{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1199 Esas<br>KARAR NO:2025/179<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:13/04/2022<br>NUMARASI:2018/348 E. - 2022/71 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana başta saç bakımı ve saç ekimi olmak üzere cilt bakımı saç bakımı, kaş ekimi, estetik bakım gibi alanlarda faaliyet gösteren alanının tanınan ve bilinen bir şirket olduğunu;  şirket yetkilisi ...'ın aslen Hollanda'da yaşadığını ve ilk kez 2010 yılında “...\" ibaresiyle öncelikle Hollanda'da ticari faaliyetlere başladığını; “...\" ibaresinin saç ekimi alanında bilinen ve tanınan bir marka haline geldiğini; ... ve... ibareli alan adlarının 2012 yılından bu yana müvekkili şirket yetkilisi ... adına tahsis edildiğini ve bu alan adları üzerinden hizmet verildiğini; davacı yanca gerçekleştirilen saç ekimi operasyonlarının tıbbi hizmetler mahiyetinde olduğunu ve tıbbi olarak onaylanan medikal merkezlerde ve doktor gözetiminde yerine getirildiğini; davalının alan adında müvekkilinin markasının sonuna \"...\" ibaresi eklenmek suretiyle \"...\" ibaresi ile ticari faaliyet gösterildiğini; Müvekkiline ait \"...\" ve \"...\" ibareli markalar ile davalı tarafından kullanılan \"...\" ibaresi ayırt edilemeyecek derecede benzer/aynı olup, ilişkilendirme-irtibatlandırılma riski taşıdığını; taraflara ait hitap edilen tüketici kitlesi aynı olduğunu, gerçekleşen iltibasın ve haksız rekabetin sona ermesi amacıyla davalı aleyhine Kadıköy ... Noterliğinin 14.12.2017 tarih ... yevmiye no.lu ihtarname gönderildiğini; davalının ihtarnameyi 09.01.2018 tarihinde tebliğ aldığını ancak hukuka aykırı eylemlerine devam ettiğini; müvekkili adına tescilli ... no'lu \"...\", ... no'lu “...”, ... no'lu \"... istanbul\" ibareli marka tescillerine vaki tecavüzün tespitine ve önlenmesine; haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine; davalı yanca kullanılan ... ibareli domaine ait internet sitesinin kapatılmasına; mümkün değil ise erişimin engellenmesine; \"...\" ve \"...\" ibaresinin her türlü evrak, doküman, sosyal medya siteleri, youtube ve diğer web tabanlı sitelerden kaldırılmasına, ticari etki yaratacak şekilde alan adı, yönlendirici kod, anahtar kelime olarak kullanılmasının durdurulmasına , önlenmesine ve var ise kaldırılmasına; “... ... “ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalının açılan davaya cevap vermemiş, ihtiyati tedbir kararı sonrasında sunduğu itiraz dilekçesinde ise tedbirin kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \" Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına  tecavüzün ve haksiz rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,Mahkememizce verilen 24.9.2019  tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına, karar kesinleştiğinde alan adının kalıcı olarak erişime kapatılması için erişim Sağlayıcılar birliğine yazılmasına, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan lisans sözleşmesinin basit lisans hükümlerine havi olduğunu, SMK madde 158’ gereği  basit lisans alanın doğrudan marka hakkına tecavüz davası açma hakkı bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini,  müvekkilinin markalarını  kayıtlı şekli ile kullanmadığı ve davacının markasına yanaşmak suretiyle kullandığı tespitinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin  10.03.2015 tarihinde başvuruda bulunarak, 44. sınıfta “...” unsurlu markayı tescil ettirdiğini, gerçek hak sahibi olduğunu, alan adının da ... şeklinde tescilli olduğunu, alan adı kullanımının marka haklarını ihlal niteliğinde olduğunun alan adları gerekçe gösterilerek tescilli markanın yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini, alan adlarıyla davaya mesnet gösterilen markaların farklı kişi ve şirketler olmasının da göz ardı edildiğini, dava konusu kullanımların markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden, farklı unsurlarıyla kullanılması olduğunu, davacıya ait 44. Sınıfta başvuru konusu edilmiş bir marka bulunmadığını, davacının Türkiye’de dava konusu markayla ilgili müvekkili şirketten önce herhangi bir markasal kullanımı olmadığını sunulan delillerin ... adına tescilli markalara ve Hollanda gibi ülkelerdeki bir takım kullanımlara ilişkin olduğunu, 35.sınıfta tescilli marka dışında, davacı adına  tescilli olmayan markalar üzerinden dava açılması ve  tescilli alan adının kullanımının önlenmesinin  mümkün olmadığını  “...” ibaresinin 44. sınıfta kullanımı konusunda önceye dayalı hak sahibi olan davalının kullanımlarının  tescilli markalarına dayandığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, davacının Türkiye’de müvekkili şirketten önce faaliyette bulunduğuna dair hiçbir somut delilin bulunmadığını,  kararın  taleple bağlılık ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, davacının söz konusu ilanın gazete marifetiyle yaptırılmasına ilişkin hiçbir talebi bulunmamasına rağmen  kararın Türkiye’de tırajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gazetenin tırajına ilişkin subjektif olarak ‘’yüksek’’ nitelendirilmesi yapılması sonucu, kararın  icra edilebilir olma niteliğinin de bulunmadığını beyanla istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenilmesi istemine ilişkindir.Davacı vekili,  “...\" ibaresinin saç ekimi alanında bilinen ve tanınan bir marka haline geldiğini,  davalının alan adında müvekkilinin markasının sonuna \"...\" ibaresi eklenmek suretiyle \"... ...\" ibaresi ile ticari faaliyet gösterildiğini, müvekkiline ait \"... istanbul\" ve \"... ...\" ibareli markalar ile davalı tarafından kullanılan \"... ...\" ibaresinin  ayırt edilemeyecek derecede benzer/aynı olduğunu, ilişkilendirme riski taşıdığını marka tescillerine vaki tecavüzün ve  haksız rekabetin tespitine, durdurulması,  önlenmesi ... ibareli internet sitesinin kapatılmasına,  mümkün değil ise erişimin engellenmesine “... ... “ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.23/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda: ... ve .... alan adlarının 27.07.2012 tarihinde alındığını,hairworldistanbul.nl alan adının hairworldistanbul.com alan adına yönlendirilmiş olduğunu, ... alan adı kontrol edildiğinde 25.01.2015 tarihinde alındığı, alan Adı Sahibi/Yetkilisi bilgilerinin raporda belirtildiğinini, ... tescil no.lu “... İstanbul +şekil” markasının 03, 05, 44. Sınıfta ve ... tescil nolu “... ...” markasının 44. sınıfta davacı şirketin tek ortağı ... adına tescil edilmiş olduğunu, markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğu; davalının ... alan adlı internet sitesi ve sosyal medya içeriğindeki markasal kullanımın “ ... +şekil” şeklinde olduğu; markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu; davalının ... alan adlı internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında marka olarak “...” ibaresini ticari etki yaratacak şekilde esas unsur olarak kullanmış olmasının davacının tescilli markalardan doğan haklarına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceğini,  davalı, markasal kullanımın hukuki dayanağı olarak 35 ve 44. sınıflarda tescilli olan ... no.lu “... ... +şekil” markasını gösterdiğini,  tescilli markada yer alan “...” ibaresinin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanılmadığı; tescilli markanın tescile uygun biçimde kullanılmaması bir başkasının markası ite iltibas tehlikesi meydana getiriyorsa bu kullanımın marka hakkının ihlali kapsamında değerlendirileceğini; davalının markasal kullanımı davaya dayanak yaptığı ... tescil no.lu markadan farklı olduğu ve bu farklılık nedeniyle davalının fiili kullanımı davacı markalarına yaklaşmakta olduğunu, bu durumun ayrıca TTK m.55/1/a/4 uyarınca davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği\" belirtilmiştir.-... nolu  \"...\" markasının 44.sınıf için 19.2.2018 tarihinde  ... nolu  \"...\" markasının  3,5,44,sınıf için 13.12.2017 tarihinde dava dışı ... adına tescil edildiği, ... nolu \"....\"ibareli markanın 35.sınıf için 4.7.2014 tarihinden itibaren davacı ...ŞTİ. adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.- ... nolu  \"....\" markasının kullanımı ile ilgili 01.03.2018 tarihinden geçerli olmak üzere marka sahibi ile davacı şirketle arasında düzenlenen lisans sözleşmesinde davacı şirkete marka ihlallerine karşı kendi adına dava açma yetkisi dahil yetki verildiği görülmektedir.- Ticari sicil kaydına göre davacı ...ŞTİ.’nin 27.05.2014 tarihinde kurulduğu, tek yetkilisinin ... olduğu  faaliyet alanının 44. Sınıftaki tıbbi ve güzellik bakım hizmetlerini kapsadığı anlaşılmıştır.-davacı şirket tarafından kullanılan ... ve ... alan adlarının   27.07.2012 tarihinde alındığı anlaşılmıştır. -10.03.2015 başvuru  tarihli  ... no.lu “ ... ...” ibareli markanın , 35 ve 44. Sınıflarda dava dışı ....şti  adına  tescilli olduğu, markanın davalı tarafından  14.02.2019 tarihinde dava açıldıktan sonra  devir edildiği   anlaşılmıştır.Davacının davaya dayanak gösterdiği markalar ... nolu \"...\" ... \"...\", ... nolu \"...\" ibareli markalardır. Davacının eski tarihli ... nolu \"...\" ibareli markası 35. Sınıfta tescilli olup, 44. Sınıf tıbbi hizmetler yönünden  diğer  dayanak markalarının , davacı şirketin  tek ortağı ve yetkilisi dava dışı ... adına tescilli olduğu , davacı şirketin bu markaları tescil sahibinin onayı ve   sunulan lisans sözleşmesi kapsamında kullandığı ,... nolu  marka için düzenlenen  lisans sözleşmesinde lisans verenin markanın lisans alan tarafından inhisari olarak kullanılmasına katlanmakla yükümlü olduğu ve kendi adına 3. Kişilere karşı dava açabileceğinin düzenlenmiş olduğu,   bu nedenle kendi adına tescilli marka olması, ibarenin davacının ticaret ünvanı olması, alan adında eskiye dayalı kullanım ve  marka sahibinin onayı ve lisans sözleşmesi  ile kullandığı markalar bakımından davacı şirketin markaya tecavüz ve haksız rekabet davası açmak  yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunduğu,  anlaşılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.10.2015 tarih ve 2015/4082 E.-  2015/10819 K. sayılı ilamı \"Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK'nın 21. maddesine göre, lisans alanın marka sahibi adına üçünü kişilere karşı marka hakkına tecavüz halinde dava açabilmesi mümkün iken, markanın hükümsüzlüğü isteminde bulunmaları veya bu amaçla marka başvurusuna itiraz edebilmelerinin mümkün olmadığı, markadan doğan hakkın 3. kişi ...’ya ait olduğunun kabul etmesi nedeniyle, davacının kendisine ait ticaret unvanına dayanmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir...ONANMASINA\".Dosya kapsamına göre,  taraf markalarının 44. Sınıf tıbbi hizmetler ve güzellik bakım hizmetlerinde özellikle saç ekim hizmetinde kullanıldığı,  davacının dayanak markalarının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, davalıya ait \" ... ...” ibareli markanın esas unsurunun \" DEĞİŞİME BAŞTAN BAŞLAYIN ... \" ibaresi olduğu , davalının 44. Sınıfta ticari etki yaratacak şekilde internet alan adında, internet sitesi içeriğinde ve sosyal medya hesaplarında  fiili markasal kullanımlarının ise  \"... ...” şeklinde olduğu , markanın  44. Sınıftaki ilk tescilinin davalıya ait olduğu, Davalı istinaf başvurusunda  10.03.2015 tarihinde başvuruda bulunarak, 44. sınıfta “...” unsurlu markayı tescil ettirdiğini, gerçek hak sahibi olduğunu,  alan adının da ... şeklinde tescilli olduğunu alan adı kullanımının marka haklarını ihlal niteliğinde olduğunun alan adları gerekçe gösterilerek tescilli markanın yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini, davalı kullanımlarının  markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden, farklı unsurlarıyla kullanılması olduğunu belirtmiştir.Davacının davalı marka başvuru tarihinden önce 2 Mart 2013 tarihinde web sitesinde saç ekim hizmetlerinde kullanmaya başladığı, bu konuda İstanbul Bam 16. H.D.nin  2017/3362- 2019/2595 K. Sayılı kararının güçlü delil niteliğinde olduğu, davalının  fiili kullanımının   \"Şekil + ... ...” şeklinde olduğu gözetildiğinde markanın asli unsuru ile kullanıldığı, davalı kullanımında markadaki \"...\" ibaresinin olmamasının davacı markasına yaklaştırarak kullanım olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.Davacının ... ibaresini  2013 yılından itibaren kullandığı ispatlanmış ise de bu kullanımın tescilli markaya dayalı olmadığı SMK 155 maddesinin tescilli markalarda uygulanabileceği gözetildiğinde, davalı ... ibaresinin zayıf ibare olduğunu yanına  ayırt ediciliği yüksek logo  tasarlattığını, ilgili hizmet sınıfında tüketicinin dikkat düzeyinin düşük olmadığını ileri sürmüş  mahkemece alınan rapora ve dayanılan uzman görüşüne itiraz edilmiş olduğundan davalının itirazlarının karşılanmadığı, kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, yeni bir heyetten rapor alınarak davalı itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin, İstinaf başvurusunun  kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarih, 2018/348 E. 2022/71 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6ac4df0b52e0ca6","SID":"a3067d574b0bde49"}}