{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/55 - 2025/32<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/55 <br>KARAR NO\t: 2025/32<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/533 Esas 2020/435 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 17.01.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23.01.2025<br><br>\t\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 12.09.2007 tarihinde davalı ... Sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ...’in işleteni olduğu, davalı ...’in idaresindeki ... plakalı su tankerinin  aynı istikamette sol şeritte seyir halinde olan  davalı ... Sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı özel halk otobüsünün sağ ön kapısına çarptığını, özel halk otobüsünün kısmen orta refüje çıkarak durduğunu, aynı istikamette seyreden davalı ... İnş Ltd. Şti'nin işleteni olduğu, müteveffa ...’ün idaresindeki ... plakalı otomobilin özel halk otobüsünün arkasından çarpması sonucu araçta yolcu olarak bulunan  ...’ın vefat ettiğini, müteveffanın ölümü ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını, manevi acı ve ızdırap duyduklarını belirterek davacı anne ... için 20.000,00 TL, davacı kardeşler ... ve ... için de 10.000,00' er TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların oğlu ve kardeşleri olan desteğin ölümü nedeniyle davacılar için şimdilik 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının  davalı sigorta şirketlerinden poliçe limitleri ile sınırlı ve temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle diğer davalılardan ise olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.02.2016 tarihli dilekçe ile davacı ... için talebinin 19.800 TL olduğunu ve bu talebi 28.559,36 TL'ye, davacı ... ... için 200 TL olan talebini 329,63 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22 Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararından sonra 01.03.2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini ... için 19.800,00 TL ... ... için 150 TL, ... için 50 TL olarak açıklamıştır. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, 12.09.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ölen dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin davalının yönetimindeki ... plakalı yolcu otobüsüne arkadan çarptığı ölümlü trafik kazasında davalının kusuru bulunmadığının Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/205 E. sayılı dosyasında belirlendiğini, ...’ün tamamen kusurlu olduğunu, davalının aracının sigortası olan ... Sigorta AŞ’den tazminat talep hakkı bulunmadığını, davalının zarardan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ..., zamanaşımı itirazı bulunduğunu, davacılar vekilinin ileri sürdüğü olguları ve delilleri kabul etmediklerini, 12.07.2007 tarihinde meydana gelen olayla hukuken ilgisi olmadığını, meydana gelen olayla ilgili şoförüne kusur yüklenmişse de, kendisinin bu kusuru kabul etmediğini, kusurun varlığını tespit için İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, diğer davalıların da olayda kusurlu olduğunu, olayın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra dava açılmasının kabul edilemez olduğunu, bu hususların nazara alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ..., zamanaşımı itirazı bulunduğunu, olayda kusuru olmadığını, davacı tarafın iddiasını ve davasını kabul etmediğini, kusurun varlığının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, olayın üzerinden 7 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra dava açılmasını kabul etmediğini belirterek aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili, 12.09.2007 olay tarihinden itibaren davanın açıldığı 12.12.20013 tarihine kadar 6 yıldan fazla süre geçtiğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, şirketin yerleşim yeri itibariyle davada İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalı aracın kusuru ile orantılı olduğunu, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında davalı şirketin sigortaladığı aracın sürücüsü ...’ın kusursuz olduğunun belirlendiğini, bu nedenle aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte ATK'dan rapor alınması talepleri bulunduğunu, manevi tazminat istemlerinin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını ispat etmesi gerektiğini, davacılar tarafından 27.05.2008 tarihinde davalı şirkete başvurulduğunu, davalı tarafından 07.07.2008 tarihinde eksik belge ve bilgilerin talep edildiği, ancak davacıların hiçbir evrak göndermediğinden ödeme yapılamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin  kararından sonra davalı belediye hakkında açılan davanın tefrikine karar verilerek yapılan yargılamada, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunda olay günü peşpeşe iki kazanın meydana geldiği, öncelikle ... plakalı ve ... plakalı araçların karıştığı kazanın meydana geldiği, ilk kaza ile ilgili olarak sürücü ...’in %75 kusurlu olduğu, sürücü ...’m %25 kusurlu olduğu, 2. kazada ise, ilk kaza nedeniyle sol refüjde durmakta olan ... plakalı aracın arka kısmına ... plakalı aracın çarpması suretiyle meydana geldiği, 2.kazada maktul sürücü ...’ün %100 tamamen kusurlu olduğu, davacıların murisi ikinci kazanın meydana gelmesinde %100 oranında araç sürücüsünün kusurlu olduğu araç içerisinde yolcu olduğu, ilk kazanın oluşumundaki araç sürücülerinin ikinci kaza sonucu meydana gelen  zararda kusurları tespit edilemediği, davaya konu zarar ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranındaki kusurundan kaynaklı olarak meydana geldiğinden bu aracın maliki olarak işleteni olan davalı ... İnşaat Taah. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti'nin oluşan zarardan sorumlu olduğu, alınan son bilirkişi raporundaki hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının hüküm kurmaya elverişli görüldüğü, haksız fiil tarihi itibariyle araç hususi olduğundan davalının yasal faizden sorumlu tutulduğunu, davacı ...'ın ise alınan aktüer bilirkişi raporu ile destek zararının doğmadığı, davacılar vekili mevcut delil durumuna göre karar verilmesini talep ettiğinden güncel verilere göre yeniden aktüer raporu alınmadığı, davacıların davalı ... İnşaat Taah. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti'ye yönelik manevi tazminat talepleri yönünden tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, paranın satın alma gücü,  dikkate alındığı belirtilerek davalılar ..., ..., ..., ... ... Sigorta AŞ, ... Sigorta Şirketine yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davacı ...'ın davalı ... İnşaat Taah. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti'ne yönelik açtığı tazminat davasının kabulü ile 28.559,36 TL 'nin 12.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın davalı ... İnşaat Taah. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti'ne yönelik açtığı tazminat davasının kısmen kabulü ile 279,63 TL 'nin 12.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'ın davalı ... İnşaat Taah. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti'ne yönelik açtığı tazminat davasının reddine, davacıların davalı ... İnşaat Taah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'ne yönelik açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 7.500,00 TL'nin 12.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\t1-Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu olayın bir zincirleme trafik kazası olduğunu, davalılar ... ve ... tarafından başlangıçta gerçekleştirilen kaza olmasaydı müteveffanın vefat ettiği kazanın da gerçekleşmeyecek olduğunu, davalılar ... ve ...'ın bahse konu kazadan sorumlu olmadığının kabulünün mümkün olmadığını, sürücü ...'in %75, sürücü ...'ın %25, sürücü ...'ün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği halde, mahkemece maddi tazminat dağılımı yaparken diğer sürücülerin kusurlarının göz ardı edildiğini, davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının da oldukça düşük olduğunu, ilk derece mahkemesinin kısmen redde yönelik hükümlerinin kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\t2-Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece  davalılardan ... ve ... Sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettiğinden bu davalılar yararına 3.400,00 TL. vekalet ücretine hükmedildiğini, vekalet ücretinin de 71.952,53 TL üzerinden nispi olarak hesaplanarak hükmedilmesi gerekirken, 3.400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılmasını, reddine karar verilen  71.952,53 TL üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğini  ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacılar vekili 12.09.2007 tarihinde davalı ...'in işleteni, davalı ... sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun doğrultu değiştirme kuralını ihlal ederek davalı ... Sigorta şirketine zorunlu mali sorumuluk sigortası ile sigortalı, davalı ... 'ın işleteni olduğu, ve idaresindeki ... plakalı otobüse çarpması sonucu otobüsün orta refüjde durduğu, aynı istikamette seyreden davalı ... İnş Ltd. Şti'nin işleteni olduğu dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın otobüsün arka kısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın oğlu, diğer davacıların kardeşi ...'ın vefat ettiğini belirterek davacılar lehine 20.000TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı anne ... için 20.000TL, diğer davacı kardeşler için 10.000'er TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemenin 2014/934E., 2016/558 K. Sayılı kararı ile davacı ...’ın 28.559,36 TL, davacı ...’ın 329,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketlerinden dava tarihi olan 12.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılar ..., ..., ... İnşaat Taah. ve ... Belediyesi'nden olay tarihi olan 12.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 15,000.00 TL, davacılar ... ve ... için 7.500,00' er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... İnşaat Taah. Ve ... belediyesinden müşterek ve müteselsil olarak tahsil edilerek davacılara verilmesine, tashih şerhi ile hükümde yazan kaza tarihi 12.09.2007 olarak düzeltilmesine karar verildiği, karara karşı davalı ... Belediyesi, davalı ... vekili, davalı Ankara Anonim sigorta şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/491E, 2017/943K.sayılı ilamı ile kusur oranlarının rakamsal olarak belirlenmesi, destek tazminatı talebinin her bir davacı için ayrı ayrı olacak şekilde açıklatılması, ... Belediyesi'nin hizmet kusurunun varlığı, görev hususunun değerlendirilmemiş olması ve ... İnş...şirketinin ihyası ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirtilerek taraf teşkili eksikliği nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece davalı ... Belediyesi'ne karşı açılan davanın işbu dosyadan tefrik edildiği, oransal kusurun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınarak davalılar ..., ..., ..., ... ... Sigorta AŞ, ... Sigorta Şirketine yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davalı ... İnş..şirketine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Davaya konu kazadan sonra düzenlenen 12.09.2007 tarihli kaza tespit tutanağında kaza mahallinde trafik lambası bulunmadığı, aydınlatma ve yol şerit çizgisinin bulunduğu, tek yönlü, asfalt, kuru, devlet yolu, bölünmüş yol olduğu, sürücü ...'in beyanına göre, idaresindeki ... plakalı kamyonuyla Haymana ilçesi istikametinden Haymana devlet yolunu takiben Gölbaşı istikametine yolun sağından seyrederken Çevre Bakanlığı kavşağından Haymana istikametine geri dönmek için dikkatsiz ve arkasındaki aracı kontrol etmeden yolun soluna yaklaştığı esnada aracının sol ön çamurluk ve aynasının aynı istikametten gelen ve kendisini yakın mesafeden takip eden ...’ın kullandığı, ... plakalı otobüsün sağ ön kapısına ve aynasına çarptıktan sonra otobüsün sol orta refüje çıktığı, yine aynı istikametten gelen ... idaresindeki ... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı kazanın meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ...’in doğrultu değiştirme, ...’ın kavşaklarda hızını azaltmama, ...'ün arkadan çarpma kurallarını ihlal ettikleri, mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi kaldırma kararından sonra alınan 28.11.2019 tarihli kusur raporunda maktul sürücü ...'ün; KTK'nın şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama kuralını düzenleyen 56/1-c maddesi ile aynı Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri düzenleyen 84.Maddesinin d bendini ve KTK'nın araçlar arasındaki mesafe kuralını düzenleyen 107.maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, sürücü ...'in; KTK'nın dönüş kurallarını düzenleyen 53/1-b ve KTK''nın doğrultu değiştirme kurallarını düzenleyen 102/1-b maddelerini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın KTK'nın hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak kuralını düzenleyen 52/1-a ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin  101/2. Maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %25 kusurlu olduğu, sorumlu kurum ve kuruluş yönünden ise bahse konu trafik kazanın tamamen sürücünün şahsi kusuru ve hatasından kaynaklandığından, ... Belediyesinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirdiği, mahkemece 3 ayrı araç için 100 tam kusurun paylaştırılarak hesaplama yapılmak üzere alınan 16.04.2020 tarihli ek raporda 1.ve 2. kaza olarak ayrım yapılarak 1. Kazada ...'in %75 kusurlu, sürücü ...'ın %25 kusurlu olduğu, 2. Kazada ise maktul sürücü ...'ün kazanın oluşumunda %100 tamamen kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak dava konusu 2. kazanın meydana gelmesinde davalı kamyon sürücüsü ... ve davalı otobüs sürücüsü ...'ın kusuru bulunmadığı belirtilerek davalılar ..., ..., ..., ... ... Sigorta AŞ, ... Sigorta Şirketi' ne karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dava konusu kazaya ilişkin Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/205E., 2009/346 K. Sayılı dosyasında sanık ...'in, ... plakalı araç sürücüsü ... ve yolcu ...'ın ölümü, yolcu ...'in yaralanması nedeniyle taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan yargılandığı, ceza mahkemesince İstanbul Teknik Üniversitesinden seçilen üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 14.09.2009 tarihli raporda ise sanık ...'in kavşaktan sola dönüş kuralını ihlalle kontrolsüz şekilde dönüşe geçmesi, sol şeritteki otobüsün fren yapmasına ve otobüse çarpmasına otobüsün durmasına, arkadan gelen otobüsün önünü kapanmasına ölümle sonuçlanan kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığından KTK 47/d, 53/b,c ihlalden tali kusurlu, otobüs sürücüsü fren izi uzunluğundan meskun mahal sürat sınırının üzerinde olduğu, otobüs ile kamyonun çarpışmasına etkili olmuş ise de otomobilin otobüse çarpmasına etkisi bulunmadığından ölümle sonuçlanan kazada kusur atfedilemeyeceği, otomobil sürücüsü ...' ün önünde seyreden otobüsü emniyetli mesafeden takip etmediği, önündeki otobüs fren yaptığında kendisinin de zamanında fren tedbirine başvurması gerekirken uymadığı KTK'nın 52/b ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek sanık ...’in eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesi gereğince sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi, eylemin niteliği ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak  cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 07.01.2013 tarih, 2012/6489E., 2013/136K. Sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.<br>6098 sayılı TBK’nın 74.maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz ” hükmünü içermektedir. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar) Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır.<br>Bu durumda kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile maddi vakıa belirlenmiş  olup, ceza mahkemesinin  kabulüne göre kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile meydana gelen çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli makine mühendisi bilirkişilerden seçilecek bilirkişi heyetinden yeni bir kusur raporu alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre  davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davacı ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46e363228966c2f0","SID":"b90a42fb66217f26"}}