b09f31c82595471"}}