{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/812 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1785<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/09/2019 (Dava) -  25/01/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/81 Esas - 2022/70 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2022 tarihli 2019/81 Esas ve 2022/70 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/12/2018 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracına çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın sigorta şirketi olduğunu,  kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazada yaralandığını, kazanın ardından müvekkilinin ...Hastanesinde tedavi gördüğünü ve patella kırığı ve tibia üst uç kırığı saptandığını, müvekkilinin daha sonra ... Hastanesi ve ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tazmini için davalı şirkete başvuru yapıldığını ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 27/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 500,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 13/11/2019 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesi ile talep ettikleri toplam 500,00-TL maddi tazminatın; 200,00-TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 200,00-TL geçici iş görmezlik tazminatı, 50,00-TL tedavi gideri ve 50,00-TL bakım gideri olduğunu beyan etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince karayolunda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır.bu sebeple Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, zararın oluşup oluşmadığı ve var ise ne kadar olduğunun tespiti için aktüer bilirkişiye gönderilmesini, tazminat hesabı yapılırken ödeme tarihinin dikkate alınması ve müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin faiz eklenerek güncellenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...davaya konu uyuşmazlığın 27/12/2018 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan ...'un vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı, yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin ne kadar olduğu, oluşmuş ise kalıcı işgöremezlik ve iyileşme sürecinde çalışamaması sebebiyle davacı ...'un mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin, ayrıca davacı ...'un yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, bakıcı refakatine muhtaç ise süresinin belirlenmesi ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri ve bakıcı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkin olduğu, dava konusuna yönelik olarak mevcut olan yasal düzenlemeler ile davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi çerçevesinde, davalı sigorta şirketinin sigortalısının %75 oranında asli kusuru neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan, yaralanması sebebiyle vücut bütünlüğünde %5 oranında maluliyet oranı oluşan ve 129 gün boyunca geçici olarak çalışamayan davacının sürekli iş göremezlik oranından ve geçici iş göremezlik süresinden kaynaklanan tazminat taleplerinden, ayrıca davacının yaralanması bakıma muhtaç olduğu bir ay süre boyunca katlanmak durumunda kaldığı bakıcı gideri ile yine tedavisi süresince katlanmak durumunda kaldığı yol giderleri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu, belirtilen gerekçeler dahilinde tarafların kusur durumları da gözetilerek davacının dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle davalı sigorta şirketinden 56.919,51-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.515,96-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.522,12-TL bakıcı gideri, 1.927,50-TL tedavi gideri talep edebileceği, davacının bedel arttırım dilekçesine konu talebinin sigorta poliçesi teminatı ve limiti dahilinde kaldığı...'' gerekçesiyle; ''...Açılan davanın KABULÜ İLE, Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜNE, 56.919,51-TL maddi tazminatın rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜNE, 1.515,96-TL maddi tazminatın rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, Tedavi gideri talebinin KABULÜNE, 1.927,50-TL maddi tazminatın rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, Bakıcı gideri talebinin KABULÜNE, 1.522,12-TL maddi tazminatın rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TRH- Prograsif rant yönteminin esas alındığı hesaplamaya göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, teknik faiz uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu, 1.8 teknik  faiz tazminatın peşin olarak ödenmesine istinaden paranın peşin sermaye değeri üzerinden  yapılan ve davalı lehine  hakkaniyet indirimi teşkil ettiğini, sigortalı aracın kusurlu bulunması ve müteveffanın vefat ettiğinin  kaza sebebi belirlenmesi halinde aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi görevlendirilerek TRH yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz ile tazminat hesaplanmasa yapılması gerektiğini, hükmedilen geçici işgöremezlik tazminatının kabulünün mümkün olmadığını, 01.06.2015 sonrası tanzim edilen poliçeler ile ilgili taleplerde ; geçici iş görememezlik talebinin tedavi gideri sayılması sebebiyle SGK’nın sorumluluğunda olması gerektiğini, hesap raporunda bakıcı süresi için de hesaplama yapıldığını ancak yeni genel şartlar, ilgili mevzuat ve yönetmelik değişiklikleri uyarınca sigorta şirketlerinin bakıcı giderlerinden sorumlu tutulabilmesi ancak ve ancak maluliyet oranının %70 üzeri olduğunun tespit edildiği durumlarda mümkün olup maluliyet oranının %70 üzerinde olduğu durumlarda adli tıp ihtisas dairesinden bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasının yasal zorunluluk olduğunu,  bakıcı gideri talebinin SGK’nın sorumluluğunda olması gerektiğini, davacının ihtiyaç duyacağı tedavi giderleri  SGK’nın sorumluluğunda olduğundan tedavi giderleri  taleplerinin reddi gerektiğini, davacı yanın davadan önce sigorta şirketine gerekli evraklarla başvurusu bulunmamasına rağmen temerrüt tarihinden itibaren hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, faize hatalı olarak hükmedilmiş olup müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek usul ve yasaya aykırı olan Yerel Mahkeme ilamının ortadan kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak hüküm oluşturulmasını talep etmiştir.                                                                              <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; 27/12/2018 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan ...'un  bedeni yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri ve bakıcı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu; Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporda tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve progresif rant usulünce yapılan hesaplama olduğu görülmekle, usul ve yasaya uygun bu kabulde de bir isabetsizlik bulunmadığı; geçici iş görememezlik tazminatı teminat kapsamında olup, SGK’nın sorumluluğunda olduğu yönündeki itirazın yerinde olmadığı; bakıcı gideri teminat kapsamında olup, usulüne uygun olarak hesaplandığı anlaşıldığından; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgelerin belirtilmediği, dosya kapsamına göre davacı tarafından dava açılmadan önce 08/07/2019 tarihli dilekçe ile tazminat istemli yaptığı başvurunun 09/07/2019 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği halde davacıya ödeme yapılmadığı, hasarın sigorta şirketine ihbar tarihinden sonraki 8 iş gününün sona erdiği  tarihten itibaren kabul edilen tazminata faiz işletilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2022 tarihli, 2019/81 Esas ve 2022/70 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 4.227,37-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.387,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.840,37-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>\t3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4239c4584c8724a7","SID":"91d8e4495563a225"}}