{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1184 Esas<br>KARAR NO: 2025/164 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/505 Esas- 2022/213 Karar<br>TARİH: 24/03/2022<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Avcılar şubesince kredili müşterilerinden ... San. ve Tic. A.Ş.'ye imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari krediler kullandırıldığını, davalı ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığından borcun tamamından sorumlu olduğunu, davalı borçluların ve risk grubundaki diğer borçluların kredilerinin ödemelerinde gecikme yaşanması, yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince kredi hesabının kat edildiğini, Gebze ... Noterliğinin ... yevmiye nolu 02/09/2019 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnamenin borçlulara tebliğ edilmesine rağmen borç ödenmediği gibi ödeme planına da bağlanmadığını, müvekkili banka alacağının çok yüksek olduğunu, alacağın tahsili tehlike altında olduğundan muaccel hale gelen alacağın tahsilini teminen İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, davalıların itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kanuna aykırı olarak icra emri gönderildiğini, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, yasanın açık hükmüne göre İİK m.150/I göndermesi ile İİK m.149 uyarınca gönderilecek ödeme emrinde ödeme için 30 günlük süre verilmesinin zorunlu olduğunu, davacı şirket borcun dayanağı olarak hesap kat ihtarnamesine dayanak alıyorsa, o zaman İİK m.149. ve 150. kapsamında icra takibi başlatmış olacağını, bu durumda da gönderilecek ödeme emrinde 30 günlük süre verilmesi gerektiğini, aksi iddia ediliyorsa, hesap kat ihtarnamesi gönderilmesine rağmen alelade bir ilamsız takip başlatılmışsa o zaman davacının sunduğu hesap kat ihtarnamesinin kesin delil niteliği olmadığının anlaşılacağını, ancak davacı tarafından sunulan hesap kat ihtarnamesi kesin delil niteliğinde olsaydı davacının ilamsız takip başlatmak yerine ilamlı takip başlatması gerekeceğini, bu nedenle ödeme emrine itiraz edildiğini, davacı bankanın, yasanın verdiği hakları kötü kullandığını, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkillerinin hesaplarını kat ettiğini, davacı bankanın muaccel bir alacağının olmadığını, müvekkili şirketin ödemede temerrüde düşmesinin söz konusu olmadığını, henüz vadesi gelmemiş bir borç için icra takibi başlatılamayacağını, davacı bankanın, birbirinden bağımsız sözleşmeleri birbirine bağlı olarak kat ettiğini, asıl borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması durumlarında müteselsil kefile başvurusunun mümkün olduğunu, bu şartlar mevcut olmadığı halde müteselsil kefil aleyhine icra takibi başlatılamayacağını, genel işlem koşulu olarak dayatılan faiz oranlarının fahiş ve geçersiz olduğunu, bu nedenle talep edilen faiz alacağına haklı olarak itiraz edildiğini, haksız bir şekilde hesapların kat edilmesine, fahiş faiz oranların ile tahsil taleplerine itiraz etmenin bir hakkın kullanımı olduğu düşünüldüğünde tümerrüde düşmediği halde verilen 7 günlük süre içerisinde 16.297.838,91 TL ödeme beklenen müvekkillerinin itirazlarının kötü niyetli olduğunu söylemenin mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih 2020/505 Esas- 2022/213 Karar sayılı kararında; \"Dava; İİK.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. .... Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı bankanın Avcılar E-5 şubesi ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 24/10/2014 tarihli 2.500.000 TL bedelli, 17/10/2018 tarihli 7.500.000 TL bedelli, 04/05/2017 tarihli 8.000.000 TL bedelli, 20/03/2017 tarihli 2.000.000 TL bedelli ve 27/01/2016 tarihli 5.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı ...n bu kredi sözleşmelerini kredi sözleşmeleri limit oranları ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığı, kullandırılan kredilerin geri ödemesinde aksaklıklar olması nedeniyle kredi hesabının davacı banka tarafından kat edildiği ve alacağın tahsili için icra takibi yaptığı, yapılan bu takibe davalıların itirazı nedeniyle işbu davanın açıldığı, genel kredi sözleşmeleri, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile  denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi rapor ve ek raporuna göre; davacının davalılardan takip tarihi itibarı ile icra takibindeki talepleri de göz önüne alınarak; ... nolu Ticari Kredi yönünden; 42.497,89 TL asıl alacak,  1.533,24 TL işlemiş faiz ve 76,66 TL BSMV olmak üzere toplam 44.107,79 TL,  ... nolu Ticari Kredi yönünden; 1.001.519,86 TL asıl alacak, 157.316,85 TL işlemiş faiz ve 7.865,84 TL BSMV olmak üzere toplam 1.166.702,55 TL,   ... nolu Ticari Kredi yönünden; 36.985,80 TL asıl alacak, 94.351,97 TL işlemiş faiz ve 4.717,59 TL BSMV olmak üzere toplam 136.055,36 TL,  ... nolu Ticari Kredi yönünden; 2.512.117,06 TL asıl alacak, 774.153,85 TL işlemiş faiz ve 38.707,69 TL BSMV olmak üzere toplam 3.324.978,60 TL, ... nolu Ticari Kredi yönünden 1.506.475,27 TL asıl alacak, 412.876,19 TL işlemiş faiz ve 20.643,80 TL BSMV olmak üzere toplam 1.939.995,26 TL, ... nolu Ticari Kredi yönünden; 1.657.119,55 TL asıl alacak, 453.609,77 TL işlemiş faiz ve 22.680,48 TL BSMV olmak üzere toplam 2.133.409,80 TL, ... nolu Ticari Kredi yönünden; 1.506.470,38 TL asıl alacak, 411.609,41 TL işlemiş faiz ve 20.580,47 TL BSMV olmak üzere toplam 1.938.660,26 TL, ... nolu Ticari Kredi yönünden; 1.656.863,55-TL asıl alacak, 453.609,77 TL işlemiş faiz ve 22.680,48 TL BSMV olmak üzere toplam 2.133.409,80 TL,  ... Ticari Kredi yönünden; 1.506.470,38 TL asıl alacak, 411.609,41 TL işlemiş faiz ve 20.580,47 TL BSMV olmak üzere toplam 1.938.660,26 TL,  ... nolu Ticari Kredi yönünden; 136.306,02 TL asıl alacak, 17.471,56TL işlemiş faiz ve 873,57 TL BSMV olmak üzere toplam 154.651,15 TL,  ... nolu Ticari Kredi yönünden; 602.255,51 TL asıl alacak, 105.454,24 TL işlemiş faiz ve 5.272,71 TL BSMV olmak üzere toplam 712.982,46 TL alacaklı olduğu, buna göre davacı bankanın toplam alacağının 15.623.613,29 TL olduğu  sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına ve reddedilen kısım ile ilgili takip yapmakta, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir...\"gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davan kısmen kabul edilmiş olup, tümden kabulü gerekirken kısmen kabulü yönünde hüküm tesisinin hatalı olduğunu, farkın kaynağının faiz, bsmv ve ihtiyati haciz masrafından kaynaklı olduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 8/1. maddesinde açıkça \"Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.\" ve 9. maddesinde açıkça \"Ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.\" denildiğini, bu nedenle müvekkili banka tarafından davaya konu sözleşmelerde düzenlenen ve davalı-borçlulara gönderilen kat ihtarında da açıklanan oranlardaki temerrüt faizinin hukuka uygun olduğunu; ... nolu Ticari Kredi bakımından 50.283,89 TL'nin  28/06/2019-11/10/2019 tarihleri arasında hesaplanan faizleri hatalı olup müvekkili bankanın KMH Kredisi sebebi ile alacağı faizler dahil 44.643,92 TL alacaklı olduğuna hükmedilmesi gerekmesine rağmen bilirkişi tarafından hatalı olarak tanzim edilen bilirkişi raporuna istinaden hüküm verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; ... nolu Ticari Kredi yönünden; takip talebinde, 1.857.985,71 TL ana para, 521.991,14 TL faiz 26.099,56 TL BSMV talep edildiğini, kök bilirkişi raporunda ve ek bilirkişi raporunda müvekkili bankanın alacağı 1.857.985,71 üzerinden hesaplanmış olup Yerel mahkeme tarafından verilen kararda gerekçe gösterilmeksizin ana para alacağının 1.657.119,55 TL olarak yer aldığını, söz konusu alacak tutarı Yerel mahkeme tarafından hatalı olarak hesaplanmış olup bu alacağın yanlış hesaplanmasına bağlı olarak bilirkişi raporunda 509.753,17 TL olarak hesaplanan faizin de 453.609,77 TL olarak yer aldığını; ... nolu Ticari Kredi yönünden; takip talebinde,  1.507.293,98 TL ana para, 482.978,74  TL faiz 24.148,93 TL BSMV talep edildiğini, kök ve ek bilirkişi raporunda müvekkili bankanın alacağı 1.507.293,98 üzerinden hesaplanmış olup Yerel mahkeme tarafından verilen kararda gerekçe gösterilmeksizin ana para alacağının 1.506,475,27 TL olarak yer aldığını, söz konusu alacak tutarı Yerel mahkemece hatalı olarak hesaplanmış olup bu alacağın yanlış hesaplanmasına bağlı olarak bilirkişi raporunda 471.035, 89 TL olarak hesaplanan faizin de 453.609,77412.876,19  TL olarak yer aldığını; Yerel mahkeme tarafından gerekçeli kararda bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmaması, ayrıca denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda yer alan alacak kalemlerinden farklı miktarların yer alması ve gerekçesinin bulunmaması sebebi ile kararının bu yönüyle ortadan kaldırılması gerektiğini; Vekalet ücreti hatalı hesaplanmış olup bu yönüyle de Yerel mahkeme kararının  kaldırılması gerektiğini, 21/69 no'lu kredideki alacak kalemlerinin hatalı olarak yazıldığını, ana para alacağında yaklaşık 200.000,00 TL müvekkili banka alacaklı olmasına rağmen bu miktar bakımından da Yerel mahkemenin hatalı kararı sonucunda davanın reddine karar verildiğini, ana para alacağına bağlı olarak da faiz alacağının hatalı hesaplandığını, bunun yanında diğer alacak kalemleri de hatalı olarak hesaplanmış olup yapılacak olan esaslı inceleme sonucunda alacak kalemlerinde değişiklik söz konusu olacağından Yerel mahkeme kararında reddedilen alacak kalemleri bakımından hesaplanan vekalet ücreti yönünden de kararının ortadan kaldırılması gerektiğini beyanla Yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının  kaldırılması ile yeniden hüküm kurularak davanın her iki davalı yönünden de tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; ticari işlerde temerrüt faizinin yasa gereği serbestçe belirlenebileceği ve bu nedenle takip talebinde talep edilen temerrüt faiz oranlarının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ... nolu kredi yönünden faiz hesaplamasının hatalı yapıldığı, ... nolu kredi ve ... nolu kredilerde Mahkemece takip talebinde talep edilen ve bilirkişi ek raporunda tespit edilen asıl alacak miktarından farklı bir miktara hükmedildiği, buna bağlı olarak işlemiş faiz ve bsmv'nin de yanlış olduğu, Mahkemece bu kabulün gerekçesinin açıklanmadığı, eksik hükmedilen alacaklar nedeniyle vekalet ücretinin de eksik ve hatalı şekilde hesaplandığına ilişkindir. T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmüne göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Kararın gerekçesiz oluşu, gerekçe ile hüküm arasında veya gerekçenin kendi içerisindeki çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, İstinaf aşamasında ileri sürülmese dahi re’sen nazara alınması gerekmektedir. Dosya kapsamından; davacının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasındaki takip talebi ile davalılardan ... nolu kredi yönünden asıl alacak olarak 1.507.293,98 TL, ... nolu kredi yönünden asıl alacak olarak 1.857.985,71 TL'nin tahsilini talep ettiği, Mahkemece alınan kök bilirkişi raporunda takipte talep edilen tüm kredi alacakları yönünden hesaplama yapılırken kat tarihi itibariyle işlemiş faiz ve bsmv'nin hesaplamaya dahil edilmediği, bu nedenle ve diğer itirazların değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi ek raporunda hesaplama yapılırken kat tarihindeki asıl alacağa yine bu tarihe kadar işlemiş faiz ve bsmv'nin eklenmemiş olmasının hatalı olduğu kabul edilerek bu kez gerek kat ihtarnamesi, gerekse takip talebine uygun şekilde ... nolu kredi yönünden asıl alacağın 1.507.293,98 TL, ... nolu kredi yönünden asıl alacağın 1.857.985,71 TL olduğunun kabul edildiği ve bu miktarlar üzerinden temerrüt tarihine kadar akdi, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizi ve bsmv'nin hesaplandığı, Mahkemece verilen kararın gerekçesinde bilirkişi kök ve ek raporuna göre ve takip talebi ile bağlı kalınarak davacının alacak miktarının belirlendiği açıklandıktan sonra hüküm fıkrasında ... nolu kredide asıl alacak miktarının takip talebi ve bilirkişi ek raporundan farklı şekilde 1.506.457,27 TL olarak, ... nolu kredide asıl alacak miktarının takip talebi ve ek bilirkişi raporundan farklı şekilde 1.657.119,55 TL olarak hüküm altına alındığı, her iki kredi yönünden işlemiş faiz ve bsmv'nin de bilirkişi ek raporundan farklı olduğu, ... nolu kredideki asıl alacak, ... nolu kredideki asıl alacak ve ... nolu kredideki asıl alacak, işlemiş faiz ve bsmv yönünden de bilirkişi raporunda farklı ve daha az miktara hükmedildiği, Mahkemece kararın gerekçesinde bilirkişi raporunun hükme esas alındığı açıklanmışken hüküm fıkrasında farklı kalemlere hükmedilerek kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık bir çelişki oluşturulduğu, yine bilirkişi raporundan ayrılma gerekçesi açıklanmayarak gerekçesiz şekilde karar verildiği ve bu şekilde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının açıklanan sebepler yönünden HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2022 ve  2020/505 Esas ve 2022/213 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/02/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eca8112b6caf6fcd","SID":"ecb871fbb641a9c2"}}