{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2025/16 <br>KARAR NO: 2025/106<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/11/2024<br>ESAS NO: 2022/252<br>KARAR NO: 2024/1020<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:28/01/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2024 tarih ve 2022/252 Esas 2024/1020 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalılardan ...'ın arsa sahibi olduğunu, diğer davalı ...'ın ise arsa sahibi olmaması ve kooperatifle ilişkisi bulunmamasına rağmen yaklaşık 20 dairenin 1/2'sinin bu kişi adına gözüktüğünü, kooperatifçe KKİS gereğince diğer davalılara devri gereken daireleri devrettiğini, dava konusu dairenin kooperatife devredilmesi gerektiğini, dava konusu dairenin Kayseri 7. Noterliğinin ...tarihli ... yevmiye numaralı kurada davacıya isabet ettiğini, ilgili dairenin davacıya tahsis edildiğini ancak tescil yapılmadığını, davacının davalı kooperatife 156.750 TL ödeme yaptığını, davacının en yüksek ödeme yapan kişilerden olduğunu, eşitlik ilkesi kapsamında davacıya daire tescili gerektiğini,...numaralı ..., ... numaralı üye ..., ... numaralı üye ...,... numaralı üye ... ve ...numaralı üye ...'nun ödemesinin daha az olmasına rağmen bunlara tapu devri yapıldığını, kooperatifçe eşit işlem yapılması gerektiğini, davalılardan ...'ın kooperatif ile dava dışı yüklenici arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiğini, diğer malik görünen ...'ın ise hiç hakkı olmamasına rağmen dava konusu daire üzerinde 1/2 hissesi bulunduğunu belirterek Kayseri ili ...ilçesi ... Mah., ... ada ... parsel ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin tapularının davacı adına tesciline karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir. Davacı vekili daha sonra sunduğu 23.02.2022 tarihli beyan dilekçesi ile Kayseri ili ...ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... Kat ... numaralı bağımsız bölümün davacı adına tescilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALILARDAN ... VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Davacının ... ada ... parsel ... ve ... numaralı bağımsız bölümle ilgili talep olduğunu, bu tapuların davalıya ait olmadığını, davacının tescilini talep ettiği taşınmaz ... ada ... parsel ... numaralı bağımsız bölüm ise bu daire üzerinde 1/2 hissesinin olduğunu, dava dilekçesinde... ile ilgili bir cümlelik iddia olduğunu, iddiaların ağırlıklı olarak kooperatifle ilgili olduğunu, davacının davalı ile ilgili yolsuz tescil iddiasında bulunduğunu ancak herhangi bir açıklama yapmadığını, ...'in dava konusu taşınması edinmesinin sebebinin Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/84 esas sayılı dosyasındaki uyuşmazlık konusu olay olduğunu, ...'in müteahhit ... ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine göre taşınmazı edindiğini, davalının arsa sahibi olmadığını müteahhit ... ile yapılan sözleşme kapsamındaki daireyi edindiğini, ...'le kooperatifin ve davacının bir ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>DAVALILARDAN ... VEKİLİ'NİN İLK  DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Davacının Kayseri ili ...ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... kat ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin tescilini talep ettiğini, kura zaptı gereğince davacı ile hiçbir alakası olmadığını, bahse konu kura zaptına göre ilgili dairenin ...ada ... parsel ... kat ... numaralı bağımsız bölüm olduğunu, kooperatifle KKİS kapsamında muaccel alacaklarına binaen kanuna dayalı hapis hakkını kullanmak suretiyle daireyi elinde bulundurduğunu, kooperatifin müteahhidi ...'nun ödemesi gereken ceza-ı şart ve kira borçları için Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/160 E sayılı dosyasında talepleri olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK'nın 329 uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise \"Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur\" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davanın sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesi de mümkün değildir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/5348 E., 2023/1558 K. Sayılı ilamı) Davacı Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan taşınmazın bedelinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu husus da mahkememizce kabul görmemiştir. 1-davanın reddine...\"  dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekilinin istinaf dilekçesinden özetle; yerel mahkeme ilamı ile verilen kararın usul ve esası yönünden yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak haklı davalarının kabulüne karar verilmesini  talep ettiğini, müvekkili ...'un davalı ... Kooperatifinin üyesi olduğunu, kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalılardan ...'ın kooperatifin inşaat yapmış olduğu arsada arsa sahibi konumunda olduğunu, diğer davalılardan ...'ın ise arsa sahibi olmamasına ve hatta kooperatif ile bir ilişkisi bulunmamasına rağmen müvekkilinin dairesinin de arasında bulunduğu yaklaşık 20 dairenin 1/2 sinin tapu kayıtlarında bu davalı adına göründüğünü, davalı kooperatifin KKİS gereğince diğer  davalılara devri gereken daireleri devrettiğini, dava konusu dairede yapılan sözleşme gereğince kooperatife devredilmesi gerektiğini, iki davalı arasındaki sözleşmenin  dikkate alınmayarak kurulan hükmün yasaya aykırı olduğunu, dava konusu dairenin Kayseri 7. Noterliği'nin ... tarih,... numaralı kura zaptının müvekkiline isabet ettiğini, ilgili  dairenin müvekkiline tahsil edildiğini, ancak müvekkilinin tescil talebinin davalı kooperatifçe yerine getirilmediğini, müvekkilinin davalı kooperatife tüm ödemelerini yerine getirdiğini, diğer tüm üyelerle eşit durumda olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife en yüksek aidat ödeyen kişilerden olduğunu, müvekkilinden çok daha az aidat ödeyen bir kısım kooperatif ortaklarına tapu devirlerinin yapıldığının taraflarınca haricen öğrenildiğini, kooperatifler kanunun m.23 hükmüne göre tüm kooperatif üyeleri hak ve vecibelerden eşit statüde olduğunu, bu eşitliği bozan durumların amir hükme aykırılık gereği butlan hükme tabi olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları, kooperatif ortaklarının parasal yükümlülüklerine tam olarak yerine getirmemiş olsalar  dahi, eşitlik ilkesi gereğince, ödemeleri yönüden aynı durumda olan kooperatif ortaklarına konut tahsisi gerektiği yönünde olduğunu, taraflarınca yapılan araştırmada davalı ...'ın arsa sahibi olduğunun tespit edildiğini, kendisine düşen tüm daireleri teslim aldığının tespit edildiğini, kooperatif ile dava dışı kooperatif yüklenicisi arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiğinin kanaatine ulaşıldığını, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlarının değerlendirilmeksizin kurulan hükmün hatalı olduğunu, müvekkilinin bedeline herkesten önce ödediği taşınmaz arsa sahibi ... ve ... isimli şahıs üzerinde olduğundan iflas masasına girmediğini, mahkemenin gerekçeli kararına göre iflas konusunda hiçbir dahili olmayan müvekkilinin aleyhine masraf ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak haklı davalarının kabulüne karar verilmesini, masraflar ve avukatlık ücretinin  karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; resen nazara alınacak sebepler doğrultusunda haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz iddialara dayalı istinaf başvurusunun esastan reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;<br>Dosya kapsamında mevcut delillere ve  mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, Yargıtay 6.HD.'nin  02/05/2023 tarih ve 2022/5348 E - 2023/1558K sayılı ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mahkemenin raporları/ delilleri takdirinde, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı taraf vekilince yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.<br>Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davacı vekilince yapılan bütün istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf incelemesine konu kararın usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle  işbu kararı istinaf eden davacı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 19/11/2024 tarih ve 2022/252E - 2024/1020K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam  harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 187,8TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile, HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 15/01/2025  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1347e6b587ee41e7","SID":"ded00ea3a1ef7576"}}