{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 04/05/2023<br>DAVANIN KONUSU: Yargılamanın Yenilenmesi<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, mahkemelerinin .... Esas .... Karar sayılı dosyası üzerinden davacı ... tarafından açılan itirazın iptaline ilişkin açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın bilahare kesinleştiğini ancak mahkeme kararına konu çek bedelinin müvekkili tarafından davacıya ödenmiş olması karşısında verilen davanın kabulüne ilişkin karar ile davacının mükerrer tahsilat yapmasına yol açıldığını, yapılan kesinleştirme işleminin usulsüz olduğunu zira müvekkili tarafından yapılan araştırmada, müvekkilinin bir kısım banka işlemleri için kendisinin Ulusal Elektronik Tebligat Sistemine kaydının yapıldığını öğrendiğini, itirazın iptaline ilişkin davada dava dilekçesinin normal yol ile tebliğe çıkarıldıktan sonra diğer tebligatların müvekkilinin Ulusal Elektronik Tebligat Sistemindeki adresine gönderildiğini ve en son kesinleştirmeye dayanak gerekçeli karar tebliğinin de bu şekilde yapıldığını ancak müvekkilinin UETS sistemine girmek aklına gelmediği için gerekçeli kararın elektronik sistem üzerinden tebliğinden haberdar olmadığını, bunun müvekkilinin iş bu yargılamanın iadesi talebine ekli elektronik posta hesabı görselinden bu tebligatın açılmadığının görüldüğünü, kanuna göre müvekkiline bu usulle bir tebligat yapılamayacağını zira müvekkilinin kanunda sayılan kişilerden olmadığı, kaldı ki müvekkilinin, davacı ...'unun cezaevinde bulunduğu sırada iş bu çeke dayalı girişilen takip ve sonrasında açılan dava sebebiyle eşi ve vasisi .... ’na borcunu ödediğini, davalı ...’nunun da yine ekte bulunan \"ibraname ve sulh tutanağıdır\" başlıklı belgeyi imzalayarak müvekkili hakkındaki davadan ve davaya konu icra takibinden vazgeçtiğini, herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını beyan ve taahhüt ettiğini, ancak bu taahhüdüne rağmen davanın davacı tarafça devam ettirilip kendi lehlerine sonuçlandırıldığını, müvekkilinin bu borç için biri 35.000,00 TL bedelli çek, diğeri 10.000,00 TL nakit olmak üzere eşi ve vasisi .... ’ na ödeme yaptığını, bu ödemenin de ibranamedir başlıklı dilekçe ekindeki belge ve eki çek fotokopisi ile sabit olduğunu, dava konusu borç ödenmiş olduğundan davalının müvekkilden başkaca hak ve alacağı kalmadığı, söz konusu evrakların elinde olmayan nedenlerle henüz ele geçirildiğini, böylelikle mahkeme kararının dayanağını ortadan kaldıracak ve onu tamamen değiştirecek nitelikte bir delil ortaya çıktığını bu belgelerin bilahare ortaya çıkmasının HMK. 375/1-ç maddesinde belirtilen duruma tekabül ettiğini belirterek; öncelikle yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini bu talebin kabulünden sonra davanın reddine karar verilmesini ve tedbiren teminatsız veya teminat karşılığı icra işlemlerinin durdurulması ve hacizlerin kaldırılmasına da karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davalı tarafın dilekçesinde belirttiği ibranamenin geçersiz olduğunu, ibranamede yer alan vasi davalının ceza evine girmesi sonucunda Antalya L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu tarafından resen yapılan başvuru sonucu atanan eşi .... olduğunu, şahsın vasi olarak atanmasının Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ... Esas sayılı dosya ile  11.02.2020 tarihinde olmakla beraber ibraname tarihinde vasi olmadığını, kaldı ki vasi olsa dahi davalı ibraname işlemiyle borç başlangıç miktarından (60.000 TL) çok daha az bir miktar olan 45.000 TL'ye anlaşarak zarara uğrattığını, söz konusu ibranamenin gerçekleşebilmesi için vesayet makamının izninin gerekli olduğunu, İbranameye o tarihte davalının muvafakatinin olup olmamasının da kısıtlı olması açısından bir değişiklik yaratmayacağını, bunun yanı sıra davalı cezaevinde iken Antalya 11. Aile Mahkemesi .... Esaslı dosyasında ibraname tarihinde vasi olduğu iddia edilen eşi ... nun ve davacı vekillerinin aynı olduğunu, ibraname tarihinin üzerinden 1 seneden fazla zaman geçmesine rağmen davalı tarafın bu iddialarını yargılama esnasında ileri sürmediğini, davalı vekilinin 18.12.2019 tarihinde dosyadan çekildiğini, ve ibraname tarihinin 10.02.2020 olduğunu,  avukatın, kendisine tevdi olunan evrakı, vekaletin sona ermesinden itibaren 3 yıl süre ile saklamakla yükümlü olduğunu, dolayısıyla ortaya belgenin yeni ortaya çıkması veya elde olmayan nedenlerle henüz ele geçirilmiş olması hususuna katılmadıklarını, davalı tarafın e-tebligata yönelik beyanlarına katılmamakla birlikte tebligatların usule uygun yapıldığını, Antalya Genel İcra Dairesi .... esaslı dosya hakkında tedbir kararı verilmesinin davalıyı mağdur edeceğini, davalı tarafın zaman kazanmak ve borcu ödememek için böyle bir talepte bulunduğunu, taşkın haciz iddialarına katılmamakla birlikte davalı tarafa ait araçların çoğunun ipotekli olduğunu, dolayısıyla borca yeter haciz olup olmadığının bilinmediğini, davalı tarafın iddia ettiği gibi bir mal varlığı bulunması halinde hacizlerden kurtulmak için tedbir ve yargılamanın iadesi kararı verilmesine gerek olmadığını, borç miktarı ödendikten sonra istirdat davası açabileceklerini belirterek davalı tarafın borcu ödemekten kaçınmak amacıyla yapmış olduğu yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"..Dava, Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı  dosyasında yapılan yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin olup, mahkememizin yargılamanın iadesi istemine konu kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. HMK'nun 379 maddesinde talebin ön incelemesi aşamasında ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığının mahkemece kendiliğinden inceleneceği düzenlenmiş olup, her ne kadar davalı tarafça yargılamanın iadesi talebine konu mahkememizin  ... esas .... karar sayılı  dosyasında, gerekçeli kararın tebliğinin UETS ile yapıldığı, bu sistemdeki kaydından haberi olmadığı bu nedenle tebligatın geçersiz olduğunu, dava dilekçesinde ekli ibranameye ilişkin söz konusu evrakların elinde olmayan nedenlerle henüz ele geçirildiğini,  mahkeme kararının dayanağını ortadan kaldıracak ve onu tamamen değiştirecek nitelikte bir delil ortaya çıktığını, bu belgelerin bilahare ortaya çıkmasının HMK. 375/1-ç maddesinde belirtilen duruma tekabül ettiğini belirterek yargılamanın iadesi talep edilmiş ise de, tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin beyanlarının, yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılmadığı gibi, UETS kaydı bulunduğundan başka türlü tebligatın da yapılamayacağı, tebligatın  usule uygun yapıldığı, davalı tarafından ibraz edilen ibranameye ilişkin belgelerin önceki davanın açılmasından sonra, yargılama devam ederken karar verilmeden önce düzenlendiği ancak yargılama esnasında ileri sürülmediği ve bu yargılamada dosyaya ibraz edilmediği, yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı taraf vekilinin, söz konusu evrakların elinde olmayan nedenlerle henüz ele geçirildiğini bildirmiş ise de, bunun nedeninin açıklanmadığı ve somut bir delil sunulmadığı, kaldı ki kendi imzasının bulunduğu belgenin bir nüshasının kendisinde de bulunması ve dosyaya sunulması gerektiği ve bu belgelerin sonradan ortaya çıkan belgeler olmadığı ve davalının söz konusu belgeyi elinde olmayan zorlayıcı nedenlerle elde edilememesi gibi bir durumun da bulunmadığı, bu nedenlerle sunulan belgelerin 6100 sayılı HMK'nin 374/1-ç maddesi kapsamında davalı tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen ve kararın verilmesinden sonra ele geçirilen bir belge olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, yasa da sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirine uymayan yargılamanın iadesi talebinin 6102 sayılı HMK'nun 379/1-c ve 379/2 maddeleri gereğince reddine, \" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, yargılamanın iadesini talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Talep eden ( davacı ) vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu dayanak ...bank .... Şubesi muhataplı ... çekin seri nolu ... keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çek borçlu müvekkil ... tarafından alacaklıya ödendiğini ancak yerel mahkeme tarafından davanın kabulü ile mükerrer tahsilatın yolu açıldığını, haricen borcunu ödemeyi talep ettiğini, hacizlerin kaldırılması ile ilgili taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, dosya borcunun ödendiğini, gerekçeli kararın elektronik sistem üzerinden tebliğinden haberdar olmadığını, kaldı ki müvekkilinin, davacı ...'unun cezaevinde bulunduğu sırada iş bu çeke dayalı girişilen takip ve sonrasında açılan dava sebebiyle eşi ve vasisi ... ’na borcunu ödediğini, davalı ...’nunun da yine ekte bulunan \"ibraname ve sulh tutanağıdır\" başlıklı belgeyi imzalayarak müvekkili hakkındaki davadan ve davaya konu icra takibinden vazgeçtiğini, herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını beyan ve taahhüt ettiğini, dava konusu borcun  ödenmiş olduğundan davalının müvekkilden başkaca hak ve alacağı kalmadığını, söz konusu evrakların elinde olmayan nedenlerle henüz ele geçirildiğini, böylelikle mahkeme kararının dayanağını ortadan kaldıracağını ve onu tamamen değiştirecek nitelikte bir delil ortaya çıktığını bu belgelerin bilahare ortaya çıkmasının HMK. 375/1-ç maddesinde belirtilen duruma tekabül ettiğini belirterek, öncelikle yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini bu talebin kabulünden sonra davanın reddine karar verilmesini ve tedbiren teminatsız veya teminat karşılığı icra işlemlerinin durdurulması ve hacizlerin kaldırılmasına da karar verilmesini talep ve dava ettiğini, davacı alacaklı tarafından dosyaya sunulan \"esas nosu belirtilen mahkemeniz dava dosyasında alacaklı vekiliyim. Müvekkilimiz, Sayın Mahkemeniz nezdinde .... Esas numarası ile kayıtlı,  davaya konu talep sonucunu ve davacının taleplerini kabul etmektedir. Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi ... esaslı takip dosyası sehven yapılmış olup  Yargılamayı sürüncemede bırakmamak adına iş bu davayı kabul dilekçesi ile  Mahkemenize başvurarak, karşı tarafa tebliğini talep etme zarureti hasıl olmuştur.'' beyanı ile ibraname ve davaya konu takibin sehven yapıldığı beyan edilmesine rağmen yerel mahkemenin bu beyanı dikkate dahi alınmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.05.2023 tarihli ... Esas  ... Karar sayılı kararının kaldırılarak, davalarının kabulüne, önceki kararın kaldırılarak davacının davasının reddine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline ve ödemelerin durdurulmasına, yargılama harç ve giderlerinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nin 375 maddesinde sınırlı olarak sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ( yargılamanın iadesini talep eden ) vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL istinaf harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına, <br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30/12/2024<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"029d9f073c8413b9","SID":"4e0ea401ad8626bc"}}