{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1225 <br>KARAR NO:2025/186<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:18/05/2022<br>NUMARASI:2021/69 E. - 2022/560 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin toplam 18 adet çeki cirolayıp dava dışı .... Şti.’ne borcunu kapatmak için 15.04.2020 tarihinde  ve 20.06 .2020 tarihinde  2 seferde ... Tersane/Karaköy şubesine teslim ettiğini, birinin...şirketi çalışanı ...’a diğerinin ise 22.06.2020 günü yine...şirketi çalışanı...’e teslim edildiğinin gözükmesine rağmen söz konusu şirkete teslim edilmeden başkaca üçüncü şahıslara ve işbu davadaki davalılara ciro yoluyla devredildiği ve tahsile konulduğu bilgisinin alındığını, bahse konu çeklerin teslim edilmiş gibi gösterilmesine rağmen aslında teslim edilmediğini, çalındığını,  Bakırköy CBS 2020/58404 sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/360 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını davada tüm çekler için ödeme yasağı kararı verildiğini, çekleri cari hesap ilişkisine ilişkin...şirketine gönderdiğini ve müvekkilinin suça konu çeklerdeki kendisinden sonraki cirantalarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığın davanın kabulü ile ... Bankası A.Ş ... Şubesi keşidecisinin ... A.Ş olduğu,... çek numaralı 07.08.2020 keşide/vade tarihli 19.000,00 TL bedelli çekle ilgili icra takibi başlatılmasının önlenmesine ve işbu çekle ilgili icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin 19.000,00 TL bedelli çekten borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davaya konu çekte davacıdan sonra ... isimli firma daha sonra ... isimli firma ve sonrasında ise müvekkili firmanın cirosunun bulunduğunu, davacının iddiasına göre bir de arada cirosu olmayan...isimli firma olduğunu, davacının çeki bu firmaya gönderdiğini ve bu firma tarafından çekin teslim alındığını, ciro silsilesi irdelendiğinde müvekkilinin çekin çalıntı olduğunu bilmesinin imkanı olmadığını, ağır kusur ya da kötüniyetli iktisabına dair  ispat aracı olmadığını, ticari ilişki nedeniyle dava konusu çeki edindiğini, son yetkili hamili olduğunu, dava konusu çekin davacıya cirolandığını, davacıdan sonra sırası ile ..., ... ciroları sonucunda müvekkili firmaya ciro ile ulaştığını, çekin ... firması ile müvekkili firma arasındaki ticari ilişki neticesinde müvekkiline verildiğini, davacının haksız davasının reddine, davacı aleyhine İİK 72/4 gereği %20 den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \" AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,1-Davaya konu ... Bankasına ait ... A.Ş (V.No. ...) olduğu, ... çek numaralı 07.08.2020 keşide/vade tarihli 19.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPTİNE,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekde, davacıdan sonra ... isimli firma, daha sonra ... Şirketi ve sonrasında ise müvekkili firmanın cirosunun bulunduğunu, davacının iddiasına göre bir de arada cirosu olmayan...isimli firma olduğunu,  ciro silsilesi irdelendiğinde  müvekkilinin çekin çalıntı olduğunu bilme  imkanı olmadığını, ağır kusuru yada kötü niyeti olmadığını, ticari ilişki nedeniyle çekin yetkili son hamili olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk olmadığını,  mücerretlik ilkesi uyarınca davacının davasının reddi gerektiğini, şahsi defilerin müvekkiline karşı yönetilemeyeceğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini, davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesini  talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  davalının iddialarının yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili,  davacının  toplam 18 adet çeki cirolayıp dava dışı... Şti.’ne borcunu kapatmak için 15.04.2020 tarihinde  ve 20.06 .2020 tarihinde  2 seferde... şubesine teslim ettiğini, gönderilerin teslim edilmeksizin   üçüncü şahıslara ve işbu davadaki davalılara ciro yoluyla devredildiğini  tüm çekler için ödeme yasağı kararı verildiğini, sonraki cirantalarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını   beyanla  ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait  keşidecisinin ... A.Ş olduğu, ... çek numaralı 07.08.2020 keşide/vade tarihli 19.000,00 TL bedelli çekle ilgili borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyada mevcut 04/11/2021 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda dava konusu çekin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, çekin alındığı ... Servisi ile davacı arasında ticari ilişki olduğu, davacı ticari defterlerinde çekin çıkış kaydına rastlanmadığı (çekler ... teslim edilmediği için çıkış kayıtlarının iptal edildiği beyan edilmiştir) davacı ticari defter kayıtlarına göre dava konusu edilen çekin meşru hamilinin davacı ... gözüktüğü, Davacı ticari defterlerinde, davacıdan sonraki cirantalar olan ... Şti. Şti., .... Şti. ve ... Şti. ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, yine dava dışı...Türk ticari defterlerinde dava konusu çekin arkasında ciranta olan firmalar ile ile herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, Davalı ... ile kendisinden bir önceki ciranta olan ... arasında ticari ilişki olduğu, ancak ticari defterlerinde dava konusu çekin ...dan alındığına ilişkin bir kayıt olmadığı, yine davalı ticari defterlerinde dava konusu çekin başkaca herhangi bir firmadan giriş kaydına rastlanmadığı, bir diğer ifade ile dava konusu edilen çekin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamına göre,  davacı ile dava dışı ... şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu çekin keşidecisinin dava dışı ... şirketi, lehtarının ... servis şirketi olduğu,  sırası ile lehtar, davacı şirket,  ..., ...  ve davalı cirolarının bulunduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacıdan sonraki cirantalar olan .... Şti., ... Şti. ve ... Şti. ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, yine dava dışı ... ticari defterlerinde dava konusu çekin arkasında ciranta olan firmalar ile ile herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, Davalı ... ile kendisinden bir önceki ciranta olan ... arasında ticari ilişki olduğu, ancak ticari defterlerinde dava konusu çekin ...dan alındığına ilişkin bir kayıt olmadığı, yine davalı ticari defterlerinde dava konusu çekin başkaca herhangi bir firmadan giriş kaydına rastlanmadığı tespit edilmiştir. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir.TTK'nın 792. maddesinde ,\" Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.\" düzenlemesi mevcuttur.Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Davacının çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiğini kanıtlaması gerekir.  6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. İspat yükü üzerinde olan davacı kötüniyet ve ağır kusuru her türlü delil ile ispatlayabilir. Somut olayda, benzer uyuşmazlık nedeniyle çok sayıda dosyada kargo aşamasında kaybolan ve  sahte imza ile piyasaya sürülen çeklerle ilgili menfi tespit ve istirdat davası ile ceza soruşturma dosyaları bulunduğu (Bakırköy 6. ATM'nin 2021/515 E, Bakırköy 7. ATM'nin 2021/387 E, Bakırköy 2. ATM'nin 2021/487 E, Bakırköy 1. ATM'nin 2021/492 E, Bakırköy 3. ATM'nin 2021/520, 2021/746, 2021/767 E, Bakırköy 2. ATM'nin 2021/554 E)   , çalınan  çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri  ile piyasaya sürüldüğü, davalının benzer olaylar nedeniyle pek çok dava ve soruşturmaya muhatap olması karşısında davalının, dava konusu çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğu, iyi niyetli hamil olarak korunamayacağı sonucuna varılmıştır. Dairemizin emsal nitelikteki 2022/1634 Esas-2022/1626 Karar  sayılı kararında;\"Davacılar tarafından, davalıların çekleri elde etme yöntemleri ile ciro silsilesine ilişkin çok fazla dava olduğu beyan edilmekle, UYAP üzerinden yapılan incelemede davalı ... şirketinin taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı dava dışı çeklerin de benzer ciro silsilesine sahip olarak davalı ... tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği tespit edilmiştir. Davalı ...'ın hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması sebebiyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/ firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehtar cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. \" denilmiştir.İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2021/1268 Esas- 2023/386 Karar Sayılı kararı , İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin  2020/1700 Esas -2023/1192 Kararı ve  ve bir çok hukuk dairesi kararının aynı yönde olduğu  görülmektedir. Eldeki dosya davalısına karşı açılan istirdat davasında ,İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2022/1363- 2023/74 saylı kararında  \"Dava konusu çekler, dava dışı ... A.Ş. tarafından 12/08/2020 ve 19/08/2022 tarihinde davacı ...,... Şirketi lehine 25.000,00'er TL bedelli olarak ...bank .... Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar ...-...Şirketi,... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti.,... Ltd. Şti. ve  ... tarafından ciro edilmiştir... lehtardan sonraki cironun ...-....'a ait olması gerekirken onun cirosu ciro silsilesinde yer almamaktadır. Bu haliyle ciro silsilesi kopuk olup, davalı çeki düzgün bir ciro silsilesiyle devralmamıştır. Buna göre, ciro silsilesinde kopukluk söz konusu olduğundan davalının davaya konu çekleri ağır kusuruyla devraldığının kabulü gerekir. Çekleri ağır kusur ile iktisap eden ve yetkili hamil sıfatı bulunmayan davalı, dava konusu çekleri iade ile yükümlüdür.\"YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, 2020/5570-2021/4450 sayılı, tarihli  26.05.2021   kararı aynı yönde olup özetle ; \" ilk derece mahkemesince, davalı  şirket temsilcisi ve davalı şirket adına UYAP'ta yapılan incelemede benzer mahiyette birçok dosyasının bulunduğu, kargodan çalınan diğer çek ve bonoların da bir şekilde davalı şirkette toplandığı, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, nitekim dava konusu bonoyla birlikte çalınan diğer çeklerin de davalının eline geçtiği ve bu bonolardan dolayıda davalı şirketin .... ve ... nolu dosyalar üzerinden takip başlattığı dolayısıyla bu işin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların davalı şirketin eline geçmesinin tesadüfi kabul edilmediği  ve davalı şirketin kötü niyetli olduğu sonucuna varıldığı,.. davanın kabulüne,Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı ... Ltd. Şti. hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok  olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı  cirantalardan ciro yoluyla devralıp,  son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği, bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  esastan reddine karar verilmiştir. ..ONANMASINA\"Bu durumda,  UYAP ortamından yapılan sorgulama ile görüldüğü üzere , kargo aşamasında çalınan/ kaybolan  çeklerin aynı veya benzer  ciro zinciriyle davalıya geçmesi, davalıya karşı  benzer yönde birçok dava açılmış olması,  dikkate alındığında çekin davalı  tarafından  iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceği menfi tespit isteminin kabulü gerektiği,  davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı   anlaşılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih ve 2021/69 E. 2022/560 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  1.297,90-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 324,5‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 973,4‬0-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5beaa3893e51b53","SID":"a8c536703b0a70c9"}}